Mısır’dan Çıkış 8

B. İkinci Bela – Kurbağalar (8:1-15)

Mısır ülkesini kaplayan kurbağalar, öyle büyük bir sıkıntı verdiler ki, firavun yumuşamış görünüyordu. Firavun, Musa’dan belanın kaldırılmasını istediğinde, Musa şöyle dedi: “Kararı sana bırakıyorum. Kurbağalar senden ve evlerinden uzak dursun, yalnız ırmakta kalsınlar diye senin görevlilerin ve halkın için ne zaman dua edeyim?”Ancak, sanki yeterince kurbağa yokmuş gibi, firavunun büyücüleri de kendi büyüleriyle kurbağalar yaptılar!

Bunu şeytani güçler aracılığıyla yapmışlardı, ama kurbağaları yok etmeye cesaret etmediler, çünkü kurbağa Mısır’da bereket tanrısı olarak tapınılan bir hayvandı. Ertesi gün kurbağalar öldüklerinde, tüm ülke leşlerin çıkardığı kokudan geçilmez olmuştu. Firavun yüreğini tekrar sertleştirdi.

C. Üçüncü Bela – Sivrisinekler (8:16-19)

Yerdeki toz, sivrisineklere ya da tatarcıklara dönüştü. Üçüncü bela karşısında Mısır büyücüleri, büyüleriyle sivrisinek yapamadılar ve firavunu, kendilerinden daha büyük bir güçle karşı karşıya olduklarını söyleyerek uyardılar. Ama firavun çok inatçıydı. Firavun yüreğini sertleştirdikçe, yüreği Tanrı tarafından daha çok sertleştiriliyordu.

Ç. Dördüncü Bela – Atsinekleri (8:20-32)

8:20-24   Tanrı dördüncü belayı gönderdi: Sürüler halinde atsinekleri. İbranice’de, sürüler halinde (ya da “karma”), pek çok cinsin karışımı anlamına gelir. Belaların çoğu ya da tamamı, Mısır’ın sahte tanrılarını hedef aldığından (Nil Nehri ve hemen hemen her hayvan Mısır’da bir tanrı sayılıyordu!), kınkanatlılar ailesinden herhangi bir böcek türünün kastedilmiş olması mümkündür. Bu bela, kutsal böceklerin tanrısı olan Kepri’ye karşı bir saldırı olabilirdi. 1

8:25-32   Firavun bu bela karşısında, İsrailliler’in Mısır ülkesindeTanrıları’na kurban kesmesine izin verecek kadar eğildi. Ancak bu mümkün değildi, çünkü İsrailliler, Mısırlılar’ın tapındığı hayvanları kurban etmekle bir başkaldırıyı kışkırtabilirlerdi. Firavun, daha da fazlasına razı oldu: Yahudiler kurban kesmek için çöle gidebilirlerdi, ama fazla uzağa gitmemeliydiler. Bu da yeterli değildi, çünkü Tanrı onlara, üç günlük bir yolculuğa çıkmalarını buyurmuştu. Mısır, beladan kurtulur kurtulmaz, firavun kararını değiştirdi ve halkı salıvermedi.

 

