Markos 1

1
Markos Bölüm 1

 

YORUM

I. HİZMETKAR’IN HAZIRLANIŞI (1:1-13)

A. Hizmetkar’ın Habercisi Yolu Hazırlıyor (1:1-8)

1:1   Markos’un konusu Tanrı’nın Oğlu İsa Mesih’le ilgili müjdedir. Amacı Rab İsa’nın hizmet etme rolünü vurgulamak olduğundan, Kurtarıcı’nın soyuyla değil, halka hizmetiyle başlar. Bunu müjdenin habercisi Vaftizci Yahya bildirmiştir.

1:2-3   Hem Malaki hem Yeşaya1 (İşaya) peygamber Mesih’ten önce, O’nun gelişi için halkın ahlaki ve ruhani olarak hazır olması amacıyla çağıracak bir habercinin geleceğini önceden bildirdi (Mal.3:1; Yşa.40:3). Vaftizci Yahya bu peygamberlikleri yerine getirdi. O, “haberci… çölde yükselen ses”ti.

1:4   Bildirisi, insanların günahlarının bağışlanması için tövbe etmeleri (düşüncelerini değiştirmeleri ve günahlarını terk etmeleri) gerektiği idi. Bunu yapmayanlar Rab’bi kabul edecek bir durumda olmayacaklardı. Yalnızca kutsal kişiler, Tanrı’nın Kutsal Oğlu’nun değerini bilebilirler.

1:5   Onu dinleyenler tövbe ettiklerinde, Yahya onları kararlarının değişiminin dış ifadesi olarak vaftiz etti. Vaftiz bu kişileri, Rab’bi bırakmış olan İsrail halkının kalanından açık bir şekilde ayırdı. Onları Mesih’i kabul etmeye hazır kısımla birleştirdi. 5’inci ayetten Yahya’nın çağrısına verilen karşılık evrensel görünüyor. Ama durum böyle değildi. Ateşli vaizi dinlemek için çöle akın eden kalabalıklar ilk anda şevkle dolmuş olabilir, ama halkın çoğu günahlarını içten bir şekilde itiraf edip bırakmadılar. Bu durum, hikaye ilerledikçe görülecektir.

1:6   Yahya nasıl bir kişiydi? Bugün olsa fanatik ve sofu biri olarak adlandırılırdı. Evi çöldü. Giysisi, İlyas’ınki gibi çok kaba ve basitti. Yiyeceği ise lüks olmaktan uzak, yaşamını ve gücünü devam ettirmesine yetecek kadardı. O bütün bunları Mesih’i bildirme görevinin görkemi karşısında ikinci sıraya iten bir kişiydi. Belki zengin olabilirdi, ama fakir olmayı seçti. Bunun için başını koyacak bir yeri olmayan Mesih’e uygun bir haberci oldu. Buradan Rab’bin hizmetçisi olanın sadelik gibi bir özelliğe sahip olması gerektiğini öğreniyoruz.

1:7   Bildirisi Rab İsa’nın üstünlüğüydü. İsa’nın güçte, kişisel mükemmellikte ve hizmette daha büyük olduğunu söyledi. Yahya kendisini bir köle işi olan, Kurtarıcı’nın çarıklarının bağını çözmeye bile layık görmedi. Ruhla dolu vaaz daima Rab İsa’yı yüceltir ve benliği alçaltır.

1:8   Yahya’nın yaptığı vaftiz su ileydi. Bir dış semboldü, ama kişinin yaşamında bir değişiklik sağlamadı. İsa onları Kutsal Ruh’la vaftiz edecekti; bu vaftiz büyük bir ruhsal güç akışı sağlayacaktı (Elç.1:8). Hem de bütün imanlıları kilisede, Mesih’in bedeninde birleştirecekti (1Ko.12:13).

B. Haberci Hizmetkar’ı Vaftiz Ediyor (1:9-11)

1:9   Nasıra’da geçirilen otuz “sessiz yıl” şimdi sona erdi. Rab İsa halka hizmet etmeye başlamak üzereydi. İlk önce İsa Nasıra’dan Eriha yakınındaki Şeria’ya (100 km) geldi. Orada Yahya tarafından vaftiz edildi. O’nun durumunda, elbette ki, hiç tövbe etme olayı yoktu çünkü itiraf edecek hiçbir günahı yoktu. Rab için vaftiz olma, O’nun çarmıhtaki ölümle vaftiz olmasını ve ölümden dirilmesini resmeden sembolik bir hareketti. Bu nedenle, hizmetinin hemen başında haç ve boş mezarın canlı bir iması vardı.

