Levililer 1

YORUM

I. SUNU ÇEŞİTLERİ (1:1 – 6:7)

A. Yakmalık Sunu (1. Bölüm)

Levililer Kitabı, RAB’bin Musa’ya seslenmesiyle başlar; onunla Buluşma Çadırı’nda konuşur. Levililer’e Giriş kısmında Andrew Bonar’ın belirttiği gibi, “Levililer kadar Tanrı’nın mutlak sözlerini içeren hiçbir bölüm yoktur.” Bu ifade, Levililer Kitabı’nı “özel bir ilgi ve dikkatle” incelememiz gerektiğini gösterir. Rab, başlangıçta beş sunudan söz eder: Yakmalık, tahıl, esenlik, günah ve suç sunuları. İlk üç sunu, hoş kokulu sunular olarak, son ikisi ise günah sunuları olarak bilinir. İlk üç sunu gönüllü, son ikisi ise zorunlu olarak sunulurlardı.

Tanrı’nın İsrailoğulları’na ilk mesajı, Rab’be sunularını, sürülerinden alıp getirmeleridir.

1. bölüm, yakmalık sunu (İbranice, ōlāh1) ile ilgilidir. Yakmalık sunular, sunan kişinin bütçesine bağlı olarak üç şekilde olabilirdi: Sürüden alınan bir sığır ya da boğa (3. ayet, ya da 5. ayet), kusursuz ve erkek olmalıydı; sürüden getirilen bir koyun ya da keçi (10. ayet), kusursuz ve erkek olmalıydı; kumrular ya da yavru güvercinler (14. ayet). Hayvanların hiçbiri vahşi değildi; Rab’bin sunağında vahşi hayvanlar sunulmadı.

Peter Pell boğanın, sabırlı ve yorulmak nedir bilmeyen Rabbimiz’i ima ettiğini düşünür; mükemmel hizmet sunduğu yaşamında ve mükemmel kurban olarak ölümünde, daima Babası’nın isteğini yerine getirmiştir. Koyun, alçakgönüllü ve yumuşak huylu olan Rabbimiz’i temsil eder; Tanrı’nın isteğine itirazsız teslim olmuştur. Keçi ise, Yerimize Geçen Mesih’i ima eder. Kumru, göksel ve aynı zamanda Elemler Adamı olan Rabbimiz’e işaret eder (yas tutan kumru).2

İşte! Lekesiz bir Kurban ölüme gidiyor,
Ağacın üzerindeki Kefilim; Tanrı Kuzusu,
Benim için öldü!
         — Yazarı bilinmiyor

Sunu sunan kişinin görevleri: Sunuyu Buluşma Çadırı’nın giriş bölümüne, tunç sunağın yanına getirir (3. ayet); elini hayvanın başına koyar (4. ayet); boğayı (5. ayet), koyunu ya da keçiyi keser (11. ayet); hayvanın derisini yüzüp parçalara ayırır (6,12. ayetler); bağırsaklarını ve ayaklarını suyla yıkardı (9,13. ayetler). 3. ayette, “kendi özgür iradesi” ifadesi, bazı çevirilerde “kabul etmesi” olarak çevrilmiştir. 4. ayete dikkat edin.

Kâhinlerin görevleri: Kâhinler, hayvanın kanını sunağın her yanına dökerler (5,11. ayetler); sunakta ateş yakıp üzerine odun dizdikten (7. ayet) sonra hayvanın parçalarını sunakta yanan dizili odunların üzerine yerleştirirlerdi (8,12. ayetler). Hayvanın derisinin dışında, her şey sunağın üzerinde yakılırdı (13. ayet; 7:8). Eğer sunu olarak kuş sunulduysa, kâhin kuşun başını ayırıp sunağın üzerinde yakar, kuşun kursağını pisliğiyle birlikte çıkartıp sunağın doğusundaki küllüğe atardı. Kanatlarını tutarak kuşu ikiye böler, ama tümüyle ayırmadan sunaktaki odunların üstünde yakardı. Yakmak sözcüğü, buhur yakmak sözcüklerinde kullanılanla aynıdır; günah sunularıyla ilişkili olarak farklı bir sözcük kullanılmıştır.

