Eyüp 33

B. Elihu’nun Eyüp’le Konuşması (33. Bölüm)

33:1-7   Elihu, “Lütfen” sözcüğüyle Eyüp’ün dikkatini çekmek ister, çünkü içtenlikle gerçeği söyleyecektir. Eyüp kendisini Tanrı’nın önünde haklı çıkartma fırsatını arzulamıştı. Ama şimdi, kendisi gibi çamurdan biçimlendirilmiş bir ölümlü de olsa Elihu, Tanrı’nın önünde Eyüp’ün sözcüsü olarak hizmet edecekti. Eyüp isterse, tanrısal gazaptan korkmaksızın savunmasını yapabilirdi.

33:8-18   Elihu, Eyüp’ü kesinlikle masum olduğunu iddia ettiği ve Tanrı’yı haksız davranmakla suçladığı için paylar. Tanrı insandan daha büyüktür ve insana davranışları konusunda hesap vermek zorunda değildir. Ancak Tanrı, yine de insanları kötüye ve gurura karşı uyarmak, zalim ölümden kurtarmak için onlarla rüyalar ve gece görümleri aracılığıyla konuşur.

33:19-30   Rab aynı zamanda çekilen acılar ve en lezzetli yiyeceğin bile tiksindirici görünmesine neden olan hastalıklar aracılığıyla da konuşur. Eğer bir haberci ya da bir aracı, insana Tanrı’nın doğru yollarını açıklarsa (ve acı çeken kişi bu açıklamaya imanla karşılık verirse), Tanrı onu kabul eder. Bir fidye sayesinde ölüm çukuruna inmekten kurtarır. Elihu fidye sözcüğüyle ne anlatmak istediğini açıklamaz, ama bizler bu sözcüğü, “Uğrumuza kendisini bir fidye olarak sunan” (1Ti.2:6) kişiyle bağdaştırmakta haklıyızdır. Elihu’ya göre, bir insan Rab’bin seslenişine karşılık verdiğinde, fiziksel ve ruhsal yönden tazelenir. Ruhsal ve fiziksel ölümden kurtarılan kişi, günahını itiraf eden kişidir.

33:31-33   Eyüp konuşmak istiyorsa, konuşmalıdır. Eğer istemiyorsa, Elihu kendisine bilgelik öğretirken esenlik içinde, dikkatle dinlemeyi sürdürmelidir.

 

Kutsal Kitap

1 ‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp,
Söyleyeceğim her şeye kulak ver.
2 Ağzımı açtım açacağım,
Söyleyeceklerim dilimin ucunda.
3 Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor,
Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.
4 Beni Tanrının Ruhu yarattı,
Her Şeye Gücü Yetenin soluğu yaşam veriyor bana.
5 Elinden gelirse beni yanıtla,
Kendini hazırla, karşımda dur.
6 Tanrının önünde ben de tıpkı senin gibiyim,
Ben de balçıktan yaratıldım.
7 Onun için dehşetim seni yıldırmasın,
Baskım sana ağır gelmesin.
8 ‹‹Sesin hâlâ kulaklarımda,
Şöyle demiştin:
9 ‹Ben kusursuz ve günahsızım,
Temiz ve suçsuzum.
10 Yine de Tanrı bana karşı bahane arıyor,
Beni düşman görüyor.
11 Ayaklarımı tomruğa vuruyor,
Yollarımı gözetliyor.›
12 ‹‹Ama sana şunu söyleyeyim,
Bu konuda haksızsın.
Çünkü Tanrı insandan büyüktür.
13 İnsanın hiçbir sözünü yanıtlamıyor diye
Niçin Onunla çekişiyorsun?
14 Çünkü insan anlamasa da,
Tanrı şu ya da bu yolla konuşur.
15 Rüyada, geceleyin görümde,
İnsanları ağır uyku basınca,
Yatakta yatarlarken,
16 Kulaklarına konuşur,
Uyarısıyla onları korkutur;
17 Onları yaptıkları kötülükten döndürmek,
Gururdan uzak tutmak,
18 Canlarını çukurdan,
Hayatlarını ölümden kurtarmak için.
19 İnsan yatağında acılarla,
Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.
20 Öyle ki, içi yemek kaldırmaz,
En lezzetli yiyecekten tiksinir.
21 Eti erir, görünmez olur,
Gözükmeyen kemikleri ortaya çıkar.
22 Canı çukura,
Hayatı ölüm meleklerine yaklaşır.
23 ‹‹Yine de insana doğruyu bildirmek için
Yanında bir melek, bin melekten biri
Arabulucu olarak bulunursa,
24 Ona lütfeder de,
‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar,
Ben fidyeyi buldum› derse,
25 Eti çocuk eti gibi yenilenir,
Gençlik günlerine döner.
26 Dua ettiğinde Tanrı ondan hoşnut kalır,
O da Tanrının yüzünü görüp sevinir.
Tanrı onun durumunu düzeltir.
27 Sonra insanların önünde türkü çağırır:
‹Günah işleyip doğru yoldan saptım,
Ama Tanrı hak ettiğim cezayı vermedi bana,
28 Canımı çukura inmekten O kurtardı,
Işığı görmek için yaşayacağım.›
29-30 ‹‹İşte, insanın canını çukurdan çıkarmak,
Onu yaşam ışığıyla aydınlatmak için
Tanrı bütün bunları iki kez,
Hatta üç kez yapar.
31 ‹‹İyi dinle, Eyüp, kulak ver,
Sen sus, ben konuşacağım.
32 Söyleyeceğin bir şey varsa söyle,
Çünkü seni haklı çıkarmak isterim.
33 Yoksa, beni dinle,
Sus da sana bilgelik öğreteyim.››