Mısır’dan Çıkış 1

Mısır’dan Çıkış Bölüm 1

YORUM

I. İSRAİL’İN MISIR’DAKİ TUTSAKLIĞI (1. Bölüm)

1:1-8   Kitabın ilk sözcüklerinde bulunan, “adları şunlardır” cümlesi, Yahudiler’in Mısır’dan Çıkış Kitabı’nın başlığını oluşturur. Tanrı, insanlarla ne kadar ilgilidir! İnsanlar, Tanrı’nın gözünde bir bilgisayar kartındaki rakamlar, ya da çentikler olarak değil, isimleriyle anılırlar. İsa, İyi Çoban’dan söz etmişti: “Koyunlarını adlarıyla çağırır ve onları dışarı götürür” (Yu.10:3). İsa’nın bu ifadesi, bu bölümün konusuyla uyuşmaktadır. İsrailliler, Mısır’a çoban olarak gelmişlerdi, ama şimdi köleydiler. Ama İyi Çoban olan Tanrı’nın onları “dışarı götürmek” için planları vardı.

Yakup’un soyundan olan yetmiş kişi hakkındaki açıklamalar için Yaratılış 46:8-27 ayetlerindeki notlara bakınız. Bu yetmiş kişi, Kenan’a gitmek üzere Sina’dan ayrılmaya hazır olana kadar geçen zaman içinde, savaşabilecek durumda olan 603.550 kişiyle birlikte sayıları birkaç milyona ulaşmıştı (Say.1:46). 6 ve 7. ayetler, Yaratılış Kitabı’nın sonu ve Mısır’dan Çıkış Kitabı’nın olayları arasında pek çok yıl geçtiğini belirtir. 8. ayetin anlamı, Yusuf’un soyunu onaylamayan yeni bir kralın tahta çıktığıdır; Yusuf’un kendisi, bilindiği gibi daha önce ölmüştü.

1:9-10   İsrailliler, sayı ve güç olarak o kadar çoğalmışlardı ki, firavun onların savaş zamanında bir tehdit oluşturacaklarını düşündü. Bu nedenle İsrail halkını köleleştirmeye karar verdi. İsrailli her erkek çocuğu öldürterek İbrani ırkının kökünü yok etmeye karar verdi. Kutsal Yazılar’da üç kötü kral, masum çocukların öldürülmesini buyurmuştu: Firavun, Atalya (2Kr.11) ve Hirodes (Mat. 2). Şeytan tarafından yönlendirilen bu krallar, gaddarlıklarıyla Mesih’in geleceği soyu ortadan kaldırmaya çalıştılar. Şeytan, Tanrı’nın Yaratılış 3:15’deki vaadini asla unutmamıştı.

1:11-14   Firavun, köleleştirdiği Yahudiler’i Pitom ve Ramses adlı ambarlı kentleri bina etmek için kullandı. Ancak, firavunun baskısına rağmen İsrailliler’in sayısı daha da çoğaldı! Firavun, ağır kölelik ile kötülük planlamıştı, ama Tanrı bunu iyiliğe çevirdi. Bu durum, Yahudiler’in vaat edilen topraklara gitmek üzere Mısır’dan çıktıktan sonra yaptıkları çetin yolculuk için hazırlanmalarına yardımcı oldu.

1:15-19   Şifra ve Pua, İbrani ebelerin önde gelenlerindendiler. Yahudi anneleri doğum sandalyesinde doğurturlarken, firavunun buyurduğu gibi, erkek çocukları öldürmediler. Durumu firavuna şöyle açıkladılar: İbrani çocuklar, ebeler annelere ulaşmadan önce çabucak doğuyorlar. Bu ifadelerinde hiç kuşkusuz gerçek payı da bulunmaktaydı.

1:20-22   Bir kitapta ebeler hakkında şu yorum yapılmıştır:

Tanrı, ebeleri, ev bark sahibi yaparak ödüllendirdi (21. ayet). Tanrı’nın bu bağışının nedeni, ebelerin yalan söylemeleri değil, insanları düşünerek hareket etmeleriydi. İnsanca hareket ederek çocukları öldürmemeleri, yalan söylemelerini haklı çıkartmıyordu. Davranışları ahlak ölçülerindeki kesinliğe uymuyordu. Ama günah ve günahın etkileriyle suçlanan bir dünyada, belki de ne pahasına olursa olsun büyük görevleri yerine getirmek daha önemliydi. Her konuda olduğu gibi bu konuda da, “Rab korkusu, bilgeliğin başlangıcıdır.”

İbrani ebelerin firavunun işini bozmaları üzerine firavun bütün halkına erkek çocukların öldürülmesi için buyruk verdi.

 

Kutsal Kitap

1 Yakupla birlikte aileleriyle Mısıra giden İsrailoğullarının adları şunlardır:
2 Ruben, Şimon, Levi, Yahuda,
3 İssakar, Zevulun, Benyamin,
4 Dan, Naftali, Gad, Aşer.
5 Yakupun soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısırdaydı.
6 Zamanla Yusuf, kardeşleri ve o kuşağın hepsi öldü.
7 Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.
8 Sonra Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısırda tahta çıktı.
9 Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,
10 ‹‹Gelin, onlara karşı aklımızı kullanalım, yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa, düşmanlarımıza katılıp bize karşı savaşır, ülkeyi terk ederler.››
11 Böylece Mısırlılar İsraillilerin başına onları ağır işlere koşacak angaryacılar atadılar. İsrailliler firavun için Pitom ve Ramses adında ambarlı kentler yaptılar.
12 Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak
13 İsraillileri amansızca çalıştırdılar.
14 Her türlü tarla işi, harç ve kerpiç yapımı gibi ağır işlerle yaşamı onlara zehir ettiler. Bütün işlerinde onları amansızca kullandılar.
15 Mısır Kralı, Şifra ve Pua adındaki İbrani ebelere şöyle dedi:
16 ‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››
17 Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.
18 Bunun üzerine Mısır Kralı ebeleri çağırtıp, ‹‹Niçin yaptınız bunu?›› diye sordu, ‹‹Neden erkek çocukları sağ bıraktınız?››
19 Ebeler, ‹‹İbrani kadınlar Mısırlı kadınlara benzemiyor›› diye yanıtladılar, ‹‹Çok güçlüler. Daha ebe gelmeden doğuruyorlar.››
20 Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldıkça çoğaldı.
21 Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.
22 Bunun üzerine firavun bütün halkına buyruk verdi: ‹‹Doğan her İbrani erkek çocuk Nil’e atılacak, kızlar sağ bırakılacak.››