Vahiy 21

K. Yeni Gök ve Yeni Yeryüzü (21:1 – 22:5)

21:1   21 ve 22’nci bölümlerin yalnızca sonsuzluğu mu ele aldığı ya da bin yıl ile sonsuzluk arasında bir sıra mı izlediğine ilişkin bir soru aklımıza gelebilir. Bin yıl ile sonsuzluk birçok açıdan benzer olduğu için, elçi Yuhanna’nın yazılarında zaman zaman birbirine karışarak birleşiyor gibi görünmesi şaşırtıcı değildir.

Buradaki sonsuzluk, yeni bir gökle yeni bir yeryüzü olarak adlandırılır. Bunlar, Yeşaya 65:17-25’deki yeni gök ve yeryüzü ile karıştırılmamalıdır. Orada bin yıl görüşü vardır, çünkü günahla ölüm hâlâ mevcuttur. Bunlar tamamen sonsuzluğun dışında tutulacaktır.

21:2   Yuhanna, kutsal kentin, yeni Yeruşalim’in, güveyi için hazırlanmış süslü bir gelin gibi gökten indiğini görür. Yeryüzüne indiğinin söylenmemesi, bazılarının O’nun yeni yeryüzünün üzerinde dolaştığını sanmalarına yok açar. İsrail oymaklarının adlarının kapıların üzerinde olması, kurtulan İsrail’in, inanlılar topluluğunun bir parçası olmasa bile, kente gireceğini gösterir. İnanlılar topluluğu (Gelin, Kuzu’nun gelini, 9’uncu ayet), İsrail (12’nci ayet) ve diğer uluslar (24’üncü ayet) arasındaki fark korunur.

21:3   Yuhanna, Tanrı’nın konutunun insanlar arasında olduğuna ve Tanrı’nın insanların arasında yaşayacağına dair gökten gelen gür bir ses işitir. Onlar, O’nun halkı olarak, O’nunla daha önce hayal bile edemedikleri yakınlığı yaşayacaklar. Tanrı’nın kendisi de onların arasında bulunacak ve daha yakın ve içten bir ilişki içinde onların Tanrısı olacaktır.

21:4-5   “Onların gözlerinden bütün yaşları silecek” ifadesi, gökte gözyaşı olacağı anlamına gelmez. Olmayacağının söylenmesi şiirsel bir ifadedir! Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış ne de ıstırap olacak.

Tahtta oturan, her şeyi yenileyecektir. O’nun sözleri güvenilir ve gerçektir. Bu sözler kesinlikle gerçekleşecektir.

21:6   Sonsuzluğun başlangıcı, Tanrı’nın üzerinde yaşadığımız yeryüzü için olan amaçlarının sonucuna damgasını vurur. Alfa ve Omega, Grek alfabesinin ilk ve son harfleridir; bu nedenle, O da Başlangıç ve Son’dur. Yaratıcı ve yaratılışın hedefi, başlayan ve bitiren ve sonsuz Olan’dır. Susayana yaşam suyunu (kurtuluş) karşılıksız olarak veren O’dur.

21:7   Galip geleni mirasıyla ve Baba oğul arasındaki yakın ilişkiyle bereketleyen O’dur. Daha önce söz edildiği gibi, galip gelen, İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğuna inanandır (1Yu.5:4).

 21:8   Herkes galip gelenlerin safında değildir. Kimileri Mesih’e tanıklık etmekten korkar. Kurtarıcısı’na güvenmek istemeyen imansızdır; günahkârlar (İngilizce NKJV yorumu kitaplarının çoğunda bulunur), burada yer alan listedeki büyük suçları işlemiş olsa da olmasa da, günahlarından dönmek istemeyen kişilerdir. Bunlar kendilerini ahlâksızlığa adayan iğrenç kişilerdir; adam öldüren, kötü, zalim ve katildir; evlilik öncesi cinsel ilişkiye giren ve diğer cinsel günahları işleyen, fuhuş yapandır; kötü ruhlarla ilişkiye geçen büyücüdür; şekillere taparak Tanrı’yı alçaltan putperesttir ve bütün yalancılar devamlı aldatanlardır. Bunların hepsinin sonu, kükürtle yanan ateş gölüne atılmak olacaktır.

