Markos 13

13
Markos Bölüm 13

 

VI. HİZMETKAR’IN ZEYTİN DAĞINDAKİ KONUŞMASI (Bölüm 13)

A. İsa Tapınağın Yıkılacağını Önceden Bildiriyor (13:1-2)

13:1   Rab ölümünden önce son defa tapınaktan çıkarken, öğrencilerinden biri O’nun ilgisini tapınağın görkem ve mimarisine çekmeye çalıştı. Öğrenciler büyük taşları içeren mimari başarılarla meşguldüler.

13:2  Kurtarıcı, bunların yakında yıkılacağını belirtti. Roma ordusu M.S. 70’de Kudüs’ü işgal ettiğinde, taş üstünde kalmayacaktı. Geçici eserlerle bu kadar çok meşgul olmanın anlamı neydi?

B. Üzüntülerin Başlangıcı (13:3-8)

Rab, Zeytin dağındaki konuşmasında öğrencilerin dikkatini daha önemli olaylara çekti. Peygamberliklerin bazıları M.S. 70’deki Kudüs’ün yıkılışını resmediyor gibi görünüyor; çoğunun o tarihin ötesindeki büyük sıkıntı zamanına ve Mesih’in güçlü ve görkemli Geri Dönüşüne işaret ettiği bellidir. Konuşmanın her dönemdeki imanlılara hitap ettiği parolalar şunlardır: (1) Dikkat edin (5, 9, 23, 33’üncü ayetler); (2) Korkmayın (ayet 7), (3) Dayanın (ayet 13), (4) Dua edin (ayet 18, 33); (5) Uyanık kalın (ayet 33, 35, 37).

13:3-4   Konuşma Petrus, Yakup, Yuhanna ve Andreya’nın özel olarak sordukları bir soruyla başladı. Tapınak ne zaman yıkılacaktı ve peygamberlik edilen olayın öncesindeki belirti ne olacaktı? Rab’bin yanıtı İkinci Gelişinden önce olacak Büyük Sıkıntı sırasında daha sonraki tapınağın yıkılışını da içerdi.

13:5-6   İlkin, hiç kimsenin onları Mesih olduklarını söyleyerek saptırmaması için dikkatli olmaları gerekiyordu. Birçok tarikatın, kendi “Mesihkarşıt”larıyla ortaya çıkmasından görüldüğü gibi birçok sahte Mesih ortaya çıkacaktı.

13:7-8   İkincisi, savaşları ve savaş haberlerini sonun belirtisi olarak yorumlamamalıydılar. Aradan geçen zaman boyunca uluslararası tartışmalar olacaktı. Buna ek olarak doğal afetler olacaktı: Depremler, kıtlıklar ve sıkıntılar. Bunlar doğum sancılarının başlangıcından önce ortaya çıkan kasılmalardı.

C. Öğrencilerin Zulüm Görmesi (13:9-13)

13:9   Üçüncü olarak Rab, Kendisi hakkında tanıklıkta bulunmaktan çekinmeyenlerin zor dönemlerden geçeceklerini önceden bildirdi. Dinî ve sivil mahkemelere verileceklerdi.

Bu bölüm, her dönemdeki Mesih İnancına olan tanıklığa uygun olmasına rağmen Mesih’in egemenlik sürmek için gelmesinden önce yeryüzündeki bütün uluslara Egemenliğin Müjdesini taşıyacak olan 144.000 Yahudi imanlının hizmetine ilişkin özel bir göndermede bulunuyor gibi görünüyor.

13:10   10’uncu ayet, Mesih imanlılarının göğe alınışından önce Müjde’nin tüm uluslara duyurulması gerektiğini öğretmek için kullanılmamalıdır. Evrensel olarak duyurulmalıdırve belki de duyurulacaktır. Ama mutlaka duyurulması gerekirdemek, Kutsal Kitap’ta ifade edilmeyen bir şeyi iddia etmek olur. Mesih’in Gelişinden önce, O’nun kutsalları için hiçbir peygamberliğin gerçekleştirilmesine gerek yoktur; O her an gelebilir!

13:11   Rab, O’nun uğruna işkence gören imanlıların mahkemelerde kendilerini savunurken tanrısal bir yardım alacaklarına dair söz verdi. Savunmalarını önceden hazırlamalarına gerek yoktu; belki de zaman olmayacaktı. Kutsal Ruh onlar aracılığıyla konuşacaktı. Bu söz, bugün vaaz ya da Müjde bildirisini hazırlamamak için bahane olarak kullanılmamalıdır, ama zor zamanlarda doğaüstü yardımın garantisidir. Vaizler için değil, şehitler için bir vaattir!

