Galatyalılar 1

YORUM

I. KİŞİSEL – PAVLUS YETKİSİNİ SAVUNUYOR (Bölüm 1, 2)

A. Pavlus’un Mektubunun Amacı (1:1-10)

1:1   Mektubun girişinde Pavlus bir elçi olarak çağrısının tanrısal olduğunda ısrar eder. Çağrısının kaynağı insanlar değildi. Tanrı bu çağrıyı kendisine bazı insanlar aracılığıyla da bildirmemişti. Çağrı kendisine doğrudan İsa Mesih aracılığıyla ve O’nu ölümden diriltmiş olan Baba Tanrı’dan gelmiştir. Tanrı tarafından bu şekilde çağrılan ve yalnızca Tanrı’ya sorumlu olan bir insan, insanlardan korkmadan Tanrı’nın mesajını duyurma özgürlüğüne sahiptir. Elçi böylece hem bildirisi hem de görevi konusunda on iki elçiden ve diğer herkesten bağımsızdı.

Bu ayette Mesih’in tanrılığı hem belirtilir hem de ima edilir. Tanrılığını insan aracılığıyla değil İsa Mesih arcılığıyla ifadesi belirtirken, İsa Mesih ve Baba Tanrı sözcüklerini birbirleriyle bağlayarak onları eşit tutun ifadesiyle de ima etmektedir. Sonra Baba Tanrı’dan İsa’yı ölümden diriltmiş Olan olarak söz edilir. Pavlus’un bunu Galatyalılar’a hatırlatmasının iyi bir nedeni vardı. Diriliş, Mesih’in kurtuluşumuz için tamamladığı işinden Tanrı’nın tamamen hoşnut olduğunun kanıtıydı. Anlaşıldığına göre Galatyalılar Kurtarıcı’nın işinden tümüyle tatmin olmamışlardı, çünkü yasayı yerine getirmek için çaba göstermekle Mesih’in işine katkıda bulunmaya çalışıyorlardı.

Pavlus Rab İsa tarafından yeryüzündeki hizmeti esnasında çağrılan on iki elçinin aksine, dirilmiş olan Mesih tarafından çağrılmıştı. Diriliş her zaman Pavlus’un çağrısının önemli bir bölümünü oluşturmuştur.

1:2   Elçi, kendisini beraberindeki tüm kardeşlerle bir sayıyor. Bu kardeşler Galatyalılar’a müjdenin gerçeğine yapışmaları için yapılan çağrıya katıldılar. Galatya kiliselerine yazılan bu mektup sıcak bir ifadeden yoksundur. Pavlus imanlılara genellikle “Tanrı’nın topluluğu”, “kutsallar” ya da “Mesih İsa’da imanlılar” gibi ifadeleri kullanırdı. Sık sık imanlılar için teşekkür sunar ya da erdemlerini överdi. Bireylerden adlarıyla söz ederdi. Ancak burada bunların hiçbirini görmüyoruz. Galatya kilisesindeki hatanın ciddiyeti Pavlus’un Galatyalılar’a karşı sert ve soğuk davranmasına neden olmuştur.

1:3   Lütuf ve esenlik müjdenin önemli iki sözcüğüdür. Lütuf, Tanrı’nın tanrısız günahlılara yönelik hak edilmemiş iyiliğidir. İnsanlardan yapmasını istemek yerine Tanrı’nın ne yaptığını anlatır ve insanları kurtuluşu karşılıksız bir armağan olarak kabul etmeye çağırır. Scofield şöyle der: “Lütuf onaylayabileceği iyi insanları aramak yerine kurtarmak, kutsal kılmak ve yüceltmek için yargı altındaki suçlu, suskun ve çaresiz insanları arar.”

