Vahiy 12

Ğ. Sıkıntı Dönemindeki Anahtar Şahsiyetler (12-15.bölümler)

12:1   Gökte olağanüstü bir belirti, güneşe sarınmış bir kadın göründü. Ay ayaklarının altındaydı, başında on iki yıldızdan oluşan bir taç vardı. Kadın, İsrail’dir. Güneş, ay ve yıldızlar gelecekteki krallıkta ona vaat edilmiş olan yücelik ve egemenliği resmeder. Tıpkı Yusuf’un babası, annesi ve kardeşleri üzerindeki nihai yönetimi resmettiği gibi (Yar.37:9-11).

12:2   Kadın, doğum sancıları içinde bebeğin doğmasını bekliyordu. İsrail tarihinin büyük bir bölümü bu ayetlerde iç içe girmiştir. Olaylar arasındaki zaman boşluklarını ya da olayların kronolojik bir düzen içinde verilmesini belirtmeden İsrail tarihi kısaca verilmektedir.

12:3   Gökteki ikinci belirti ise, yedi başlı, on boynuzlu, başlarında yedi taç olan, kızıl renkli büyük bir ejderhaydı. Ejderha, Şeytan’dır; ama bu betimleme 13:1’deki dirilen Roma İmparatorluğu ile paralellik gösterdiğinden, dünya gücünü harekete geçiren Şeytan olabilir.

 12:4-5   Ejderha, kuyruğuyla gökteki yıldızların üçte birini sürükleyip yeryüzüne atar. Bu, sıkıntının ortasında olan gökteki savaşa ve bu savaşın gökten yeryüzüne atılan düşmüş meleklerle sonuçlanmasına yapılan bir gönderme olabilir (8 ve 9’uncu ayetlere bakın).

Ejderha, çocuğu doğar doğmaz yutmaya hazırdı. Bu, Roma’nın kölesi olan Kral Hirodes’in, Yahudiler’in yeni doğan Kralı’nı yok etmek için gösterdikleri çabada yerine gelir. Bütün ulusları demir çomakla gütmesi planlanan erkek çocuğun İsa olduğu bellidir. Buradaki kayıt, O’nun doğumundan göğe alınışına geçer.

12:6   Günümüzdeki kilise dönemi 5 ve 6’ncı ayetler arasında geçer. Sıkıntının ortasında, İsrail ulusunun bir kısmı çöldeki gizli bir sığınağa kaçar (bazıları bu yerin Petra olduğuna inanır) ve bu insanlar orada üç buçuk yıl saklanırlar.

12:7   Gökte savaş olur. Bir tarafta Mikail’le melekleri, diğer tarafta da ejderha ve melekleri vardır. Bu, sıkıntının ortasında gerçekleşir. Başmelek Mikail, İsrail ulusuyla bağlantılıdır (Dan.12:1).

12:8-9   Ejderha büyük bir yenilgiye uğrayarak gökteki yerini yitirir ve melekleriyle birlikte yeryüzüne atılır. Ancak bu henüz onun sonu değildir (20:1-3, 10’a bakın). Yuhanna’nın onu nasıl betimlediğine dikkat edin: Büyük ejderha, –İblis ya da Şeytan denen, bütün dünyayı saptıran o eski yılan

12:10   Ejderhanın yeryüzüne atılmasının ardından, gökte yüksek bir ses, Tanrı’nın kurtarışının ve egemenliğinin gerçekleşmiş olduğu bildirilir. Bununla bin yıllık egemenliğin gelişi sezilir. Bu arada kardeşlerimizin suçlayıcısının aşağı atılması da yüce bir olaydır.

12:11   Acı çeken Yahudi imanlılar, Kuzu’nun kanıyla ve ettikleri tanıklık bildirisiyle kötü olanı yendiler. Zaferleri, Mesih’in ölümüne ve tanıklıkları da o ölümün değerine dayalıydı. O’na sadık kalarak tanıklıklarını kanlarıyla mühürlediler.