13:12-13   Sıkıntı günlerinin bir diğer özelliği de Kurtarıcı’ya sadık olanların yaygın bir şekilde ele verilmesi olacaktır. Aile üyeleri, imanlılara karşı ispiyoncu olarak çalışacaklar. Büyük bir Mesih-karşıtı düşünce dalgası dünyaya yayılacak. Rab İsa’ya sadık kalmak cesaret gerektirecek, ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır. Bu sözler, dayandıkları için sonsuz kurtuluşu alacakları anlamına gelmez; gelseydi bu sahte bir müjde olurdu. Büyük Sıkıntı zamanında sadık imanlıların fiziksel ölümden kurtulacağı anlamına da gelmez, çünkü başka bir yerde birçoğunun tanıklığını kanlarıyla mühürleyeceklerini okuyoruz. Sona kadar dayanmanın gerçeği kanıtlayacağı anlamına gelmesi olasıdır, yani gerçektenkurtulanları tanımlayacaktır.

Ç. Büyük Sıkıntı (13:14-23)

13:14-18   14. ayet, “Sıkıntı Zamanı”nın ortasını, “BüyükSıkıntı”nın başlangıcını belirtir. Bunu, bu metni Daniel9:27’yle karşılaştırarak anlıyoruz. O zaman büyük ve nefret uyandıran bir put Kudüs’teki tapınağa konulacaktır. İnsanlar ona tapmaya zorlanacaklar ya da öldürülecekler. Gerçek imanlılar tabii ki, bunu reddedecekler.

Bu putperestlik görüntüsünün kurulması büyük eziyetin başlangıcını belirtecektir. Kutsal Kitap’a inananlar ve okuyanlar Yahudiye’den kaçma zamanının geldiğini bilecekler. Kişisel eşyaları toplamak için zaman olmayacak. Gebe ve çocuk emziren kadınlar çok zor bir durumda kalacaklar. Eğer bu olay kışa rastlarsa buna daha çok tehlike eklenecektir.

13:19   Öyle bir sıkıntı zamanı olacak ki, ne geçmişte böylesi olmuştur ne de gelecekte olacaktır. Bu Büyük Sıkıntıdır.Rab İsa burada her çağdaki imanlıların karşılaştığı genel sıkıntılar hakkında konuşmuyor. Bu yoğunluğu açısından tek olan sıkıntı dönemidir.

Sıkıntının öncelikle Yahudi ulusundan kaynaklandığına dikkat edin. Tapınak (ayet 14 ve Mat.24:15) ve Yahudiye’yle (ayet 14) ilgili ayetler bunu gösteriyor. Yakup’un sıkıntı zamanıdır (Yer.30:7). Burada sözü edilen kilise değildir. Kilise, Rab’bin Günü başlamadan önce göğe alınmış olacak (1Se 4:13-18; 5:1-3).

13:20   O günlerde Tanrı’nın öfke kasesi dünyanın üzerine dökülecek. Felaket, karışıklık ve kan dökme zamanı olacak. Aslında kıyım öylesine büyük olacak ki, Tanrı gündüzü doğaüstü bir şekilde kısaltacak; aksi halde hiç kimse kurtulamazdı.

13:21-22   Büyük Sıkıntı’da yine sahte mesihlerin ortaya çıkışı görülecek, İnsanlar o kadar çaresiz kalacaklar ki, onlara güvenlik sözü veren her kişiye gidecekler. Ama imanlılar Mesih’in sessizce ve habersizce görünmeyeceğini bilecekler. Bu sahte mesihler doğaüstü harikalar yaratsalar bile (ki yapacaklar), seçilmiş olanları saptıramayacaklar. Bu mucizelerin şeytanca esinlenmiş olduğunu anlayacaklar.

Mucizeler her zaman tanrısal kaynaklı değildir. Bilinen doğa kanunlarından ayrılan insanüstülüğü temsil ederler ama Şeytan’ın, meleklerin ya da cinlerin işlerini de temsil edebilirler. Yasa Tanımaz Adama mucizeler yapması için şeytanî güç verilecek (2Se.2:9).

13:23   Bu nedenle imanlıların dikkatli olmaları ve önceden uyarılmaları gerekir.

D. Mesih’in İkinci Gelişi (13:24-27)

13:24-25   O sıkıntıdan sonra gökte ürkütücü karışıklıklar olacak, karanlık yeryüzünü gece ve gündüz kaplayacak. Yıldızlar gökten düşecek ve göksel güçler (yıldızları yörüngede tutan güçler) sarsılacak.

