İbraniler 13

Ç. İmana Ait Çeşitli Özellikleri Güçlendirme (13:1-17)

13:1   Bu bölüm, geliştirilmesi gereken erdemle ilgili altı öğütle devam eder. Bunlardan ilki kardeş sevgisidir. Gerçek imanlıların hepsiyle ailesel bir ilişki içinde olmalı ve bu, eylem ve içtenlikle pekiştirilmelidir (1Yu.3:18).

13:2   Okuyucular gariplere (yabancılara) konukseverlik göstermeleri için uyarılırlar. Bu, öncelikle yiyecek ve kalacak yer bulmak için elem ve baskılardan kaçan imanlılara gönderme yapabilir; onları ağırlamak, onları ağırlayanları tehlikeye atmak demekti. Bu ayetten, ihtiyacı olan herhangi bir imanlıya konukseverlik göstermek için yapılan genel bir teşvik anlamı da çıkarılabilir.

Bunu yaparken bilmeden melekleri ağırlayabileceğimiz gibi heyecan verici bir olasılık daima vardır! Bu, elbette ki İbrahim’in üç adamı –ki onlar meleklerdi– ağırlaması deneyimini anımsatır (Yar.18:1-15).1 Evimizde hiç melek ağırlamasak bile, varlıklarıyla bereketleyen kadın ve erkeklerin ailemiz üzerindeki tanrısal etkileri sonsuzluğa giden sonuçlar doğurabilir.

 13:3   Üçüncü öğüt, hapsedilen imanlıların bakımıyla ilgilidir. Bu, büyük olasılıkla Mesih için olan tanıklıklarından dolayı hapsedilmiş olanları belirtir. Bu kardeşlerin yiyeceğe, kalın giyeceklere, okuyacak şeylere ve teşvik edilmeye ihtiyaçları olacaktır. Hapiste bulunan imanlılarla olan samimiyetten ve böylece suç tehlikesinden korunmaya çalışmak, diğer imanlılar için bir sınama olabilir. Hapistekilerin ziyaret edilirken, Mesih’in ziyaret edildiğini hatırlamak gerekir.

Baskı görenlere de merhamet edilmelidir; kuşkusuz bu da elem çeken imanlıları belirtir. Okuyucular böyle bir merhametin neden olabileceği tehlikelerden kendilerini koruma eğiliminde olmamalıdırlar. Kendimize gelince, bu ayetin uygulamasını bütün elem çeken kutsallara sempatiyle yaklaşmayı içerecek şekilde genişletebiliriz. Bizim de bedende olduğumuzu ve bu nedenle aynı zorluklara maruz kalabileceğimizi unutmamalıyız.

13:4   Herkes evliliğe saygı göstermelidir. Günah dünyaya girmeden önce evliliğin Tanrı tarafından kurumlaştırıldığı ve bunun insanlık için O’nun kutsal isteği olduğunu unutmamalıyız. Sofuların yaptığı gibi, evliliği murdar bir şeymiş gibi görmek veya bazen imanlıların yaptığı gibi, evlilikle ilgili şakalar ve kelime oyunları yapmak bile Kutsal Yazılar’da yasaklanır.

Evlenenler, verdikleri söze sadık kalmalı ve evlilik yatağını günahın lekesinden uzak tutmalıdırlar. Günümüz insanın gevşekliğine rağmen, evlilik sınırı dışında kalan cinsel ilişkiler günahtır. Zina hastalık değil, günahtır; Tanrı’nın kaçınılmaz biçimde yargılayacağı bir günahtır. Ahlâksızlığın hiçbir şekli yargıdan kaçıp kurtulamaz. Tanrı zina günahını bu dünyada bedensel hastalıklar, bozulan aileler, zihinsel ve sinirsel rahatsızlıklar ve kişilik bozukluklarıyla yargılar. Kişi, Mesih’in kanıyla bağışlanmadıkça, sonsuz ateşte yargılanacaktır.

