Romalılar 15

Romalılar Bölüm 15

15:1   15. bölümün ilk on üç ayeti bir önceki bölümde işlenen ahlaksal kayıtsızlık konusunu sürdürür. Yahudilikten gelen imanlılarla putperestlikten gelen imanlılar arasındaki gerginlik artmış olduğundan Pavlus burada, Yahudi ve diğer uluslardan olan imanlılar arasında uyumlu ilişkiler olması için yalvarır.

Güçlü olanlar (yani, ahlaksal açıdan önemsiz konulara ilişkin tam özgürlüğe sahip olanlar) haklarına bencilce sahip çıkarak kendilerini hoşnut etmemelidir. Aksine, zayıf kardeşlerin zayıflıklarına göz yumarak onlara şefkat ve saygıyla davranmalıdırlar.

15:2   Buradaki ilke şudur: Benliği hoşnut etmek için yaşamayın. Komşunuzu ruhça geliştirmek, ona iyilik etmek ve onu hoşnut etmek için yaşayın. İmanlı yaklaşımı budur.

15:3   Mesih bize bunun örneğini vermiştir. Kendisini değil, Babasını hoşnut etmek için yaşadı. “Seni aşağılayanların aşağılamalarına ben uğradım” dedi (Mezmur 69:9). Bu, O’nun Tanrı’nın onuruyla ilgilendiğini ve insanlar Tanrı’yı aşağıladıklarında, bunu kişisel bir aşağılama olarak kendi üzerine aldığını ifade eder.

15:4   Mezmurlar’dan yapılan bu aktarma bize, Eski Antlaşma Yazılarının öğrenmemiz için yazıldığını anımsatır. Bunlar doğrudan bize yazılmamış olsa da bizim için paha biçilmez dersler içerir. Sorunlar, çelişkiler ve sıkıntılarla karşılaştığımızda, Kutsal Yazılar bize güçlü olmamızı öğretir ve teselli verir. Böylece, dalgalarla boğuşurken batmak yerine Rab’bin bize yardım edeceği umuduyla dayanırız.

15:5   Bu düşünce, Pavlus’un, azim ve teselli veren Tanrı’nın, güçlü ve zayıfın, diğer uluslardan ve Yahudilerden olan imanlıların Mesih İsa’nın öğretiş ve örneğiyle uyumlu biçimde yaşamalarını sağlayacağı dileğini ifade etmeye yönlendirir.

15:6   Sonuç, kutsalların Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısına ve Babasına tapınırken bir olmalarıdır. Ne harika bir görünüm! Kurtulan Yahudilerle diğer uluslar hep bir ağızdan Rab’bi övüyor!

Romalılar’da, “kurtulan can”ın biyografik ana hatlarını oluşturan ağızdan dört kez söz edilir. Başlangıçta ağzı lanet ve acı sözle doludur (3:14). Sonra ağzı kapatılır ve suçlu olarak Yargıcın önüne getirilir (3:19). Daha sonra İsa’nın Rab olduğunu ağzıyla açıkça söyler (10:9). Ve sonunda Rab’bi ağzıyla övüp yüceltir (15:6).

15:7   Bütün bunlardan bir ilke daha oluşur. İkinci derecede önemli olan konularla ilgili herhangi bir farklılık olasılığına karşın birbirimizi, Mesih’in bizi kabul ettiği gibi kabul etmemiz gerektiğidir. Yerel toplulukta birbirimizi kabul etmenin gerçek temeli budur. İmanlı kardeşleri mezhep yakınlığı, ruhsal olgunluk ya da sosyal durum bazında kabul etmeyiz. Mesih’in kabul ettiklerini, Tanrı’nın yüceliğine katkıda bulunmak için kabul etmeliyiz.

15:8   Hemen sonraki altı ayette elçi, okuyucularına İsa Mesih’in hizmetinin, Yahudileri ve diğer ulusları kapsadığını anımsatır; bu, yüreklerimizin her iki grubu kapsayacak kadar büyük olması gerektiğini ima eder. Mesih elbette ki sünnetlilere –yani Yahudi halkına– hizmet etmeye geldi. Tanrı, İsrail’e Mesih’i göndereceğine ilişkin tekrar tekrar söz vermişti ve Mesih’in gelişi de bu sözlerin gerçekliğini doğruladı.

