Eyüp 34

C. Elihu’nun Eyüp’ün Üç Arkadaşıyla İkinci Konuşması (34. Bölüm)

34:1-15   Elihu, Eyüp’ün üç arkadaşından, sözlerini bir yemeği tadarcasına denemelerini ister. Eyüp’ün, Tanrı’nın kendisi gibi doğru bir adama sıkıntı çektirdiği için adil olmadığı iddiasını ve Tanrı’yı hoşnut etmek için dindar olmanın yarar sağlamadığını tekrarlar. Sonra da Tanrı’nın asla adaletsizlikle suçlanamayacağında ısrar eder. Tanrı kendini geri çektiği anda, tüm yaratıklarının bir anda yok olacağını söyler.

34:16-30   Bir kral ya da soyluya kötü ya da değersiz olduğunu söylemek ne kadar uygunsuzsa, asla taraf tutmayan Rab’bi yargılamanın düşünülemeyeceği çok daha kesindir! Tanrı’dan gizlenecek hiçbir kötülük olamaz. O, kötülükleri cezalandırır, zulüm görenleri kurtarır.

34:31-37   Elihu büyük olasılıkla Eyüp’e hitap ederek, ondan günahını itiraf etmesini ve bırakmasını ister. İstediğini yapması için artık Tanrı’dan talepte bulunmamasını öğütler. Eyüp bilgisizce ve kötü konuşmuş, Tanrı’ya karşı isyan ve günah dolu pek çok sözcük sarf etmiştir.

 

Kutsal Kitap

1 Elihu konuşmasına şöyle devam etti:
2 ‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin,
Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.
3 Çünkü damak nasıl yemeği tadarsa,
Kulak da sözleri sınar.
4 Gelin, doğruyu seçelim,
İyiyi birlikte öğrenelim.
5 ‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor,
‹Tanrı hakkımı elimden aldı.
6 Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum,
Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›
7 Eyüp gibisi var mı?
Alayı su gibi içiyor!
8 Kötülük yapanlarla dostluk edip geziyor,
Kötülerle aynı yolda yürüyor.
9 Çünkü, ‹Tanrıyı hoşnut etmeye çalışmak
İnsana yarar getirmez› diyor.
10 ‹‹Bu yüzden, ey sağduyulu insanlar, beni dinleyin!
Tanrı kötülük yapar mı,
Her Şeye Gücü Yeten haksızlık eder mi? Asla!
11 Çünkü O herkese yaptığının karşılığını öder,
Hak ettiğini başına getirir.
12 Tanrı kesinlikle kötülük etmez,
Her Şeye Gücü Yeten adaleti saptırmaz.
13 Kim yeryüzünü Ona emanet etti?
Kim Onu bütün dünyanın başına atadı?
14 Eğer niyet eder de
Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,
15 Bütün insanlık bir anda yok olur,
İnsan yine toprağa döner.
16 ‹‹Aklın varsa dinle,
Kulak ver sözlerime.
17 Adaletten nefret eden hiç hüküm sürebilir mi?
Adil ve güçlü olanı suçlayacak mısın?
18 Krallara, ‹Değersizsiniz›,
Soylulara, ‹Kötüsünüz› diyen,
19 Önderlere ayrıcalık tanımayan,
Zengini yoksuldan çok önemsemeyen O değil mi?
Çünkü hepsi Onun ellerinin işidir.
20 Gece yarısı bir anda ölürler,
Herkes sarsılır, ölüp gider,
Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.
21 ‹‹Tanrının gözleri insanların yolundan ayrılmaz,
Attıkları her adımı görür.
22 Kötülük yapanların gizlenebileceği
Ne karanlık bir yer vardır, ne de ölüm gölgesi.
23 Yargılanmak için önüne gelsinler diye,
Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.
24 Araştırmadan güçlü insanları kırar,
Onların yerine başkalarını diker.
25 Çünkü ne yaptıklarını bilir,
Gece onları deviriverir, ezilirler.
26 Herkesin gözü önünde
Kötülükleri yüzünden onları cezalandırır;
27 Artık Onun ardından gitmedikleri,
Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.
28 Yoksulun feryadını Ona duyurdular;
Düşkünlerin feryadını işitti.
29 Ama Tanrı sessiz kalırsa kim Onu suçlayabilir?
Yüzünü gizlerse kim Onu görebilir?
Bir ulusa karşı da bir insana karşı da O hep aynıdır,
30 Tanrısız insan krallık etmesin,
Halka tuzak kurmasın diye.
31 ‹‹Kimse Tanrıya,
‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,
32 ‹Göremediğimi sen bana öğret,
Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›
33 Onu reddettiğin halde,
Senin keyfince mi seni ödüllendirmeli?
Çünkü karar verecek olan sensin, ben değil,
Öyleyse anlat bana bildiğini.
34 ‹‹Sağduyulu insanlar,
Beni dinleyen bilgeler diyecekler ki,
35 ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor,
Sözlerinin değeri yok.›
36 Kötü biri gibi yanıtladığı için
Keşke Eyüpün sınanması sonsuza dek sürse!
37 Çünkü günahına isyan da ekliyor,
Önümüzde alay edercesine el çırpıyor,
Tanrı’ya karşı konuştukça konuşuyor.››