13:26-27   O zaman dünya, İnsanoğlu’nun mütevazı Nasıralı olarak değil, görkemli Fatih olarak yeryüzüne geri gelişini görecek. Bulutlar içinde sayısız meleklerle yüceltmiş kutsalların eşliğinde gelecek. Büyük güç ve parlaklıkla dolu bir görünüm olacak. Meleklerini, kendi seçtiklerini, yani O’nu Büyük Sıkıntı döneminde Rab ve Kurtarıcı olarak kabul edenlerin hepsini bir araya toplamaları için gönderecek. Yeryüzünün bir ucundan diğer ucuna kadar –Çin’den Kolombiya’ya kadar– O’nun yeryüzündeki bin yıllık egemenliğinin iyiliklerinden tad almak için gelecekler. Ne var ki, aynı zamanda düşmanları da yok edilecekler.

E. İncir Ağacı Benzetmesi (13:28-31)

13:28   İncir ağacı İsrail ulusunun simgesidir. İsa, burada İkinci Gelişinden önce incir ağacının yapraklarını süreceğini öğretti. 1948’de bağımsız İsrail devleti kuruldu. Bugün bu ulus büyük olmadığı halde, dünya olaylarını önemli oranda etkilemektedir. İsrail için “yapraklarını sürüyor” denebilir. Henüz hiç meyve yok; aslında Mesih’in, kendisini kabul edecek halka geri dönüşüne kadar da hiç meyve olmayacaktır.

13:29   İsrail ulusunun oluşumu ve büyümesi bize Kral’ın1yakın, kapıda olduğunu anlatır. Egemenlik sürmek için gelişi yakınsa İmanlılar Topluluğu için gelişi daha da yakındır!

13:30   30. ayet sık sık bu bölümde peygamberlik edilen her şeyin Mesih’in günündeki insanlar yaşarken tamamlanacağı anlamına geldiği şeklinde anlaşılır. Ama bu anlama gelemez, çünkü birçok olay, özellikle ayet 24-27’deki, o zaman olmadı. Bazıları da bunu, incir ağacının yapraklarını sürdüğü zaman yaşayan kuşağın, yani 1948’de kurulan İsrail ulusunun, İkinci Gelişi görecek kuşak olacağı anlamında anlarlar. Biz üçüncü bir görüşü tercih ediyoruz. Bu kuşak “bu soy” anlamına gelebilir. Bunun “İnançsızlık ve Mesih’i reddetmeyle tanımlanan bu Yahudi Soyu” anlamına geldiğine inanıyoruz. Tarihin tanıklığını yaptığı “bu kuşak” yok olmadı. Tüm bir ulus ve farklı bir halk olarak, sağ kalmakla yetinmeyip Rab İsa’ya karşı derin düşmanlıklarını da devam ettirdiler. İsa, bu ulusun ve ulusal özelliğinin İkinci Gelişine kadar devam edeceğini önceden bildirdi.

13:31   Rabbimiz her bir sözünün kesinliğini vurguladı. Atmosferden oluşan gök ve yıldızların olduğu gök ortadan kalkacak. Yer yok edilecek. Ama O’nun sözleri asla ortadan kalkmayacaktır.

F. Bilinmeyen Gün ve Saat (13:32-37)

13:32   İsa, “O Günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba’dan başka kimse bilmez” dedi. Bu ayetin, müjdenin düşmanları tarafından, İsa’nın bizim gibi sınırlı bilgisiyle yalnızca insan olduğunu kanıtlamak için kullanılmakta olduğu iyi bilinir. İçten ama yanlış yönlendirilmiş imanlılar tarafından da İsa’nın dünyaya insan olarak geldiğinde, tanrısal niteliklerinden ayrıldığını göstermek için kullanılmaktadır.

Bu yorumların ikisi de doğru değildir. İsa hem Tanrı, hem de İnsandı. Tanrısallığın bütün niteliklerine ve mükemmel insanlığın bütün öğelerine sahipti. Tanrısallığının bedenle örtüldüğü doğrudur, ama yine de vardı. Tam olarak Tanrı olmadığı bir zaman yoktu.

O zaman nasıl olur da İkinci Gelişinin zamanını bilmediği söylenebilir? Bunun yanıtının Yuhanna 15:15’de bulunduğuna inanıyoruz: “…Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez…” Mükemmel bir Hizmetkar olarak Rab İsa’ya gelişinin zamanı bildirilmedi. Tanrı olarak, tabii ki bunu biliyor. Ama Hizmetkar olarak bu, başkalarına açıklamaması amacıyla kendisine bildirilmedi.

James H. Brookes bunu şöyle açıklıyor:

Bu, Rabbimizin tanrısal bilgisinin inkârı değildir. Yalnızca insan kurtuluşu planında, “Baba’nın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri bilmek” O’nun için olmadığı şeklindeki açıklamadır (Elç.1:7). İsa, tekrar geleceğini biliyordu ve sık sık İkinci Gelişinden söz etti, ama geri gelişinin tarihini belirlemek Oğul olarak O’na düşmedi. Bundan dolayı bunu izleyicilerinin önünde daima beklenen ve arzulanan bir hedef olarak tutabilirdi.2

13:33-37   Bölüm, Rab’bin Dönüşüyle ilgili olarak uyanık olma ve dua etme öğüdüyle biter. Belirlenen tarihi bilmediğimiz gerçeği bizi uyanık tutmalıdır.

