Mısır’dan Çıkış 31

6. Usta Sanatçılar (31:1-11)

Tanrı, Buluşma Çadırı’nı ve çadırın bütün takımlarını yapmaları için Besalel 1 ve Oholiav adlarında iki yetenekli usta atadı. Bu kişiler, diğer çalışanları kutsal görev için yönettiler (6. ayet). Rab işçilerini atar, onları yetenek ve ustalıkla donatır ve kendi yüceliği için yapacakları bir görev verir (6. ayet). İş bütünüyle Rab’bin işidir, ama Rab, işini insanlar aracılığıyla gerçekleştirir, sonra da aracılarını ödüllendirir.

7. Şabat Belirtisi (31:12-18)

31:12-17   Şabat’ın yerine getirilmesi Tanrı ve İsrail arasında bir belirtiydi. Yedinci gün çalışılmayacaktı, hatta Buluşma Çadırı’nın yapımına bile ara verilecekti. İtaatsizlik ölüm ile cezalandırılacaktı.

31:18  Tanrı, üzerine eliyle antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhadan oluşan Tanrı yasasını Musa’ya verdi: On Buyruk (Yas.10:4).

BULUŞMA ÇADIRI: TANRI’NIN MESİH’E İLİŞKİN VERDİĞİ ÖRNEK ÜZERİNE ARASÖZ

Buluşma Çadırı, beden alarak aramızda “yaşayan” Söz olan Mesih’ten söz eder (Yu.1:14, Grekçe). 2

Buluşma Çadırı, aynı zamana Tanrı’nın kurtuluş yolunu ve imanlının daha sonraki yaşamını ve hizmetini resmeder.

Kurtuluş yolunu resmetmesine rağmen, Tanrı’yla antlaşma ilişkisi bulunan bir halka verilmişti. Bir kurtuluş yolu sağlamaktan çok, Buluşma Çadırı, halkın, tapınma ile Tanrı’ya yaklaşmasını mümkün kılmak için kirlilikten dışsal temizlik sağlayan araçlar sunardı.

Buluşma Çadırı ve çadırla ilgili hizmetler, göktekinin bir örneğiydi (İbr.8:5; 9:23,24). Bu ifade, Buluşma Çadırı’nın göktekiyle yapısal bir benzerlik taşıdığı anlamına gelmez. Buluşma Çadırı, gökteki ruhsal gerçekleri resmetmektedir. Bu ruhsal gerçeklerin birbirleriyle nasıl örtüştüklerine dikkat edin:

 

Earth Heaven
İbraniler İbraniler
Dünyasal tapınak 9:1-5 Göksel tapınak 8:2; 9:11-15
En Kutsal Yer 9:3 Tanrı’nın bulunduğu En Kutsal Yer 10:19
Perde 9:3 Perde, Mesih’in bedeni 10:20
Hayvanların kanı 9:13 Mesih’in kanı 9:14
Sunak 7:13; Çık.27:1-8 Sunağımız Mesih 13:10
Başkâhin 5:1-4 Büyük Başkâhinimiz Mesih 4:14,15; 5:5-10; 7:20-28; 8:1; 10:21
Kurbanlar 10:14,11 Kurbanımız Mesih 9:23-28; 10:12
Antlaşma Sandığı 9:4 Lütuf tahtı 4:16
Buhur sunağı 9:4 Göklerdeki buhur sunağı Va.8:3

Dış Avluyu Oluşturan Keten Perdeler (46 m. x 23 m.)

Perdeler, Tanrı’nın mükemmel doğruluğunu simgeleyen, beyaz ince dokunmuş ketenden yapılmıştı. Yaklaşık 2 metre yüksekliğinde olup insanların uzanıp görmelerini engellemek için bir engel oluşturmaktaydılar. Bu, insanın Tanrı’nın doğruluk ölçüsüne asla ulaşamayacağını gösterir (Rom.3:23). Aynı zamanda, günahkârın Tanrı’yla ilgili konuları anlamaktaki yetersizliğini de belirtir (1Ko. 2:14). Perdelerin dik durabilmesi için tunç oyuklar üzerine geçirilmiş gümüş çengelleri ve bantları olan elli altı sütun bulunmaktaydı.