Piskopos Latimer bunu, ahlâksız Kral VIII. Henry’e yargılayıcı ve cesur bir biçimde paketlenmiş bir Kutsal Kitap’la sundu. Pakette şu sözler yazılıydı: “Tanrı evlilik öncesinde cinsel ilişkiye giren ve zina edenleri yargılayacaktır.”

13:5   Geliştirilmesi gereken altıncı erdem ise yetinmektir. Yahudiliğe bağlı olanların devamlı söyledikleri şu sözleri anımsayın: “Tapınağımız var. Kâhinimiz var. Sunularımız var. Güzel dinsel uygulamalarımız var. Sizin neyiniz var?” Yazar burada imanlılara yavaşça, şöyle der: “Yaşayışınız para sevgisinden uzak olsun. Sahip olduklarınızla yetinin.” Ben de böyle demeliyim! Bir imanlının sahip oldukları, Yahudiliğin sahip olduğu en iyi şeylerden daha üstündür. Neden yetinmeyelim? Yalnızca Mesih bize yeter.

Para sevgisi imanlı için büyük bir tökez olabilir. Gözümüzle güneş arasına bozuk bir para koyarsak, güneşi göremeyiz. Aynı şekilde açgözlülük, Tanrı’yla olan ilişkiyi bozar ve ruhsal gelişimi engeller.

Seni asla terk etmeyeceğim, seni asla yüzüstü bırakmayacağım” sözünü verene sahip olmak, bir insanın sahip olabileceği en büyük zenginliktir. Grekçe’de güçlü bir olumsuzluk, iki veya daha çok olumsuzluk eki kullanılarak ifade edilir. Bu ayetteki dilbilgisel yapı son derece etkilidir; Mesih’in kendisine ait olanı terk etmesinin imkânsızlığını çok yalın ve çarpıcı biçimde ifade eder.

13:6   Mezmur 118:6’nın sözleri Mesih’e ait olanın güven dolu itirafıdır: “Rab benden yana, korkmam; insan bana ne yapabilir?” Mesih’te yetkin olan güvene, korunmaya ve huzura sahip olduğumuz kaçınılmaz bir gerçektir.

13:7   Okuyuculara önderlerini, onlara Tanrı sözünü iletmiş olan imanlı öğretmenlerini anımsamaları talimatı verilmektedir. İmanlıların yaşayışlarının sonucu neydi? Levililer sistemine dönmeyip sona dek tanıklıklarını azimle sürdürmüşlerdi. Belki bazıları Mesih uğruna şehit olmuştu. Onlarınki örnek alınacak bir imandır. Bu, Mesih’e ve O’nun öğretisine sıkı sıkı sarılan ve yaptığı her işte Tanrı’ya güvenen bir imandır. Hepimiz aynı görevlere çağrılmadık, ama hepimiz iman dolu bir yaşama çağrıldık.

13:8   Bu ayetin bir önceki ayetle bağlantısı açık değildir. Belki de bunu, önderlerin öğretisi, hedefi ve imanlarının bir özeti olarak anlamaya çalışmak en sade yol olur. Öğretişlerinin özü şuydu: İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır. Yaşamlarının hedefi dün, bugün ve sonsuza dek aynı olan İsa Mesih’ti. İmanlarının temeli dün, bugün ve sonsuza dek aynı olan İsa’nın Mesih (Kurtarıcı) oluşu idi.

13:9   Bunu sahte kuralcılık öğretişine karşı bir uyarı izler. Yahudiliği savunanlar, kutsallığın törensel tapınma ve temiz yiyecekler yeme gibi dışsal özelliklerle bağlantılı olduğuna dair ısrarlı bir tutum izlediler. Oysa gerçek farklıydı: Kutsallık yasayla değil, lütufla sağlanır. Temiz ve temiz olmayan yiyeceklerle ilgili yasa, törensel temizliği sağlamak için planlandı. Ancak bu, içsel kutsallıkla aynı şey değildir. Bir kimse törensel olarak temiz olmasına karşın, nefret ve ikiyüzlülükle dolu olabilir. İmanlıların kutsal bir yaşam sürmelerini sadece Tanrı’nın lütfu sağlayabilir ve onlara bu gücü O verebilir. Bizim günahlarımızın yerine ölen Kurtarıcı’ya olan sevgimiz bizi, “Bu dünyada sağduyulu, doğru ve Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmemiz için” teşvik eder (Tit.2:12). Yiyecek ve içeceklerle ilgili sonsuz sayıdaki kurallar, zaten bu şeyleri savunanlara da bir yarar sağlamamıştır.