15:9   Mesih diğer uluslara da bereket getirir. Tanrı, ulusların Müjde’yi işitmelerini ve inanan bu insanların Tanrı’yı üstün merhameti için yüceltmelerini amaçladı. Yahudi imanlılar için bu bir sürpriz olmamalıdır, çünkü Kutsal Yazılarında sık sık anlatılmıştır. Örneğin, Mezmur 18:49’da Davut, Mesih’in diğer uluslardan oluşan imanlılar kalabalığının arasında Tanrı’ya ezgiler söyleyeceği günü önceden görmüştür.

15:10   Yasa’nın Tekrarı 32:43’te diğer uluslar, kurtuluş bereketinde O’nun halkı İsrail’le birlikte sevinirken resmedilir.

15:11   Mezmur 117:1’de İsrail’in, Mesih’in Bin Yıllık Egemenliğinde diğer ulusları Rab’bi övmeye çağırışlarını işitiriz.

15:12   Son olarak Yeşaya, diğer ulusların Mesih’in egemenliğine katılmalarından söz eder (Yşa.11:1,10). Burada üzerinde durulan nokta, diğer ulusların Mesih’in ve Müjde’sinin ayrıcalıklarından yararlanacaklarıdır.

Rab İsa, İşay’ın bir köküdür, ancak bu İşay’ın soyundan (bu gerçek olsa da) geldiğini değil, İşay’ın Yaratıcısı olduğunu anlatır (ki bu da doğrudur). Vahiy 22:16’da İsa, Kendisinden Davut’un kökü ve soyu olarak söz eder. Tanrısallığı açısından O, Davut’un Yaratıcısıdır; insanlığı açısından ele alındığında ise Davut’un soyundan gelmektedir.

15:13   Pavlus böylece bu kısmı sevecen bir kutsamayla kapatır: Lütuf aracılığıyla ümit veren Tanrı’nın, tüm kutsalları, O’na iman etikçe, tam bir sevinç ve esenlikle doldurması için dua eder. Belki de burada özellikle diğer uluslardan olan imanlıları düşünüyor, ama bu dua hepsi için uygundur. Ayrıca Kutsal Ruh’un gücüyle ümitle dolup taşanların önemsiz şeyler için kavga edecek zamanlarının olmadığı gerçektir. Ortak umudumuz, imanlı yaşamında etkili bir birleştirici güçtür.

F. Pavlus’un Planları (15:14-33)

15:14   Pavlus, 15’inci bölümün sonunda Romalılar’a neden yazdığını ve onları ziyaret etmek istediğini anlatır.

Romalı imanlılarla hiç karşılaşmamış olduğu halde, kendisinin öğütlerini iyi karşılayacaklarından emindir. Bu güven onların iyilikle dolu olduklarını işitmiş olmasından kaynaklanır. Buna ek olarak, İsa Mesih imanına ait öğretişi bildiklerinden emindir. Bu da onların başkalarına öğüt vermelerini mümkün kılar.

15:15   Ruhsal ilerlemelerine duyduğu güvenle ve onlar için bir yabancı olmasına rağmen Pavlus, kendilerine ayrıcalık ve sorumluluklarından bazılarını anımsatma konusunda tereddüt etmedi. Yazılarındaki açık sözlülük, Tanrı’nın kendisine bağışladığı lütuftan –yani, onu elçi olarak atayan lütuftan– kaynaklandı.

15:16   Pavlus, Tanrı tarafından diğer uluslar için İsa Mesih’e ait bir tür hizmetkarkahin olarak atandı. Tanrı müjdesini yayma işini, kurtulan diğer ulusları Tanrı’yı hoşnut eden birer sunu gibi, O’na sunduğu bir kâhin etkinliği olarak gördü. Çünkü onlar Kutsal Ruh tarafından yeniden doğuş aracılığıyla Tanrı için ayrılmışlardı. G. Campbell Morgan sevinçle coşarak şöyle der:

Bu, Müjde’yi yayma ve önderlik çabalarımızın tümüne parlak bir ışık saçar. Müjde’nin yayılmasıyla kazanılan her can, yalnızca güvenliğin ve bereketin olduğu bir yere getirilmez; o, Tanrı’ya bir sunudur, O’nun hoşuna giden bir armağan, tam aradığı bir sunudur. Mesih’in bilgisinde özen ve sabırla bilgilendirilen ve böylece O’nun benzerliğine dönüştürülen her can, Baba’nın haz aldığı bir can olur. Bu nedenle, sadece insanları kazanmak için değil, Tanrı’nın yüreğini hoşnut etmek için de çalışırız. Bu, en güçlü nedenimizdir. 1

15:17   Pavlus övünmekle meşgulse, bu kendi kişiliğiyle övünmesinden değil, İsa Mesih’le övünmesinden kaynaklanmaktadır. Ve kendi başarılarıyla değil, Tanrı’nın Kendisi aracılığıyla yapmaktan hoşnut olduğu şeylerle övünür. Mesih’in alçakgönüllü hizmetçisi yakışık almaz bir övünmeyle meşgul olmaz, aksine Tanrı’nın, amaçlarını gerçekleştirmek için kendisini kullandığının bilincindedir. Gurur konusundaki her ayartma, insanın kendi içinde bir hiç olduğu, Tanrı’dan aldığından başka hiçbir şeye sahip olmadığı ve Kutsal Ruh’un gücü olmaksızın Mesih için hiçbir şey yapamayacağının farkına varması aracılığıyla terbiye edilir.

15:18   Pavlus, Mesih’in başkalarının hizmeti aracılığıyla yaptıklarından başka bir şeyden söz etmeyi bile düşünmez. Mesih’in kendisi aracılığıyla, sözle ve eylemle, yani duyurduğu müjde ve yaptığı mucizeler aracılığıyla ulusların söz dinlemesi için kendisini Rab’bin yoluna adamıştır.

15:19   Rab, elçinin bildirisini ruhsal dersler öğreten ve şaşkınlık yaratan mucizelerle ve Ruh’un gücünün çeşitli armağanlarıyla onayladı. Bunun sonucu olarak Pavlus Yeruşalim’den başlayıp İllirya bölgesine kadar (Adriyatik Denizindeki Makedonya’nın kuzeyi) müjdeyi tamamen yayar. Yeruşalim’denİllirya bölgesine kadar ifadesi onun hizmetinin kronolojik sırasını değil, coğrafi boyutunu tanımlar.

15:20   Pavlus’un bu yolu izlemekteki amacı, Müjde’yi Mesih’in adının duyulmadığı yerlerde duyurmaktı. Dinleyicilerini, öncelikle Mesih’i daha önce hiç duymamış olan diğer uluslar oluşturuyordu. Böylece, bir başkasının koyduğu temel üzerine bina etmiyordu. Pavlus’un yeni bölgelerdeki öncülük örneği, Rab’bin diğer hizmetçilerinin mutlaka aynı şekilde çalışmalarını gerektirmez. Örneğin, bazıları yeni topluluklar kurulduktan sonra oralara taşınıp öğretişte bulunmaya çağrılırlar.

15:21   Diğer uluslar arasında temel oluşturan bu iş, Yeşaya’nın peygamberliğinin (52:15) yerine gelmesidir: Burada, Mesih’ten daha önce habersiz olan ulusların anlatılmamış olanı görecekleri, Müjde’yi daha önce hiç işitmemiş olanların bunu anlayacakları ve gerçek imanla karşılık verecekleri anlatılıyor.

15:22,23   İşlenmemiş yöreleri işleme arzusuyla dolup taşan Pavlus, önceki tarihlerde Roma’ya gidemeyecek kadar meşguldü. Artık 15:19’da tanımlanan bölgede temel konulmuştu. Diğerleri bu temel üzerine bina edebilirlerdi. Bu nedenle Pavlus, uzun zamandır Roma’yı ziyaret etme arzusunu gerçekleştirmek için özgürdü.

15:24   Planı İspanya’ya giderken Roma’ya uğramaktı. Onlarla paydaşlığın keyfini çıkaracak kadar uzun kalamayacaktı, ama kısmen de olsa sonunda onlarla beraber olma arzusunu tatmin edecekti. O zaman İspanya gezisini tamamlamak için gerekli olan yardımı sağlayacaklarını biliyordu.

15:25   Ama bu süre içinde, Yahudiye’deki kutsalların ihtiyacı için diğer uluslardan oluşan topluluklar arasında toplanmış olan yardımı ulaştırmak üzere Yeruşalim’e gidiyordu. 1.Korintliler 16:1 ve 2.Korintliler 8 ve 9’da okuduğumuz para yardımı budur.