Kapı

Avluya girebilmek için bir kapıdan geçilmesi gerekiyordu. Yalnızca bir giriş kapısı vardı; aynı Mesih’in Tanrı’ya giden tek yol olması gibi (Yu.14:6; Elç. 4:12). Kapı, 7,5 metre yüksekliğindeydi; Mesih’in tüm insanlık için yeterli olduğunu gösteriyordu (Yu.6:37; İbr.7:25).

Kapıyı oluşturan perdeler beyaz ketenden yapılmış ve üzerleri mavi, kırmızı ve mor renkli ipliklerle işlenmişti. Bunlar, İncil’in ilk dört bölümünde sunulan Mesih’in simgeleridir:

 

Mor Matta Kral (Mat.2:2)
Kırmızı Markos Alçakgönüllü Hizmetkâr; günahlar için acı çekti; Yeşaya 1:18’de   günahlarımızın bizi kana (kırmızı) boyamış olduğundan söz edilir.  
Beyaz Luka Mükemmel, Kusursuz İnsan (Luk.3:22)
Mavi Yuhanna Göksel Olan (Yu.3:13)

Yakmalık Sunu İçin Tunç Sunak (eni ve boyu yaklaşık 2 m. yüksekliği 1,4 m.)

İç avludaki ilk eşya sunaktı. Sunak, üzerinde kurban kesilen yerdi. Golgota Tepesi’ndeki Mesih’in çarmıhını simgeler (İbr.9:14,22). Sunak, günahkârın Tanrı’ya yaklaşmaya başlayacağı yerdi. Sunak, tunç ve akasya ağacından yapılmıştı; akasya ağacı çölün çürümez tahtasıydı. Tunç, yargıyı; tahta, Mesih’in çürümez ve günahsız insanlığını simgeler. Günah nedir bilmeyen Mesih, günahlarımıza karşılık Tanrı’nın yargısını üstlendi (2Ko.5:21).

Sunağın üzerinde bir oyuk vardı; aşağı doğru sunağın yarısına yetişen tunç bir ızgaranın üzerine hayvan yerleştirilirdi. Sunağın dört köşesinde birer tunç halka bulunmaktaydı (Çık.27:2). Kurban büyük olasılıkla bu halkalara bağlanırdı (Mez.118:27).

Kurtarıcımız’ı çarmıha bağlayan ipler ya da çiviler değil, bize duyduğu sonsuz sevgisiydi.

Bir İsrailli, yakmalık bir sunu getirdiğinde elini kurbanının başına koyar ve kendisini onunla özdeşleştirirdi; bu şekilde hayvanın kendisinin yerine öleceğini belirtirdi. Başkasının yerine geçerek ölen, bir kurban olurdu. Hayvan kesilir ve kanı akıtılırdı. Akan kan, Mesih’in günahların bağışlanmasını sağlayan kanına işaret etmekteydi (İbr.9:22).

Derinin dışında hayvanın tamamı sunakta yakılırdı. Burada örnek, Mesih’le uyuşmamaktadır. Çünkü Mesih Golgota’da Babası’nın isteğine kendisini tam olarak adamıştı.

Güzel kokan yakmalık sunu bize, Tanrı’nın Mesih’in işiyle sonsuza kadar tamamlanan kurtarışını hatırlatır. Kurban, kendisini sunan kişiye kefaret ederdi.

Yıkanma Kazanı

Yıkanma kazanı, kadınların bağışladığı tunç aynalardan yapılmıştı (Çık.38:8). J. H. Brown görüşünü şöyle belirtir: “Bir ölçüde benliğin haz almasına hizmet eden bu aynaları, kendilerini görüp bundan zevk almak için kullanırlardı, ama kendi ‘zevklerini’ Rab’be sundular.” Kendimizi yargılamak, tapınmadan önce gelmelidir (1Ko.11:31).