Esenlik lütfun sonucudur. Bir günahkâr, Kurtarıcıyı kabul ettiğinde Tanrı’yla esenliği olur. Günahlarının cezasının çekildiğini, tüm günahlarının bağışlandığı ve bir daha asla suçlu çıkarılmayacağı gerçeğinde rahatlık bulur. Lütuf yalnızca kurtarmaz, ayrıca korur da. Yalnızca Tanrı’yla esenliğin bereketine değil, Tanrı’nın esenliğine de gerek duyarız. Bunlar Pavlus’un mektubunun başında Galatyalılar için dilediği bereketlerdir. Galatyalılar bu bereketlerin yasa aracılığıyla asla gelemeyeceğini elbette biliyorlardı. Yasa, emirlerini çiğneyen herkese lanet getirdi. Hiçbir cana esenlik getirmedi.

1:4   Pavlus okuyucularına kurtuluşları için ödenen müthiş bedeli hatırlatır. Sözcüklere dikkat edin: Günahlarımıza karşılık kendini feda eden Rabbimiz İsa Mesih. Eğer günah sorununu çözümlemek için O kendisini verdiyse, o zaman bizim için böyle bir işe katkıda bulunmamız ya da yasayı yerine getirerek günahlarımızın bağışlanmasına yardım etmemiz hem gereksiz hem de imkansızdır. Mesih tek ve yeterli Kurtarıcı’dır. Mesih bizi şimdiki kötü çağdan kurtarmak için öldü. Bu şimdiki çağın yalnızca ahlaksal ve siyasal çürümesini değil, dinsel ayin ve törenlerle Mesih’teki imanı birleştiren dindar dünyayı da kapsar. Dolayısıyla Galatyalılar’a, Mesih’in ölerek kendilerini kurtardığı sisteme geri dönmekte olduklarını hatırlatmak için özellikle uygun zamandı! Mesih’in kurtarışı Tanrımızın ve Babamızın isteği uyarıncaydı. Bu durum insanın önemsiz çabalarını değil, ait olduğu yeri, Tanrı’nın egemen isteğini onurlandırır. Tanrı’nın kurtuluş için seçtiği yolun Mesih olduğunu ve başka bir yolun bulunmadığını vurgular.

4. ayet, Tanrı’nın dünyayı düzeltmek ya da dünyada yaşayanları rahat ettirmekle değil, insanları dünyadan kurtarmakla ilgilendiğini hatırlatmalıdır. Önceliklerimiz O’nunkilerle uyuşmalıdır.

1:5   Lütfun müjdesine göre insanın kurtuluşuna ilişkin tüm yücelik Baba Tanrı ve Rab İsa’ya aittir. İnsan bu yüceliği, ortak bir kurtarıcıymışçasına yasayı yerine getirerek paylaşamaz. Bu beş ayetteki her cümle çok sayıda gerçeği birkaç sözcükle açıkladığı için anlamlıdır. Pavlus, mektubun geri kalan kısmını kapsayan iki ana konuyu taslak halinde belirtmiştir: Bir elçi olarak kendi yetkisi ve Tanrı’nın lütfunun müjdesi. Artık mevcut sorunla ilgili olarak Galatyalılarla doğrudan konuşmaya hazırdır.

1:6-7   Pavlus hemen Galatyalılar’ın, yanlışı kabul etmekteki gönüllülüklerine karşı çıkar. Müjdenin gerçeğinden böylesine çabuk dönmelerine şaşırır ve ciddiyetle, yaptıklarını Tanrı’yı sahte bir müjde için terk etmek olarak niteler. Tanrı onları Mesih’in lütfuna çağırmışken onlar kendilerini yasanın laneti altına koymaktadırlar. Gerçek müjdeyi kabul etmişlerdi, ama şimdi gerçek müjdeyi kesinlikle müjde olmayan farklı bir müjde için terk etmekteydiler. Bu müjde, lütuf ve yasa karışımı sapık bir bildiriydi.

