Vahiy 7

Ç. Büyük Sıkıntıda Kurtulanlar (7.bölüm)

7’nci bölüm bizi iki önemli imanlı grupla tanıştırır. Bu bölüm, 6’ncı bölümün sonundaki “Kim dayanabilir?” sorusunu da yanıtlamaktadır. Bu bölümde betimlenenler, Mesih’le bin yıllık döneme girmek üzere kurtarılanlar olarak kalacaklardır.

7:1-4   Yuhanna’nın, yeryüzünün dört köşesinde duran ve yeryüzünün dört rüzgarını tutan melekleri görmesi, dünyaya büyük bir fırtınanın gelmek üzere olduğu anlamına gelir. Ancak meleklere, Tanrı’nın kulları alınlarından mühürlenene dek bu büyük yıkımı ertelemeleri söylenir. O zaman İsrail’in on iki oymağının her birinden on iki bin kişi mühürlenir.

7:5-8   144.000 kişinin, 21.yüzyıldaki diğer ulusların bazı mezheplerinin üyeleri değil, Yahudi imanlılar olduğu açıktır. Yahudi olan bu kutsallar, sıkıntının ilk döneminde kurtarılırlar. Alınlarındaki mühür, onları Tanrı’ya ait olanlar olarak damgalar ve yedi yıl boyunca sağ kalmalarını garantiler.

Listede iki oymağın adı geçmez: Dan ve Efrayim. Belki de putperestlikte önder oldukları için listeden çıkarılmışlardır. Bazıları, Mesih Karşıtı’nın Dan oymağından geleceğini (Yar.49:17) düşünür. Bu liste, Yusuf ile Levi oymağını da içerir; Yusuf, oğlu Efrayim’in yerini alır.

7:9   Burada betimlenen kişiler, her ulustan, her oymaktan, her halktan, her dilden oluşan, diğer (Yahudi olmayan) uluslardır. Beyaz kaftanlar içinde (kutsalların doğruluk eylemleri, 19:8) ve ellerinde zafer sembolü olan hurma dallarıyla tahtın ve Kuzu’nun önünde duruyorlardı.

7:10   Bunlar, büyük sıkıntı sırasında Rab İsa’ya iman ederek kurtulacak olan diğer uluslardır. İlahilerinde kurtuluşlarını kutlar ve bunu Tanrı’ya ve Kuzu’ya atfederler.

7:11-12   Melekler, …ihtiyarlar ve dört yaratığın çevresinde durarak Tanrı’yı övüyorlardı. Ama onların övgüsünde kurtuluş sözcükleri yer almaz. Bir ilahi yazarı şöyle der: “Melekler, kurtuluşumuzdan dolayı duyduğumuz sevinci hiç hissetmediler.” Ama yedi övgü sözcüğüyle O’nun övgüye layık olduğunu ilan ederler.

 7:13-14   İhtiyarlardan biri Yuhanna’ya, beyaz kaftan giymiş kişilerin kim olduklarını ve nereden geldiklerini sorduğu zaman, Yuhanna bilmediğini, ama bilmek istediğini belirtti. O zaman ihtiyar ona, onların büyük sıkıntıdan geçip gelenler ve kaftanlarını Kuzu’nun kanında yıkayıp bembeyaz etmiş kişiler olduğunu açıkladı. F.B. Meyer şöyle der: “Açıklanamaz bir sırla karşı karşıya kaldığımızda, tam bir imanla, ‘Sen bilirsin’ diyebilmek insana müthiş teselli verir.”

7:15   İhtiyar, onların şimdi nerede olduklarını ve hizmetlerinin ne olduğunu belirtmek için açıklamalarına devam etti. Kutsal Kitap öğrencileri, diğer uluslardan olan bu kalabalığın cennette mi, yoksa yeryüzündeki bin yıllık dönemde mi görüldüğü konusunda ortak bir fikre sahip değildir. Betimlenen bereketler her ikisi için de geçerlidir. Söz konusu olan, bin yıllık dönem ise, o zamana gönderme yapılan Tanrı’nın tahtı ve O’nun tapınağı, egemenlik çağında Yeruşalim’de olacak olan tapınaktır (Hez.40-44).

Betimlenen bereketlere dikkat edin:

  • Mükemmel yakınlık: Tanrı’nın tahtı önünde duruyor.
  • Mükemmel hizmet: Tapınağında gece gündüz O’na tapınıyorlar.
  • Mükemmel birliktelik: Tahtta oturan, çadırını onların üzerine gerecek.
  • 7:16   Mükemmel doyum: Artık acıkmayacak, artık susamayacaklar.
  • Mükemmel güvenlik: Ne güneş ne kavurucu sıcak çarpacakonları.
  • 7:17   Mükemmel yönlendirme: Çünkü tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek ve yaşam sularının pınarlarına götürecek.
  • Mükemmel sevinç: Tanrı gözlerinden bütün yaşları silecek.
 

Kutsal Kitap

1 Bundan sonra yeryüzünün dört köşesinde duran dört melek gördüm. Bunlar karaya, denize ya da herhangi bir ağaç üzerine esmesin diye, yeryüzünün dört rüzgarını tutuyorlardı.
2 Sonra gündoğusundan yükselen başka bir melek gördüm. Yaşayan Tanrı’nın mührünü taşıyordu. Karaya, denize zarar vermek için yetki verilen dört meleğe yüksek sesle bağırdı:
3 “Biz Tanrımız’ın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!”
4 Mühürlenmiş olanların sayısını işittim. İsrailoğulları’nın bütün oymaklarından 144 000 kişi mühürlenmişti:
5 Yahuda oymağından 12 000 kişi mühürlenmişti. Ruben oymağından 12 000, Gad oymağından 12 000,
6 Aşer oymağından 12 000, Naftali oymağından 12 000, Manaşşe oymağından 12 000,
7 Şimon oymağından 12 000, Levi oymağından 12 000, İssakar oymağından 12 000,
8 Zevulun oymağından 12 000, Yusuf oymağından 12 000, Benyamin oymağından 12 000 kişi mühürlenmişti.
9 Bundan sonra gördüm ki, her ulustan, her oymaktan, her halktan, her dilden oluşan, kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık tahtın ve Kuzu’nun önünde duruyordu. Hepsi de birer beyaz kaftan giymişti, ellerinde hurma dalları vardı.
10 Yüksek sesle bağırıyorlardı: “Kurtarış, tahtta oturan Tanrımız’a Ve Kuzu’ya özgüdür!”
11 Bütün melekler tahtın, ihtiyarların ve dört yaratığın çevresinde duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapanıp Tanrı’ya tapınarak şöyle diyorlardı:
12 “Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımız’ın olsun! Amin!”
13 Bu sırada ihtiyarlardan biri bana sordu: “Beyaz kaftan giymiş olan bu kişiler kim, nereden geldiler?”
14 “Sen bunu biliyorsun, efendim” dedim. Bana dedi ki, “Bunlar o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir. Kaftanlarını Kuzu’nun kanıyla yıkamış, bembeyaz etmişlerdir.
15 Bunun için, “Tanrı’nın tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz O’na tapınıyorlar. Tahtta oturan, çadırını onların üzerine gerecek.
16 Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları.
17 Çünkü tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek Ve yaşam sularının pınarlarına götürecek. Tanrı gözlerinden bütün yaşları silecek.”