Vahiy Giriş


İSA MESİH’İN

VAHYİ

Yazar

William MacDonald


Bu kitap, Tanrı Sözü’nün zenginliğini açık ve kolay anlaşılır hale getirmek için hazırlanan bir Kutsal Kitap yorumudur. Samimi, saygılı, adanmış ve ilmi bir şekilde yazılmıştır. Kişisel tapınma zamanlarınızda ve grupça yapılan Kutsal Kitap çalışmalarınızda kullanmak için uygun bir seçenektir.


This is a Bible commentary that makes the riches of God’s Word clear and easy for you to understand. It is written in a warm, reverent, and devout and scholarly style. It is a good choice for your personal devotions and group Bible study.

© 1995 by William MacDonald, Believer’s Bible Commentary
Christian Missions in Many Lands, Inc.
PO Box 13, Spring Lake, NJ 07762
USA
— All Rights Reserved —


Giriş

“Bu peygamberlik sözlerini okuduğumuz zaman yüreklerimiz övgüyle dolmalı ve bu çağı saran her şeyden bizi kurtarmış olan lütfu anımsamalıyız. Bir diğer bereket de nihai zafer ve görkemin teminatıdır.” — Arno C. Gaebelein

I. KUTSAL YAZILAR’DAKİ YERİ

Kutsal Kitap’ın son kitabının benzersiz oluşu, “Vahiy” veya orijinalinde olduğu gibi Apokalupsis sözcüğünden bellidir. Kendini ortaya koyan ya da açık olan anlamına gelen bu sözcük, apocalyptic’in orijinalidir. Bu aynı zamanda Eski Anlaşma’daki Daniel, Hezekiel ve Zekeriya’da bulunan bir tür yazı çeşididir, ama Yeni Antlaşma’da sadece bu bölümde bulunur. Simgeler, sayılar ve diğer edebi yöntemleri kullanan geleceğin peygamberlik görümlerine gönderme yapar.

Vahiy yalnızca her şeyin gelecekteki tamamlanışını ve Tanrı’yla Kuzu’nun nihai zaferini dört gözle beklemekle kalmaz, Kutsal Kitap’ın ilk altmış beş kitapçığının yarım kalan işlerini de tamamlar. Aslında kitap da en iyi bu şekilde anlaşılır; tüm Kutsal Kitap’ı bilerek! Karakterler, simgeler, olaylar, sayılar ve renklerle sanki daha önce Tanrı’nın sözünde karşılaşılır. Kimi, haklı olarak bu kitaba, Kutsal Kitap’ın “Büyük merkez istasyonu” der, çünkü “trenlerin” geldiği yer burasıdır. Bu düşünce trenleri Yaratılış’ta başlayıp bunu izleyen kitaplarda devam etti; kurtuluşun kızıl rayı, İsrail ulusu, diğer uluslar, inanlılar topluluğu, Tanrı’nın halkının düşmanı olan Şeytan, Mesih Karşıtı ve diğer kavramlar gibi.

Apocalypse [dördüncü yüzyıldan beri sık sık yanlışlıkla “Yuhanna’nın Vahyi” olarak belirtilir (1:1)], Kutsal Kitap’ın en yüksek noktasıdır. Bize her şeyin nasıl olacağını anlatır.

II. KİTABIN YAZARI

 Kitabı kaleme alan kişi, bize kendisinin İsa Mesih’in buyruğuyla yazan Yuhanna (1:1, 4, 9; 22:8) olduğunu söyler. Burada sözü edilen Yuhanna’nın uzun yıllar Efes’te çalışan Zebedi’nin oğlu (2 ve 3’üncü bölümlerde yer alan yedi inanlı topluluğun bulunduğu Küçük Asya) elçi Yuhanna olduğu görüşünü destekleyen çeşitli güçlü kanıtlar vardır. Yuhanna, Domitian tarafından Patmos’a sürüldü ve orada Rabbimiz’in kendisine söz ettiği görümleri yazdı. Daha sonra Efes’e döndü ve orada ileri bir yaşta öldü. Justin Martyr, İrenaeus, Tertullian, Hippolytus, İskenderiyeli Clement ve Origen, kitabı Yuhanna’ya atfederler. Yakın zamanda Apocryphan of John (İ.S. 150) adlı bir kitap Mısır’da bulundu. Bu kitap Vahiy’i özellikle Yakup’un kardeşi Yuhanna’ya atfetmektedir.