21:9   Yedi tas yargılamasıyla ilgili olan yedi melekten biri, Yuhanna’ya; Kuzu’ya eş olacak gelin diye adlandırdığı yeni Yeruşalim hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Bu, gelinin yaşadığı kent anlamına gelebilir.

21:10-11   Ruh’un yönetiminde büyük ve yüksek bir dağa götürülen Yuhanna, değerli bir taş gibi Tanrı’nın görkemiyle ışıldayan, gökten inen Yeruşalim’i tekrar gördü.

21:12-13   Etrafını on iki kapısı olan büyük bir sur çevirmişti. Kapıları on iki melek bekliyordu. Kapıların üzerine, İsrailoğulları’nın on iki oymağının adları yazılmıştı. Pusulanın her yönüne bakan üçer kapı vardı.

On iki sayısı bu kitapta yirmi bir kez geçmektedir. Bu, genel olarak hükümet ya da yönetim olarak anlaşılır.

21:14   Surların on iki temel taşı, Kuzu’nun on iki elçisinin adlarını taşıyordu. Bu, elçilerin Mesih’le ilgili öğretileriyle inanlılar topluluğunun temelini attıkları gerçeğine yapılan bir gönderme olabilir (Ef.2:20).

21:15-16   Melek, altından bir ölçü kamışıyla, kentin uzunluğunun, eninin ve yüksekliğinin yaklaşık on iki bin ok atımı (2240 – 2400 km.) olduğunu belirledi. Bu kent, küp ya da piramit gibi bir şekle sahiptir ve İsrail sınırlarından daha geniştir.

21:17   Surlar 144 arşındı. İnsan ölçüsüne göre ifadesi, 9 ve 15’inci ayetlerdeki meleğin, insanların bulduğu ölçüyü kullandığını belirtebilir.

21:18   Surların yeşimden, kentin de saf altından oluşuna dair yapılan betimleme, bunu kafamızda canlandırmamız zor da olsa, görkem ve ihtişamın büyüklüğünü gösterir ve bunda da başarılı olur.

21:19-20   On iki temel, değerli taşlarla bezenmiştir. İsrail’in on iki oymağını temsil eden başkâhinin göğsündekilere benzer. Bütün değerli taşları bilmek ya da ruhsal anlamlarını çıkarmak mümkün değildir.

21:21   On iki kapı, on iki incidir. Bu, inanlılar topluluğunun, Kurtarıcı’nın uğruna varını yoğunu sattığı değerli inci olduğunu anımsatmaktadır (Mat.13:45-46).

Kentin anayolu, cam saydamlığında saf altındandı ifadesi de görülmemiş görkemi belirtir.

21:22-23   Kentte bazı şeyler yoktur. Rab Tanrı ve Kuzu orada olduğu için tapınağa gerek yoktur. Güneş ve ay da yoktur, çünkü Tanrı’nın görkemi onu aydınlatmaktadır. Kuzu da onun çırasıdır.

21:24   Diğer uluslar onun güzelliğinin tadını çıkaracak, dünyanın kralları da Rab’be övgüleriyle geleceklerdir.

21:25   Mükemmel bir güvenliğe sahip olduğundan, kentte hiç kapalı kapı olmayacak, orada gece olmayacaktır.

21:26   Söz edildiği gibi, ulusların görkemi ve zenginliği kente akacaktır.

21:27   Oraya murdar hiçbir şey girmeyecek; yalnız adları Kuzu’nun yaşam kitabında yazılı olanlar girecektir.

