Luka 21

21
Luka Bölüm 21

I. Dul Kadının İki Bakır Parası (21:1-4)

21:1-4   İsa, tapınağın bağış kutusuna bağışlarını atan zenginleri seyrederken, zenginler ile fakir bir dul kadın arasındaki belirgin ayrılıkları görerek çok şaşırmıştı. Zenginler ceplerindeki paranın birazını, bu kadın ise hepsini atmıştı kutuya. Tanrı’nın değerlendirmesine göre bu dul kadın diğerlerinin vermiş olduklarının toplamından daha fazlasını vermişti. Onlar kutuya zenginliklerinden artanı, kadın ise yoksulluğuna rağmen, geçinmek için elinde olanı atmıştı. “Gerekli olmadığı için verilen zenginlik altınını Tanrı dipsiz derinliklere atar; oysa bakır parayı eline alarak öper; buna sonsuzluk altını olarak değer verir.” 1

İ. Gelecekteki Olayların Sıralanışı (21:5-11)

Bu bölümün 5-33’üncü ayetlerinde çok önemli peygamberlik sözleri yer almaktadır. Bu sözler Matta 24 ve 25’inci bölümlerde anlatılan Zeytin dağındaki konuşmalara benziyorsa da, tamamen aynı sözler değildir. Şunu bir kez daha anımsayalım ki, İncil bölümleri arasındaki farklılıklar daima derin önem taşırlar.

Buradaki konuşmalarda, Rab’bi Kudüs’ün İ.S. 70’teki yıkılışından ve İkinci Gelişi’nden önce meydana gelecek olan olaylardan söz ederken görüyoruz. İsa burada hem çok yakın bir gelecekte olacakları, hem de dünyanın sonunun yaklaştığı günlerde olacak olanları anlatmaktadır. O’nun önbildirilerinin bazıları, Titus’un Kudüs’ü yerle bir edişiyle kısmen gerçekleşmiştir, diğerleri de gelecekteki Sıkıntı Dönemi’nin sonunda tamamen gerçekleşmiş olacaktır.

Bu konuşmalar şu sıralamada yapılmıştır:

  1. İsa Kudüs’ün yıkılışını bildirdi (5, 6. ayetler).
  2. Öğrenciler bunun ne zaman olacağını sordular (7. ayet).
  3. İsa, öncelikle İkinci Gelişi’nden önce gerçekleşecek olayların genel bir görünümünü anlattı (8-11. ayetler).
  4. Sonra Kudüs’ün düşüşünü ve bundan sonra başlayacak olan dönemi betimledi (12-24. ayetler).
  5. Son olarak, İkinci Gelişi’nden önce yer alacak olan belirtilerden söz etti ve öğrencilerini Kendisinin geri dönüşünü her an hazır bir durumda beklemeleri için uyardı (25, 26. ayetler).

21:5-6   Bazı kişiler Hirodes’in tapınağının güzelliğine hayran olduklarını belirtince, İsa onları geçici olan maddesel şeylere gönül bağlamamaları konusunda uyardı. Çünkü tapınağın bütünüyle yerle bir edileceği günler çok yakında geliyordu.

21:7   Öğrenciler bunun ne zaman olacağını öğrenmek ve gelişinin ne gibi belirtiler göstereceğini bilmek için bir anda meraklandılar. Onların sorusu şüphe yok ki, bütünüyle Kudüs’ün Yıkılışı konusuyla ilgiliydi.

21:8-11   Kurtarıcı’nın yanıtı onları ilkin, tapınağın egemenliğin kuruluşundan önce yeniden yıkılacağı gelecekteki çağın sonuna götürmektedir. O dönemlerde sahte mesihler ortaya çıkacak, sahte söylentiler olacak, savaşlar ve ayaklanmalar olacaktır. Sadece uluslararasında anlaşmazlık ve çekişmeler olmayacak; aynı zamanda büyük doğal afetler, depremler, yer yer kıtlıklar, salgın hastalıklar, terör olayları ve gökte olağanüstü belirtiler olacaktır.