13:10   “Bir sunağımız var” diyen zafer dolu sözleri gözden kaçırmamalıyız. Bunlar bir imanlının, Yahudiliği yayanların iğneli sözlerine vereceği güvenli bir yanıttır. Sunağımız Mesih’tir ve bundan dolayı, O’nda bulunan bütün bereketleri içerir. Levililer sistemiyle bağlantısı olanların, İsa Mesih inancının daha iyi olan şeylerinden yararlanmaya hakları yoktur. Önce günahlarından tövbe etmeli ve İsa Mesih’e tek olan Rab ve Kurtarıcı olarak iman etmelidirler.

 13:11   Kurban sisteminde belirli hayvanlar öldürülür ve kanları günah için sunulan adak olarak başkâhin tarafından en kutsal yere getirilirdi. Bu hayvanların cesetleri ordugahın dışına götürülür ve yakılırdı. Ordugahın dışı ifadesi, tapınağın avlusunu çevreleyen çitin dışını belirtir.

13:12   Ordugahın dışında yakılan hayvanlar bir örnekti; Rab İsa’da gerçekleşecek olan olayın bir izdüşümüydü. Rabbimiz İsa, Yeruşalim kentinin kapısının dışında çarmıha gerildi. Ordugahın dışında halkı kendi kanıyla kutsal kıldı.

13:13   Mektubun ilk okuyucularının yapması gereken şey şuydu: Yahudilikten ayrılarak tapınak adaklarına sırt çevirip Mesih’in tamamladığı işi kendileri için yeterli bir kurban olarak kabul etmeliydiler.

Bizim için de durum aynıdır. Bugünkü ordugah, kurtuluşun işlerle, iyi karakterle, törenlerle veya düzenle sağlanacağını öğreten dinsel sistemlerin tümüdür. İnsan tarafından atanan önderler, tapınma için alınan maddi yardımlar ve törensel süsler de günümüz inanlılar topluluğunu ifade eder, yani içinde Mesih’in bulunmadığı inanlılar topluluğunun oluşturduğu çürümüş Hıristiyan dünyasını anlatır! Rab İsa ordugahın dışında olduğu için bizim de O’nun uğruna aşağılanmaya katlanarakkendisinin yanına gitmemiz gerekir.

13:14   Yeruşalim, tapınakta hizmet edenlerin yüreğine yakındı. “Ordugahlarının” coğrafi merkeziydi. İmanlının yeryüzünde böyle bir kenti yoktur; yüreği, Kuzu’nun bulunduğu göksel kenti, yeni Yeruşalim’i özler.

13:15   Yeni Antlaşma’da imanlıların hepsi kâhindir. Tapınmak için Tanrı’nın sunağına giren (1Pe.2:5) kutsal kâhinler ve tanıklık etmek için dünyaya gelen Kral’ın kâhinleridirler (1Pe.2:9). Bir imanlıkâhinin sunduğu en az üç kurban vardır. İlki, kendisini kurban olarak sunmasıdır (Rom.12:1). Sonra burada, 15’inci ayette geçen ikinci bir kurban vardır: Övgü kurbanı. Bu kurban, Tanrı’ya Rab İsa aracılığıyla sunulur. Bütün dua ve övgülerimiz Baba Tanrı’ya ulaşmadan önce O’ndan geçer; büyük Başkâhinimiz kirli ve hatalı olanları kaldırır ve bizzat kendi erdemini onlara verir.

Bizim bütün dua ve övgülerimize
Mesih kendi hoş kokusunu ekler;
Ve sevgi buhurdanlığı çoğaltır
Yayılan bu kokuları…
       — Mary B. Peters

Övgü kurbanları, O’nun adını açıkça anan dudakların meyvesidir. Tanrı’nın kabul ettiği tek tapınma, kurtulmuş olan kişinin dudaklarından dökülen övgü sözleridir.