12:12-13   Gökler, ejderhanın aşağı atılmasıyla sevinir; ama bu, yer ve deniz için kara haberdir! İblis, zamanının az olduğunu bilerek öfkesini mümkün olduğunca kusmaya kararlıdır. Ejderha, kinini özellikle Mesih’in geldiği ulus olan İsrail’e karşı gösterir.

12:14   Geriye kalan sadık Yahudiler’e çöldeki sığınaklara çabucak kaçabilmeleri için büyük kartal kanatları verilir (bazıları bu kanatların Hava Kuvvetleriyle ilgili olduğunu varsayar). Sadık kalanlar, orada yılanın saldırısına karşı üç buçuk yıl (bir vakit ve vakitler ve yarım vakit) korunur ve bakılır.

12:15-16   İsrail’in kaçışını engellemeye çalışan yılan, büyük bir sele neden olur, ama yeryüzü suları yutar ve böylece İblis yenilir.

12:17   Bu alçaltılma karşısında büyük bir öfkeye kapılan ejderha, ülkede kalan Yahudiler’den (imanlarının gerçek oluşunu Tanrı’nın buyruklarını yerine getirerek ve İsa’ya olan tanıklıklarını sürdürerek gösteren Yahudiler) öcünü almaya çalışır.

 

Kutsal Kitap

1 Gökte olağanüstü bir belirti, güneşe sarınmış bir kadın göründü. Ay ayaklarının altındaydı, başında on iki yıldızdan oluşan bir taç vardı.
2 Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu.
3 Ardından gökte başka bir belirti göründü: Yedi başlı, on boynuzlu, kızıl renkli büyük bir ejderhaydı bu. Yedi başında yedi taç vardı.
4 Kuyruğuyla gökteki yıldızların üçte birini sürükleyip yeryüzüne attı. Sonra doğum yapmak üzere olan kadının önünde durdu; kadın doğurur doğurmaz Ejderha çocuğu yutacaktı.
5 Kadın bir oğul, bütün ulusları demir çomakla güdecek bir erkek çocuk doğurdu. Çocuk hemen alınıp Tanrı’ya, Tanrı’nın tahtına götürüldü.
6 Kadınsa çöle kaçtı. Orada bin iki yüz altmış gün beslenmesi için Tanrı tarafından hazırlanmış bir yeri vardı.
7 Gökte savaş oldu. Mikail’le melekleri ejderhayla savaştılar. Ejderha kendi melekleriyle birlikte karşı koydu, ama gücü yetmedi. Bu yüzden gökteki yerlerini yitirdiler.
8 (SEE 12:7)
9 Büyük ejderha -İblis ya da Şeytan denen, bütün dünyayı saptıran o eski yılan- melekleriyle birlikte yeryüzüne atıldı.
10 Bundan sonra gökte yüksek bir sesin şöyle dediğini duydum: “Tanrımız’ın kurtarışı, gücü, egemenliği Ve Mesihi’nin yetkisi şimdi gerçekleşti. Çünkü kardeşlerimizin suçlayıcısı, Onları Tanrımız’ın önünde gece gündüz suçlayan Aşağı atıldı.
11 Kardeşlerimiz Kuzu’nun kanıyla Ve ettikleri tanıklık bildirisiyle Onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar Vazgeçmişlerdi can sevgisinden.
12 Bunun için, ey gökler ve orada yaşayanlar, Sevinin! Vay halinize, yer ve deniz! Çünkü İblis zamanının az olduğunu bilerek Büyük bir öfkeyle üzerinize indi.”
13 Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.
14 Yılanın önünden çöle, üç buçuk yıl besleneceği yere uçup kaçabilmesi için kadına büyük kartal kanatları verildi.
15 Yılan ağzından, kadını selle süpürüp götürmek için onun ardından ırmak gibi su akıttı.
16 Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti.
17 Bunun üzerine ejderha kadına öfkelendi. Kadının soyundan geriye kalanlarla, Tanrı’nın buyruklarını yerine getirip İsa’ya tanıklıklarını sürdürenlerle savaşmaya gitti. (12:18) Denizin kıyısında dikilip durdu.