Mezmurlar 74

74. Mezmur: Hatırla!

Bu dokunaklı yas, Nebukadnessar’ın yönetimi altındaki Babilliler aracılığıyla yıkılan tapınak için tutulmaktadır. Ama aynı zamanda İsrail’deki üç benzer trajediye de işaret eder:

  • İ.Ö. 170-168, Antiokus Epiphanes tarafından tapınağın işgal edilmesi.
  • İ.S. 70, Titus komutasındaki Romalı paralı askerlerin tapınağı yerle bir etmesi.
  • Matta 24:15’te önceden bildirildiği gibi, tapınağın gelecekteki yıkımı.

Babilliler kutsal yerdeki her şeyi yıktıklarında Tanrı, halkını tamamıyla terk etmiş gibi görünüyordu. Enkazın üzerinden yükselen dumanı izlediklerinde, bu felaketi Tanrı öfkesinin dumanı olarak yorumlamakta haklıydılar. Ama o zaman bile, Tanrı’nın merhametini bildiren sözlerini hatırladılar:

  • Otlağının koyunları (1. ayet).
  • O’nun topluluğu (2. ayet).
  • Mirasının soyu (2. ayet).
  • O’nun zavallı kumrusu (19. ayet).
  • Düşkünler (21. ayet).
  • Mazlumlar ve yoksullar (21. ayet).

Aynı zamanda “anımsa” sözcüğü tekrarlanır:

  • Topluluğunu anımsa (2. ayet).
  • Siyon Dağı’nı anımsa (2. ayet).
  • Düşmanın alaylarını anımsa (18. ayet).
  • Akılsızların, Tanrı’nın adına gün boyu nasıl sövdüğünü anımsa (22. ayet).

74:1-4   Tanrı olup bitenlerden habersizmişçesine, Kildaniler’in kutsal yerdeki her şeyi nasıl yıktığını gelip görmesi için halkı Tanrı’ya seslenir. Sonra olup bitenleri anlatırlar. Yabancı istilacılar kutsal yerin ortasına dalmışlardı. Tapınaktaki simgelerin yerine kendi sancaklarını dikmişlerdi. RAB’bin tapınağında, putperest törenlerini uygulamışlardı.

74:5-8   Nasıl kalın gövdeli ağaçlar, eli işe yatkın oduncuların vuruşlarıyla çabucak kesilirse, aynı şekilde tapınağın değerli oyma işleri ve diğer süsleri, balyoz ve çekiçlerle putperest savaşçılar tarafından paramparça edilmiştir. Kutsal yeri altüst ettikten sonra kalan harabeleri yakmış ve böylelikle Tanrı’nın tapınağını kirletmişlerdir. Amaçları, İsrail’e ve tapınmasına zarar vermektir. Ülkedeki Tanrı önünde toplanılan her yeri yakıp yıktılar.

74:9   Ulusun içinde bulunduğu bu çok kötü durum, tapınaktaki üç eksiklik ve dört soruyla özetlenebilir. Bu eksiklikler şunlardır:

  • Yok olan simgeler. İsrail’in geçmişte yaşadığı Tanrı’nın mucizevi müdahaleleri artık görünmemektedir.
  • Peygamberlerin olmaması. Bu dönemde peygamberler susturulmuştu (Hez.3:26).
  • Yargının ertelenmesi umudu yoktu. Bu sefaletin ne kadar süreceğini hiç kimse bilmiyordu.

74:10,11   Dört soru aşağıdaki gibidir:

  • Tanrı, düşmanın sövmesine daha ne kadar izin verecektir?
  • Tanrı, adının hor görülmesine daha ne kadar izin verecektir?
  • Neden bu yıkımı durdurmak için elini uzatmaz?
  • Neden sağelini bağrından çekerek onları yok etmez?