Benzer bir durum gündelik hayatta da yaygındır. Adam uzun bir yolculuğa çıkar. Evinden ayrılırken kölelerine birer görev verir ve nöbetçiye de kendisinin gelişini beklemesini söyler. İsa kendisini yolculuğa çıkan adama benzetti. Geceleyin herhangi bir saatte geri gelebilir. Gece nöbetçisi olarak hizmet eden halkı, uykuda bulunmamalıdır. Bu nedenle bu sözü bütün halkına söyledi: “Uyanık kalın!”

 

Kutsal Kitap

1 İsa tapınaktan çıkarken öğrencilerinden biri O’na, “Öğretmenim” dedi, “Şu güzel taşlara, şu görkemli yapılara bak!”
2 İsa ona, “Bu büyük yapıları görüyor musun? Burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!” dedi.
3 İsa, Zeytin Dağı’nda, tapınağın karşısında otururken Petrus, Yakup, Yuhanna ve Andreas özel olarak kendisine şunu sordular: “Söyle bize, bu dediklerin ne zaman olacak, bütün bunların gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?”
4 (SEE 13:3)
5 İsa onlara anlatmaya başladı: “Sakın kimse sizi saptırmasın” dedi.
6 “Birçokları, ‘Ben O’yum’ diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi saptıracaklar.
7 Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyunca korkmayın. Bunların olması gerek,ama bu daha son demek değildir.
8 Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer depremler, kıtlıklar olacak. Bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır.
9 “Ama siz kendinize dikkat edin! İnsanlar sizi mahkemelere verecek, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara tanıklık edeceksiniz.
10 Ne var ki, önce Müjde’nin bütün uluslara duyurulması gerekir.
11 Sizi tutuklayıp mahkemeye verdiklerinde, ‘Ne söyleyeceğiz?’ diye önceden kaygılanmayın. O anda size ne esinlenirse onu söyleyin. Çünkü konuşan siz değil, Kutsal Ruh olacak.
12 Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek.
13 Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.
14 “Yıkıcı iğrenç şeyin*, bulunmaması gereken yerde dikildiğini gördüğünüz zaman -okuyan anlasın- Yahudiye’de bulunanlar dağlara kaçsın.
15 Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.
16 Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin.
17 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!
18 Dua edin ki, kaçışınız kışa rastlamasın.
19 Çünkü o günlerde öyle bir sıkıntı olacak ki, Tanrı’nın var ettiği yaratılışın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır.
20 Rab o günleri kısaltmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama Rab, seçilmiş olanlar, kendi seçtiği kişiler uğruna o günleri kısaltmıştır.
21 Eğer o zaman biri size, ‘İşte Mesih* burada’, ya da, ‘İşte şurada’ derse, inanmayın.
22 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar, belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse seçilmiş olanları saptıracaklar.
23 Ama siz dikkatli olun. İşte size her şeyi önceden söylüyorum.”
24 “Ama o günlerde, o sıkıntıdan sonra, ‘Güneş kararacak, Ay ışık vermez olacak, Yıldızlar gökten düşecek, Göksel güçler sarsılacak.’
25 (SEE 13:24)
26 “O zaman İnsanoğlu’nun* bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.
27 İnsanoğlu o zaman meleklerini gönderecek, seçtiklerini yeryüzünün bir ucundan göğün öbür ucuna dek, dünyanın dört bucağından toplayacak.
28 “İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.
29 Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki İnsanoğlu yakındır, kapıdadır.
30 Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak ortadan kalkmayacak.
31 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.”
32 “O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba’dan başka kimse bilmez.
33 Dikkat edin, uyanık kalın, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz.
34 Bu, yolculuğa çıkan bir adamın durumuna benzer. Evinden ayrılırken kölelerine yetki ve görev verir, kapıdaki nöbetçiye de uyanık kalmasını buyurur.
35 Siz de uyanık kalın. Çünkü ev sahibi ne zaman gelecek, akşam mı, gece yarısı mı, horoz öttüğünde mi, sabaha doğru mu, bilemezsiniz.
36 Ansızın gelip sizi uykuda bulmasın!
37 Size söylediklerimi herkese söylüyorum; uyanık kalın!”

1. Buradaki konu Grekçe’deki fiilin sonudur. “dır” (estin) konu içinde “O” Mesih ya da “o” (yaz mevsimi önceden bildirilen olaylar) olabilirdi. Sonuç anlam-ları benzerdir

2. James H.Brookes “I Am Coming” s.40.