1:10-11 Sudan çıkar çıkmaz, göklerin yarıldığını ve Ruh’un güvercin biçiminde kendi üzerine indiğini gördü. İsa’yı sevgili Oğlu olarak kabul eden Baba Tanrı’nın sesi duyuldu.

Rabbimizin yaşamında hiçbir zaman Kutsal Ruh’la dolu olmadığı bir an olmadı. Ama şimdi Kutsal Ruh, O’nu hizmeti için kutsayarak ve güçle donatarak O’nun üzerine geldi. Bu, Ruh’un, gelecek üç yıllık hizmete hazırlanması için özel bir hizmetiydi. Kutsal Ruh’un gücü şarttır. Bir kişi iyi eğitim görmüş, yetenekli ve sürükleyici bir konuşmacı olabilir, ama yine de “kutsama” dediğimiz gizemli nitelik olmadıkça hizmeti etkisizdir. Esas soru şudur: Rab’bin hizmeti için Kutsal Ruh’un beni güçlendiren deneyimini yaşadım mı?”

C. Hizmetkar Şeytan Tarafından Deneniyor (1:12,13)

Yehova’nın Hizmetkarı, Şeytan tarafından çölde kırk gün denendi. Tanrı’nın Ruh’u, O’nu bu buluşma yerine günah işleyip işlemeyeceğini görmek için değil, ama günah işleyemeyeceğini kanıtlamak için yöneltti. İsa’nın insan olarak yeryüzünde günah işlemesi mümkün olsaydı, şimdi cennette insan olarak günah işlemeyeceğine dair nasıl güvenimiz olurdu?

Markos niçin O’nun yabani hayvanlar arasında olduğunu söylüyor? Bu hayvanlara Rab’bi mahvetmeye çalışmaları için Şeytan tarafından güç mü verilmişti? Yoksa Yaratıcılarının huzurunda uysal mıydılar? Biz yalnızca soru sorabiliriz.

Kırk günün sonunda melekler O’na hizmet ettiler (Mat.4:11); denenme sırasında hiçbir şey yemedi (Luk.4:2).

Denenmeler imanlı için kaçınılmaz. Kişi Rab’bi ne kadar yakından izlerse, denenmeler de o kadar çok yoğun olacaktır. Şeytan barutunu ismen Hıristiyanlar üzerinde boşuna harcamaz, ama silahını ruhsal savaşta yer kazananların üzerine açar. Denenmek günah değildir. Günah, denenmeye teslim olmada yatar. Kendi gücümüzle karşı gelemeyiz. Ama karanlık tutkuları, elemleri boyun eğdirmek için imanlının gücü içinde yaşayan Kutsal Ruh’tur.

II. HİZMETKAR’IN CELİLE’DEKİ İLK HİZMETİ (1:14-3:12)

A. HizmetkarHizmetine Başlıyor (1:14,15)

Markos, Rab’bin Yahudiye’deki hizmetini (Yu.1:1-4:54) kaydetmez ve bir yıl dokuz ay süren büyük Celile hizmetiyle başlar (1:14 – 9:50). Daha sonra, Kudüs’teki son haftaya geçmeden önce Perean hizmetinin ikinci kısmını kısaca ele alır (10:1-10:45).

İsa, Tanrı’nın Egemenliğinin2 müjdesiniduyura duyura Celile’ye gitti. O’nun bildirisi şuydu:

  1. Zaman doldu. Eski Antlaşma peygamberlik programına göre Kralın halk arasında görüneceği zaman ayarlanmıştı. İşte o zaman geldi.
  2. Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Kral buradaydı ve İsrail halkına egemenliği gerçek bir şekilde sunuyordu. Kral sahneye çıktığından, egemenlik yaklaştı.
  3. İnsanlar, tövbeetmek ve Müjde’ye inanmak için çağrıldı. Egemenliğe girmeye uygun olmak için, günahları konusunda karar değiştirmeleri ve Rab İsa’yla ilgili müjdeye inanmaları gerekiyordu.