J. Son Gelmeden Önceki Dönem (21:12-19)

21:12-15   Bundan önceki kısımda İsa çağın son bulmasından hemen önce yaşanacak olayları tanımlamıştı. 12’nci ayet şu sözlerle açılıyor: “Ama bütün bu olaylardan önce…” Bu nedenle 12-24’üncü ayetlerin, bu konuşmaların yapıldığı zaman ile gelecekteki Sıkıntı Dönemi arasında geçecek olan dönemi tanımladığına inanmaktayız. İsa’nın öğrencileri yakalanacak, elem çekecek, din ve devlet görevlilerinin önünde yargılanacak ve zindanlara atılacaklardır. Bu onlar için bir yenilgi ve felaket gibi görünse de, Rab bu olaylar aracılığıyla Kendi yüceliğinin tanıklığını yapacaktır. Öğrenciler yakalandıkları zaman kendilerini nasıl savunacaklarını önceden hiç merak etmemeliydiler. Rab bu tecrübe saatinde onlara konuşmak için bilgelik vereceğini vaat etmiş, bu yolla kendilerine karşı çıkanların hiç birinin bu sözlere karşı direnemeyeceğini, bir şey diyemeyeceğini söylemiştir.

21:16-18   Aileler arasında birbirini ele verenler olacak, imansız akrabalar inanlıları ele verecekler ve bazıları Mesih’e olan imanları nedeniyle öldürüleceklerdir. 16’ncı ayetteki, “Bazılarınızı öldürtecekler” sözü ile 18’inci ayetteki “Başınızın saçlarından bir tel bile yok olmayacaktır” sözü arasında kesin bir çelişki varmış gibi gözükmektedir. Bu şu anlama gelebilir: Bazıları Mesih uğrunda öldürülseler bile, ruhsal olarak bütünüyle korunacaklardır. Ölecekler, ama mahvolmayacaklardır.

21:19   19’uncu ayet insanların Mesih’e olan imanları nedeniyle elem gördükleri zaman, Mesih’i tanıdıklarını inkâr etmektense sabırla bu sıkıntılara göğüs germelerinin, imanlarının gerçek olduğunu kanıtlayacaklarını belirtmektedir. Gerçek anlamda kurtulanlar, ne pahasına olursa olsun imanlarında sadık kalacaklardır. K.M yeni çevirisi bunu şu özetle açıklıyor: “Katlanışınızla canlarınızı kazanacaksınız.”

K. Kudüs’ün Sonu (21:20-24)

21:20-24   Rab İsa, burada Kudüs’ün İ.S 70’teki yıkılışı konusunu açıklıkla ele alıyor. Bu olay, kentin Roma orduları tarafından kuşatılmasıyla başlayacaktı.

İ.S. 70 yıllarında yaşamış bir Mesih inanlısı, Kudüs’ün yıkılacağını ve o güzelim mermer tapınağın yerle bir edileceğini belirten özel bir ifadede bulunmuştu: “Kudüs’ün ordular tarafından kuşatıldığını görünce bilin ki, kentin yıkılacağı zaman yaklaşmıştır.” Bu, Kudüs kentinin yıkılacağını gösteren apaçık bir belirtiydi. Bu şeyler olmaya başlayınca inanlıların kentin dışına çıkıp dağlara kaçmaları gerekiyordu. Bazıları, orduların surların dışında kenti kuşatmış, kaçmanın artık imkânsız bir şey olduğunu görünce imansızlığa düşmüş olabilirler. Ne var ki Tanrı’nın Sözü hiçbir zaman yanılmaz. Romalı komutanın ordularını kısa bir süre için geri çektiği bir dönemde, kentteki Yahudi Mesih inanlıları kentin dışına çıkarak kaçabilmişlerdi. Kentten kaçanlar Pella denilen yere gitmişler, orada güvenlik içinde korunmuşlardı. 2