 

Kutsal Kitap

1 Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm. Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı. Deniz de yoktu artık.
2 Kutsal kentin, yeni Yeruşalim’in gökten, Tanrı’nın yanından indiğini gördüm. Güveyi için hazırlanmış süslü bir gelin gibiydi.
3 Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı’nın konutu insanların arasındadır. Tanrı onların arasında yaşayacak. Onlar O’nun halkı olacaklar, Tanrı’nın kendisi de onların arasında bulunacak.
4 Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı.”
5 Tahtta oturan, “İşte her şeyi yeniliyorum” dedi. Sonra, “Yaz!” diye ekledi, “Çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir.”
6 Bana, “Tamam!” dedi, “Alfa* ve Omega*, başlangıç ve son Ben’im. Susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim.
7 Galip gelen bunları miras alacak. Ben onun Tanrısı olacağım, o da bana oğul olacak.
8 Ama korkak, imansız, iğrenç, adam öldüren, fuhuş yapan, büyücü, putperest ve bütün yalancılara gelince, onların yeri, kükürtle yanan ateş gölüdür. İkinci ölüm budur.”
9 Son yedi belayla dolu yedi tası taşıyan yedi melekten biri gelip benimle konuştu. “Gel!” dedi, “Kuzu’ya eş olacak gelini sana göstereyim.”
10 Sonra melek beni Ruh’un yönetiminde büyük, yüksek bir dağa götürdü. Oradan bana gökten, Tanrı’nın yanından inen ve O’nun görkemiyle ışıldayan kutsal kenti, Yeruşalim’i gösterdi. Kentin ışıltısı çok değerli bir taşın, billur gibi parıldayan yeşim taşının ışıltısına benziyordu.
11 (SEE 21:10)
12 Büyük ve yüksek surları ve on iki kapısı vardı. Kapıları on iki melek bekliyordu. Kapıların üzerine İsrailoğulları’nın on iki oymağının adları yazılmıştı.
13 Doğuda üç kapı, kuzeyde üç kapı, güneyde üç kapı, batıda üç kapı vardı.
14 Kenti çevreleyen surların on iki temel taşı bulunuyordu. Bunların üzerinde Kuzu’nun on iki elçisinin adları yazılıydı.
15 Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.
16 Kent kare biçimindeydi, uzunluğu enine eşitti. Melek kenti kamışla ölçtü, her bir yanı 12 000 ok atımı geldi. Uzunluğu, eni ve yüksekliği birbirine eşitti.
17 Melek surları da ölçtü. Kullandığı insan ölçüsüne göre 144 arşındı.
18 Surlar yeşimden yapılmıştı. Kent ise, cam duruluğunda saf altındandı.
19 Kent surlarının temelleri her tür değerli taşla bezenmişti. Birinci temel taşı yeşim, ikincisi laciverttaşı, üçüncüsü akik, dördüncüsü zümrüt, beşincisi damarlı akik, altıncısı kırmızı akik, yedincisi sarı yakut, sekizincisi beril, dokuzuncusu topaz, onuncusu sarıca zümrüt, onbirincisi gökyakut, onikincisi ametistti.
20 (SEE 21:19)
21 On iki kapı on iki inciydi; kapıların her biri birer inciden yapılmıştı. Kentin anayolu cam saydamlığında saf altındandı.
22 Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.
23 Aydınlanmak için kentin güneş ya da aya gereksinimi yoktur. Çünkü Tanrı’nın görkemi onu aydınlatıyor. Kuzu da onun çırasıdır.
24 Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.
25 Kentin kapıları gündüz hiç kapanmayacak, orada gece olmayacak.
26 Ulusların görkemi ve zenginliği oraya taşınacak.
27 Oraya murdar* hiçbir şey, iğrenç ve aldatıcı işler yapan hiç kimse asla girmeyecek; yalnız adları Kuzu’nun yaşam kitabında yazılı olanlar girecek.