Yıkanma kazanı kâhinlerin kullanımı içindi. Hizmet edebilmek için temizlenmenin gerekliliğini gösterirdi (Yşa.52:11). Kâhinler, görevlerine başlamadan önce bir kez yıkanırlardı (Lev.8:6). Bu yıkanmadan sonra, düzenli olarak ellerini ve ayaklarını yıkamaları gerekliydi. Bugün tüm imanlılar kâhindirler (1Pe. 2:5,9). Yeniden doğuş yıkamasına bir kez ihtiyaç duyarız (Yu.3:5; 13:10; Tit.3:5). Ancak ellerimizi (hizmet için) ve ayaklarımızı (Tanrı yolunda yürümek için) sürekli yıkamamız gerekir (Yu.13:10). Bu yıkanmayı Tanrı’nın Söz’ü ile yaparız (Mez.119:9-11; Yu.15:3; Ef.5:26).

Yıkanma kazanının, üst kısımda elleri ve aşağıda ayakları yıkamak için birer leğeni olabileceğini düşünüyoruz. Kutsal Kitap, yıkanma kazanının büyüklüğünü tam olarak tanımlamaz.

Buluşma Çadırı (4,5 m. x 13,5 m.)

Yapının dışı sade, içi ise süslüydü. İçerideki her şey altınla kaplanmıştı ve nakışla işlenmişti. Bu, aramızda yaşayan Mesih’i simgeler (Yu.1:14); gönlümüzü çeken bir dış güzelliği yoktu (Yşa.53:2), ama içi çekiciydi.

İçeriden dışarıya doğru dört örtü bulunmaktaydı:

 

Özenle dokunmuş ince ketenler Mesih’in doğruluğu ve güzelliği.
Keçi kılı Bizim günah keçimiz olan Mesih’in kefareti (Lev.16).
Kırmızı boyalı koç derileri Mesih’in atanması (biri göreve atanırken kesilen koç, Çık.29:19-22).
Porsuk derileri Porsuk derileri, aynı zamanda Yunus balığı ve fok derileri olarak da çevrilir. Bu deriler çadırı kötü hava koşullarından korurlardı; Mesih’in, halkını dışardan gelecek kötülüklere karşı koruması gibi.

Çerçeveler

Bazıları, bu çerçevelerin düz değil, kafesli olduklarını düşünür. Çerçeveler her durumda, imanlıların Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’nın konutunu oluşturduklarına örnektir (Ef.2:22). Çerçeveler, akasya ağacından yapılmış ve saf altınla kaplanmıştı; insanlığımızı ve Mesih’teki konumumuzu temsil ederlerdi. Tanrı bizleri Mesih’te görür. Çerçeveler 4,5 metre yüksekliğindeydi ve altınla kaplı beş dikey kirişle birleştirilmişlerdi (Çık.26:26-28). Ortadaki kiriş, belki de Kutsal Ruh’un bir örneği olarak çerçevelerin içinden geçmekteydi. Her çerçeve, iki gümüş oyuk içindeki geçme parçalarla birbirine tutturulmuştu. Gümüşün anlamı, kefarettir (Çık.30:15; gümüş şekel kefaret bedeliydi). İmanlının temeli, Mesih’in kefareti ile kurtulmasıdır (1Pe.1:18,19).

Kutsal Yer

Kutsal Yer’in önündeki perde, Mesih’i aracılığıyla Tanrı’nın huzuruna çıkabileceğimizi ifade eder (Ef.2:18; 3:12). Kutsal Yer’de sandalye yoktu, çünkü kâhinlerin işi asla tamamlanmazdı. Bu durum Mesih’in ilk ve son kez kurban olarak tamamladığı iş ile zıtlık oluşturmaktadır (İbr.10:12).