Kente girmek için yapılacak herhangi bir girişim onların ölümüyle sonuçlanacaktı. Çünkü kent, Tanrı’nın Oğlu’nu kabul etmediği için cezalandırılmak üzereydi. Gebe kadınlar ve çocuk emziren annelerin, Tanrı’nın İsrail ülkesi ve Yahudi halkı üzerine dökeceği yargıdan kaçmaları çok zor olacaktı. Birçokları öldürülecek, sağ kalanlar da tutsak olarak tüm ulusların arasına sürülecekti.

24’üncü ayetin ikinci kısmı, eski Kudüs kentinin o dönemden başlayarak diğer ulusların dönemleri tamamlanıncaya dek bu ulusların ayakları altında çiğneneceği konusunda kesin bir önbildiride bulunmaktadır. Bu, Yahudilerin burayı kısa dönemler içerisinde egemenlikleri altında bulunduramayacağı anlamına gelmez. Buradaki düşünceye göre, kent sürekli olarak diğer ulusların dönemleri tamamlayıncaya dek çeşitli ulusların müdahalesine ve istilasına uğrayacaktı.

Yeni Antlaşma’nın ulusların zenginliği, ulusların sayısının tamamlanması ve ulusların dönemleri konularını birbirinden ayırdığını anlıyoruz.

  1. Ulusların zenginliği (Rom.11:12), Tanrı’nın İsrail’i geçici olarak devre dışı tuttuğu bu dönemde diğer ulusların oturacakları ayrıcalıklı yerler demektir.
  2. Ulusların sayısının tamamlanması (Rom.11:25), Mesih’in uluslardan oluşan gelininin  yeryüzünden alındığı ve Tanrı’nın İsrail ile olan ilişkilerini yeni baştan ele alacağı Kilisenin Alınışı zamanı demektir.
  3. Ulusların dönemleri (Luk.21:24), gerçek anlamda Babil sürgünlüğü zamanında (İ.Ö 521) başlamıştır ve diğer ulusların Kudüs kenti üzerinde bir daha söz sahibi olamayacağı bir zamana dek devam edecektir.

Kurtarıcı’nın bu sözleri söylediği zamandan başlayarak günümüze kadar geçen yüzyıllar içerisinde Kudüs kenti, çeşitli ulusların egemenliği altına girmiştir. Roma İmparatoru Julianus (İ.S. 331-363) Rab’bin bu önbildirisinin yanlış olduğunu ispatlamaya çalışarak Mesih inancına leke sürmeyi amaçladı. Kudüs’teki tapınağı yeniden kurmaları için bazı Yahudileri teşvik etti. Yahudiler sevinçle işe koyuldular. Savurganlığın en aşırı derecesine varırcasına gümüşten yapılmış kazma ve kürekler kullandılar. Ne var ki çalışırlarken büyük bir deprem oldu ve yerden çıkan ateşler nedeniyle işi bırakmak zorunda kaldılar. Başladıkları projeyi bitiremediler. 3

L. Mesih’in İkinci Gelişi (21:25-28)

21:25-28   Bu ayetler Mesih’in İkinci Gelişi’nden hemen önce meydana gelecek olan doğa olaylarını ve yeryüzüne gelecek olan felaketleri tanımlamaktadır. Güneş, ay ve yıldızlarla ilgili gözle görülür değişiklikler ve hareketler olacaktır. Uzaydaki gezegenler yörüngelerinden dışarıya çıkarılacaklardır. Bu, yeryüzünün ekseninde bazı değişmelere yol açabilecektir. Karaların üzerine çok büyük dalgalar vuracak ve her şey süpürülüp götürülecektir. Gezegenlerin yeryüzüyle çarpışacak kadar yaklaşmalarıyla bütün insanlar paniğe kapılacaklardır. Ama Tanrı’ya iman edenler için bir umut kapısı olacaktır.