Bu kaynağa ilk muhalefet İskenderiyeli Dionysius’dan geldi. Ama o, bin yıllık dönem öğretisine (Va.20) karşı geldiğinden, bunun Yuhanna tarafından yazılmış olduğunu kabul etmek istemedi. Önce Yuhanna Markos’a, sonra da “İhtiyar Yuhanna”ya olası yazarlar olarak yaptığı belirsiz ve tereddüt dolu göndermeler böylesine kuvvetli bir tanıklığa karşı koyacak güçte değildir. Pek çok çağdaş bilgin de Elçi Yuhanna’nın yazarlığını reddeder. İnanlılar topluluğu tarihinde 2. ve 3.Yuhanna’nın yazarının dışında “İhtiyar Yuhanna” olarak bilinen (ihtiyar) biriyle ilgili hiçbir kanıt yoktur. Bu iki mektup 1.Yuhanna’nın üslubuyla aynı üsluba sahiptir ve yalınlıkla sözcük bakımından da Yuhanna kitabına uyar.

Yukarıda belirtilen kanıt böylesine güçlüyken, Kutsal Kitap’ın içinde bulabileceğimiz kanıtlar o kadar açık değildir. Kitabın oldukça düzensiz bir Grekçe üslubu vardır (dilbilimcilerin “deyim hatası” dedikleri türden birkaç ifadeyi de içerir). Söz dizimi de Apocalypse’yi yazanın Müjde’yi yazamayacağına dair pek çok kişiyi ikna eder.

Ne var ki, bu farklılıklar açıklanabilir ve iki kitap arasında birbirini dengeler niteliktedir.

Bazıları, Yuhanna’nın Grekçe’sini ilerletip İ.S. 90’lı yılların sonuna doğru Müjde’yi yazdığı fikrinden yola çıkarak, Vahiy’in 50’li veya 60’lı yıllarda yazıldığına dair daha erken bir tarihi (Claudius veya Neron’un yönetiminde) kabul ederler. Ne var ki bu, gerekli olan bir açıklama değildir. Müjde’yi yazarken Yuhanna’nın büyük olasılıkla bir yardımcısı vardı, ama Patmos’ta sürgündeyken kesinlikle yalnızdı. (Tanrı, Kutsal Kitap’taki bölümlerin hepsi için genel bir üslup kullanmayıp yazarın bireysel üslubunu kullandığından, vahiy öğretisi her iki yönden de etkilenmez).

Işık ve karanlıkla ilgili genel temalar hem Yuhanna kitapçığında hem de Vahiy’de bulunur. “Kuzu”, “yenme”, “söz”, “gerçek”, “diri sular” gibi sözler her iki metni birbirine bağlar niteliktedir. Bununla birlikte hem Yuhanna 19:37 hem de Vahiy 1:7, Zekeriya 12:10’dan alıntı yapar. Buna karşın Septuagint’te (Eski Antlaşma’nın İ.Ö. 270’de başlanılan Grekçe çevirisi) bulunan “deşmiş” sözcüğünü değil de “deşmiş” olarak çevrilen başka bir sözcüğü kullanırlar. 1

 Müjde ve Vahiy’deki sözcük dağarcığı ve üslupla ilgili farklılıkların bir nedenini de bunların temsil ettikleri edebi tür farklılığı oluşturur. Buna ek olarak, Vahiy’deki İbranice ifade tarzının büyük bir kısmı Eski Antlaşma yazım tarzına dayanır.