13:16   Sahip olduklarımızı sunmamız da üçüncü kurbanı oluşturur. Maddi kaynaklarımızı, iyilik yaparak ve gereksinimi olanlarla paylaşarak kullanmalıyız. Tanrı böylesine özverili bir yaşamdan hoşnut olur. Bu, insanın kendisi için maddi şeyler biriktirmesinin karşıtıdır.

Asla sana ermeyecektir
Tanrı’nın kutsanan kâhinlerinin soyu;
O’nun görkemli yüzü önünde durur
Hizmet ederler O’na gece gündüz.
Aklın bağırması ve inançsızlığın
Selle akmasına karşın,
Tanrı’nın saklı kâhinleri vardır
Ve sona dek de olacaktır.
Kutsal ateşte yanan
O’nun seçtiği canların geriye kalan külleri,
Tutkunun aleviyle
Tanrı’nın yüreğine çıkar yürekleri;
O’nun tapınağının en kutsal yerini
Doldurur tapınmalarının hoş kokusu;
Gökleri doldurur mucizevi şarkıları,
Lütfun sevinçli yeni şarkısı.
        — Gerhard Tersteegen

13:17   7 ve 8’inci ayetlerde okurlara geçmişteki önderlerini hatırlamaları talimatı verilmişti. Onlara şimdi de önderlerinin sözünü dinlemeleri öğretilmektedir. Bu, büyük bir olasılıkla yerel inanlılar topluluğundaki ihtiyarlara gönderme yapmaktadır. Topluluktaki bu kişiler, Tanrı’nın temsilcileri olarak hareket ederler. Onlara yetki verilmiştir ve imanlıların da bu yetkiye bağlı kalmaları gerekir. İhtiyarlar, çobanlar gibi koyunların canlarını kollarlar. Gelecekte Tanrı’ya hesap vermek zorunda kalacaklardır. Suçlamaların ruhsal gidişatına göre bunu sevinçle veya inleyerek yapacaklardır. İnleyerek yapmak zorunda kalırlarsa bu, konuyla ilgili kutsalların ödülünü kaybettikleri anlamına gelir. Bu nedenle, Tanrı’nın koyduğu yetkiye saygı göstermek herkesin yararına olacaktır.

IV. KAPANIŞ KUTSAMASI (13:18-25)

13:18   Yazar mektubunun sonuna doğru kişisel bir dua isteğinde bulunur. Ayetin geri kalan kısmında, eleştirmenlerin saldırısına uğramış olabileceğini ileri sürdüğü göze çarpmaktadır. Eleştirmenlerin kim olduğunu tahmin edebiliriz: Bunlar, Eski Antlaşma’nın törensel tapınmalarına dönmeleri için halkı zorlayan kişilerdi. Yazar, kendisine yöneltilen tüm suçlamalara rağmen, temiz bir vicdana sahip olduğunu söylemektedir.

13:19   Onların yanına bir an önce dönebilmesi için gerekli olan duaya bir neden daha eklenmiştir. Belki de bu, hapisten çıkmasını belirtmektedir. Bu noktada spekülasyonun ötesinde bir şey yapamayız.

13:20   Sonra da Kutsal Kitap’taki en güzel öğütlerden birini ekler: Bu öğüt, Çölde Sayım 6:24-26, 2.Koloseliler 13:14 ve Yahuda 24, 25’de bulunur. Ayet, Esenlik Tanrısı’na hitap ederek başlar. Söz edilmiş olduğu gibi, Eski Antlaşma kutsalları yetkin bir vicdana sahip olmadılar. Ancak Yeni Antlaşma’da Tanrı’yla barıştık (Rom.5:1) ve Tanrı’nın esenliğine sahibiz (Flp.4:7). Ayet, Mesih’in işinin meyvesi olan bu esenliği açıklamaya devam eder. Tanrı, günah sorununu ilk ve son kez hallettiğinin bir belirtisi olarak Rabbimiz İsa’yı ölümden diriltti.