O zaman İnsanoğlu’nun bulut içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. Bu olaylar gerçekleşmeye başlayınca doğrulun ve başlarınızı kaldırın. Çünkü kurtuluşunuz yakın demektir.

M. İncir Ağacı ile Diğer Bütün Ağaçlar (21:29-33)

21:29-31   İsa’nın Gelişinin yaklaştığını belirten diğer bir belirti, incir ağacının ya da herhangi bir ağacın yapraklanmasıdır. İncir ağacı İsrail ulusunun simgesidir. Bu ağaç, yani İsrail, son günlerde yeniden meyve vermeye başlayacaktır. Gerçekten de yüzyıllar süren yayılmalar ve belirsizliklerden sonra İsrail ulusunun 1948’de yeniden bir devlet kurabilmesi ve Birleşmiş Milletler’in bir üyesi olabilmesi oldukça önemli ve yabana atılamayacak bir gerçektir.

Diğer ağaçların yapraklanması dünyada yeni kurulmuş devletlerin ortaya çıkışını ve ülkelerde artışa geçen aşırı milliyetçiliği simgeliyor olabilir. Bütün bu belirtiler, Mesih’in görkemli egemenliğinin artık yakın bir zaman sonra kurulacağını gösterirler.

21:32   İsa, “bütün bunlar olmadan bu kuşağın ortadan kalkmayacağını söyledi. İsa, “bu kuşak” derken neyi kastediyordu?

  1. Bazıları, İsa’nın bu sözleri söylediği zaman yaşamakta olan kuşaktan söz ettiğini ve bütün bu sözlerin Kudüs’ün yıkılışıyla gerçekleşmiş olduğunu düşünmektedir. Ne var ki bu görüş doğru olamaz; çünkü Mesih bulut içinde büyük güç ve görkemle henüz geri gelmemiştir.
  2. Diğerleri “bu kuşak” sözünün bu şeyler olmaya başladığında yaşamakta olacak olan kuşak olduğuna ve bu belirtilerin başlangıcını görenlerin Mesih’in gelişini de göreceklerine inanmaktadır.
  3. Bu kuşak sözünün ne anlama geldiği konusundaki olası bir diğer açıklama, bunun Mesih’e düşman olan Yahudi halkı olduğunu söyler. Rab, Yahudi soyunun devam edeceğini, dağılacağını, ama yok olmayacağını ve Kendisine karşı takındıkları tutumun yüzyıllar geçse de değişmeyeceğini söylüyordu. 2 ve 3 numaralı açıklamaların her ikisi de doğru olabilir.

21:33   Dünyamızın bulunduğu ve diğer yıldız sistemlerinin yer aldığı uzay ortadan kalkacaktır. Bunun gibi yeryüzü de şu an bulunduğu biçimiyle ortadan silinecektir. İnanması zor gelebilir. Ancak Rab’bin söylemiş olduğu bu sözler bir gün kesinlikle gerçekleşecektir.

N. Uyanık Durmaya ve Dua Etmeye Yönelik Uyarı (21:34-38)

21:34-35   Bu arada öğrencileri kendilerini yiyeceğe, içeceğe ve bu yaşamın kaygılarına kaptırmamak ve O’nun gelişine aniden yakalanmamak için ayık ve uyanık durmalıydılar. Yeryüzünün kendilerinin sürekli olarak kalacağı yer olduğunu düşünenlerin üzerine gelecek olan şeyler bunlar olacaktır.

21:36   İsa’nın gerçek öğrencileri her zaman uyanık durup dua etmeli, böylece Tanrı’nın yargısını hak etmiş olan tanrısız dünyadan kendilerini uzak tutmalı ve İnsanoğlu’nun önünde kabul edilmiş olanlarla birlikte yerlerini almalıdırlar.

