Mısır’dan Çıkış 5

IV. MUSA’NIN FİRAVUN İLE GÖRÜŞMELERİ (5:1 – 7:13)

A. İlk Görüşme (5:1 – 7:6)

5:1   3:18’de Tanrı Musa’ya firavunun önüne giderken yanında İsrail’in ileri gelenlerini de götürmesini söylemişti. Rab aynı zamanda Harun’u, Musa’nın sözcüsü olarak da atamıştı (4:14-16). Böylece Musa, ileri gelenler yerine yanına Harun’u alarak firavuna gidip şöyle dedi: “Halkımı bırak, gitsin.” Rab’bin buyruğu çok açıktı.

5:2-14   Musa ve Harun, firavuna ilk ültimatomu verdiklerinde, firavun onları halkı işinden alıkoymakla suçladı. Aynı zamanda İsrail halkının işini ağırlaştırdı; bundan böyle kerpiç yapmak için kendi samanlarını kendileri toplayacaklar, yine de önceki kadar çok çıkaracaklardı. Firavun durumu Yahudiler için imkansız hale getirmekteydi; bu bize Yahudiler’e Nazi toplama kamplarında yapılan zulmü hatırlatır. Yahudi halkı saman yerine anız toplamak üzeretüm Mısır’a dağılmak zorunda kaldı. İbrani metni, zulüm gören bu halkın nasıl hor görüldüğünü ima eder. Cole, anızın kaba ve pürüzlü olması nedeniyle samanın yerini tutmadığına dikkat çeker. 1

5:15-23   Daha önce, İsrailliler’e samanı başkaları getirirdi. Saman, kerpiçleri takviye etmek ve yapıldıkları kalıba yapışmalarına engel olmak için kullanılırdı. Yahudi ileri gelenleri dövüldüklerinde firavuna giderek yakındılar, ama dikkate alınmadılar. Halk daha sonra, Musa ve Harun’u suçladı, Musa da Rab’bi suçladı. Tanrı halkının iç saflarından gelen karşı koymalar, dışarıdan gelen zulme katlanmaktan daha zordur.

 

Kutsal Kitap

1 Sonra Musayla Harun firavuna gidip şöyle dediler: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Halkımı bırak gitsin, çölde bana bayram yapsın.› ››
2 Firavun, ‹‹RAB kim oluyor ki, Onun sözünü dinleyip İsrail halkını salıvereyim?›› dedi. ‹‹RABbi tanımıyorum. İsraillilerin gitmesine izin vermeyeceğim.››
3 Musayla Harun, ‹‹İbranilerin Tanrısı bizimle görüştü›› diye yanıtladılar, ‹‹İzin ver, Tanrımız RABbe kurban kesmek için çölde üç gün yol alalım. Yoksa bizi salgın hastalık ya da kılıçla cezalandırabilir.››
4 Mısır Firavunu, ‹‹Ey Musa ve Harun, niçin halkı işinden alıkoyuyorsunuz? Siz de işinizin başına dönün›› dedi,
5 ‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››
6 Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:
7 ‹‹Kerpiç yapmak için artık halka saman vermeyeceksiniz. Gitsinler, kendi samanlarını kendileri toplasınlar.
8 Önceki gibi aynı sayıda kerpiç yapmalarını isteyin, kerpiç sayısını azaltmayın. Çünkü tembel insanlardır; bu yüzden, ‹Gidelim, Tanrımıza kurban keselim› diye bağrışıyorlar.
9 İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››
10 Angaryacılarla görevliler gidip İsraillilere şöyle dediler: ‹‹Firavun diyor ki, ‹Artık size saman vermeyeceğim.
11 Gidin, nerede bulursanız oradan kendinize saman alın. Ancak işiniz hiç hafifletilmeyecek.› ››
12 Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.
13 Angaryacılar, ‹‹Saman verildiği günlerdeki gibi gündelik görevlerinizi eksiksiz yerine getirin›› diyerek onlara baskı yapıyordu.
14 Firavunun angaryacılarının atadığı İsrailli görevliler, ‹‹Niçin dün ve bugün daha önceki gibi gereken sayıda kerpiç yaptırmadınız?›› diyerek dövüldüler.
15 Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?
16 Neden bize saman verilmediği halde, ‹Kerpiç yapın!› deniyor? İşte kulların dövülüyor, oysa suçlu senin kendi halkındır.››
17 Firavun, ‹‹Tembelsiniz siz, tembel!›› diye karşılık verdi, ‹‹Bu yüzden ‹Gidip RABbe kurban keselim› diyorsunuz.
18 Haydi, işinizin başına dönün. Size saman verilmeyecek; yine de aynı sayıda kerpiç üreteceksiniz.››
19 Kendilerine, ‹‹Her gün üretmeniz gereken kerpiç sayısını azaltmayacaksınız›› dendiğinde İsrailli görevliler zor durumda olduklarını anladılar.
20 Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.
21 ‹‹RAB yaptığınızı görsün, cezanızı versin!›› dediler, ‹‹Bizi firavunla görevlilerinin gözünde rezil ettiniz. Bizi öldürmeleri için ellerine bir kılıç verdiniz.››
22 Musa RABbe döndü ve, ‹‹Ya Rab, niçin bu halka kötü davrandın?›› dedi, ‹‹Beni bunun için mi gönderdin?
23 Senin adına firavunla konuşmaya gittim gideli firavun bu halka kötü davranıyor. Sen de kendi halkını kurtarmak için hiçbir şey yapmadın.››

1. (5:2-14) Cole, Exodus, s.82. Yazar, angaryacıların kibirli davranışını, İngi­lizce’de “kökünden sökülmüş anıza döndüler” (a.12) ifadesiyle çevirerek yeniden oluşturmaya teşebbüs etmiştir.