Üzerine Ekmek Konulan Masa (90 cm. uzunluğunda, 45 cm. genişliğinde, 68 cm. yükseklikte; Kutsal Yer’in kuzeyinde)

Masa, akasya ağacından yapılmış ve saf altınla kaplanmıştı; Rabbimiz’in insanlığını ve Tanrılığını resmetmekteydi. Masanın üzerinde on iki tane mayasız ekmek bulunurdu. Bu, Mesih’le birleşmiş Tanrı halkının, Tanrı’nın huzurunda olduğunu simgelerdi. Ekmeği iki altın taç çevrelerdi; tıpkı biz imanlıların taç giymiş, yüceltilmiş, Mesih aracılığıyla güvenlikte korunduğumuz gibi.

Kandillik (boyutları verilmemiştir; Kutsal Yer’in güneyinde)

Kandilliğin gövdesi dövme altındı. Üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kolu vardı. Her bir kolun üzerinde bir yağ lambası bulunurdu. Kandillik, Buluşma Çadırı’ndaki tek ışık kaynağıydı. Kutsal Ruh’un Mesih’i yüceltme görevine örnek olabilir (Yu.16:14) ya da gökyüzünün ışığı olan Mesih’i belirtiyor olabilir (Va.21:23) ve tüm ruhsal ışığın kaynağıdır (Yu.8:12). Saf altın tanrısallığı ifade eder. Lambalar akşamdan sabaha kadar yanardı (Çık. 27:21; 1Sa.3:3).

Buhur Sunağı (eni ve boyu 45’er cm. ve yüksekliği 90 cm.; ortadaki perdenin önünde)

Buhur sunağı, Mesih’in insanlığını ve Tanrılığını göstermesi için akasya tahtasından ve altından yapılmıştı. Yüceltilmiş Mesih’in halkı için aracılık ettiğini ifade eder (İbr.7:24-26; Va.8:3,4). Buhur ise O’nun kişiliğinin kokusunu ve işini simgeler. Yakmalık sununun sunağından ateş çıkmalıydı. Bu, Mesih’in kendisini lekesiz olarak Tanrı’ya sunmakla verdiği güzel kokudur.

Buhur, kasnı ve günnük gibi çeşitli otların birleşiminden yapılan bir kokuydu; Mesih’in güzel kokusudur (Ef.5:2).

En Kutsal Yer

En Kutsal Yer’in önündeki perde, Mesih’in bedenini ve kanını simgeler (İbr. 10:19-22). Mesih çarmıhta öldüğü anda perde yırtılmıştır (Luk.23:45). Nasıl yalnızca kâhinler Kutsal Yer’e girebiliyorsa, yalnızca başkâhin yılda bir gün En Kutsal Yer’e girebilirdi. İmanlılar bugün ne zaman isterlerse Tanrı’ya yaklaşabilirler (İbr.10:19-22).

Antlaşma Sandığı (uzunluğu 1,1 m., eni ve yüksekliği 70’er cm.)

Bu, akasya ağacından yapılmış ve altınla kaplanmış bir sandıktı. Tanrı’nın tahtını ifade ederdi. Sandığın içindekileri iki şekilde düşünmek mümkündür; birincisi, insan merkezli ve olumsuz olarak; ikincisi, Mesih merkezli ve tamamen olumlu olarak.

Sandığa, başkaldırıyı ifade eden üç hatıra konmuştu (man, Çık.16:2,3; yasa, Çık.32:19; Harun’un değneği, Say.17:1-13). Mesih’i isyanımız nedeniyle bizim almamız gereken laneti üstlenen kişi olarak resmederdi.

Man, Mesih’i Tanrı Ekmeği olarak; yasa, Rab’bin yücelttiği Tanrı kutsallığının ifadesi olarak simgeleyebilir. Harun’un değneği de aynı şekilde, Tanrı’nın seçtiği Kâhin olan dirilmiş Mesih’i simgeleyebilir.