15:26,27   Makedonya ve Ahaya’daki imanlılar, yoksul imanlılar arasındaki sıkıntıyı azaltmak için toplanan yardıma memnuniyetle katkıda bulunmuşlardı. Toplanılan bu para bağışlayanlar tarafından tamamen gönüllü olarak verilmişti ve vermeleri de onlar açısından oldukça uygundu. Ne de olsa müjdenin Yahudi imanlılar aracılığıyla kendilerine duyurulmasından ruhsal olarak yararlanmışlardı. Bu nedenle onlardan Yahudi kardeşleriyle maddesel bereketlerini de paylaşmalarını beklemek fazla bir şey sayılmazdı.

15:28,29   Pavlus vaat edildiği üzere, sağlanan yardımı ulaştırma işini bitirir bitirmez, İspanya’ya giderken yolunun üstündeki Roma’yı ziyaret edecekti. Tanrı sözünün, Kutsal Ruh’un gücüyle her duyuruluşunda olduğu gibi, Roma’ya yapacağı bu ziyarette de, Mesih’in bereketinin doluluğunun kendisine eşlik edeceğinden emindi.

15:30   Elçi bu bölümü, kardeşlerden dualarını istediği ateşli bir yalvarışla kapatır. Yalvarışının temelini Rab İsa Mesih’le olan ortak birlikleri ve Kutsal Ruh’tan gelen sevgileri oluşturur. Onlardan kendisi için Tanrı’ya dua ederek uğraşısına katılmalarını rica eder. Lenski şöyle der: “Böyle bir dua çağrısında kişi, yarışmacıların yarış alanında yaptıkları gibi tüm yüreğini ve canını ortaya koyar.” 2

15:31   Dört belirli konuda dua isteği verilir. Pavlus önce bir zamanlar kendisinin de yaptığı gibi, müjdeye fanatik biçimde karşı gelen Yahudiye’deki partizanlardan kurtulması için dua ister.

Romalılar’dan ikinci dua isteği, Yahudi kutsalların toplanan yardımı nezaketle kabul etmeleri konusundadır. Diğer uluslardan olan imanlılara ve diğer uluslara müjdeyi duyuranlara karşı halen güçlü dinsel önyargılar bulunmaktaydı. Ayrıca insanların “yardım” kabul etme fikrine karşı her zaman gücenmeleri olasılığı vardır. Genellikle kabul eden, verenden daha çok lütfa ihtiyaç duyar!

15:32   Üçüncü istek ise, Rab’bin Roma’ya yapılacak ziyareti sevinçli kılmayı uygun görmesi içindi. Tanrı’nın isteğiyle sözleri, Pavlus’un her şeyde Rab tarafından yönlendirilme arzusunu ifade eder.

En sonuncusu kargaşalı ve yorucu hizmetinin ortasında gönlünü ferahlatacak bir ziyaret içindir.

15:33   Pavlus bölümü, esenlik kaynağı olan Tanrı’nın onlarla birlikte olmasını dileyerek kapatır. 15’inci bölümde Rab, sabır ve cesaret Tanrısı (5. ayet), ümit Tanrısı (13. ayet) ve burada esenlik Tanrısı olarak adlandırılır. İyi olan her şeyin ve yoksul günahkârın şimdi ve sonsuzluk boyunca ihtiyaç duyduğu her şeyin kaynağı O’dur. Amin.

 

