Süleyman’ın Özdeyişleri 17

17:1   Huzur içinde kuru bir lokma, kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.

17:2   Sağduyulu bir köle genellikle ailesini utandıran oğuldan üstündür. Süleyman’ın hizmetkârı Yarovam, İsrail’in on oymağı üzerinde egemen olmuş, Süleyman’ın oğlu Rehavam’a yalnızca iki oymak bırakmıştı.

Hizmetkâr, genellikle mirası oğullarla eşit biçimde paylaşır. İbrahim’in yaşamında, hizmetkârı bir süre için onun tek mirasçısı gibi görülmüştü (Yar.15:2-3).

17:3   Tanrı hiçbir pota ya da ocağın yapamayacağını yapar. Pota ve ocakta gümüş ve altın arıtılır. Ama insanın yüreğini arıtan Rab’dir.

Yolun ateşli denemelerden geçiyorsa,
Her şeye yeterli lütfum desteğin olacak;
Alevler seni yakmayacak; amacım yalnızca
Senin cürufunu yakmak ve altınını arıtmak.
George Keith

17:4   Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler. Yalanları, temelsiz söylentileri ve sahte suçlamaları hoş karşılar. Yalancılar da rezalet, sövgü ve yıkıcı dile kulak vermekten hoşlanırlar. Bu anlamda, kişinin sözleri yüreğindekilerin barometresidir.

17:5   14:31’de, yoksulla alay edenin Yaratıcısı’na hakaret ettiğini görmüştük (Bk. Yak.5:1-4). Felakete sevinen, RAB tarafından cezalandırılacaktır. Ovadya Kitabı’nda Yeruşalim’in düşmesine sevinen adamın başına gelen felaket anlatılır.

17:6   Torunlar yaşlıların tacıdır (Bk. Mez.127:3-5; 128:3). Çocukların övüncü anne babalarıdır. Bu ayette kuşaklar arası uçurumun olmadığı görülmektedir.

17:7   Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa, soylu kişiye de yalancı dudaklar yakışmaz. Bir soyludan daha fazlasını beklersiniz. Dünya, Tanrı’nın çocukları olan bizlerden daha fazlasını bekler.

17:8   Rüşvet bir tılsım gibidir ya da en azından sahibi böyle düşünür. Rüşveti kullandığı her yerde başarılı olur, kapılar önünde açılır, iyilik ve ayrıcalık elde eder ya da sıkıntıdan kurtulur.

17:9   Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar. Geçmişteki üzüntüleri düşünmekte ısrarlı olan kişi, dostlarından ayrılmak zorunda kalır.

Adams bu konuda şunları yazar: “Sevmeyi öğrendiğimizde, başkalarının suçlarını örtmeyi ve unutmayı da öğreniriz.”

Bir kadın diğerine şöyle der: “Senin hakkında söylediği kötü şeyleri hatırlamıyor musun?”

Diğer kadın şöyle yanıtlar: “Hatırlamıyorum, ama kesinlikle unuttuğumu hatırlıyorum!”

George Washington Carver siyah olduğu için bir koleje başvurusu reddedilmişti. Yıllar sonra biri kendisine bu kolejin adını sorduğunda şöyle yanıtladı, “Önemi yok!” Sevgi galip gelmişti.

17:10   Akıllı kişiyi azarlamak, akılsıza yüz darbe vurmaktan etkilidir. Duyarlı kişiler genellikle katı disiplin biçimlerine gereksinim duymazlar. Ancak duyarsız ve kayıtsız olanlar, üzerlerine bir balyoz gibi inecek olan bir disiplini talep ederler. Hatalı olduklarını kabul etmek onlar için güçtür.

17:11   Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir. Yasal yetkiye boyun eğmeye istekli değildir. Kendi yolunda yürümeye kararlıdır. Başkaldıran kişiye gönderilecek olan ulak acımasız bir görevli olup ya onu kral adına tutuklayacak ya da Tanrı tarafından gönderilen bir ölüm ulağı olarak görev yapacaktır.

17:12   Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir. Aklına çılgınca bir fikir geldiğinde onu hiçbir şey durduramayacaktır.

17:13   İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin evinden kötülük eksik olmaz. Davut, sadık komutanı Uriya’ya sadakatinin karşılığını hainlikle ödemişti ve bunun sonucu olarak evine kötülük getirmişti (12:9, 10).

17:14   Bir su bendinde delik açılırsa, akan su deliği hızla genişletecektir. Aynı şey kavgalar için de geçerlidir. Küçük tartışmalar büyük öfkelere dönüşebilir. Bu nedenle bir tartışma henüz önemsizken sona erdirilmelidir. Aksi taktirde kısa sürede büyük bir savaş patlayabilir.