1:8-9   Pavlus, Tanrı’nın başka bir müjdeyi duyuranlara yönelik ciddi lanetini iki kez dile getirir. Mahvolmuş günahkarlara Tanrı’nın tek bir çağrısı vardır: Tanrı’nın sunduğu kurtuluş, yasayı yerine getirmekten tümüyle farklı olan, iman aracılığıyla lütufla kurtuluştur. Herhangi başka bir kurtuluş yolunu bildirenler hüküm giymeye mahkumdurlar. Canların sonsuz yıkımı ile sonuçlanacak bir bildiriyi duyurmak çok ciddi bir iştir! Pavlus bu tür sahte öğretmenlere hoşgörü göstermezdi. Biz de aynı şekilde davranmalıyız. John Stott şöyle uyarır:

Birçok kişinin yaptığı gibi, kilisede şahıs, armağanlar ya da öğretmenin görevine hayranlık duymamalıyız. Üzerimizde yetkileri olabilir. Saygın ve bilgilidirler. Piskopos, başpiskopos, üniversite profesörleri, hatta Papa’nın kendisi bile olabilir. Ancak Yeni Antlaşma’da kayıtlı olan ve elçilerin duyurduğu müjdeden farklı bir müjde getirirlerse reddedilmelidirler. Biz onları müjde aracılığıyla ile yargılarız, müjdeyi onlar aracılığıyla değil. Dr. Alan Cole’un ifade ettiği gibi: “Elçinin dış kimliği duyuruyu geçerli kılmaz, tersine duyurunun doğası elçiyi geçerli kılar.” 1

Elçinin “Tanrı’dan bir melek” değil, gökten bir melek dediğine dikkat edin. Gökten bir melek belki sahte bir bildiri getirebilir, ama Tanrı’dan bir melek getiremez. Hiçbir ifade, müjdenin eşsizliğini daha net bir şekilde açıklayamazdı. Lütuf, kurtuluşun tek yoludur. Kişisel çaba ya da insan başarısının payı yoktur. Yalnızca müjdenin kendisi para ya da ücret karşılığı olmaksızın kurtuluş sunar. Nasıl yasanın onu yerine getiremeyenlere yönelik bir laneti varsa, Müjde de onu değiştirmek isteyenleri lanetler.

1:10   Bu noktada muhtemelen, düşmanlarının Pavlus’un bildiriyi dinleyenlerine uygun kılmak için değiştirdiği suçlaması kendisine hatırlatılır, dolaysıyla aslında sorduğu şudur: “Tek bir müjdenin olduğunda ısrar ettiğimde Tanrı’yı mı yoksainsanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum?” İnsanları hoşnut etmeye çalışmadığı bellidir, çünkü insanlar cennete giden tek bir yol olduğu fikrinden nefret etmektedirler. Eğer Pavlus insanlara uysun diye mesajını değiştirmiş olsaydı, Mesih’in kulu olmazdı; Tanrı’nın gazabını kendi üzerine davet etmiş olurdu.

B. Pavlus’un Bildirisini ve Görevini Savunması (1:11 – 2:10)

1:11-12   Elçi şimdi bildirisi ve görevini savunmak amacıyla altı iddiayı ele alır. İlkin, müjde insandan bağımsız bir tanrısal esinleme ile alınmıştır. Müjde insandan kaynaklanmadığı için insana göre değildi. Durup bir an düşündüğümüzde doğruluğunu onaylarız. Pavlus’un müjdesinde Tanrı her şeyi yapar, insandan olan bir şey yoktur. İnsanlar bu tür bir kurtuluş tasarlamazdı. Pavlus bu müjdeyi ne insandan almış, ne de kitaplardan öğrenmişti. Pavlus’a müjdeyi doğrudan İsa Mesih’in kendisi açıklamıştı.

