Eyüp 11

6. Sofar’ın İlk Konuşması (11. Bölüm)

11:1-12   Naamalı Sofar, böylesine boş ve kibirli bir konuşmanın mutlaka yanıtlanması gerektiği konusunda ısrar etti. Ridout, Eyüp’ün üçüncü arkadaşının adının anlamına ilişkin şunları yazmıştır:

Sofar’ın anlamı, “şakımak” fiilinin kökünden gelen ve Musa’nın karısı Sippora’nın da adı olan “Serçe” adının eril biçimiydi. Sofar’ın, Eyüp’ün benliğinin hayali işlerini suçlamaktaki gayretine rağmen, o da Sippora gibi, Tanrı’nın benliği yargılamasına bilinçsizce karşı gelmekteydi. Tüm ateşli ve yersiz uyarıları, adını taşıdığı kuşun şakımaları kadar zararsızdı. 1

Sofar’ın iddiasına göre, eğer Eyüp her şeyi Tanrı’nın gördüğü gibi görebilseydi, hak ettiği kadar acı çekmediğinin farkına varacaktı! Tanrı’nın büyüklüğü hakkındaki bilgisizliği, onu Tanrı’nın adaletini sorgulama konusunda yetkisiz kılmaktaydı. 12’inci ayet, açıkça Eyüp’ü hedefleyen çok kaba bir ifade içerir: “Ne zaman yaban eşeği insan doğurursa, aptal da o zaman sağduyulu olur.”

11:13-20   Eyüp’ün yapacağı en iyi iş, günahlarını “kendinden uzaklaştırmak” olacaktı; Tanrı o zaman ona güvence, huzur ve teselli verecekti. Aksi takdirde yıkımdan kaçış yoktu.

 

Kutsal Kitap

1 Naamalı Sofar şöyle yanıtladı:
2 ‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın?
Çok konuşan haklı mı sayılsın?
3 Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar?
Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?
4 Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun,
‹Senin gözünde temizim.›
5 Ama keşke Tanrı konuşsa,
Sana karşı ağzını açsa da,
6 Bilgeliğin sırlarını bildirse!
Çünkü bilgelik çok yönlüdür.
Bil ki, Tanrı günahlarından bazılarını unuttu bile.
7 ‹‹Tanrının derin sırlarını anlayabilir misin?
Her Şeye Gücü Yetenin sınırlarına ulaşabilir misin?
8 Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin?
Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?
9 Ölçüleri yeryüzünden uzun,
Denizden geniştir.
10 ‹‹Gelip seni hapsetse, mahkemeye çağırsa,
Kim Ona engel olabilir?
11 Çünkü O yalancıları tanır,
Kötülüğü görür de dikkate almaz mı?
12 Ne zaman yaban eşeği insan doğurursa,
Aptal da o zaman sağduyulu olur.
13 ‹‹Ona yüreğini adar,
Ellerini açarsan,
14 İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır,
Çadırında haksızlığa yer vermezsen,
15 Utanmadan başını kaldırır,
Sağlam ve korkusuz olabilirsin.
16 Sıkıntılarını unutur,
Akıp gitmiş sular gibi anarsın onları.
17 Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur,
Karanlık sabaha döner.
18 Güven duyarsın, çünkü umudun olur,
Çevrene bakıp güvenlik içinde yatarsın.
19 Uzanırsın, korkutan olmaz,
Birçokları senden lütuf diler.
20 Ama kötülerin gözlerinin feri sönecek,
Kaçacak yer bulamayacaklar,
Tek umutları son soluklarını vermek olacak.››

1. Ridout, Job. s.31.