17:15   Tanrı adli hatalardan nefret eder. Suçluyu aklamak ya da masumu mahkûm etmek, Tanrı için aynı derecede tiksindiricidir. Mahkemelerimiz bugün adli hatalarla doludur, ama insanlar bunun hesabını Tanrı’nın önünde vereceklerdir. Tarihin koridorları boyunca şu atasözü yankılanır: “Adaleti, yalnızca adaleti izleyeceksin.”

17:16   Akılsız biri bilgelik satın almak için para harcamaz. İyi bir öğrenci olmak için sağduyuya sahip olunmalıdır. Öğrencide ‘öğrenmeye istekli bir zihin’ bulunmalıdır (Moffatt).

Özdeyişin ikinci ve belki de daha açık olan anlamı şudur: Akılsız biri bilgelik için para harcamamalıdır, çünkü kavrama yeteneği yoktur. “Bir akılsızın kapasitesi yoksa, bilgelik satın almak için neden elinde parası olsun?” (Berkeley). Bilgeliği, bir somun ekmek alırcasına alabileceğini düşünür. Bilgelik için anlayışlı bir yüreğe sahip olması gerektiğinin farkında değildir.

17:17   Gerçek bir dost, hem sıkıntılı hem de huzurlu günde sever. Hangi arkadaşların sadık dostlar olduklarını anlamak için genellikle zor zamanları atlatmak gerekir. D. L. Moody’nin Kutsal Kitap’ında garip ve hoş bir not bulunur: “Gerçek bir dost sarmaşığa benzer – sıkıntı ne kadar büyükse, dost da o kadar sarılır.” 1

Kardeşimiz sıkıntılı günde belli olur. Kardeşliğin en büyük ayrıcalıklarından biri, ona en çok ihtiyaç duyduğumuz anda yanımızda bulunmasıdır.

Bu ayette Rab İsa’yı görmek hiç de zor değildir.

Bize yakın olmadığı bir saat bile,
Tek bir saat bile yoktur!
Geceler karanlık olsa da, O’nun sevgisi bizi cesaretlendirir.
Johnson Oatman

17:18   Bu ayette, sağgörülü sevgi ele alınmaktadır. Bir dostun borçlarına kefil olmak, sağduyudan yoksunluktur. Kefile ihtiyaç duyan kişi, karşısındakini de risk altına sokar.

17:19   Günahı seven kavgayı, kavgayı seven günahı sever. Kapısını yüksek yapan kişi,

  1. kibirle konuşur (Moffat);
  2. zenginliğini herkese duyurur ya da
  3. lüks içinde ve belki de imkanlarının ötesinde harcamalar yaparak yaşar. Bu davranışıyla yıkımına yol açar.

17:20   Sapık bir yürek asla kazanmaz, sapkın bir dil de asla başarılı olmaz. Her ikisi de kavgayı davet ederler ve mutluluğa engel olurlar.

17:21   Duyarsız bir ahmağın anne babası üzüntü içinde yaşar. Anlayışsız bir ahmağın babası sevinç nedir bilmez.

17:22   İçsel huzurun hastalıkların düzelmesinde olumlu etkisi vardır. Neşeli bir yapı, şifa için benzersiz bir yardımdır. Ezik bir ruh ise kişinin yaşamını tüketir.

Bu ayetle ilgili bir dipnotta Berkeley Version şu yorumda bulunur: “Tıp günümüzde çok ilerlemiştir.”

Günümüz doktorları, yürekten bir kahkahanın en iyi masaj olduğunu söylerler. Eğer yürekten bir kahkaha patlatırsanız, diyaframınız bedenimizin derinliğine iner ve akciğerleriniz genişler, aldıkları oksijen miktarında büyük artış olur. Aynı zamanda akciğerler yana doğru genişlerken, diyafram kalbinize yumuşak, ritmik bir masaj yapar. Bu soylu organ, masaja daha hızlı ve sert atarak karşılık verir. Kan dolaşımı hızlanır. Karaciğer, mide, pankreas, dalak ve safra kesesi canlanır –tüm sisteminiz harekete geçer. Tüm bunlar, yaşlı Grek bilge Aristo’nun 2000 yıldan daha uzun bir zaman önce kahkaha hakkındaki şu sözlerini onaylamaktadır: “Kahkaha, sağlık açısından çok değerli bir egzersizdir.” 2

Ancak her kahkaha sağlıklı değildir. Tennessee Üniversitesi’ndeki psikoloji profesörü Howard Pollis bu konuda şu düşünceye sahiptir: Kahkaha ve gülümseme saldırgan bir biçimde küçümsemek, alay etmek ve utandırmak için kullanıldığında sağlıklı değildir. Gülen kişiye olduğu kadar alay ederek güldüğü kişiye de zarar verir.