Mesih, İyi Çoban olarak, canını koyunları için verdi (Yu.10:11). Büyük Çoban olarak da, kurtuluşu sağladıktan sonra ölümden dirildi (İbr.13:20). Hizmetkârlarını ödüllendirmek için Baş Çoban olarak geri gelecektir (1Pe.5:4).

O’nu Mezmur 22’de İyi Çoban, Mezmur 23’de Büyük Çoban ve Mezmur 24’de Baş Çoban olarak görürüz.

Sonsuz antlaşma doğrultusunda ölümden diriltildi. Wuest bu ifadeyle ilgili şu yorumu yapar:

Geçici olan İlk Antlaşma’nın tersine, Yeni Antlaşma’ya sonsuz antlaşma denir. Mesih günahkârlar uğruna öldükten sonra, sonsuz antlaşma uyarınca ölüler arasından dirildi. Ölümden dirilmeseydi, Melkisedek düzeninden sonra başkâhin olamazdı. Bir günahkârın, günahlarının bedelini ödemesi için ölü bir kâhine değil, inanan bir günahkâra yaşam verecek olan diri bir Kâhine ihtiyacı vardır. Bu nedenle, kendisini kurban olarak sunan kâhinin ölümden diriltileceği Yeni Antlaşma tarafından bildirilmiştir. 2

13:21   20’nci ayette başlayan dua, kutsalların Tanrı’nın isteğini yerine getirebilmek için her iyilikle donatılabilmesiyle ilgilidir. Bu duada hem tanrısal hem de insansal doğa göze çarpmaktadır. Tanrı bizi iyi olan her şeyle donatır. O, bizde kendisini hoşnut eden şeyi etkin kılar. Bunu, İsa Mesih aracılığıyla yapar. Ancak o zaman O’nun isteğini yaparız. Başka bir deyişle O, içimize arzuyu koyar ve onu yapacak gücü verir.

Dua, İsa Mesih’in sonsuzlara dek yüceltilmeye layık olduğunun kabulüyle son bulur.

Saygıya ve övülmeye layık
Herkes tarafından tapınılmaya layık;
Bitmeyen göksel ezgi,
Rab İsa’nın buna layık olduğunu söyler.
            — Frances Ridley Havergal

13:22   Yazar şimdi okuyucularından mektubundaki öğüde dikkat etmelerini, yani törensel dini bırakmalarını ve Mesih’e yürekten sarılmalarını rica etmektedir.

Bu mektubu oldukça kısa yazmıştır. Levililer sisteminden çok daha fazla söz etmesi mümkündü. Bunun Mesih’te nasıl yerine geldiği düşünüldüğünde, mektubun geçekten kısa olduğu görülmektedir.

 13:23   Burada kardeşimiz Timoteos’un salıverilmesinden bahsedilmesi, bu mektubu Pavlus’un yazdığı görüşünde olanları doğrular. Yazarın Timoteos’la yolculuk etme planları da, bu kişinin Pavlus olduğunu belirten başka bir olası göstergedir. Ama bundan emin olamayız. En iyisi bu soruyu açık bırakmaktır.

13:24   Bu ayette imanlı önderlerin hepsine ve bütün kutsallara selam gönderilmektedir. Mektuplarda görülen nezaket ve saygıyı göz ardı etmeyip buna günümüzde de uymaya çalışalım.

İtalya’dan olan bazı imanlılar da yazarla beraberdi ve onlar da selam göndermek istiyorlardı. Bu, mektubun oraya veya oradan yazılmış olduğunu akla getirmektedir.

13:25   Yeni Antlaşma’nın bu mektubunun lütufla bitmesi özellikle uygundur: Tanrı’nın lütfu hepinizle birlikte olsun! Yeni Antlaşma, Rab İsa Mesih’in özverili işi aracılığıyla, Tanrı’nın layık olmayan günahkârlara gösterdiği sınırsız kayırmayı belirten, lütfun koşulsuz antlaşmasıdır. Amin.

