Hezekiel 2

C. Hezekiel’in İsrail Halkına Peygamberlik Etmek Üzere Atanması (2:1 – 3:21)

1. Halkın Karakteri – İsyankar (1:28b – 2:7)

Ruh Hezekiel’in içine girer, onu ayaklarının üzerinde durdurur ve sonuçlarına aldırmaksızın başkaldıran asi bir ulus olan Yahuda’ya peygamberlik etmesini söyler. Onlardan korkmamalı ve Rab’bin sözünü dinlemelidir.

Tanrı “insanoğlu1 olarak adlandırdığı Hezekiel’i görevlendirdi. Bu önemli ifade, Hezekiel’de doksan kez tekrarlanır. Taylor, bu sözcüğü şöyle açıklar:

Tanrı’nın Hezekiel’e söylediği ilk sözler, peygamberi, görümünde gözlerinin önüne serilen yüceliğin önünde, uygun bir şekilde doğru yere yerleştirir. İnsanoğlu ifadesi, Hezekiel’in önemsizliğini ya da yalnızca Adem soyundan gelişini vurgulayan İbranice bir deyimdir. “Oğlu”, “doğasına ortak olan” anlamına gelir ve bu nedenle “insan” sözcüğüyle birleştirildiğinde, anlamı yalnızca “insan”dır. Çoğul kullanımında, “insanlık” 2 anlamında genel bir deyimdir.

Daniel’in zamanına kadar (7:13, 14) bu unvan, Mesih’e ait bir imâ olarak kabul edildi. Birinci yüzyılda Mesih için kullanılan bir ifade haline geldi:

Hem açıkça Mesihliğe ilişkin bir iddia öne sürmekte suçlanamasın, hem de kişiliğinin önemini kabullenmekten kaynaklanan gerekli ruhsal anlayışa sahip olanları gerçekten yoksun bırakmasın diye, Rabbimiz’in bu unvanla anılması, basit ve teknik anlamlar arasındaki belirsizlikten yararlanmak olarak düşünülebilir. 3

2. Bildirinin Doğası – Tomar Aracılığıyla Belirtilen Yargı (2:8 – 3:3)

2:8-10   Sonra Hezekiel’e ulusun üzerine inecek olan üzücü yargıların yazılı olduğu bir tomarı yemesi buyurulur. Görevinin hoş karşılanmayacağına ilişkin önceden uyarılmıştı. Bizler de, kurtulmamış kişilere Müjde’yi duyurmanın zorluklarıyla ilgili önceden uyarıldık.

 

Kutsal Kitap

1 Bana, ‹‹Ey insanoğlu, ayağa kalk, seninle konuşacağım›› dedi.
2 O benimle konuşur konuşmaz Ruh içime girdi, beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; benimle konuşanı duydum.
3 Bana, ‹‹Ey insanoğlu, seni İsrail halkına, bana başkaldıran o asi ulusa gönderiyorum›› dedi, ‹‹Onlar ve ataları bugüne kadar bana karşı geldiler.
4 Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.
5 Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.
6 Sen, ey insanoğlu, onlardan ve sözlerinden korkma! Çevrende çalılar, dikenler olsa, akrepler arasında yaşasan bile korkma. Asi bir halk olsalar bile, onların söyleyeceklerinden korkma, onlar yüzünden yılgınlığa düşme.
7 Seni ister dinlesinler, ister dinlemesinler, onlara sözlerimi söyleyeceksin. Çünkü onlar asi bir halktır.
8 Sen, ey insanoğlu, sana söyleyeceğimi dinle! Bu başkaldıran halk gibi asi olma! Ağzını aç, sana vereceğimi ye!››
9 Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.
10 Tomarı önümde açtı, her iki yanı da yazılıydı. Orada ağıtlar, iniltiler, figanlar yazılıydı.

1. İngilizce bir çeviri, eril cins yönelimli, oğul ve insan sözcüklerin­den kaçınmak için, ‘insanoğlu’nu, ‘ölümlü’ olarak yorumlar; bu, Rabbimiz ve Daniel’in kullanımı arasındaki bağlantıyı belirsizleştirir.

2. Taylor, Ezekiel, s.60.

3. A.g.e.