Mısır’dan Çıkış 4

B. Musa’nın İsteksizliği (4:1-17)

4:1-9   Musa, İsrail halkının kendisini Tanrı’nın sözcüsü olarak kabul edeceğinden kuşku duymaya devam ediyordu. Belki de, 2:11-15’deki hayal kırıklığı onu çok üzmüştü. Bu nedenle Tanrı, Musa’ya, Tanrı tarafından gönderildiğini onaylayan üç belirti ya da mucize verdi:

  1. Yere attığı değneği bir yılan oldu. Yılanı kuyruğundan tuttuğunda, yılan tekrar değneğe dönüştü.
  2. Koynuna koyduğu eli cüzam hastalığına yakalandı. Elini yine koynuna koyduğunda hastalıktan eser kalmamıştı.
  3. Nil’den aldığı suyu toprağa döktüğünde, su kana dönüştü.

Bu belirtiler, Musa’nın Tanrı tarafından gönderildiği konusunda İsrail halkının ikna edilmesi için tasarlanmıştı. Bu belirtiler, Tanrı’nın, Şeytan (yılan), günah (cüzam) üzerindeki gücünü ve İsrail’in kan aracılığıyla her ikisinden de kurtarılacağını ima ediyordu.

4:10-17   Musa, iyi konuşamadığını söyleyerek Rab’be itaat konusunda hâlâ isteksiz davranıyordu. Tanrı, Musa’ya insanın ağzını kendisinin yarattığını ve bu nedenle insan ağzını güzel konuşturabileceğini hatırlattıktan sonra, Musa’nın sözcüsü olmak üzere Musa’nın erkek kardeşi Harun’u atadı. Musa, Rab’be bağımlılığını gösteren bir biçimde itaat etmeliydi, Tanrı’nın, verdiği buyrukları yerine getirecek gücü de sağlayacağını bilmeliydi. Tanrı bizden asla güç sağlamadan bir şey yapmamızı istemez. Musa, Tanrı’nın vermek istediği en iyi ile yetinmediğinden, Tanrı’nın ikinci iyi planını almak zorunda kaldı; Harun, Musa’nın sözcüsü oldu. Musa, Harun’un kendisine yardım edeceğini düşünüyordu, ama daha sonra Harun, halkı altın buzağıya tapınmaları için yönlendirerek Musa’ya engel olacağını kanıtlamış oldu (32. bölüm).

C. Musa’nın Mısır’a Geri Dönüşü (4:18-31)

4:18-23   Midyan’a kaçışından kırk yıl sonra Musa, Tanrı’nın buyruğu üzerine Yitro’nun kutsamasını alarak Mısır’a geri döndü. Karısı ve oğullarının adları, Sippora, Gerşom ve Eliezer idi (18:2-4). 2. ayette belirtilen değnek, 20. ayette Tanrı’nın değneği olarak geçer. Rab, sıradan nesneleri olağanüstü işler yapmak için kullanır, öyle ki, gücün yalnızca Tanrı’dan geldiği net olarak anlaşılabilsin! Tanrı’nın Musa’dan, firavunun önünde gerçekleştirmesini buyurduğu mucizeler, Mısır halkı üzerine gelecek olan belalardı. Tanrı firavunun yüreğini sertleştirdi, ancak firavun önceden kendi yüreğini serleştirmişti. “İlk oğul” ifadesi bazen fiziksel doğum sırasını bildirir, ama buradaki anlamı, ilk doğan hakkına sahip olan kişinin onur konumudur. Firavun, Tanrı’ya itaat etmediği takdirde, Tanrı’nın ilk oğlunu öldüreceği konusunda uyarılmıştı.

4:24-26   Ancak, Musa bu bildiriyi firavuna ulaştırmadan önce, kendisinin itaat etmeyi öğrenmesi gerekiyordu. Kendi oğlunu (Gerşom’u ya da Eliezer’i), belki de Sippora’nın karşı çıkması nedeniyle sünnet etmemişti. Tanrı, Musa’yı öldürmekle, ya da ciddi bir hastalıkla tehdit ettiğinde, Sippora öfkeyle oğlanı sünnet etti ve kocasının kurtuluşunu sağlama aldı. Sippora, Musa’ya sünnetten ötürü, “kanlı güveysin” demişti. Bu olay ve belki de Sippora’nın imansızlığı, Musa’nın daha sonra karısını iki oğluyla birlikte babasının evine göndermesinin nedeni olabilir (18:2,3).