1:13-14   İkinci olarak, Pavlus’un Yahudi yasasını müjde kapsamına almayışı Yahudilik hakkındaki bilgisizliğine bağlanamaz. Doğumu ve eğitimi nedeniyle yasa Pavlus’un içine işlemişti. Kişisel seçimi sonucu Tanrı’nın topluluğuna zulmederek kötülüğüyle ün salmıştı. Atalarının geleneklerini savunmaktaki tutkulu çabalarıyla yaşıtı olan Yahudilerden daha ileri gitmişti. Bu nedenle yasadan bağımsız olarak iman yoluyla kurtuluş müjdesi, Pavlus’un yasayı bilmemesinden kaynaklanamazdı. O zaman yasayı vaazlarından neden çıkardı? Duyurduğu müjde neden geçmişi, doğal eğilimleri ve tüm dini gelişiminin aksi nitelikteydi? Müjde kendi düşüncelerinin ürünü değildi. Doğrudan Tanrı’nın kendisi tarafından Pavlus’a verilmişti.

1:15-17   Üçüncü olarak, görevinin ilk birkaç yılı diğer elçilerden bağımsız olarak sürmüştü. Pavlus burada duyurduğu müjde ile ilgili olan diğer insanlardan bağımsızlığını açıklar. İman ettikten sonra hemen insanlara danışmadı, diğer elçilerin olduğu Yeruşalim’e de gitmedi. Onun yerine Arabistan’a gitti, sonra yine Şam’a döndü. Yeruşalim’den uzak kalmaktaki kararlılığı elçi arkadaşlarına olan saygısızlığı değil, diri Rab’bin kendisi tarafından eşsiz bir görevle uluslar için görevlendirilişini gösterir (2:8). Bundan dolayı müjdesi ve hizmeti insanların onayına muhtaç değildi. Pavlus tüm insanlardan bağımsızdı.

Bu ayetlerdeki birçok ifade özenle gözden geçirilmeyi hak eder. 15. ayetteki ifadeye dikkat edin: Tanrı… beni annemin rahmindeyken çağırdı. Pavlus henüz doğmadan önce Tanrı tarafından özel bir görev için ayrılmış olduğunu fark etti. Şam yolunda Rab’le karşılaşmasına değinerek, Tanrı beni lütfuyla çağırdı diye ekliyor. Eğer bu karşılaşma anında hak ettiğini alacak olsaydı cehenneme atılmış olurdu. Ancak Mesih harika lütfuyla onu kurtardı ve yok etmeye çalıştığı inancı yaymaya gönderdi.16. ayette Tanrı’nın, Oğlu’nu onda açıklamaya niyetli olduğunu gösteriyor. Bununla Tanrı’nın bizi çağırmaktaki amacına ait harika bir görüş açısı kazanmaktayız; Tanrı’nın çağrısındaki amaç dünyada Rab İsa’yı temsil edebilmemiz için, bizde Oğlu’nu açıklamaktır. Mesih’i bizim aracılığımızla göstererek (16-23) adını yüceltmek için (ayet 24), Mesih’i yüreklerimize açıklar (ayet 16). Mesih’i uluslara duyurmak Pavlus’un özel göreviydi.

17. ayette “Arabistan’a gittim” diyor Rab’bin her hizmetçisi sessiz bir yere çekilip düşünmek için zamana gereksinim duyar. Musa kırk yılını ıssız çölde geçirdi. Davut Yahudiye tepelerinde koyun güderken yalnızca Tanrı’yla beraberdi.

1:18-20   Dördüncü olarak, Pavlus nihayet Yeruşalim’i ziyaret ettiğinde yalnızca Petrus ve Yakup ile görüştü. Bunun dışında Yahudiye’deki kiliseler onu pek tanımıyorlardı (1:21-24). Pavlus diğer elçilerden bağımsız olduğunu daha iyi göstermek için Rab’be geldikten sonra üç yıl boyunca Yeruşalim’i ziyaret etmediğini belirtiyor. Petrus’la2tanışmak için gitmişti. Bu resmî olmayan kişisel bir ziyaretti (Elç.9:26-29). Orada olduğu sırada Rab’bin kardeşi Yakup ile de tanıştı. Petrus’la beraberliği yalnızca on beş gün sürdü. Bu süre eğitilmesi için yeterince uzun değildi! Dahası metin Pavlus’un Rab’bin hizmetçileri Petrus ve Yakup’la eşit olduğunu belirtmektedir.

