Mezmurlar 2

2. Mezmur: Değişmez Karar

Bu mezmura tam hakkını vermek için, Rabbimiz İsa Mesih’in görkemli dönüşü ve egemenliğinden hemen önce gerçekleşecek olan Büyük Sıkıntı dönemine göz gezdirmeliyiz. Bu dönemde yönetici ve ulusların bir araya gelerek oluşturdukları büyük bir birleşik güç, Mesih’in dünya yönetimini eline geçirmesini engellemek için kararlılıkla harekete geçecektir. 1

2:1-3   Ancak bu birleşik yönetimin kurduğu düzen işe yaramayacaktır. Mezmur yazarı şunu sorar: “Uluslar ve Yahudi halkı bu kötülüğü neden düzenler? Ulusların kralları ve Yahudi yöneticiler Tanrı’nın Mesihi’ne ve RABbin yetkisine karşı isyan etmekle başarılı olabileceklerini nasıl düşünürler?”

2:4-6   Göklerde oturan RAB, onların bu ahmakça küstahlığına güler. Öfkeli hallerini gülünç bulur. Böbürlenmeleri ve tehditleri, bir farenin aslana kafa tutmasına benzer.

Tanrı sonunda sessizliğini bozacaktır. O zaman geldiğinde öylesine gazapla dolu olacaktır ki, düşmanları dehşete düşecektir. İnsanlar O’nun geri dönülmez kararını işiteceklerdir: “Kralımı kutsal dağım Siyon’a oturttum.” Tanrı’nın bu kararı, yerine gelmişçesine kesindir.

2:7   Sonra Mesih’in kendisi tanıklığını ekleyecektir. Yaptıkları özel konuşmada Baba’nın kendisine her şeyden önce, “Sen benim oğlumsun, bu gün ben sana baba oldum” dediğini açıklayacaktır. Bu karar en azından dört şekilde anlaşılabilir. Mesih’in sonsuzluklar boyunca Tanrı’nın Oğlu olduğuna ilişkin kavramı ortaya koyar. Elçilerin İşleri 13:33’te, Mesih’in beden alışına referans olarak gösterilmiştir. Mesih, “Ölüler arasından ilk doğan” (Kol.1:18) olarak, dirilişte beden almıştır. Bazıları, “Bu günün”, Mesih, Kral olarak taç giydiğinde gerçekleşecek olan gelecekteki bir günü işaret ettiğini düşünürler.

2:8   Ancak Baba şunları da eklemiştir: “Dile benden, miras olarak sana ulusları, mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.” Başka bir deyişle Baba Tanrı, Oğlu’na evrensel egemenlik sözünü vermiştir. Bütün yeryüzü O’nun yetkisine boyun eğecek ve egemenliği dünyanın her bucağında hüküm sürecektir.

2:9   Sonunda Tanrı, Mesih’e yargılama yetkisini verir. Demir çomakla düşmanlarını kıracak, onları çömlek gibi parçalayacaktır. Diğer ayetlerden, Mesih’in bu yetkiyi hem yeryüzüne geri döndüğünde, hem de bin yıllık egemenliği sırasında kullanacağını öğreniriz. Kral olarak göreve başlama töreninden önce, Tanrı’yı tanımayanları ve Müjde’ye itaat etmeyenleri yargılayacaktır. Sonra bin yıllık dönemde, çıkan isyanı demir bir çomakla cezalandıracaktır.

2:10,11   Burada Kutsal Ruh’un sesi işitilir. Dokunaklı bir müjdeci yalvarışıyla, kralları ve yöneticileri Rab’bi sevmeye ve O’na hizmet etmeye çağırır. O’nu reddetmek mahvolmak, O’na güvenmek ise güvenlik ve gerçek mutluluk içinde yaşamak anlamına gelmektedir.

2:12   İnsan için Yaratıcısı’na güvenmek, yapabileceği en sağduyulu, en mantıklı iştir. Öte yandan, Her Şeye Gücü Yeten’e inanmamak, bir insanın yapabileceği en mantıksızca iştir.

 

Kutsal Kitap

1 Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa,
Neden boş düzenler kurar bu halklar?
2 Dünyanın kralları saf bağlıyor,
Hükümdarlar birleşiyor
RABbe ve meshettiği krala karşı.
3 ‹‹Koparalım onların kayışlarını›› diyorlar,
‹‹Atalım üzerimizden bağlarını.››
4 Göklerde oturan Rab gülüyor,
Onlarla eğleniyor.
5 Sonra öfkeyle uyarıyor onları,
Gazabıyla dehşete düşürüyor
6 Ve, ‹‹Ben kralımı
Kutsal dağım Siyona oturttum›› diyor.
7 RABbin bildirisini ilan edeceğim:
Bana, ‹‹Sen benim oğlumsun›› dedi,
‹‹Bugün ben sana baba oldum.
8 Dile benden, miras olarak sana ulusları,
Mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.
9 Demir çomakla kıracaksın onları,
Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.
10 Ey krallar, akıllı olun!
Ey dünya önderleri, ders alın!
11 RABbe korkuyla hizmet edin,
Titreyerek sevinin.
12 Oğulu öpün ki öfkelenmesin,
Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz.
Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir.
Ne mutlu O’na sığınanlara!

1. Elçilerin İşleri 4:25-28’de, Petrus ve Pavlus, 2. Mezmur’u Me­sih’in reddedilişine bağlamışlardır. Hirodes, Pontius Pilatus, diğer uluslar ve İsrail halkı, Mesih’i öldürmek için birleştiğinde, bu olayın kısmen ger­çekleştiği doğrudur. Ancak, tam olarak gelecekte gerçekleşecektir.