Mezmurlar 5

5. Mezmur: Sabah Duası

5. Mezmur’un başlığı şöyledir:

Müzik şefi için – Ney için – Davut’un mezmuru.

Mezmurlar’ın çoğu benzeri başlıklar taşıdığı için, pek çok araştırmacının bu başlıkların metnin parçası olduğuna inandıklarını tekrar belirtmeliyiz. Kutsal Kitap’ın bazı çevirilerinde (özgün İbranice’yi izleyen) başlıklar birinci ayet olarak eklenmiştir. Bazı araştırmacılar bu başlıkların bir önceki mezmurun sonuna ait olduğunu düşünürler, ama bununla ilgili kanıt ikna edici değildir. Bu başlıklarla ilgili göze çarpan en büyük sorun, anlamlarının genellikle belirsiz oluşudur. 5. Mezmur’da, müzik aletlerinin eşliğini belirtirler, ama diğer durumlarda mezmurun söylenebileceği başka bir ezginin akordunu da belirtiyor olabilirler. Örneğin, 57. Mezmur başlığı şöyledir: “Yok Etme!” Bu, o zamanlar iyi bilinen bir ezginin adı da olabilir. Anlam bazen öylesine kuşkuludur ki, NKJ çevirmenleri İbranice sözcükleri bir başka dilin alfabesiyle yazmaya karar vermişlerdir. Örneğin, 16. Mezmur, “Davut’un miktamı’dır.” 1 İyi ki Mezmurlar’dan aldığımız keyif, başlığını tam olarak anlayıp anlamamamıza bağlı değildir.

5. Mezmur Davut’un, Tanrı’nın doğrulara ve kötülere karşı farklı davranışlarına değindiği bir sabah duasıdır.

5:1,2   Mezmur yazarı başlangıçta, Tanrı’dan yalnızca sözlerini işitmekle yetinmemesini, iniltilerini de dikkate almasını ister. Bu mantıklı bir ricadır. Kutsal Ruh, iniltilerimizi, konuştuğumuz sözcükler kadar kolay bir biçimde yorumlayabilir.

Mezmur yazarı Tanrı’dan hem iniltilerini hem de feryadını işitmesini istemektedir. Bu isteği sözcüklerin ötesinde bir anlam taşır. Ses tonunun yükselip alçalması; sesinin derin, içten perdesini fark etmesini ima eder.

Davut’un Rab’be, “Kralım ve Tanrım” diye hitap etmesi, Rab’le olan samimi ilişkisini göstermektedir. “Duam sanadır” sözlerinde, gerçek Tanrı’nın yalnızca dua ettiği Tanrı olduğu görülür. “Sana, yalnızca sana.” Tanrı’yla ilişkimiz eşsizdir ve bu ilişkide Tanrı bize sahip çıkar.

5:3   Davut’un duaları birdenbire başlayıp birdenbire biten dualar olmayıp, düzen içindedirler. Rab onun sesini her sabah işitti. Tanrı adamı her sabah bir övgü ve dua sunusu hazırladı ve Rab’den gün boyunca kendisini açıklamasını bekledi. Genellikle Tanrı’nın verdiği karşılıklara dikkat etmeyiz. F. B. Meyer, “Yanıtların çoğunu kaçırırız, çünkü rıhtımda, geri dönecek olan gemileri beklemekten yoruluruz.”

5:4-6   Düşmanlarının daima farkında olan Davut’un, Tanrı’nın kutsallığını ve doğruluğunu hatırlamasıyla dualarına duyduğu güven güçlenir. İmanlılar lütuf tahtına giden içsel bir yola sahiptirler. Tanrısızlar için ise böyle bir durum söz konusu değildir. Tanrı kötülüğün hiçbir şeklinden hoşnut olmaz. Kibirlilere Tanrı’nın önünde ayrıcalık tanınmaz. Kötülük yapanların bütününden nefret eder Tanrı – Tanrı’nın bütünüyle sevgi olduğu ve bu nedenle nefret edemeyeceği düşüncesinin anlamsızlığını kanıtlayan bir gerçek! Tanrı’nın kutsallığı, bütün kötülükleri cezalandırmasını gerektirir.