74:12-17   Ama mezmur yazarı, Tanrı’nın geçmişte halkı uğruna yaptıklarını anlatarak umut ve avuntu bulur. İsrail’in uzun süreli Kralı olarak çeşitli yerlerde, gözler önüne serdiği harika kurtarışlarla kendisini tanıtmıştır. Örneğin, kudretiyle Mısır’dan kaçan Yahudiler’in kolayca geçebilmesi için Kızıldeniz’i ortadan ikiye ayırmıştır. Daha sonra firavunun askerleri İsrailliler’i izlemek istediklerinde, Tanrı suların kapanmasını ve düşman ordularının boğulmasını sağlamıştır. Livyatan’ın –Mısır gücünü simgeleyen canavar– başını ezmiştir. Askerlerin cesetleri denizin kıyısına savrulduğunda çöl hayvanlarına ve akbabalara yem olmuşlardır. Çölde kaynaklar açmış ve ırmaklar oluşturmuş, halkının vaat edilen topraklara girebilmesi için Şeria Irmağı’nı kurutmuştur. Gündüz ve gece O’nun denetimi altındadır. Güneş, ay ve yıldızları O yerleştirmiştir. Coğrafya ve topografyayı düzenleyen O’dur, iklimler O’nun tarafından denetlenir.

74:18-21   Mezmur yazarı, Tanrı’ya bu felakete Kendisinin de dahil olduğunu hatırlatır. Düşman O’nun adına sövmüştür; alçak, ahmak insanlar O’nun adını hor görmüşlerdir. Ancak Tanrı halkının içinde bulunduğu kötü durum umutsuzdur. Kendisine kumrusunu, vahşi Babil hayvanına terk etmemesi ya da sıkıntı içindeki halkını sonsuza kadar unutmaması için yalvarırlar. Ülkenin her köşesi karanlık ve zulümle dolmuşken, O’ndan İbrahim’le yaptığı antlaşmayı göz önüne almasını rica ederler. Zulüm gören halkını tekrar onurlandırması için yalvarırlar; kendilerini utançtan kurtarmasını ve dualarını yanıtladığı için adını övme fırsatını sağlamasını isterler.

74:22,23   Sonuç olarak söz konusu olan, Tanrı’nın davasıdır. Adının onurunu koruması gerekir, çünkü tanrıtanımazlar her gün O’nunla alay etmektedirler. Düşmanlarının kendisine meydan okumasını ve sürekli artan alaylarını unutmamalıdır.

 

Kutsal Kitap

1 Ey Tanrı, neden bizi sonsuza dek reddettin?
Niçin otlağının koyunlarına karşı öfken tütmekte?
2 Anımsa geçmişte sahiplendiğin topluluğu,
Kendi halkın olsun diye kurtardığın oymağı
Ve üzerine konut kurduğun Siyon Dağını.
3 Yönelt adımlarını şu onarılmaz yıkıntılara doğru,
Düşman kutsal yerdeki her şeyi yıktı.
4 Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi,
Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.
5 Gür bir ormana
Baltayla dalar gibiydiler.
6 Baltayla, balyozla kırdılar,
Bütün oymaları.
7 Ateşe verdiler tapınağını,
Yerle bir edip kutsallığını bozdular
Adının yaşadığı konutun.
8 İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler.
Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.
9 Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz,
Peygamberler de yok oldu,
İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek…
10 Ey Tanrı, ne zamana dek düşman sana sövecek,
Hasmın senin adını hor görecek?
11 Niçin geri çekiyorsun elini?
Çıkar sağ elini bağrından, yok et onları!
12 Ama geçmişten bu yana kralım sensin, ey Tanrı,
Yeryüzünde kurtuluş sağladın.
13 Gücünle denizi yardın,
Canavarların kafasını sularda parçaladın.
14 Livyatanın başlarını ezdin,
Çölde yaşayanlara onu yem ettin.
15 Kaynaklar, dereler fışkırttın,
Sürekli akan ırmakları kuruttun.
16 Gün senindir, gece de senin,
Ay ve güneşi sen yerleştirdin, kastediyor.
17 Yeryüzünün bütün sınırlarını sen saptadın,
Yazı da kışı da yaratan sensin.
18 Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü,
Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.
19 Canavara teslim etme kumrunun canını,
Asla unutma düşkün kullarının yaşamını.
20 Yaptığın antlaşmayı gözönüne al,
Çünkü ülkenin her karanlık köşesi
Zorbaların inleriyle dolmuş.
21 Düşkünler boynu bükük geri çevrilmesin,
Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin.
22 Kalk, ey Tanrı, davanı savun!
Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!
23 Unutma hasımlarının yaygarasını,
Sana başkaldıranların durmadan yükselen patırtısını!