Vahiy 20

20:1   Şeytan, bin yıl başlamadan önce kontrol altına alınmalıdır. Bunun için, elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir olan bir melek gökten iner.

Rabbimiz yeryüzüne geldiğinde, bir bakıma Şeytan’ı bağladı (Mat.12:29). Bundan dolayı bu, O’nun bağlanışında yer alan başka bir aşamadır.

20:2   Melek, Şeytan’ı yakaladı ve bin yıl için bağladı. Yuhanna, ayartıcının dört adını sıralar; ejderha, yılan, İblis (suçlayan) ve Şeytan (düşman).

20:3   Can düşmanı bin yıl boyunca dipsiz derinliklere hapsedilir. Oradan çıkıp ulusları bir daha saptıramasın diye giriş mühürlenir. Mesih’in egemenliğinin sonuna doğru kısa bir süreliğine son isyanı için çözülecektir (7-10’uncu ayetler).

20:4   Yuhanna, şimdi gökteki bazı tahtlarda yönetme yetkisine sahip kişilerin oturduğunu görür. Bunlar, Mesih’le birlikte O’nun Gelini olarak egemenlik sürecek olan inanlılar topluluğu çağının kutsallarıdır. Yuhanna, canavarın işaretini almayı reddetmiş olan bir grup şehidi de görür. Bunların, imanları uğruna büyük sıkıntı sırasında ölen kutsallar olduğu kesindir. İki grup da esenlik ve zenginliğin altın çağında Mesih’le birlikte egemenlik sürecektir.

20:5   5’inci ayetin ilk kısmı bir parantez olarak algılanmalıdır. Ölülerin geri kalanı ifadesi, büyük beyaz tahtın önünde yargılanmak için durmak üzere bin yılın sonunda dirilecek olan bütün çağlardaki iman etmeyen kişileri belirtir.

İlk diriliş budur ifadesi 4’üncü ayete gönderme yapar. İlk diriliş, tek bir olay değildir. Değişik zamanlardaki doğru kişilerin dirilişini betimler. Mesih’in dirilişini (1Ko.5:23), Mesih’e ait olanların dirilişini (onlarla gökte buluşur) (1Se. 4:13-18), cesetleri büyük kentin anayoluna serilecek olan iki tanığın dirilişini (Va.11:11) ve burada betimlenen büyük sıkıntı dönemindeki kutsalların dirilişini de (Dan.12:2’ye de bakın) kapsar. Bir başka deyişle, ilk diriliş, Mesih’in ve gerçek imanlıların dirilişini farklı zamanlarda dirilmiş olsalar da kapsar. Bu, birkaç aşamada meydana gelir.

20:6   İlk dirilişe dahil olanlar mutludur, çünkü iman etmeyenler ateş gölüne atıldıkları zaman onlar ikinci ölümü tatmayacaklardır (14’üncü ayet). Gerçek imanlılar, Tanrı’nın ve Mesih’in kâhinleri olacak, O’nunla birlikte bin yıl egemenlik sürecekler.

20:7-8   Bin yıl tamamlanınca, Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacaktır. Burada Gog’la Magog diye adlandırılan Mesih’e düşman olan ulusları saptırmak için yeryüzünün dört bucağına gidecektir. Gog’la Magog’a yapılan bu gönderme, Hezekiel 38 ve 39’daki benzer göndermeyle karıştırılmamalıdır. Oradaki Magog, İsrail’in kuzeyindeki büyük ülke, Gog da onun yöneticisidir. Buradaki sözcükler genel olarak dünyanın uluslarını belirtir. Hezekiel’deki ortam bin yıl öncesi, buradaki ise bin yıl sonrasıdır.

20:9   İblis, günahkâr isyancılardan oluşan bir orduyu bir araya topladıktan sonra, sevilen kente, Yeruşalim’e doğru ilerler. Ama gökten ateş yağar ve onları yakıp yok eder.

J. Şeytan’ın Yargılanması ve İman Etmeyenler (20:10-15)

20:10   İblis de canavarla sahte peygamberin içinde bulunduğu ateş ve kükürt gölüne atılır.

Bin yılın sonunda Şeytan’ın iman etmeyenlerden oluşan bir orduyu toplayabilmesi şaşırtıcı görünebilir. Ancak Mesih’in egemenliği sırasında doğan bütün çocukların günah içinde doğacak olması ve kurtarılmaya ihtiyaçları olacağı anımsanmalıdır. Hepsi O’nu Kral olarak kabul etmeyecek ve Yeruşalim’den mümkün olduğunca uzaklaşmak için yeryüzünün her yanına dağılacaklardır.

Bin yıldan sonra canavarla sahte peygamberin hâlâ cehennemde olduğuna dikkat edin. Bu, gece gündüz, sonsuzlara dek işkence edilecektir ifadesinde olduğu gibi, yok etme öğretisini çürütür.

20:11   Daha sonra büyük, beyaz tahtın yargısıyla karşılaşırız. Ele aldığı konulardan dolayı büyük, verilen kararların mükemmelliği ve saflığından dolayı da beyazdır. Rab İsa, tahtta Yargıç olarak oturur (Yu.5:22-27). Yerle gök önünden kaçtılar ifadesi, şimdiki yaratılışın yok olup gitmesinden sonra bu yargılamanın sonsuzlukta olduğunu gösterir (2Pe.3:10).