Kutsal Kitap

1 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Firavunun yanına git ve ona de ki, ‹RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar.
2 Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.
3 Irmak kurbağalarla dolup taşacak. Kurbağalar çıkıp sarayına, yatak odana, yatağına, görevlilerinin ve halkının evlerine, fırınlarına, hamur teknelerine girecekler.
4 Senin, halkının, bütün görevlilerinin üstüne sıçrayacaklar.›
5 ‹‹Haruna de ki, ‹Elindeki değneği ırmakların, kanalların, havuzların üzerine uzatıp kurbağaları çıkart; Mısırı kurbağalar kaplasın.› ››
6 Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.
7 Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.
8 Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹RABbe dua edin, benim ve halkımın üzerinden kurbağaları uzaklaştırsın›› dedi, ‹‹O zaman halkınızı RABbe kurban kessinler diye salıvereceğim.››
9 Musa, ‹‹Sen karar ver›› diye karşılık verdi, ‹‹Bunu sana bırakıyorum. Kurbağalar senden ve evlerinden uzak dursun, yalnız ırmakta kalsınlar diye senin, görevlilerin ve halkın için ne zaman dua edeyim?››
10 Firavun, ‹‹Yarın›› dedi. Musa, ‹‹Peki, dediğin gibi olsun›› diye karşılık verdi, ‹‹Böylece bileceksin ki, Tanrımız RAB gibisi yoktur.
11 Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››
12 Musayla Harun firavunun yanından ayrıldılar. Musa RABbin firavunun başına getirdiği kurbağa belası için RABbe feryat etti.
13 RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.
14 Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.
15 Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.
16 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Haruna de ki, ‹Değneğini uzatıp yere vur, yerdeki toz sivrisineğe dönüşsün, bütün Mısırı kaplasın.› ››
17 Öyle yaptılar. Harun elindeki değneği uzatıp yere vurunca, insanlarla hayvanların üzerine sivrisinekler üşüştü. Mısırda yerin bütün tozu sivrisineğe dönüştü.
18 Büyücüler de kendi büyüleriyle tozu sivrisineğe dönüştürmek istedilerse de başaramadılar. İnsanların, hayvanların üzerini sivrisinek kapladı.
19 Büyücüler firavuna, ‹‹Bu işte Tanrının parmağı var›› dediler. Ne var ki, RABbin söylediği gibi firavun inat etti, Musayla Harunu dinlemedi.
20 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Sabah erkenden kalk, firavun ırmağa inerken onu karşıla ve şöyle de: ‹RAB diyor ki, halkımı salıver, bana tapsınlar.
21 Halkımı salıvermezsen senin, görevlilerinin, halkının, evlerinin üzerine atsineği yağdıracağım. Mısırlıların evleri ve üzerinde yaşadıkları topraklar atsinekleriyle dolup taşacak.
22 ‹‹ ‹Ama o gün halkımın yaşadığı Goşen bölgesinde farklı davranacağım. Orada atsineği olmayacak. Böylece bileceksin ki, bu ülkede RAB benim.
23 Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››
24 RAB dediğini yaptı. Firavunun sarayına, görevlilerinin evlerine sürü sürü atsineği gönderdi. Mısır atsineği yüzünden baştan sona harap oldu.
25 Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.
26 Musa, ‹‹Bu doğru olmaz›› diye karşılık verdi, ‹‹Çünkü Mısırlılar Tanrımız RABbe kurban kesmeyi iğrenç sayıyorlar. İğrenç saydıkları bu şeyi gözlerinin önünde yaparsak bizi taşlamazlar mı?
27 Tanrımız RABbe kurban kesmek için, bize buyurduğu gibi üç gün çölde yol almalıyız.››
28 Firavun, ‹‹Çölde Tanrınız RABbe kurban kesmeniz için sizi salıveriyorum›› dedi, ‹‹Yalnız çok uzağa gitmeyeceksiniz. Şimdi benim için dua edin.››
29 Musa, ‹‹Yarın atsineklerini firavunun, görevlilerinin, halkının üzerinden uzaklaştırsın diye, yanından ayrılır ayrılmaz RABbe dua edeceğim›› dedi, ‹‹Yalnız firavun RABbe kurban kesmek için halkın gitmesini önleyerek bizi yine aldatmamalı.››
30 Musa firavunun yanından çıkıp RABbe dua etti.
31 RAB Musanın isteğini yerine getirdi; firavunun, görevlilerinin, halkının üzerinden atsineklerini uzaklaştırdı. Tek sinek kalmadı.
32 Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.

1. (8:20-24) Eski Antlaşma’nın Mısır’da yapılan Grekçe çevirisi, yerel bilgi ve Yahudi geleneğini yansıtıyor olabilir. Bu çeviride, ısırdığında can yakan bir atsineği (kynomuia) ifadesi yer alır. Daha fazla ayrıntı için Cole’un Mısır’dan Çıkış yoru­muna (s.93,94) bakınız.