Mezmurlar 77

77. Mezmur: İç Gözlemden İyileşmek

İlk on ayette, Asaf kendi düşünce ve duygularını analiz eder. Ben, benim, bana gibi, birinci şahıs zamirleri yirmiden fazla yerde geçer. Tanrı’nın isimleri ve Tanrı’yı işaret eden zamirler yalnızca yedi kez geçer. Ancak 10’uncu ayette durum değişir. Son on ayette şahıs zamirleri yalnızca üç kez görülürken, tanrısal niteliğe ilişkin isimler ve zamirler yirminin üstündedir. “Mesih’in Kutsal Ruh aracılığıyla yaptığı görev, ben, benim ve bana gibi kişi zamirlerini ortadan kaldırmıştır.”

Biri buradaki düşünce akışını dört sözcükle tanımlamıştır:

  • İç çekmek (1-6. ayetler)
  • Dibe batmak (7-10. ayetler)
  • Ezgi söylemek (11-15. ayetler)
  • Süzülerek yükselmek (16-20. ayetler)

77:1-3   Asaf, önce Tanrı’ya kederli öyküsünü anlatır. Adı belirlenmemiş bir sıkıntı kapısının eşiğine kadar gelmiştir. Sıkıntısı içinde kendisinden başka hiç kimseyi düşünememektedir. Sürekli dua etmesine rağmen, avuntu bulamadığından yakınır. Tanrı’yı düşünürken sevinmek yerine yas tutmasına neden olan duygulara kapılır. Ne kadar derin düşünürse, o kadar çok hüzünlenir.

77:4-6   Uykusuzluğunun nedeninin Tanrı olduğunu düşünür. Ruhunun çektiği acıyı ifade edecek sözcükler bulamaz. Her şeyin yolunda gittiği o eski iyi günleri hatırlayarak avunmak ister. Ancak ne kadar kendisiyle ilgilenirse ve zaferi ne kadar içinde ararsa, Rab’bin iyiliğinden de o kadar kuşkulanmaya başlar. Beş soruyla ifade edilen kuşkularının saldırısına uğrar.

77:7-10   İlk soru, belki de Tanrı’nın artık kendisiyle bir daha hiç ilgilenmeyeceği gibi korkunç bir düşünceye sahip olmasına neden olur. İkinci olarak, Tanrı’nın kendisini sevmekten vazgeçip vazgeçmediğini sorar. Sonra Rab’bin, vaatlerini bir kenara atıp atmadığını merak eder. Daha sonra ise tekrar küstahça düşünceler zihnine üşüşür; belki de Tanrı lütfetmeyi unutmuştur. Son olarak Tanrı’nın öfkesinin, Tanrı’nın şefkatini söküp attığını düşünür. Kendi kendisine durumun böyle olduğunu söyler. En Yüce Olan’ın sağ eli değişmiştir. Üzüntüsü, Tanrı’nın kendisine olan davranışlarındaki değişiklik yüzündendir.

77:11-13   Ancak, 11’inci ayette ruhsal bir dönüm noktası bulunur; bu durum, Romalılar 7’nci bölümden 8’inci bölüme geçişle karşılaştırılabilir. İç gözlem, kendisini umutsuzluğun derinliklerine batırdıktan sonra, Asaf gözlerini gökyüzüne çevirir ve halkı zor durumdayken Tanrı’nın geçmişte nasıl müdahale ettiğini düşünmeye karar verir. Bu, onu hemen Tanrı’nın kutsal olduğunu, yaptığı her işin doğru ve iyi olduğunu kabullenmeye yönlendirir. Tanrı asla hata yapmaz.

77:14,15   Mezmur yazarı özellikle, İsrail halkını Mısır’daki köleliğinden kurtaran Tanrı’nın, harika ve mucizevi güç gösterisi üzerinde düşünür. Artık canı süzülüp yükselmektedir. Kişi zamirleri sözcük haznesinden tamamen yok olmuştur. Ben merkeziyetçilik yerini, Tanrı merkeziyetçiliğe bırakmıştır.

77:16-18   Üstün bir yazın ustalığıyla, Yaratıcısı’nı gördükten sonra dehşet içinde geri çekilen Kızıldeniz sularını resmeder. Bütün doğada azgın bir fırtına kopmuştur. Yağmur seller halinde dökülür. Gökler gürler, bulutlar suyunu boşaltır. Kasırgada Tanrı’nın gürleyişi duyulur, şimşekler dünyayı aydınlatır. Hiddetli bir kasırga bölgeyi titretir ve yer öfkeli saldırının altında sarsılır.

77:19,20   Tanrı kendine denizde bir yol açmıştır. Halkının ayaklarının ıslanmadan geçebilmesi için derin sularda yol yapmıştır. Yine de Tanrı’nın ayak izlerini hiç kimse görmemiştir. Her zaman görünmese de, Varlığı’na ve gücüne ilişkin bol kanıt bulunmaktadır.

Mezmur, esenlik dolu bir ifadeyle son bulur. Tanrı İsrail’i çölden geçirerek Musa ve Harun’un sorumluluğu altında Kenan ülkesine yönlendirir. Başlangıçta, Asaf’ın bir psikiyatri kliniğine gitmesi gerekir gibi görünmektedir. Ancak sonunda sükunet ve sessizliğe kavuşur. Böylece mezmur, çok bilinen şu ifadeye bir örnek oluşturur:

  • Benlikle ilgilenmek, sıkıntıya yol açar;
  • Başkalarıyla ilgilenmek, hayal kırıklığına yol açar;
  • Mesih’le ilgilenmek ise mutluluğa yol açar.
 

Kutsal Kitap

1 Yüksek sesle Tanrıya yakarıyorum,
Haykırıyorum beni duysun diye.
2 Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir,
Gece hiç durmadan ellerimi açarım,
Gönlüm avunmaz bir türlü.
3 Tanrıyı anımsayınca inlerim,
Düşündükçe içim daralır. |iSela
4 Açık tutuyorsun göz kapaklarımı,
Sıkıntıdan konuşamıyorum.
5 Geçmiş günleri,
Yıllar öncesini düşünüyorum.
6 Gece ilahilerimi anacağım,
Kendi kendimle konuşacağım,
İnceden inceye soracağım:
7 ‹‹Rab sonsuza dek mi bizi reddedecek?
Lütfunu bir daha göstermeyecek mi?
8 Sevgisi sonsuza dek mi yok oldu?
Sözü geçerli değil mi artık?
9 Tanrı unuttu mu acımayı?
Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› |iSela
10 Sonra kendi kendime, ‹‹İşte benim derdim bu!›› dedim,
‹‹Yüceler Yücesi gücünü göstermiyor artık.››
11 RABbin işlerini anacağım,
Evet, geçmişteki harikalarını anacağım.
12 Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim,
Bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım.
13 Ey Tanrı, yolun kutsaldır!
Hangi ilah Tanrı kadar uludur?
14 Harikalar yaratan Tanrı sensin,
Halklar arasında gücünü gösterdin.
15 Güçlü bileğinle kendi halkını,
Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. |iSela
16 Sular seni görünce, ey Tanrı,
Sular seni görünce çalkalandı,
Enginler titredi.
17 Bulutlar suyunu boşalttı,
Gökler gürledi,
Her yanda okların uçuştu.
18 Kasırgada gürleyişin duyuldu,
Şimşekler dünyayı aydınlattı,
Yer titreyip sarsıldı.
19 Kendine denizde,
Derin sularda yollar açtın,
Ama ayak izlerin belli değildi.
20 Musa ve Harun’un eliyle
Halkını bir sürü gibi güttün.