Sununun dağıtımı: Sunağın üzerinde yakılan her şey Tanrı’ya aitti; hayvanın derisi kâhinlere verilirdi (7:8); sunuyu sunan kişi, sunudan hiçbir şey almazdı.

Yakmalık bir sunu getiren kişi, bununla Rab’be olan teslimiyetini ve adanmasını ifade ederdi. Başka bir yerde bu sununun birçok farklı nedenle sunulduğunu öğreniriz (ayrıntılar için Kutsal Kitap Sözlüğüne bakınız).

Yakmalık sunu, lekesiz Mesih’in Tanrı’ya sunuluşunu resmeder. Golgota sunağında, Tanrı Kuzusu, tanrısal adaletin alevleri arasında tamamen yanıp tükendi. Amelia M. Hull ilahisinde bu ruhu işlemiştir:

Sunaktaydım ve Kuzu’ya tanıklık ettim,
Benim uğruma küle dönüştü;
O’nun göğe yükselen hoş kokusunu izledim,
Ey Baba, kurban senin tarafından kabul edildi.

 

Kutsal Kitap

1 RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:
2 ‹‹İsrail halkıyla konuş, onlara de ki, ‹İçinizden biri RABbe sunu olarak bir hayvan sunacağı zaman, sığır ya da davar sunmalı. (bkz. Çık.33:7-10).
3 ‹‹ ‹Eğer yakmalık sunu sığırsa, kusursuz ve erkek olmalı. RABbin sunuyu kabul etmesi için onu Buluşma Çadırının giriş bölümünde sunmalı.
4 Elini yakmalık sununun başına koymalı. Sunu kişinin günahlarının bağışlanması için kabul edilecektir.
5 Boğayı RABbin önünde kesmeli. Harun soyundan gelen kâhinler boğanın kanını getirip Buluşma Çadırının giriş bölümündeki sunağın her yanına dökecekler.
6 Sonra kişi yakmalık sunuyu yüzüp parçalara ayırmalı.
7 Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.
8 Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.
9 Kişi hayvanın işkembesini, bağırsaklarını ve ayaklarını yıkayacak. Kâhin de hepsini yakmalık sunu, yakılan sunu ve RABbi hoşnut eden koku olarak sunağın üzerinde yakacaktır. Tanrıya kurban sunmak gibi dinsel işlerle uğraşan görevli. Kâhinin büyücülük, falcılık, sihirbazlık, gaipten haber vermek gibi işlerle uğraşması söz konusu değildi. Bu uygulamalar Yas.18:9-14 ayetlerinde yasaklanmıştır.
10 ‹‹ ‹Eğer kişi yakmalık sunu olarak davar, yani koyun ya da keçi sunmak istiyorsa, sunusu kusursuz ve erkek olmalı.
11 Onu sunağın kuzeyinde, RABbin önünde kesmeli. Harun soyundan gelen kâhinler kanı sunağın her yanına dökecekler.
12 Kişi başını, iç yağını kesip hayvanı parçalara ayırmalı. Kâhin bunları sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecek.
13 Kişi hayvanın işkembesini, bağırsaklarını, ayaklarını yıkamalı. Kâhin bunları sunak üzerinde yakarak sunmalı. Bu yakmalık sunu, yakılan sunu ve RABbi hoşnut eden kokudur.
14 ‹‹ ‹Eğer kişi yakmalık sunu olarak RABbe kuş sunmak istiyorsa, kumru ya da güvercin sunmalı.
15 Kâhin sunuyu sunağa getirecek, başını ayırıp sunağın üzerinde yakacak. Kuşun kanı sunağın yan tarafından akıtılacak.
16 Kâhin kuşun kursağını pisliğiyle birlikte çıkarıp sunağın doğusundaki küllüğe atacak.
17 Kanatlarını tutarak kuşu ikiye bölecek, ama tümüyle ayırmayacak. Sonra kuşu sunakta yanan odunların üstünde yakmalı. Bu yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB’bi hoşnut eden kokudur.› ››

1. Ōlāh sözcüğü, anlamı “yukarı çıkmak” olan sözcüğün kökeninden gelir. Buradaki düşünce, tüm hayvanın getirilmesi ve tamamının bir armağan olarak su­nulmasıdır.

2. Peter Pell, The Tabernacle, s.102, 103.