5:7   Kötü düşmanlarının aksine, Davut Tanrı’nın sonsuz merhameti ve lütfunun aracılığıyla, O’nun huzuruna her zaman girebilir. Davut derin bir saygıyla bütün diğer tanrısayar Yahudiler gibi yüzünü Kutsal Tapınak’a dönerek tapınır. Bugünkü tapınak Davut’un ölümünden sonra inşa edildiğinden, buradaki sözcük, 1.Samuel 1:9; 3:3 ve 2.Samuel 22:7’de olduğu gibi, çadıra işaret ediyor olmalıdır.

5:8   Aralıksız saldırılarla rahatsız edilen Davut, Tanrı’dan kendisini içinde bulunduğu tehlikeden korumasını ve yolunu önünde düzleyerek adaletini göstermesini ister.

5:9   Daha sonra mezmur yazarı, Tanrı’nın neden doğru hizmetkârını haklı çıkarması, düşmanları ise cezalandırması gerektiğine ilişkin güçlü nedenler ortaya koyar. Onların tek bir sözüne bile inanamazsınız. Yürekleri yıkım doludur. Ağızları açık birer mezardır; kurbanlarını yutmaya hazırdırlar.

5:10   Kötüler hakkında verilen ölüm yargısı adildir. Çünkü bu kişiler suçlu çıkarılacaklardır. Kötülükleri, yıkım olarak onlara geri dönmelidir. Sayısız günahları kovulmalarını gerektirir. En büyük günahları, Rab Tanrı’ya başkaldırmalarıdır.

5:11,12   Tanrı düşmanlarını yargılarken, dostlarının sevinmek için bir nedeni olacaktır. Tanrı güçlü ve emin sığınakları olarak kaldığı sürece sevinçle bağıracaklardır. Yahve’yi seven herkes, O’nu asla terk etmeyen savunucusu olarak yüceltsin! Hiç kuşkusuz, Tanrı doğru kişiye iyilik eder, onun çevresini koruyucu bir kalkana benzeyen lütfuyla kuşatır.

 

Kutsal Kitap

1 Sözlerime kulak ver, ya RAB,
İniltilerimi işit.
2 Feryadımı dinle, ey Kralım ve Tanrım!
Duam sanadır.
3 Sabah sesimi duyarsın, ya RAB,
Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.
4 Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin,
Kötülük senin yanında barınmaz.
5 Böbürlenenler önünde duramaz,
Bütün suç işleyenlerden nefret duyar,
6 Yalan söyleyenleri yok edersin;
Ya RAB, sen eli kanlılardan,
Aldatıcılardan tiksinirsin.
7 Bense bol sevgin sayesinde
Kutsal tapınağına gireceğim;
Oraya doğru saygıyla eğileceğim.
8 Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB,
Düşmanlarıma karşı!
Yolunu önümde düzle.
9 Çünkü onların sözüne güvenilmez,
Yürekleri yıkım dolu.
Ağızları açık birer mezardır,
Yaltaklanır dururlar.
10 Ey Tanrı, onları suçlu çıkar!
Kurdukları düzen yıkımlarına yol açsın.
Kov onları sayısız isyanları yüzünden.
Çünkü sana karşı ayaklandılar.
11 Sevinsin sana sığınan herkes,
Sevinç çığlıkları atsın sürekli,
Kanat ger üzerlerine;
Sevinçle coşsun adını sevenler sende.
12 Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB,
Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.

1. Koehler ve Baumgartner, miktam sözcüğünün, Akkadiya dilindeki örtü sözcüğüyle ilişkisi olduğunu varsaydıklarından bu, “kefaret mezmuru” anlamına gelebilir.