20:12   Küçük büyük, ölüler Tanrı’nın önünde durur. Bunlar, bütün çağların iman etmeyenlerinden oluşur. Sonra kitaplar açılır. Yaşam kitabı, Mesih’in değerli kanıyla kurtulmuş olanların adlarını içerir. Diğer kitaplar, kurtulmamış kişilerin yaptıklarının ayrıntılı kaydını içerir. Bu yargılamada görülen kişi, yaşam kitabında kayıtlı değildir. Yaşam kitabında olmayan adı onu suçlar ve kötü işlerinin kaydı, onun yargılanma derecesini belirler.

20:13   Deniz, kendisinde olan ölüleri teslim edecektir. Burada ölümle temsil edilen mezarlar, defnedilen iman etmemişlerin bedenlerini geri verecektir. Ölüler diyarı ise inançsızlık içinde ölenlerin canlarından vazgeçecektir. Bedenlerle canlar, Yargıç’ın önünde durmak için birleşecektir.

Gökte ödüllerin derecesi olduğu gibi, cehennemde de cezaların derecesi olacaktır. Bu da yaptıklarıyla orantılıdır.

20:14   Ölüm ve ölüler diyarının ateş gölüne atılması, ruh, can ve bedenin birlikte atıldığını belirtir. Metin, bunun ikinci ölüm olduğunu açıklar. İngilizce NKJV çevirisi dipnota ateş gölünü ekler.

Ölüler diyarıyla cehennem arasında fark vardır. Ölüler diyarı, iman etmeden ölenler için bedenden ayrılmış ruhların cezalandırıldığı yerdir. Ayrıca bir çeşit bekleme yeridir. Yani, büyük beyaz tahtın yargısının beklendiği geçici yerdir.

Ölmüş olan imanlılar için ölüler diyarı, bedenden ayrılmış ruhların gökte bereketlendiği yerdir; diriliş ve bedenin yüceltilmesi beklenir. İsa ölünce, cennete gitti (Luk.23:43); Pavlus, bunu üçüncü cennetle (2Ko.12:2,4), Tanrı’nın oturduğu yere eşit sayar. Elçilerin İşleri 2:27’de Rab İsa’nın bedenden ayrıldığı duruma ölüler diyarı denir. Tanrı, O’nun canını ölüler diyarında bırakmadı ve O’na yüceltilmiş bir beden verdi.

Cehennem, yaşarken kötülük yapmış kişilerin nihai zindanıdır. Ateş gölü ve ikinci ölümle aynı anlama gelir.

20:15   Bu yargılamadaki belirleyici faktörü, bir kimsenin adının yaşam kitabında yazılı olup olmaması oluşturur. Aslında bir kimsenin adı oraya yazılmışsa, zaten ilk dirilişin bir parçası olmuştur. Bu nedenle bu ayet, yalnızca büyük beyaz tahtın önünde duranlara atfedilir.

 

Kutsal Kitap

1 Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.
2 Melek ejderhayı -İblis ya da Şeytan denen o eski yılanı- yakalayıp bin yıl için bağladı.
3 Bin yıl tamamlanıncaya dek ulusları bir daha saptırmasın diye onu dipsiz derinliklere attı, oraya kapayıp girişi mühürledi. Bin yıl geçtikten sonra kısa bir süre için serbest bırakılması gerekiyor.
4 Bazı tahtlar ve bunlara oturanları gördüm. Onlara yargılama yetkisi verilmişti. İsa’ya tanıklık ve Tanrı’nın sözü uğruna başı kesilenlerin canlarını da gördüm. Bunlar, canavara ve heykeline tapmamış, alınlarına ve ellerine onun işaretini almamış olanlardı. Hepsi dirilip Mesih’le birlikte bin yıl egemenlik sürdüler.
5 İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.
6 İlk dirilişe dahil olanlar mutlu ve kutsaldır. İkinci ölümün bunların üzerinde yetkisi yoktur. Onlar Tanrı’nın ve Mesih’in kâhinleri* olacak, O’nunla birlikte bin yıl egemenlik sürecekler.
7 Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak.
8 Yeryüzünün dört bucağındaki ulusları -Gog’la Magog’u- saptırmak, savaş için bir araya toplamak üzere zindandan çıkacak. Toplananların sayısı deniz kumu kadar çoktur.
9 Yeryüzünün dört bir yanından gelerek kutsalların ordugahını ve sevilen kenti kuşattılar. Ama gökten ateş yağdı, onları yakıp yok etti.
10 Onları saptıran İblis ise canavarla sahte peygamberin de içinde bulunduğu ateş ve kükürt gölüne atıldı. Gece gündüz, sonsuzlara dek işkence çekeceklerdir.
11 Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler.
12 Tahtın önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açıldı. Yaşam kitabı denen başka bir kitap daha açıldı. Ölüler kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre yargılandı.
13 Deniz kendisinde olan ölüleri, ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde olan ölüleri teslim ettiler. Her biri yaptıklarına göre yargılandı.
14 Ölüm ve ölüler diyarı ateş gölüne atıldı. İşte bu ateş gölü ikinci ölümdür.
15 Adı yaşam kitabına yazılmamış olanlar ateş gölüne atıldı.