1:21-24   Bundan sonra zamanının çoğunu Suriye ve Kilikya bölgelerinde geçirdi. Öyle ki, Yahudiye’deki Mesih’e ait topluluklar onu şahsen tanımıyorlardı. Tüm bildikleri imanlılara zulmeden bu kişinin şimdi imanlı olduğu ve diğerlerine Mesih’i vaaz ettiğiydi. Bu nedenle Pavlus’un yaşamında yaptıklarından ötürü Tanrı’yı yücelttiler. (Başkaları da bizim yaşamlarımızdaki değişiklikten ötürü Tanrı’yı yüceltiyorlar mı?)

 

Kutsal Kitap

1 İnsanlarca ya da insan aracılığıyla değil, İsa Mesih ve O’nu ölümden dirilten Baba Tanrı aracılığıyla elçi atanan ben Pavlus’tan ve benimle birlikte olan bütün kardeşlerden Galatya’daki kiliselere* selam!
2 (SEE 1:1)
3 Babamız Tanrı’dan ve Rab İsa Mesih’ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
4 Mesih, Babamız Tanrı’nın isteğine uyarak bizi şimdiki kötü çağdan kurtarmak için günahlarımıza karşılık kendini feda etti.
5 Tanrı’ya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
6 Sizi Mesih’in lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.
7 Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesih’in Müjdesi’ni çarpıtmak isteyenler vardır.
8 İster biz, ister gökten bir melek size bildirdiğimize ters düşen bir müjde bildirirse, lanet olsun ona!
9 Daha önce söylediğimizi şimdi yine söylüyorum: Bir kimse size kabul ettiğinize ters düşen bir müjde bildirirse, ona lanet olsun!
10 Şimdi ben insanların onayını mı, Tanrı’nın onayını mı arıyorum? Yoksa insanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum? Eğer hâlâ insanları hoşnut etmek isteseydim, Mesih’in kulu olmazdım.
11 Kardeşlerim, yaydığım Müjde’nin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.
12 Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.
13 Yahudi dinine bağlı olduğum zaman nasıl bir yaşam sürdüğümü duydunuz. Tanrı’nın kilisesine* alabildiğine zulmediyor, onu kırıp geçiriyordum.
14 Yahudi dininde yaşıtım olan soydaşlarımın birçoğundan daha ilerideydim, atalarımın geleneklerini savunmakta çok daha gayretliydim.
15 Ama beni daha annemin rahmindeyken seçip lütfuyla çağıran Tanrı, uluslara müjdelemem için Oğlu’nu bana göstermeye razı olunca hemen insanlara danışmadım;
16 (SEE 1:15)
17 Yeruşalim’e*, benden önce elçi olanların yanına da gitmedim; Arabistan’a gittim, sonra yine Şam’a döndüm.
18 Bundan üç yıl sonra Kefas’la* tanışmak üzere Yeruşalim’e gittim, on beş gün onun yanında kaldım.
19 Öbür elçilerden hiçbirini görmedim, yalnız Rab İsa’nın kardeşi Yakup’u gördüm.
20 Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrı’nın önünde belirtiyorum.
21 Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.
22 Yahudiye’nin Mesih’e ait kiliseleri beni şahsen tanımıyorlardı.
23 Yalnız, “Bir zamanlar bize zulmeden adam, önceleri yıkmaya çalıştığı imanı şimdi yayıyor” dendiğini duymuşlardı.
24 Böylece benden ötürü Tanrı’yı yüceltiyorlardı.

1. John Stott, Only One Way: The Message of Galatians, s.27,28

2. Eleştiri metninde Cephas yazar (Petrus’un Aramicesi)