Kutsal Kitap

1 İmanı güçlü olan bizler, kendimizi hoşnut etmeye değil, güçsüzlerin zayıflıklarını yüklenmeye borçluyuz.
2 Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.
3 Çünkü Mesih bile kendini hoşnut etmeye çalışmadı. Yazılmış olduğu gibi: “Sana edilen hakaretlere ben uğradım.”
4 Önceden ne yazıldıysa, bize öğretmek için, sabırla ve Kutsal Yazılar’ın verdiği cesaretle umudumuz olsun diye yazıldı.
5 Sabır ve cesaret kaynağı olan Tanrı’nın, sizleri Mesih İsa’nın isteğine uygun olarak aynı düşüncede birleştirmesini dilerim.
6 Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı’nı ve Babası’nı birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.
7 Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Tanrı’nın yüceliği için birbirinizi kabul edin.
8 Çünkü diyorum ki Mesih, Tanrı’nın güvenilir olduğunu göstermek için Yahudiler’in hizmetkârı oldu. Öyle ki, atalarımıza verilen sözler doğrulansın ve öteki uluslar merhameti için Tanrı’yı yüceltsin. Yazılmış olduğu gibi: “Bunun için uluslar arasında sana şükredeceğim, Adını ilahilerle öveceğim.”
9 (SEE 15:8)
10 Yine deniyor ki, “Ey uluslar, O’nun halkıyla birlikte sevinin!” Ve, “Ey bütün uluslar, Rab’be övgüler sunun! Ey bütün halklar, O’nu yüceltin!”
11 (SEE 15:10)
12 Yeşaya da şöyle diyor: “İşay’ın Kökü ortaya çıkacak, Uluslara egemen olmak üzere yükselecek. Uluslar O’na umut bağlayacak.”
13 Umut kaynağı olan Tanrı, Kutsal Ruh’un gücüyle umutla dolup taşmanız için iman yaşamınızda sizleri tam bir sevinç ve esenlikle doldursun.
14 Size gelince, kardeşlerim, iyilikle dolu, her bilgiyle donanmış olduğunuzdan ben eminim. Ayrıca, birbirinize öğüt verebilecek durumdasınız.
15 Yine de Tanrı’nın bana bağışladığı lütufla bazı noktaları yeniden anımsatmak için size yazma cesaretini gösterdim.
16 Ben Tanrı’nın lütfuyla uluslar yararına Mesih İsa’nın hizmetkârı oldum. Tanrı’nın Müjdesi’ni bir kâhin* olarak yaymaktayım. Öyle ki uluslar, Kutsal Ruh’la kutsal kılınarak Tanrı’yı hoşnut eden bir sunu olsun.
17 Bunun için Mesih İsa’ya ait biri olarak Tanrı’ya verdiğim hizmetle övünebilirim.
18 Ulusların söz dinlemesi için Mesih’in benim aracılığımla, sözle ve eylemle, mucizeler ve harikalar yaratan güçle, Kutsal Ruh’un gücüyle yaptıklarından başka şeyden söz etmeye cesaret edemem. Yeruşalim’den* başlayıp İllirikum bölgesine kadar dolaşarak Mesih’in Müjdesi’ni her yerde duyurdum.
19 (SEE 15:18)
20 Bir başkasının attığı temel üzerine inşa etmemek için Müjde’yi Mesih’in adının duyulmadığı yerlerde yaymayı amaç edindim.
21 Yazılmış olduğu gibi: “O’ndan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.”
22 İşte bu yüzden yanınıza gelmem kaç kez engellendi.
23 Şimdiyse bu yörelerde artık yapacağım bir şey kalmadığından, yıllardır da yanınıza gelmeyi arzuladığımdan, İspanya’ya giderken size uğrarım. Yol üzerinde sizi görüp bir süre arkadaşlığınıza doyduktan sonra beni oraya uğurlayacağınızı umarım.
24 (SEE 15:23)
25 Ama şimdi kutsallara bir hizmet için Yeruşalim’e gidiyorum.
26 Çünkü Makedonya ve Ahaya’da bulunanlar, Yeruşalim’deki kutsallar arasında yoksul olanlar için yardım toplamayı uygun gördüler.
27 Evet, uygun gördüler. Gerçekte onlara yardım borçlular. Uluslar, onların ruhsal bereketlerine ortak olduklarına göre, maddesel bereketlerle onlara hizmet etmeye borçlular.
28 Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanya’ya gideceğim.
29 Yanınıza geldiğimde, Mesih’in bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.
30 Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih ve Ruh’un sevgisi adına size yalvarıyorum, benim için Tanrı’ya dua ederek uğraşıma katılın.
31 Yahudiye’deki imansızlardan kurtulmam için ve Yeruşalim’e olan hizmetimin kutsallarca kabul edilmesi için dua edin.
32 Öyle ki, Tanrı’nın isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.
33 Esenlik veren Tanrı hepinizle birlikte olsun! Amin.

1. Morgan, Searchlights, s.337.

2. Lenski, Romans, s.895.