B. Dört Balıkçı Çağrılıyor (1:16-20)

1:16-18İsa, Celile gölünün kıyısından geçerken, balık tutan Simun ve Andreya’yı gördü. Onlarla daha önce karşılaşmıştı; aslında hizmetinin başlangıcında O’nun öğrencileri olmuşlardı (Yu.1:40,41). Onları insan tutan balıkçılar yapmaya söz vererek kendisini izlemelerini istedi. O anda, O’nun ardından gitmek için kârlı balıkçılık işini bıraktılar. İtaatleri hazır, fedakârlık dolu ve tamdı. Balık tutma bir sanattır, insan kazanma da öyle.

  1. Sabır gerektirir. Sık sık saatler süren yalnızlık vardır.
  2. Yem, tuzak ya da ağ kullanmada …yetenek gerekir.
  3. Balıkların olduğu yere gitmede …sezgi ve sağ duyu gerekir.
  4. Kararlılık gerekir. İyi bir balıkçının cesareti hemen kırılmaz (morali hemen bozulmaz).
  5. Sessizlik gerekir. En iyi yol, kargaşadan sakınmaktır ve benliği perde arkasında tutmaktır.

Mesih’in ardından giderek insan tutan balıkçılar oluruz. Ne kadar çok O’nun gibi olursak, başkalarını kazanma konusunda o kadar çok başarılı oluruz. Bizim sorumluluğumuz O’nun ardından gitmektir; gerisine O bakar.

1:19-20Oradan biraz ileri gidince, Rab İsa Zebedi’nin oğulları Yakup’la Yuhanna’yı ağlarını onarırken gördü. Onları çağırır çağırmaz, babalarına veda edip Rab’bin ardından gittiler.

Mesih hâlâ O’nun ardından gitmek için her şeyini bırakacak kişileri çağırıyor (Luk.14:33). İsa’ya itaat etme konusunda ne mala mülke ne de başka etkenlere izin verilmemelidir.

 C. Kötü Bir Ruhun Çıkarılışı (1:21-28)

21-34’üncü ayetler Rab’bin sıradan bir gününü betimliyor. Büyük Hekim cine tutsakları ve hastaları iyileştirdikçe mucizeler mucizeleri izliyordu.

Kurtarıcı’nın iyileştirme mucizeleri, O’nun insanları günahın korkunç sonuçlarından nasıl özgür kıldığını resmeder. Bu, aşağıdaki tabloda gösterilir:

 

MUCİZE: NEDEN KURTULDU:
1 Kötü ruha tutsak adamın iyileşmesi 1:23;26 Günahın kötülüğünden  
2 Simun’un kaynanasının iyileşmesi 1:29-31 Günahın ateşinden ve rahatsızlığından  
3 Cüzamlının iyileşmesi 1:40-45 Günahın iğrençliğinden  
4 Felçlinin iyileşmesi 2:1-12 Günahın neden olduğu çaresizlikten  
5 Eli sakat bir adamın iyileşmesi 3:1-5 Günahın neden olduğu yararsızlıktan.  
6 Cinli adamın kurtulması 5:1-20 Günahın ıstırabından, şiddetinden ve dehşetinden.  
7 Kanaması olan kadın 5:25-34 Günahın, yaşamın canlılığını tüketmesinden.  
8 Yair’in kızının dirilişi 5:21-24; 35-43 Günahın neden olduğu ruhsal ölümden.  
9 Suriye-Fenike’li kadının kızının iyileşmesi 7:24-30 Günahın ve Şeytan’ın esaretinden  
10 Sağır ve dili tutuk bir adamın iyileşmesi 7:31-37 Tanrı Sözü’nü duyma, ve ruhsal şeylerden konuşma yetersizliğinden  
11 Kör adamın iyileşmesi 8:22-26 Müjdenin ışığına olan körlükten.  
12 Cine tutsak çocuğun iyileşmesi 9:14:29 Şeytan’ın egemenliğinin insafsızlığından.  
13 Kör Bartimay’ın iyileşmesi 10:46-52 Günahın soktuğu kör ve dilenci durumundan.  

 

Günümüzde Müjde’yi duyuran kişilerden bu fiziksel iyileştirme hareketlerini gerçekleştirmeleri beklenmiyor, bunun yerine onların ruhsal karşılıklarıyla uğraşmaları isteniyor. Bunlar Rab İsa’nın Yuhanna 14:12’de bahsettiği daha büyük mucizeler, değil mi: “Benim yaptığım işleri bana iman edenin kendisi de yapacak; hatta daha büyüklerini yapacaktır”?

