Hezekiel 9

D. Tanrı’nın Görkeminin Tapınaktan Ayrılması ve Putperestlerin  Yıkımı (9. Bölüm)

9:1-2   Bu bölümde, kuzeyden gelen altı infazcı görülür: Kuzey, Babilliler’in geldiği yöndür. Amaçları, putperestleri yok etmektir. Keten giysili adam, lütfu simgeliyor olabilir.

9:3   Tanrı’nın huzurunu simgeleyen görkem bulutu, tapınağın en kutsal yerinden, halkın putperestliğine üzülerek ayrılır. Görkem bulutu, parlaklığının avluyu doldurduğu tapınağın eşiğine doğru hareket eder.

9:4   Putperestliğe karşı gelen sadık Yahudiler, öldürülmesinler diye alınlarından işaretlenmiştir. Bu ayet bizi mücadeleye davet etmelidir. Rab’bi izlemeyenlere nasıl karşılık vermeliyiz? Onlara katılmalı mıyız? Bizi etkileyecekler mi? Onları haklı mı göreceğiz? Kayıtsız mı kalacağız? Bu sadık erkekler ve kadınlar inlediler, ağladılar; bu karşılıkları yüreklerinde olanı gösterdi ve onları yargıdan korudu.

Alındaki belirti ya da işaret İbrani alfabesinin son harfiydi. Yahudi öğretmenler bu harfin akla bütünlük kavramını getirdiğini söylemişlerdir. Yasa anlamına gelen ilk harf olan tora için de durum aynıdır. Feinberg, burada belirtilenle Vahiy 7:1-3’de belirtilen arasında 1 dikkat çekici bir benzerlik, bir paralellik bulunduğunu söyler:

Hıristiyan yorumcular, çarmıh simgesiyle ilgili peygamberliksel bir ifade fark etmişlerdir. Eski elyazmalarında İbrani alfabesinin son harfi çarmıh biçimindeydi. Hezekiel elbette Hıristiyan simgelerini ya da bu bölümün Mesih’in çarmıhına ilişkin doğrudan bir önbildiri olduğunu düşünmüş olamaz. Ama bu durum yine de dikkat çekici bir rastlantıdır. 2

9:5-7   İnfazcılar daha sonra putperestleri öldürmeye başlarlar; önce yaşlıları öldürürler. Tanrı, “Alınlarında işaret olanlara dokunmayın” der. İşaretin farkında olup olmadıklarını bilmiyoruz, ama imanlılar bugün Söz’e güvenerek yargıdan kurtulduklarını biliyorlar. Böyle bir güvenceye sahip olmamak ne kadar korkutucu olurdu!

9:8-11   Hezekiel halk için aracılık ettiğinde, Rab cezayı esirgemeyeceğini ya da acımayacağını söylemişti. Halk yakınıyordu, çünkü Rab Tanrı kendilerini terk etmişti. Kötü durumlarına aldırış etmiyordu. Halkın O’na sadakat borcu yoktu. “Rab görmüyor” ifadesi, günümüz için hiç de yabancı olmayan bir ifade değil midir?

Bu ve diğer bölümlere (Nuh ve gemisi) baktığımızda Tanrı’nın, kendisini tanımayanların üzerine yargısını dökmeden önce, gerçek imanlıları kurtarmasının O’na özgü bir özellik olduğunu anlarız.

 

Kutsal Kitap

1 Sonra yüksek sesle, ‹‹Kenti cezalandıracak olanlar, ellerinde yok edici silahlarıyla buraya gelsin›› diye seslendiğini duydum.
2 Kuzeye bakan yukarı kapı yolundan altı kişinin geldiğini gördüm. Her birinin elinde ölümcül bir silah vardı. Aralarında keten giysili, belinde yazı takımı olan bir adam vardı. İçeriye girip tunç sunağın yanında durdular.
3 İsrail Tanrısının görkemi bulunduğu yerden, Keruvların üzerinden ayrılıp tapınağın eşiğine gitti. RAB keten giysili, belinde yazı takımı olan adama seslendi:
4 ‹‹Yeruşalim Kentinin içinden geç, orada yapılan iğrenç şeylerden ötürü dövünüp ağlayanların alınlarına işaret koy›› dedi.
5 Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.
6 ‹‹Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün. Yalnız alınlarında işaret olanlara dokunmayın. İşe tapınağımdan başlayın.›› Onlar da tapınağın önünde duran İsrail ileri gelenlerinden işe başladılar.
7 Onlara, ‹‹Tapınağı kirletin, avlularını cesetlerle doldurun. Haydi başlayın!›› dedi. Bunun üzerine onlar gidip kenttekileri öldürmeye başladılar.
8 Onlar halkı öldürürken ben tek başıma kaldım. Yüzüstü yere kapanıp, ‹‹Ah, ey Egemen RAB! Öfkeni Yeruşalim üzerine boşaltırken, geri kalan bütün İsraillileri de mi yok edeceksin?›› diye haykırdım.
9 ‹‹İsrail ve Yahuda halkının günahı pek büyük›› diye karşılık verdi, ‹‹Ülke kan, kent haksızlık dolu. Onlar, ‹RAB ülkeyi bıraktı, RAB görmüyor› diyorlar.
10 Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››
11 Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.

1. Charles Lee Feinberg, The Prophecy of Ezekiel: The Glory of the Lord, s.56.

2. A.g.e.