Bağışlanma Kapağı

Bağışlanma Kapağı sandığın kapağıydı. Üstünde dövme altından yapılmış, Tanrı’nın tahtını koruyan ve O’nun doğruluğunu savunan iki Keruv bulunmaktaydı. Keruvlar, sandığın önüne ve Bağışlanma Kapağı’nın üstüne serpilen kana yukarıdan bakarlardı. Mesih’in kanı, Tanrı’nın adaletini sağlar ve tüm günahlarımızı Tanrı’nın gözünden gizler. Böylece yargı kapağı, merhamet kapağı haline gelir. Mesih bizim Bağışlanma Kapağımız’dır (kefaret sözcüğü ile aynı, 1Yu. 2:2). Tanrı, Mesih’te günahkârla buluşur.

Görkem Bulutu

Buluşma Çadırı tamamlandığında, Rab bir görkem bulutu içinde Bağışlanma Kapağı üzerinde belirdi. Görkem bulutu aynı zamanda Şekina olarak da bilinir; köken İbranice “konut kurmak” sözcüğünden gelmektedir. Görkem bulutu, Tanrı yüceliğinin görünür bir simgesiydi.

 

Kutsal Kitap

1 RAB Musaya şöyle dedi:
2 ‹‹Bak, Yahuda oymağından özellikle Hur oğlu Uri oğlu Besaleli seçtim.
3 Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.
4 Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;
5 taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.
6 Ayrıca Dan oymağından Ahisamak oğlu Oholiavı onunla çalışması için görevlendirdim. Sana buyurduğum işlerin hepsini yapabilsinler diye öteki becerikli adamlara üstün yetenek verdim.
7 Buluşma Çadırını, Levha Sandığını, sandığın üzerindeki Bağışlanma Kapağını, çadırın bütün takımlarını,
8 masayla takımlarını, saf altın kandillikle takımlarını, buhur sunağını,
9 yakmalık sunu sunağıyla takımlarını, kazanla kazan ayaklığını,
10 dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-
11 mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››
12 RAB Musaya şöyle buyurdu:
13 ‹‹İsraillilere de ki, ‹Şabat günlerimi kesinlikle tutmalısınız. Çünkü o sizinle benim aramda kuşaklar boyu sürecek bir belirtidir. Böylece anlayacaksınız ki, sizi kutsal kılan RAB benim.
14 ‹‹ ‹Şabat Gününü tutmalısınız, çünkü sizin için kutsaldır. Kim onun kutsallığını bozarsa, kesinlikle öldürülmeli. O gün çalışan herkes halkının arasından atılmalı.
15 Altı gün çalışılacak; ama yedinci gün RABbe adanmış Şabattır, dinlenme günüdür. Şabat Günü çalışan herkes kesinlikle öldürülmelidir.
16 İsrailliler, sonsuza dek sürecek bir antlaşma gereği olarak, Şabat Gününü kuşaklar boyu kutlamaya özen gösterecekler.
17 Bu, İsraillilerle benim aramda sürekli bir belirti olacaktır. Çünkü ben, RAB yeri göğü altı günde yarattım, yedinci gün işe son verip dinlendim.› ››
18 Tanrı Sina Dağı’nda Musa’yla konuşmasını bitirince, üzerine eliyle antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhayı ona verdi.

1. (31:1-11) Günümüz İsrail’indeki Ulusal Sanat Akademisi’nin Besalel adını taşıması dikkat çekicidir.

2. (Arasöz) Konutun tüm ayrıntıları konusunda tam bir fikir birliği olmadığı kesindir, ancak İncilci imanlılar konutun tipolojisi konusunda anlaşırlar. Bazı Hıristiyanlar, yalnızca özellikle Yeni Antlaşma’da geçen örnekleri –öncelikle İbraniler’de– kabul ederler. Tipoloji konusunda kısa bir tartışma için Yaratılış 42’ye bakınız.