1:21-22   Şimdi Markos’un öyküsüne geri dönelim. İsa Sept günü Kefernahum’da havraya giripders vermeye başladı. Halk O’nun sıradan bir öğretmen olmadığını anladı. Monoton bir sesle konuşan din bilginlerinin tersine, O’nun sözlerinde yadsınamaz bir güç vardı. O’nun cümleleri Yüce Olan’ın oklarıydı. Dersleri ikna edici ve düşündürücüydü. Din bilginleri elden düşme bir dinin seyyar satıcılığını yapıyorlardı. Rab İsa’nın öğretişinde gerçek olmayan hiçbir şey yoktu. İstediğini söylemeye hakkı vardı, çünkü öğrettiğini yaşadı.

Tanrı Sözü’nü öğreten herkes ya yetkiyle konuşmalıdır ya da hiç konuşmamalıdır. Mezmur yazarı şöyle der: “İman ettim ve bu nedenle konuştum” (Mez. 116:10). Pavlus bu sözleri 2. Korintliler 4:13’de yineler. Onların bildirisi derin bir inançtan doğdu.

1:23 Havralarında cine tutsak bir adam vardı. Cin kötü ruh olarak tanımlanır. Bu, ruhun kendisini, o insanı fiziksel veya ahlâki açıdan kötü yaparak açığa vurduğu anlamına gelir. Kimse kötü ruha tutsak olmayı akıl hastalıklarının değişik şekilleriyle karıştırmasın. Bu ikisi birbirinden bağımsız ve farklıdır. Cine tutsak kişi aslında kötü ruhun kontrolü altındadır. Bu kişi sık sık doğaüstü yetenekler sergileyebilir ve yine sık sık Rab İsa Mesih’in kişiliği ve işiyle karşılaştığında şiddet kullanıp küfür edebilir.

1:24   Kötü ruhun İsa’yı tanıyıp O’ndan Nasıralı ve Tanrı’nın Kutsalı olarak söz ettiğine dikkat edin. Hem de zamirdeki çoğuldan tekile olan değişime dikkat edin: “Bizden ne istiyorsun? …Bizi mahvetmeye mi geldin? …Senin kim olduğunu biliyorum…” Cin ilk önce adama bağlı olarak biz derken, sonra yalnızca kendi adına konuşur.

1:24-25 İsa, gerçek bile olsa, bir cinin tanıklığını kabul etmezdi. Bunun için kötü ruha susmasını sonra da o adamdan çıkmasını buyurdu. Sarsılan adamı görmek ve cinin kurbanını bırakırken çıkardığı ürkütücü sesi duymak tuhaf olmalı.

1:27-28   Mucize büyük bir şaşkınlık yarattı. Bir Adam’ın bir sözle cin çıkarması, halk için yeni ve şaşırtıcı bir şeydi. Bunun yeni bir dinî öğretişin başlangıcı olup olmadığını merak ettiler. Mucizeyle ilgili haber Celile bölgesinin her yerine hızla yayıldı. Bu kısmı geçmeden önce üç şeye dikkat edelim.

  1. Görünüşe göre Mesih’in İlk Gelişi yeryüzünde cinlerin faaliyetlerini canlandırdı.
  2. Mesih’in kötü ruhlar üzerindeki gücü, sonuçta O’nun Şeytan ve temsilcileri üzerindeki zaferini önceden belirtir.
  3. Tanrı nerede çalışırsa, Şeytan orada karşı çıkar. Rab’be hizmet etmek için yola çıkanlar, yollarının her adımında muhalefetle karşılaşmaya hazır olmalıdırlar. “Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına, yönetimlerine, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine karşıdır” (Ef.6:12).

Ç. Petrus’un Kaynanası İyileşiyor (1:29-31)

“O anda, hemen” sözcükleri bu Müjde’nin özelliklerinden biridir ve bu özellikle Rab İsa’nın hizmet yönünü vurgulayan Müjde için uygundur.

1:29-30   Rabbimiz havradan Simun’un evine gitti. Oraya varır varmaz, Simun’un kaynanasının ateşler içinde yattığını öğrendi (30’uncu ayet). Durumu hemen İsa’ya bildirdiler. Onun ihtiyacını Hekim’e bildirme konusunda hiç zaman kaybetmediler.

