Vahiy 10

E. Melek ve Küçük Tomar (10.bölüm)

10:1   Yuhanna gökten inen güçlü başka bir melek görür. Buradaki betimleme, birçoklarının O’nun Rab İsa olduğuna inanmasına yol açar. Başının üzerinde, Tanrı’nın antlaşmasının simgesi olan gökkuşağı vardı. Yüzü, görkemin ifadesi olan güneşe benziyordu. Ayakları ateşten sütunlar gibiydi; sütun gücü, ateş de yargılamayı belirtir.

10:2   Elinde, küçük bir tomar ya da kitap vardı; kuşkusuz bu, yaklaşan yargılamanın bir kaydıydı. Sağ ayağını denize, sol ayağını karaya koyarak dünyaya egemen olma hakkını gösteriyordu.

10:3-6   Yüksek bir sesle bağırınca, yedi gök gürlemesi dile gelip seslendiler. Yuhanna bu gök gürlemelerinin mesajını anlamışa benziyor; ama yazmak üzereyken melek yazmasını yasakladı ve Tanrı’nın adıyla ant içip, “Artık gecikme olmayacak” dedi.

10:7   Tanrı’nın sır olan tasarısı, yedinci borazan çalındığı zaman tamamlanacaktır. Tanrı’nın sır olan tasarısı, kötülük yapanları cezalandırma ve Oğlu’nun egemenliğini göstermesi anlamına gelir.

10:8-9   Yuhanna’ya melek tarafından küçük tomarı yemesi buyrulur, yani tomarda kaydedilen yargılamaları okuması ve üzerinde derin derin düşünmesi gerekiyordu.

 10:10   Tomar, melek tarafından önceden bildirildiği gibi, ağzına bal gibi tatlı gelmiş, ama midesinde acılık yapmıştı. Tanrı’nın, Oğlu’nu, çarmıha gerildiği yerde yüceltmek konusundaki kararlılığını okumak inanlıya tatlı gelir. Tanrı’nın, Şeytan ve tüm orduları üzerinde kazandığı zaferi okumak tatlıdır. Yeryüzünün hatalarının düzeltileceği zamanla ilgili olanları okumak da tatlıdır. Ancak bu peygamberlikleri incelerken bazı acıları görmezden gelemeyiz. İnanç değiştiren Yahudilik ve Hıristiyanlık dünyasının yakında karşılaşacağı yargıyı düşündüğümüzde, üzülür ve yüreğimizde büyük bir acı duyarız. Kurtarıcı’yı reddedenlerin sonsuz felaketini düşündüğümüzde yüreğimiz sızlar ve acır.

10:11   Yuhanna’ya yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunması gerektiği söylendi. Vahiy’in kalan bölümlerinde, bu buyruğun yerine getirildiği görülmektedir.

 

Kutsal Kitap

1 Sonra gökten inen güçlü başka bir melek gördüm. Buluta sarınmıştı, başının üzerinde gökkuşağı vardı. Yüzü güneşe, ayakları ateşten sütunlara benziyordu.
2 Elinde açılmış küçük bir tomar vardı. Sağ ayağını denize, sol ayağını karaya koyarak aslanın kükremesini andıran yüksek sesle bağırdı. O bağırınca, yedi gök gürlemesi dile gelip seslendiler.
3 (SEE 10:2)
4 Yedi gök gürlemesi seslendiğinde yazmak üzereydim ki, gökten, “Yedi gök gürlemesinin söylediklerini mühürle, yazma!” diyen bir ses işittim.
5 Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.
6 Göğü ve göktekileri, yeri ve yerdekileri, denizi ve denizdekileri yaratanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın hakkı için ant içip dedi ki, “Artık gecikme olmayacak.
7 Yedinci melek borazanını çaldığı zaman, Tanrı’nın sır olan tasarısı tamamlanacak. Nitekim Tanrı bunu, kulları peygamberlere müjdelemişti.”
8 Gökten işittiğim ses benimle yine konuşmaya başladı: “Git, denizle karanın üzerinde duran meleğin elindeki açık tomarı al” dedi.
9 Meleğin yanına gidip küçük tomarı bana vermesini istedim. “Al, bunu ye!” dedi. “Midende bir acılık yapacak, ama ağzına bal gibi tatlı gelecek.”
10 Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.
11 Sonra bana şöyle dendi: “Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalısın.”