Vahiy 17

I. Büyük Babil’in Yıkılışı (17, 18.bölümler)

17:1-2   Yedi melekten biri, Yuhanna’yı büyük fahişenin çarptırıldığı cezaya tanıklık etmesi için davet eder. Bu, merkezleri Roma’da bulunan büyük bir dini ve ticari sistemdir. Birçokları 17’nci bölümün ‘dindar’ Babil’i, 18’inci bölümün de Babil’in ticari yanını betimlediğine inanır. ‘Dindar’ Babil kesinlikle inanç değiştiren Hıristiyan dünyasını (hem Protestanları hem de Katolikleri) içerir. Evrensel inanlılar topluluğunu da temsil ediyor olması mümkündür. Betimlemeye dikkat edin. Büyük fahişe, engin suların kenarında, diğer uluslardan oluşan dünyanın büyük bir bölümünü kontrol ederek oturur. Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar; uzlaşmacı yapısı ve entrikalarıyla siyasi liderleri sarhoş etti. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular. İnsanların büyük bir bölümü de onun kötü etkisi altına girdi ve sefalete sürüklendi.

 17:3   İnanç değiştiren topluluk, kırmızı bir canavarın üstünde otururken görülür. 13’üncü bölümde bu canavarın yeniden ortaya çıkan Roma İmparatorluğu olduğuna (bazen de imparatorluğun başı) değinmiştik. Canavar küfür niteliğinde adlarla kaplı olup, yedi başlı ve on boynuzludur.

17:4   Sahte topluluk bir süreliğine imparatorluğu idaresi altına alır gibi görünür. Zenginliğini simgeleyen giysilere bürünerek, putperestliği ve cinsel ahlâksızlığıyla dolu altın bir kaseyi göstererek göksel bir varlık gibi tahtında oturur.

17:5   Alnına şu gizemli ad yazılmıştır: Büyük Babil, dünya fahişelerinin ve iğrençliklerinin anası. Bu, yüzyıllardır şehit imanlıların kanını dökmüş olan ve hâlâ döken topluluktur. Onların kanıyla sarhoş olmuştur.

17:6   Birçokları gibi Yuhanna da kutsalların kanıyla sarhoş olan kadını görünce büyük bir şaşkınlığa düştü. Bu, kilise (inanlılar topluluğu) tarihinin bütün çağlarındaki kutsalları, özellikle de sıkıntı sırasında İsa’ya tanıklık etmiş olanları belirtir.

17:7-8   Melek, Yuhanna’ya kadının ve canavarın sırrını açıklar. Yuhanna’nın gördüğü canavar bir zamanlar vardı (geçmişte var olan Roma İmparatorluğu); şimdi yok (parçalandı ve bugün bir dünya imparatorluğu olarak varlık göstermiyor); dipsiz derinliklerden çıkacak (şeytani bir şekilde yeniden ortaya çıkacak) ve yıkıma gidecek (tamamen ve nihai olarak yok olacak). İmparatorluğun canlanması ve karizmatik önderlerin görünmesi inanmayanları şaşkına çevirecek.

17:9   Melek, “Bunu anlamak için bilgelik gerek” der. Yedi baş, kadının üzerinde oturduğu yedi tepedir. Geleneksel yorum, fahişenin üzerinde oturduğu yedi tepenin Roma’da olduğunu söyler.

17:10   Bazı yorumcular bu yedi kralı, Roma hükümetinin yedi şekli olarak açıklarlar; bazıları da onları yedi imparator olarak yorumlar. Yine bazıları bu kralların, dünyanın büyük güçlerini temsil ettiklerini söyler. Mısır, Asur, Babil, Pers, Yunan, Roma ve dirilecek olan Roma İmparatorluğu.

17:11   Sekizinci kral, yeniden ortaya çıkan Roma İmparatorluğu’nun başı ve Mesih Karşıtı olarak adlandırılmıştır. Bu peygamberlik tam anlamıyla yerine gelinceye dek netlik kazanmayabilir.

17:12   On boynuz, Roma canavarına hizmet edecek olan gelecekteki kralları simgeleyebilir. Bir saat, yani kısa bir süre (10b ayetine bakın) egemenlik süreceklerdir.

17:13   On kral tam bir düşünce birliği içine girerek güçlerini ve yetkilerini Roma canavarına verirler. Bir başka deyişle, on ülke (ya da hükümet) ulusal egemenliklerini ona teslim eder.

17:14   Bu on krallıktan oluşan imparatorluk, sıkıntının sonunda yeryüzüne geri dönen Rab İsa’ya karşı savaş açar. Ancak bu savaşta yenilgiye uğrarlar. Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı’dır. O’nu izleyenler, çağrılmış, seçilmiş ve O’na sadık kalmış olanlardır.

17:15   Melek, birinci ayetteki suların halklar, toplumlar, uluslar ve diller olduğunu açıklamaya devam eder. Fahişe, suların kenarında oturur. Bu, halkların büyük bir kısmını kontrol ettiği anlamına gelir.

17:16   Öyle görünüyor ki, yeniden canlanan Roma İmparatorluğu, bir süre fahişe topluluk (kilise) tarafından kontrol edilmeye ya da en azından onun etkisi altına alınmaya izin verir. Ancak daha sonra bu dayanılmaz yükü atar ve onu yok eder. Canavar sırtında oturan fahişeden nefret edecek, onu perişan ederek çıplak bırakacaktır.

17:17   Bütün bu olayların arkasında Tanrı vardır. Kralların Roma canavarının egemenliğinde birleşmesine ve sonra da fahişeye karşı gelmesine neden olan O’dur. Bütün bunlar O’nun amacının gerçekleşmesi içindir.

17:18   Dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kent, gizemli Babil’dir. Ama gördüğümüz gibi, kadının merkezi Roma’dadır.

 

Kutsal Kitap

1 Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi. “Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim.
2 Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular.”
3 Bundan sonra melek beni Ruh’un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm.
4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.
5 Alnına şu gizemli ad yazılmıştı:
6 Kadının, kutsalların ve İsa’ya tanıklık etmiş olanların kanıyla sarhoş olduğunu gördüm. Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.
7 Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu. “Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım.
8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çıkacak ve yıkıma gidecek. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri adları yaşam kitabına yazılmamış olanlar canavarı görünce şaşacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, ama yine gelecek.
9 “Bunu anlamak için bilgelik gerek. Yedi baş, kadının üzerinde oturduğu yedi tepedir; aynı zamanda yedi kraldır.
10 Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa süre kalması gerek.
11 Yaşamış, ama şimdi yok olan canavarın kendisi sekizinci kraldır. O da yedilerden biridir ve yıkıma gitmektedir.
12 Gördüğün on boynuz henüz egemenlik sürmemiş on kraldır; canavarla birlikte bir saat egemenlik sürmek üzere yetki alacaklar.
13 Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.
14 Kuzu’ya karşı savaşacaklar, ama Kuzu onları yenecek. Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı’dır. O’nunla birlikte olanlar, çağrılmış, seçilmiş ve O’na sadık kalmış olanlardır.”
15 Bundan sonra melek bana, “Şu gördüğün sular -fahişenin kenarında oturduğu sular- halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir” dedi.
16 “Gördüğün canavarla on boynuz fahişeden nefret edecek, onu perişan edip çıplak bırakacaklar. Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.
17 Çünkü Tanrı, amacını gerçekleştirme isteğini onların yüreğine koymuştur. Öyle ki, Tanrı’nın sözleri yerine gelinceye dek krallıklarını canavara devretmekte sözbirliği edecekler.
18 Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir.”