1:31   İsa, bir tek söz söylemeden hastanın elinden tuttu ve ayağa kalkmasına yardım etti. O anda iyileşti. Normalde ateş hastayı zayıf düşürür. Bu durumda ise Rab yalnızca ateşi iyileştirmedi, hizmet etmesi için ona hemen güç de verdi. Ve kadın onlara hizmet etmeye başladı. J.R. Miller şöyle der:

Normal ya da doğaüstü bir şekilde sağlığına kavuşan hasta kişi, kendisine iade edilen yaşamı Tanrı’nın hizmetine adamada acele etmelidir… Birçok kişi Mesih’e hizmet etmek için hayal ettikleri büyük hizmet olanaklarına kavuşabilmenin özlemiyle sürekli olarak yanmaktadır. Bu sırada, Mesih’in, O’na hizmet etmelerini istediği birçok şeyi ellerinden kaçırmaktadırlar. Mesih’e gerçek hizmet, kişinin günlük işlerinde önceliği O’na vermesidir.3

Rab, her iyileştirme mucizesinde değişik bir işlem uygulamıştır. Bu, herkesin Rab’be gelişinin farklı yollarla ya da nedenlerle olabileceğini gösterir. Herkesle bireysel olarak ilgilenilmelidir.

Petrus’un kaynanasının olması, o günlerde bekâr din görevlisi düşüncesinin olmadığını gösterir. Bu, Tanrı Sözü’nde hiç destek bulmayan ve birçok kötülüklere neden olan insani bir gelenektir.

D. Gün Batımında İyileştirme (1:32-34)

Kurtarıcı’nın orada olduğu haberi gün boyunca yayılmıştı. Halk, Sept günü boyunca gereksinimi olanları O’na getirmeye cüret edemedi. Ama güneş batınca ve Sept günü bitince, Petrus’un evine akın ettiler. Orada hastalar ve cine tutsak olanlar günahın her safhasından ve şeklinden kurtaran gücü yaşadılar.

E. Celile Bölgesinde Tanrı Sözü Duyuruluyor (1:35-39)

1:35   Sabah çok erkenden, ortalık henüz ağarmadan İsa kalktı ve rahatsız edilmeden dua edebileceği bir yere gitti. Yehova’nın Hizmetkarı her sabah Baba Tanrı’dan o günle ilgili bilgiyi almak için kulağını açtı (Yşa.50:4-5). Eğer Rab İsa sabah erkenden Tanrı’yla vakit geçirmeye gereksinim duyduysa, buna bizim daha çok ihtiyacımız olduğu gerçeğini gözardı etmemeliyiz! Dua ettiğinde sarf ettiği emeğe dikkat edin; kalktı ve ortalık henüz ağarmadan dışarı çıktı. Dua, kişiye uyar bir konu değil, disiplin ve özveri konusu olmalıdır. Bu, hizmetimizin çoğunun niçin etkisiz olduğunu açıklıyor mu?

1:36-37   Simun ve diğerleri kalkana kadar, halk yine evin önüne toplandı. Öğrenciler Rab’be, artan popülerliğini anlatmaya gittiler.

1:38   Hayret uyandıracak şekilde, kente geri dönmedi, ama öğrencilerini çevredeki kasabalara, oralarda da Tanrı Sözünü duyurması gerektiğini açıklayarak götürdü. Kefernahum’a niçin geri dönmedi?

  1. Her şeyden önce, daha demin dua etmiş ve o gün Tanrı’nın O’nun ne yapmasını istediğini öğrenmişti.
  2. İkincisi, Kefernahum’daki hareketin yüzeysel olduğunu anladı. Kuru kalabalıklar hiçbir zaman Kurtarıcı’ya çekici gelmedi. O, insanların yüreklerindekini görmek için daha derine baktı.
  3. Popülerliğin tehlikesini biliyordu ve öğrencilerine, insanların onlar hakkında iyi konuştukları zaman dikkat etmeleri gerektiğini örnek göstererek öğretti.
  4. Daima tacı çarmıhın önüne koyacak yüzeysel, duygusal gösterilerden sakındı.
  5. Sözü duyurmaya büyük önem verdi. İyileştirme mucizeleri insanlığın acısını hafifletmek için amaçlanmışsa da, Tanrı Sözü’ne ilgiyi çekmek için tasarlanmıştı.