İBRANİLER’İN GÜNÜMÜZE VERDİĞİ MESAJ ÜZERİNE ARASÖZ

İbraniler’e yazılan mektubun, 20. yüzyılda yaşayan bizlere bir mesajı var mı?

Yahudilik bugün, inanlılar topluluğunun ilk dönemlerinde olduğu kadar etkili olmasa da, kuralcı ruhu Hıristiyan dünyasında yaygındır.

 Dr. C.I. Scofield, meşhur kitapçığı Rightly Divieling the Ward of Truth’da şunları yazar:

İnanlılar topluluğunun Yahudileştirilmesi; topluluğun gelişimini önleme, misyonunu saptırma ve onu ruhsal olarak mahvetme konusunda diğer bütün nedenlerin birleşiminden daha etkili olmuştur. Kilise, kendisi için dünyadan ayrı olarak tahsis edilen yoldan gitme ve Rab’bi izleme yerine, amacını dünyanın uygarlığına indirme, servet kazanma, dinsel törenleri empoze etme, şahane kiliseler inşa etme ve eşit olan kardeşliği “ruhban sınıfı” ve “bu sınıfın dışındaki halk” olarak ikiye bölme konusunda kendini aklamak için Kutsal Yazılar’ı kullanmıştır.3

Mektup bizden, Mesih’in tek olan Rab ve Kurtarıcı olarak onurlandırılmadığı ve O’nun ilk ve son kez günah için sunulan kurban olarak kabul edilmediği bütün dini sistemlerden kendimizi ayrı tutmamızı istiyor.

İbraniler bize, Eski Antlaşma düzeninin izdüşüm ve yansımalarının Rabbimiz’de gerçekleştiğini öğretir. O, bizim büyük Başkâhinimiz ve Kurbanımız’dır. O, göksel tapınakta hizmet eder ve kâhinliği asla sona ermeyecektir.

Ayrıca mektupta bütün imanlıların kâhin olduğu ve imanla herhangi bir zamanda Tanrı’nın huzuruna çıkabilecekleri öğretilmektedir. İmanlılar kişisel övgü ve sahip oldukları kurbanları sunarlar.

David Baron şöyle yazar:

İnanlılar topluluğunda Levililer kâhinliği düzenini ya da törenselliği öne çıkaran bir modeli benimsemek, kutsal olmayan ellerle, Tanrı’nın ikiye ayırdığı perdeyi dikmeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Bu, “Mesih’in kanıyla yaklaştırılanlara, kenarda durun, Tanrı’ya yaklaşmayın” demek gibi bir şeydir.4

İbraniler kitabı bize daha iyi bir antlaşmaya, daha iyi olan bir Aracı’ya, daha iyi bir umuda, daha iyi vaatlere, daha iyi bir vatana, daha iyi bir kâhinliğe ve daha iyi olan servete –Yahudiliğin sunabildiği en iyi şeylerden daha iyisine– sahip olduğumuzu öğretir. Bize, sonsuz kurtuluşa, sonsuz bir antlaşmaya ve sonsuz bir mirasa sahip olduğumuza dair güvence verir.

İnançtan dönme günahına karşı ciddi bir şekilde uyarır. Bir kimse imanlı olduğunu söyler, inanlılar topluluğuyla ilişki kurar, sonra da Mesih’e arkasını döner ve Rab’bin düşmanlarına katılırsa, böyle bir kimsenin tövbe için yenilenmesi imkânsızdır.

İbraniler’e mektup, gerçek imanlıları görülen şeylerle değil, imanla yürümeleri için teşvik eder, çünkü Mesih’i hoşnut eden yaşam budur. Ayrıca mektupta, vaat edilen ödülü alabilmemiz için acılara, zorluklara ve elemlere de dayanabilmemiz için teşvik vardır.

İbraniler, birçok ayrıcalıklarından dolayı imanlıların özel bir sorumluluğu olduğunu öğretir. Mesih’in sağladığı üstünlükler onları dünyada son derece gözde kılar. Bu ayrıcalıklar ihmal edilirse, bunun kaybını Mesih’in yargı kürsüsünde yaşayacaklardır. Onlardan, yasaya göre yaşayanlardan daha çok şey beklenir ve gelecekte daha çok şey talep edilecektir.

