Nehemya 2

B. Yeruşalim’in Yenilenmesi İçin Verilen Yetki (2:1-8)

2:1-3   Nehemya’nın imanının beklenmedik bir biçimde ödüllendirilmesi için üç ya da dört ay geçmesi gerekiyordu. Bir gün krala şarap sunarken, yüzü yüreğindeki üzüntüyü ele verdi. Kralın yönelttiği soru Nehemya’yı korkuttu, çünkü kralın huzurunda üzülmek yasaktı (Est.4:2). George Williams şu bilgiyi verir:

Her gün zehirlenme tehdidi altında yaşayan doğu kralları, sakilerinin davranışındaki heyecanı kuşkuyla karşılarlardı. 1

Ama Nehemya krala zarar vermeyi düşünmüyordu. Üzüntüsünün nedeni, atalarına ait Yeruşalim Kenti’nin yıkılmasıydı.

2:4-5   Nehemya’nın dua ederek Rab’be gösterdiği bağlılık, karşılıksız kalmadı. Kral ona yalnızca istediğini vermekle kalmadı, onu aynı zamanda Yahuda valisi de yaptı (5:14). Artahşasta’nın buyruğu, Rab’bin Daniel’e söylediği sözün gerçekleşmesiydi (Dan.9:25). Aynı Koreş’in buyruğunun Yeremya’nın peygamberliğini gerçekleştirmesi gibi… (Yer.29:10; Ezr.1).

2:6- 8   Kralı yanıtlayan Nehemya, ona ne zaman dönmesi gerektiğini sordu. Daha sonra Nehemya’nın Pers ülkesinden en az on iki yıl ayrı kaldığını görürüz (5:14). Tüm bu olup bitenler sırasında Nehemya, Tanrı’nın desteğini hep yanında buldu.

C. Yeruşalim Surlarının Onarılması (2:9 – 6:19)

1. Kişisel Denetim ve Halkın İtirazı (2:9-20)

2:9-16   Kralın resmi mektuplarıyla birlikte Nehemya’ya komutanlar ve atlılar da eşlik etmekteydi. Yeruşalim’e vardıktan kısa bir süre sonra yeni vali, kentindeki her şeye dikkatle göz gezdirdi. Mümkün olduğu kadar az dikkat çekmek ve planlarını gizli tutmak istiyordu. Kentin yaşayabilmesi için surların onarılması gerektiğinin zorunlu olduğunu biliyordu. Yapı döküntüleriyle dolu yol öyle derindi ki, bindiği hayvanın geçmesi için uygun değildi.

2:17-20   Daha sonra önderleri bir araya toplayıp yapılması gerekenleri anlattı ve kendilerini Tanrı’nın desteğini ve krala söylediklerini anlatarak teşvik etti. Yahudiler heyecanlanmıştı ve başlamaya hazırdılar. Sanballat, Toviya ve Geşem küçümseyip alay ettiler ve “krala başkaldırı” gibi sahte bir yalan uydurarak yapım projesini durdurmaya çalıştılar. Ama Nehemya yılmadı; Göklerin Tanrısı başarı vaat etmişti. Halk birleşti. Tanrı’nın bereketi için halkın birleşmesi gereklidir (Mez.133:1-3).

 

Kutsal Kitap

1 Kral Artahşastanın krallığının yirminci yılı, Nisan ayıydı. Krala getirilen şarabı alıp kendisine sundum. O güne kadar beni hiç üzgün görmemişti.
2 Bu yüzden, ‹‹Neden böyle üzgün görünüyorsun?›› diye sordu, ‹‹Hasta olmadığına göre, bir derdin olmalı.›› kapsardı. Çok korktum.
3 Krala, ‹‹Tanrı sana uzun ömürler versin›› dedim, ‹‹Atalarımın gömüldüğü kent yıkıldı, kapıları yakıldı. Nasıl üzülmem?››
4-5 Kral, ‹‹Dileğin ne?›› diye sordu. Göklerin Tanrısına dua edip krala şöyle dedim: ‹‹Eğer uygun görüyorsan, benden hoşnut kaldınsa, lütfen beni Yahudaya, atalarımın gömüldüğü kente gönder; kenti onarayım.››
6 Kral kraliçeyle birlikte oturuyordu. ‹‹Yolculuğun ne kadar sürer?›› diye sordu, ‹‹Ne zaman dönersin?›› Böylece kral dileğimi uygun buldu ve beni göndermeyi kabul etti. Ona ne zaman döneceğimi söyledim.
7 Sonra şöyle dedim: ‹‹Uygun görüyorsan, Yahudaya varmamı sağlamaları için, Fıratın batı yakasındaki valilere birer mektup yazılsın.
8 Bir de kralın orman sorumlusu Asafa bir mektup götürmek istiyorum. Tapınağın yanındaki kalenin kapıları, kent surları ve oturacağım evin yapımı için bana kereste versin.›› Tanrım bana destek olduğu için kral dileklerimi yerine getirdi.
9 Fıratın batı yakasındaki valilere gidip kralın mektuplarını verdim. Kral benimle birlikte komutanlar ve atlılar göndermişti.
10 Horonlu Sanballat ile Ammonlu görevlilerden Toviya, İsrail halkının iyiliği için birinin çalışmaya geldiğini duyunca çok sıkıldılar.
11 Yeruşalime gittim. Orada üç gün kaldıktan sonra,
12 gece kalkıp birkaç adamla birlikte işe koyuldum. Yeruşalim için yapacaklarıma ilişkin Tanrıdan aldığım esini kimseye açıklamadım. Bindiğim hayvandan başka hayvan götürmemiştim.
13 Hâlâ karanlıktı. Dere Kapısından Ejder Pınarına, oradan Gübre Kapısına gittim. Yeruşalimin yıkılan surlarını, yanıp kül olan kapılarını gözden geçirdim.
14 Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.
15 Gece karanlığında dere boyunca ilerledim, surları gözden geçirip geri geldim. Sonunda Dere Kapısından girip yerime döndüm.
16 Yetkililer nereye gittiğimi, ne yaptığımı bilmiyorlardı. Çünkü Yahudilere, kâhinlere, soylulara, yetkililere ve öteki görevlilere henüz hiçbir şey söylememiştim.
17 Sonra onlara, ‹‹İçine düştüğümüz yıkımı görüyorsunuz›› dedim, ‹‹Yeruşalim yıkılmış, kapıları ateşe verilmiş. Gelin, Yeruşalim surlarını onaralım, utancımıza son verelim.››
18 Onlara Tanrının bana nasıl destek olduğunu ve kralın söylediklerini anlattım. Onlar da, ‹‹Haydi, onarmaya başlayalım›› dediler. Var güçleriyle bu hayırlı işe başladılar.
19 Ama Horonlu Sanballat, Ammonlu görevlilerden Toviya, Arap Geşem yapacaklarımızı duyunca, bizi küçümseyip alay ettiler. ‹‹Ne yapıyorsunuz? Krala baş mı kaldırıyorsunuz?›› dediler.
20 Onları şöyle yanıtladım: ‹‹Göklerin Tanrısı bizi başarılı kılacaktır. Biz O’nun kulları olarak onarımı başlatacağız. Ama sizin Yeruşalim üzerinde ne hakkınız, ne de payınız olacak, adınız bile anılmayacak.››

1. George Williams, The Student’s Commentary on the Holy Scriptures, s.264