1:39   Böylece İsa havralardaTanrı Sözü’nü duyurarak ve cinleri kovarak tüm Celile bölgesini dolaştı. Tanrı Sözü’nü duyurmayı ve uygulamayı, yani söz ile eylemi birleştirdi. Havralarda ne kadar sık cin kovduğunu görmek ilginç. Bugünkü liberal kiliseler havralara benziyor mu?

F. İsa Bir Cüzamlıyı İyileştiriyor (1:40-45)

Cüzamlının hikâyesi bize Tanrı’nın yanıtladığı öğretici dua örneğini gösterir:

  1. Ciddi ve ümitsizdi: O’na yalvardı.
  2. Saygılıydı: O’na diz çöktü.
  3. Alçakgönüllü ve uysaldı: “Eğer istersen.”
  4. İnanıyordu: “Kılabilirsin.”
  5. Gereksinimini kabul etti: “Beni temiz kıl.”
  6. Belirliydi: “beni bereketle” değil, “Beni temiz kıl.”
  7. Kişiseldi: “Beni temiz kıl.”
  8. Kısaydı: Grekçe’de beş sözcükten oluşuyordu.

Ne olduğuna dikkat edin!

İsa’nın yüreği sızladı. Bu sözleri hiçbir zaman sevinçli ve minnettar olmadan okumayalım.

Elini uzattı. Bir düşünün! Tanrı’nın eli alçakgönüllü, inanan bir duaya yanıt olarak uzandı.

Ona dokundu. Yasa’ya göre cüzamlıya dokunan kişi murdar olurdu. Hem de hastalığa yakalanma tehlikesi vardı. Ama Kutsal İnsanoğlu, günahın harabiyetiyle lekelenmeksizin ona gidererek insanlığın acılarıyla kendini bir tuttu.

İsterim” dedi. O, bizim iyileştirilme isteğimizden daha çok iyileştirmeye isteklidir. Sonra, “Temiz ol” dedi. O anda cüzamlının derisi düzelip temiz oldu.

Kâhine görünüp buyrulan adakları sununcaya kadar adama mucizeyi anlatmamasını istedi (Lev.14:2-32). Bu her şeyden önce adamın itaatinin denenmesiydi. Kendisine söyleneni yapacak mıydı? Yapmadı; durumunu bildirdi ve sonuç olarak da Rab’bin işini engelledi (ayet 45). Hem de kâhinin anlayışının denenmesiydi. Harika iyileştirme mucizeleri yapan, uzun zamandır beklenen Mesih’in gelmiş olduğunu anlayacaklar mıydı? Kahin de İsrail halkının genel karakterine uyan biriyse, anlamayacaktı.

Tekrar İsa’nın kalabalıktan ayrıldığını ve ıssız yerlerde hizmet ettiğini görüyoruz. Başarıyı büyük sayılarla ölçmedi.

 