“Öyleyse biz de O’nun uğradığı aşağılanmaya katlanarak ordugahtan dışarıya çıkıp yanına gidelim” (13:13).

 

Kutsal Kitap

1 Kardeş sevgisi sürekli olsun.
2 Konuksever olmaktan geri kalmayın. Çünkü bu sayede bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler.
3 Hapiste olanları, onlarla birlikte hapsedilmiş gibi anımsayın. Sizin de bir bedeniniz olduğunu düşünerek baskı görenleri hatırlayın.
4 Herkes evliliğe saygı göstersin. Evlilik yatağı günahla lekelenmesin. Çünkü Tanrı fuhuş yapanları, zina edenleri yargılayacak.
5 Yaşayışınız para sevgisinden uzak olsun. Sahip olduklarınızla yetinin. Çünkü Tanrı şöyle dedi: “Seni asla terk etmeyeceğim, Seni asla yüzüstü bırakmayacağım.”
6 Böylece cesaretle diyoruz ki, “Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?”
7 Tanrı’nın sözünü size iletmiş olan önderlerinizi anımsayın. Yaşayışlarının sonucuna bakarak onların imanını örnek alın.
8 İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır.
9 Çeşitli garip öğretilerin etkisine kapılıp sürüklenmeyin. Yüreğin yiyeceklerle değil, Tanrı lütfuyla güçlenmesi iyidir. Yiyeceklere güvenenler hiçbir yarar görmediler.
10 Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.
11 Başkâhin günah sunusu* olarak hayvanların kanını kutsal yere taşır, ama bu hayvanların cesetleri ordugahın dışında yakılır.
12 Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.
13 Öyleyse biz de O’nun uğradığı aşağılanmaya katlanarak ordugahtan dışarıya çıkıp yanına gidelim.
14 Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.
15 Bu nedenle, İsa aracılığıyla Tanrı’ya sürekli övgü kurbanları, yani O’nun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım.
16 İyilik yapmayı, sizde olanı başkalarıyla paylaşmayı unutmayın. Çünkü Tanrı bu tür kurbanlardan hoşnut olur.
17 Önderlerinizin sözünü dinleyin, onlara bağlı kalın. Çünkü onlar canlarınız için hesap verecek kişiler olarak sizi kollarlar. Onların sözünü dinleyin ki, görevlerini inleyerek değil -bunun size yararı olmaz- sevinçle yapsınlar.
18 Bizim için dua edin. Vicdanımızı temiz tuttuğumuza, her bakımdan olumlu bir yaşam sürmek istediğimize eminiz.
19 Yanınıza tez zamanda dönebilmem için dua etmenizi özellikle rica ediyorum.
20 Esenlik veren Tanrı, koyunların büyük Çobanı’nı, Rabbimiz İsa’yı sonsuza dek sürecek antlaşmanın kanıyla ölümden diriltti.
21 Tanrı, isteğini yerine getirebilmeniz için sizi her iyilikle donatsın; kendisini hoşnut eden şeyi İsa Mesih aracılığıyla bizlerde gerçekleştirsin. Mesih’e sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
22 Kardeşler, size rica ediyorum, öğütlerimi hoş görün. Zaten size kısaca yazdım.
23 Kardeşimiz Timoteos’un salıverildiğini bilmenizi istiyorum. Yakında yanıma gelirse, onunla birlikte sizi görmeye geleceğim.
24 Önderlerinizin hepsine ve bütün kutsallara selam söyleyin. İtalya’dan olanlar size selam ederler.
25 Tanrı’nın lütfu hepinizle birlikte olsun! Amin.

1. Bu üçünden birinin Rab’bin Meleği, beden almadan önceki Mesih olduğuna inanılır.

2. Wuest, Hebrews, s.242.

3. C.I. Scofield, Rightly Dividing The Word of Truth, s.17.

4. David Baron, The New Order of Priesthood, s.39, 40.