Ezik ruh ise bedeni yıpratır. Blake Clark bu ayeti onaylar:

Duygular sizi hasta edebilir. Avuç dolusu saç dökülmesine, şiddetli baş ağrılarına, tıkanmış genizlere, gözlerin astım ve alerji nedeniyle sulanmasına, gırtlak iltihabı yüzünden boğazın daralmasına, deride lekelerin oluşmasına, hatta dişlerin dökülmesine neden olabilir. Duygular iç organlarda yaralar açar. Kadınların düşük yapmasına, erkeklerin iktidarsızlığına ve daha pek çok rahatsızlığa yol açar. Duygular öldürebilir. 3

17:23   Kötü kişi adaleti saptırmak için gizlice rüşvet alır.

17:24   Anlayışlı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz. Hedefi bilgeliktir ve ona doğru ilerler. Akılsızın belirli bir hedefi yoktur. Disiplin gerektiren bilgeliği aramak yerine, gözleri hep sağda solda dolanır.

17:25   Anne babalara üzüntü veren şeylerden biri, çocuklarının akılsızca davranmalarıdır.

17:26   Ne suçsuza ceza kesmek iyidir, ne de görevliyi dürüst davrandığı için dövmek… Ama adalet her gün saptırılmaktadır.

17:27   Bilgili kişi az konuşur, akıllı kişi sakin ruhludur. Hızlı konuşmak ve acelecilik, karakter zayıflığını gösterir.

17:28   Kişinin yüzüne bakarak ahmak olup olmadığı söylenemez, çünkü bilge gibi görünebilir. “Ahmak, kapalı dudaklarıyla bilge ve akıllı sayılabilir” (Moffatt).

James G. Sinclair şöyle der:

“Susarak insanların akılsız olup olmadığımızı merak etmelerini sağlamak, ağzımızı açıp kuşkularına son vermekten iyidir.”

 

Kutsal Kitap

1 Huzur içinde kuru bir lokma,
Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.
2 Sağduyulu köle,
Ailesini utanca sokan oğula egemen olur
Ve kardeşlerle birlikte mirastan pay alır.
3 Altın ocakta, gümüş potada arıtılır,
Yüreği arıtansa RABdir.
4 Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler,
Yalancı da yıkıcı dile kulak verir.
5 Yoksulla alay eden, onu yaratanı hor görür.
Felakete sevinen cezasız kalmaz.
6 Torunlar yaşlıların tacıdır,
Çocukların övüncü anne babalarıdır.
7 Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa,
Soyluya da yalancı dudaklar hiç yakışmaz.
8 Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır.
Ne yapsa başarılı olur.
9 Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar,
Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.
10 Akıllı kişiyi azarlamak,
Akılsıza yüz darbe vurmaktan etkilidir.
11 Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir,
Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.
12 Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak,
Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.
13 İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin
Evinden kötülük eksik olmaz.
14 Kavganın başlangıcı su sızıntısına benzer,
Bir patlamaya yol açmadan çekişmeyi bırak.
15 Kötüyü aklayan da, doğruyu mahkûm eden de
RABbi tiksindirir.
16 Akılsız biri bilgelik satın almak için niye para harcasın?
Zaten sağduyudan yoksun!
17 Dost her zaman sever,
Kardeş sıkıntılı günde belli olur.
18 Sağduyudan yoksun kişi el sıkışıp
Başkasına kefil olur.
19 Başkaldırıyı seven kavgayı sever,
Kapısını yüksek yapan yıkımına davetiye çıkarır.
20 Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli.
Diliyle aldatan da belaya düşer.
21 Akılsız kendisini doğurana derttir,
Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.
22 İç ferahlığı sağlık getirir,
Ezik ruh ise bedeni yıpratır.
23 Kötü kişi adaleti saptırmak için
Gizlice rüşvet alır.
24 Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz,
Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.
25 Akılsız çocuk babasına üzüntü,
Annesine acı verir.
26 Ne suçsuza ceza kesmek iyidir,
Ne de görevliyi dürüst davrandığı için dövmek…
27 Bilgili kişi az konuşur,
Akıllı kişi sakin ruhludur.
28 Çenesini tutup susan ahmak bile
Bilge ve akıllı sayılır.

1. Moody, Notes, s.83.

2. Paul Brock, Reader’s Digest, Eylül, 1974.

3. Blake Clark, Reader’s Digest, Mayıs, 1972.