21:37-38   Rab her gün tapınakta ders verip öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin dağında sabahlıyordu. Kendi yaratmış olduğu dünyada başını koyacağı bir yastığı, bir evi yoktu. Sabah erkenden bütün halk O’nu yeniden dinlemek için etrafında toplanıyorlardı.

 

Kutsal Kitap

1 İsa başını kaldırdı ve bağış toplanan yerde bağışlarını bırakan zenginleri gördü.
2 Yoksul bir dul kadının oraya iki bakır para attığını görünce, “Size gerçeği söyleyeyim” dedi, “Bu yoksul dul kadın herkesten daha çok verdi.
3 (SEE 21:2)
4 Çünkü bunların hepsi kutuya, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise yoksulluğuna karşın, geçinmek için elinde ne varsa hepsini verdi.”
5 Bazı kişiler tapınağın nasıl güzel taşlar ve adaklarla süslenmiş olduğundan söz edince İsa, “Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!” dedi.
6 (SEE 21:5)
7 Onlar da, “Peki, öğretmenimiz, bu dediklerin ne zaman olacak? Bunların gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?” diye sordular.
8 İsa, “Sakın sizi saptırmasınlar” dedi. “Birçokları, ‘Ben O’yum’ ve ‘Zaman yaklaştı’ diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin.
9 Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.”
10 Sonra onlara şöyle dedi: “Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak.
11 Şiddetli depremler, yer yer kıtlıklar ve salgın hastalıklar, korkunç olaylar ve gökte olağanüstü belirtiler olacak.
12 “Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız.
13 Bu size tanıklık etme fırsatı olacak.
14 Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun.
15 Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek.
16 Anne babanız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler.
17 Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek.
18 Ne var ki, başınızdaki saçlardan bir tel bile yok olmayacaktır.
19 Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız.
20 “Yeruşalim’in ordular tarafından kuşatıldığını görünce bilin ki, kentin yıkılacağı zaman yaklaşmıştır.
21 O zaman Yahudiye’de bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin.
22 Çünkü o günler, yazılmış olanların tümünün gerçekleşeceği ceza günleridir.
23 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! Çünkü ülke büyük sıkıntıya düşecek ve bu halk gazaba uğrayacaktır.
24 Kılıçtan geçirilecek, tutsak olarak bütün uluslar arasına sürülecekler. Yeruşalim, öteki ulusların dönemleri tamamlanıncaya dek onların ayakları altında çiğnenecektir.
25 “Güneşte, ayda ve yıldızlarda belirtiler görülecek. Yeryüzünde uluslar denizin ve dalgaların uğultusundan şaşkına dönecek, dehşete düşecekler.
26 Dünyanın üzerine gelecek felaketleri bekleyen insanlar korkudan bayılacak. Çünkü göksel güçler sarsılacak.
27 O zaman İnsanoğlu’nun* bulut içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.
28 Bu olaylar gerçekleşmeye başlayınca doğrulun ve başlarınızı kaldırın. Çünkü kurtuluşunuz yakın demektir.”
29 İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: “İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.
30 Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.
31 Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, Tanrı’nın Egemenliği yakındır.
32 Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan, bu kuşak ortadan kalkmayacak.
33 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.
34 “Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu yaşamın kaygılarıyla ağırlaşmasın. O gün, üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin. Çünkü o gün bütün yeryüzünde yaşayan herkesin üzerine gelecektir.
35 (SEE 21:34)
36 Her an uyanık kalın, gerçekleşmek üzere olan bütün bu olaylardan kurtulabilmek ve İnsanoğlu’nun önünde durabilmek için dua edin.”
37 İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağı’nda sabahlıyordu.
38 Sabah erkenden bütün halk O’nu tapınakta dinlemek için O’na akın ediyordu.

1. Dr. Joseph Parker, Konuyla ilgili daha fazla doküman bulunmamaktadır.

2.Christian Truth Magazine, Kasım 1962, s.303.

3. Edward Gibbon, The Decline and Fall of the Roman Empire, II:95-101