Ezgiler Ezgisi 5

5:1a   Çoban Şulamlı’nın 4:16’daki çağrısına karşılık vererek bahçeye baharat toplamak, bal peteğinden yemek, şarap ve süt içmek için geleceğini söyler.

5:1b   Birinci ayetin son kısmı, izleyicilerin bu iki ateşli aşığı teşvik eden sözleri gibi görünmektedir. 1

XI. ŞULAMLI, TEMBELLİĞİ NEDENİYLE SEVGİLİSİNİ GÖREMEDİĞİ RAHATSIZ EDİCİ BİR DÜŞÜ HATIRLAR (5:2-8)

5:2-7   Genç kız düşünü anlatır. Kapının çalındığını, birinin açması için seslendiğini duymuştur. Başı akşam çiyinden sırılsıklamdır. Banyo yaptığı ve yatağına yattığı için kapıyı açmakta tereddüt eder, sevgilisi elini kapıdan çeker. Sonunda genç kız kalkar ve kapıya gider. Sürgü tokmakları üzerine ellerinden mür damlar. Ama sevgilisi gitmiştir. Genç kız sevgilisini arar, onu çağırır, ama bulamaz. Kenti dolaşan bekçiler genç kızı yanlış anlayarak onu döver ve peçesini açarlar.

5:8   Genç kız üzüntü içinde Yeruşalim kızlarından sevgilisini gördükleri taktirde ona olan sevgisini söylemelerini ister.

XII. AVLUDAKİ ARKADAŞLARININ İSTEĞİ ÜZERİNE, GENÇ KIZ SEVGİLİSİNİN GÜZELLİKLERİNİ ÖVER, ARKADAŞLARI DA ONU GÖRMEK İSTERLER (5:9 – 6:3)

5:9   Yalnızca çoban olan birine duyduğu bu sevgi Yeruşalim kızlarının ilgisini çeker. Süleyman gibi birinin sevgisini gösterişsiz bir köylü için nasıl olup da reddettiğini anlayamadıklarından, ona sevgilisini bu kadar özel yapan şeyin ne olduğunu sorarlar.

5:10-16   Bu soru, genç kıza sevgilisinin fiziksel çekiciliğini övmek için fırsat verir. “On binler arasında göze çarpmaktadır.” Şiirsel mecazlar kullanarak sevgilisinin başını, kaküllerini, gözlerini, yanaklarını, dudaklarını, ellerini, bedenini, bacaklarını, yüzünü ve ağzını över. Kısaca sevgilisi ve dostunun her şeyi güzeldir. 2

 

Kutsal Kitap

1 Bahçeme girdim, kızkardeşim, yavuklum,
Mürümü topladım baharatımla,
Gümecimi, balımı yedim,
Şarabımı, sütümü içtim. Yiyin, için, ey dostlar!
Mest olun aşktan, ey sevgililer!
2 Ben uyuyordum ama yüreğim uyanıktı.
Dinleyin! Sevgilim kapıyı vuruyor.
‹‹Aç bana, kızkardeşim, aşkım, eşsiz güvercinim!
Sırılsıklam oldu başım çiyden,
Kaküllerim gecenin neminden.››
3 Entarimi çıkardım,
Yine giyinmeli miyim?
Ayaklarımı yıkadım,
Yine kirletmeli miyim?
4 Kapı deliğinden uzattı elini sevgilim,
Aşk duygularım kabardı onun için.
5 Kalktım, sevgilime kapıyı açayım diye,
Mür elimden damladı,
Parmaklarımdan aktı
Sürgü tokmakları üzerine.
6 Kapıyı açtım sevgilime,
Ama sevgilim yoktu, gitmişti!
Kendimden geçmişim o konuşurken.
Aradım onu, ama bulamadım,
Seslendim, ama yanıt vermedi.
7 Kenti dolaşan bekçiler buldu beni,
Dövüp yaraladılar.
Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.
8 Size ant içiriyorum, ey Yeruşalim kızları!
Eğer sevgilimi bulursanız,
Söyleyin ona, aşk hastasıyım ben.
9 Farkı ne sevgilinin öbürlerinden,
Ey güzeller güzeli?
Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?
10 Sevgilimin teni pembe-beyaz, ışıl ışıl yanıyor!
Göze çarpıyor on binler arasında.
11 Başı saf altın,
Kakülleri kıvır kıvır, kuzgun gibi siyah.
12 Akarsu kıyısındaki
Güvercinler gibi gözleri;
Sütle yıkanmış,
Yuvasındaki mücevher sanki.
13 Yanakları güzel kokulu tarhlar gibi,
Nefis kokular saçıyor.
Dudakları zambak gibi,
Mür yağı damlatıyor.
14 Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar,
Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.
15 Mermer sütun bacakları
Saf altın ayaklıklar üzerine kurulmuş.
Boyu bosu Lübnan dağları gibi,
Lübnanın sedir ağaçları gibi eşsiz.
16 Ağzı çok tatlı,
Tepeden tırnağa güzel.
İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!

1. İngilizce çeviri editörleri, bu kişilerin “O’nun dostları” olarak ifade edi­lişini onaylarlar.

2. Kitabın, Mesih’e ilişkin yorumu temel alındığında, “On binler ara­sında göze çarpan” ve “tepeden tırnağa güzel” ifadeleri, vaaz ve ilahi açısın­dan Rabbimiz’e uyarlanmıştır. Bu uyarlamalar, bulundukları çevre ve ko­şullar içinde, özellikle ruhsal anlamda, uyum sağlamasalar da, yetki taşı­maktadırlar.