Kutsal Kitap

1 Tanrı’nın Oğlu İsa Mesih’le* ilgili Müjde’nin başlangıcı.
2 Peygamber Yeşaya’nın Kitabı’nda şöyle yazılmıştır: “İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O senin yolunu hazırlayacak.”
3 “Çölde haykıran, `Rab’bin yolunu hazırlayın, Geçeceği patikaları düzleyin’ diye sesleniyor.”
4 Böylece Vaftizci Yahya çölde ortaya çıktı. İnsanları, günahlarının bağışlanması için tövbe edip vaftiz* olmaya çağırıyordu.
5 Bütün Yahudiye halkı ve Yeruşalimliler’in hepsi ona geliyor, günahlarını itiraf ediyor, onun tarafından Şeria Irmağı’nda vaftiz ediliyordu.
6 Yahya’nın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.
7 Şu haberi yayıyordu: “Benden sonra benden daha güçlü olan geliyor. Eğilip O’nun çarıklarının bağını çözmeye bile layık değilim.
8 Ben sizi suyla vaftiz ettim, ama O sizi Kutsal Ruh’la vaftiz edecektir.”
9 O günlerde Celile’nin Nasıra Kenti’nden çıkıp gelen İsa, Yahya tarafından Şeria Irmağı’nda vaftiz edildi.
10 Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruh’un güvercin gibi üzerine indiğini gördü.
11 Göklerden, “Sen benim sevgili Oğlum’sun, senden hoşnudum” diyen bir ses duyuldu.
12 O an Ruh, İsa’yı çöle gönderdi.
13 İsa çölde kaldığı kırk gün boyunca Şeytan tarafından denendi. Yabanıl hayvanlar arasındaydı, melekler O’na hizmet ediyordu.
14 Yahya’nın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrı’nın Müjdesi’ni duyura duyura Celile’ye gitti.
15 “Zaman doldu” diyordu, “Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde’ye inanın!”
16 İsa, Celile Gölü’nün kıyısından geçerken, göle ağ atmakta olan Simun ile kardeşi Andreas’ı gördü. Bu adamlar balıkçıydı.
17 İsa onlara, “Ardımdan gelin” dedi, “Sizleri insan tutan balıkçılar yapacağım.”
18 Onlar da hemen ağlarını bırakıp O’nun ardından gittiler.
19 İsa biraz ileri gidince Zebedi’nin oğulları Yakup’la Yuhanna’yı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.
20 Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebedi’yi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsa’nın ardından gittiler.
21 Kefarnahum’a girdiler. Şabat Günü* İsa havraya gidip öğretmeye başladı.
22 Halk O’nun öğretişine şaşıp kaldı. Çünkü onlara din bilginleri* gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.
23 Tam o sırada havrada bulunan ve kötü ruha tutulmuş bir adam, “Ey Nasıralı İsa, bizden ne istiyorsun?” diye bağırdı. “Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı’nın Kutsalı’sın sen!”
24 (SEE 1:23)
25 İsa, “Sus, çık adamdan!” diyerek kötü ruhu azarladı.
26 Kötü ruh adamı sarstı ve büyük bir çığlık atarak içinden çıktı.
27 Herkes şaşıp kaldı. Birbirlerine, “Bu nasıl şey?” diye sormaya başladılar. “Yepyeni bir öğreti! Kötü ruhlara bile yetkiyle buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor.”
28 Böylece İsa’yla ilgili haber, Celile bölgesinin her yerine hızla yayıldı.
29 İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreas’ın evine gitti.
30 Simun’un kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsa’ya bildirdiler.
31 O da hastaya yaklaştı, elinden tutup kaldırdı. Kadının ateşi düştü, onlara hizmet etmeye başladı.
32 Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsa’ya getirdiler.
33 Bütün kent halkı kapıya toplanmıştı.
34 İsa, çeşitli hastalıklara yakalanmış birçok kişiyi iyileştirdi, birçok cini kovdu. Cinlerin konuşmasına izin vermiyordu. Çünkü onlar kendisinin kim olduğunu biliyorlardı.
35 Sabah çok erkenden, ortalık henüz ağarmadan İsa kalktı, evden çıkıp ıssız bir yere gitti, orada dua etmeye başladı.
36 Simun ile yanındakiler İsa’yı aramaya çıktılar.
37 O’nu bulunca, “Herkes seni arıyor!” dediler.
38 İsa onlara, “Başka yerlere, yakın kasabalara gidelim” dedi. “Oralarda da Tanrı sözünü duyurayım. Bunun için çıkıp geldim.”
39 Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.
40 İsa’ya cüzamlı* biri geldi, diz çökerek, “İstersen beni temiz kılabilirsin” diye yalvardı.
41 İsa’nın yüreği sızladı, elini uzatıp adama dokundu, “İsterim, temiz ol!” dedi.
42 Adam anında cüzamdan kurtulup tertemiz oldu.
43 İsa onu sıkıca uyararak hemen yanından uzaklaştırdı.
44 “Sakın kimseye bir şey söyleme!” dedi. “Git, kâhine* görün ve cüzamdan temizlendiğini herkese kanıtlamak için Musa’nın buyurduğu sunuları sun.”
45 Ne var ki, adam çıkıp gitti, olayla ilgili haberi her tarafa yayıp duyurmaya başladı. Öyle ki, İsa artık hiçbir kente açıkça giremez oldu. Ancak dışarıda, ıssız yerlerde kalıyordu. Ve halk her yerden O’na akın ediyordu.

1. Bazı metinler “Yeşaya peygamber” şeklinde yazmaktadır, ama ilk alıntı Malaki’dendir; metinlerin çoğunun desteklediği geleneksel okuma metninin dediği “Peygamberler” daha doğrudur.

2. Bazı metinler buradaki “Egemenlik” sözcüğünü metin dışı bırakmaktadır.

3. J. R. Miller, Come Ye Apart, 28 Mart’ın Okuması.