4:27-31   Musa Mısır’a giderken, Harun onunla buluştu. Her ikisi de İsrail halkının önünde durarak, Rab’bin çağrısını bildirdiler ve bu çağrıyı Rab’bin vermiş olduğu üç belirtiyle desteklediler. Böylece halk Rab’be inandı ve tapındı.

 

Kutsal Kitap

1 Musa, ‹‹Ya bana inanmazlarsa?›› dedi, ‹‹Sözümü dinlemez, ‹RAB sana görünmedi› derlerse, ne olacak?››
2 RAB, ‹‹Elinde ne var?›› diye sordu. Musa, ‹‹Değnek›› diye yanıtladı.
3 RAB, ‹‹Onu yere at›› dedi. Musa değneğini yere atınca, değnek yılan oldu. Musa yılandan kaçtı.
4 RAB, ‹‹Elini uzat, kuyruğundan tut›› dedi. Musa elini uzatıp kuyruğunu tutunca yılan yine değnek oldu.
5 RAB, ‹‹Bunu yap ki, ataları İbrahimin, İshakın, Yakupun Tanrısı RABbin sana göründüğüne inansınlar›› dedi.
6 Sonra, ‹‹Elini koynuna koy›› dedi. Musa elini koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli bir deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu.
7 RAB, ‹‹Elini yine koynuna koy›› dedi. Musa elini yine koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli eski haline dönmüştü.
8 RAB, ‹‹Eğer sana inanmaz, ilk belirtiyi önemsemezlerse, ikinci belirtiye inanabilirler›› dedi,
9 ‹‹Bu iki belirtiye de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nilden biraz su alıp kuru toprağa dök. Irmaktan aldığın su toprakta kana dönecek.››
10 Musa RABbe, ‹‹Aman, ya Rab!›› dedi, ‹‹Ben kulun ne geçmişte, ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim.››
11 RAB, ‹‹Kim ağız verdi insana?›› dedi, ‹‹İnsanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim?
12 Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemen gerektiğini sana öğreteceğim.››
13 Musa, ‹‹Aman, ya Rab!›› dedi, ‹‹Ne olur, benim yerime başkasını gönder.››
14 RAB Musaya öfkelendi ve, ‹‹Ağabeyin Levili Harun var ya!›› dedi, ‹‹Bilirim, o iyi konuşur. Hem şu anda seni karşılamaya geliyor. Seni görünce sevinecek.
15 Onunla konuş, ne söylemesi gerektiğini anlat. İkinizin konuşmasına da yardımcı olacak, ne yapacağınızı size öğreteceğim.
16 O sana sözcülük edecek, senin yerine halkla konuşacak. Sen de onun için Tanrı gibi olacaksın.
17 Bu değneği eline al, çünkü belirtileri onunla gerçekleştireceksin.››
18 Musa kayınbabası Yitronun yanına döndü. Ona, ‹‹İzin ver, Mısırdaki soydaşlarımın yanına döneyim›› dedi, ‹‹Bakayım, hâlâ yaşıyorlar mı?›› Yitro, ‹‹Esenlikle git›› diye karşılık verdi.
19 RAB Midyanda Musaya, ‹‹Mısıra dön, çünkü canını almak isteyenlerin hepsi öldü›› demişti.
20 Böylece Musa karısını, oğullarını eşeğe bindirdi; Tanrının buyurduğu değneği de eline alıp Mısıra doğru yola çıktı.
21 RAB Musaya, ‹‹Mısıra döndüğünde, sana verdiğim güçle bütün şaşılası işleri firavunun önünde yapmaya bak›› dedi, ‹‹Ama ben onu inatçı yapacağım. Halkı salıvermeyecek.
22 Sonra firavuna de ki, ‹RAB şöyle diyor: İsrail benim ilk oğlumdur.
23 Sana, bırak oğlum gitsin, bana tapsın, dedim. Ama sen onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden senin ilk oğlunu öldüreceğim.› ››
24 RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.
25 O anda Sippora keskin bir taş alıp oğlunu sünnet etti, derisini Musanın ayaklarına dokundurdu. ‹‹Gerçekten sen bana kanlı güveysin›› dedi.
26 Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.
27 RAB Haruna, ‹‹Çöle, Musayı karşılamaya git›› dedi. Harun gitti, onu Tanrı Dağında karşılayıp öptü.
28 Musa duyurması için RABbin kendisine söylediği bütün sözleri ve gerçekleştirmesini buyurduğu bütün belirtileri Haruna anlattı.
29 Musayla Harun varıp İsrailin bütün ileri gelenlerini topladılar.
30 Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.
31 Halk inandı; RAB’bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, eğilip tapındılar.