 Sonuç olarak şu söylenebilir: Vahiy’i yazanın Zebedi’nin oğlu, Yakup’un kardeşi elçi Yuhanna olduğunu söyleyen geleneksel görüşün sağlam bir tarihi temeli vardır ve sorunlar da bu kaynak reddedilmeden açıklanabilir.

III. TARİH

Bazı kişiler, Vahiy’in yazıldığı tarih olarak oldukça erken görünen İ.S. 50’li veya 60’lı yılların sonunu yeğlemiştir. Belirtilmiş olduğu gibi bu, kısmen Vahiy’in daha az gelişmiş olan üslubunu açıklamak içindir. Kimi de “666”nın (13:18) Neron’un 2, (bazı kişiler onun ölümden dirileceğine inanıyordu) bir kehaneti olduğuna inanır. Bu, erken bir tarihi belirtir. Bunun olmadığı gerçeği, kitabın kabulünü etkilemez (Bu kitabın Neron’un döneminden çok daha sonra yazılmış olduğunu belirtebilir).

İnanlılar topluluğunun ataları, Domitian döneminin ikinci yarısında (aşağı yukarı İ.S. 96) Yuhanna’nın Patmos’da Vahyi aldığı zamanı özellikle belirtirler. Bu, Ortodoks imanlılar arasında kabul gören erken, bildirilen ve yaygın bir görüş olduğundan, kabul edilmesi için gereken nedenlere sahiptir.

IV. ÖN OLAYLAR VE KONULAR

Vahiy kitabını kavramanın anahtarı, kitabın üç ana kısma ayrılmış olduğunu anlamada yatar. Birinci bölüm, Yuhanna’nın Mesih’i bir yargıç gibi giyinip yedi inanlılar topluluğu arasında dururken gördüğü görümü betimler. İkinci ve üçüncü bölümler ise bizim de içinde yaşadığımız inanlılar topluluğu çağını izleyen gelecekte olacak olaylarla ilgilidir. Kitabı aşağıdaki gibi bölebiliriz:

  1. Yuhanna’nın gördüğü olaylar; yani inanlılar topluluğunun Yargıcı olarak Mesih’i gördüğü görüm,
  2. Olan olaylar; elçilerin ölümünden Mesih’in kutsallarını cennete götüreceği zamana kadar olan inanlılar topluluğu döneminin ana hattı (2. ve 3.bölüm).
  3. Bundan sonra olacak olaylar; kutsalların Mesih’le gökte buluşmasından sonsuzluğa dek geçekleşecek olan olayların ana hattı (4-22.bölümler). Kitabın üçüncü kısmının içeriğini anımsamanın en kolay yolu aşağıdaki gibidir:
    1. 4-19.bölümler, Büyük Sıkıntı’yı, Tanrı’nın iman etmeyen İsrail ulusuyla iman etmeyen diğer ulusları yargılayacağı en az yedi yıl süren dönemi betimler. Bu yargılamalar şu özelliklerle betimlenir:
      1. Yedi mühür.
      2. Yedi borazan.
      3. Yedi tas.
    2. 20-22’nci bölümler Mesih’in ikinci gelişi, O’nun yeryüzündeki egemenliği, büyük beyaz bir tahtın önündeki yargılanma ve sonsuzlukla ilgilidir.

Büyük sıkıntı döneminde yedinci mühür yedi borazanı içerir. Yedinci borazan da yedi yargı tasını içerir. Bu nedenle, büyük sıkıntı dönemi aşağıdaki gibi bir şemayla gösterilebilir:

 

MÜHÜRLER
1 2 3 4 5 6 7
   
  BORAZANLAR
1 2 3 4 5 6 7
 
    TASLAR
1 2 3 4 5 6 7

Kitaptaki Parantezler

Yukarıdaki şema, Vahiy bölümünün ana hatlarını belirtmektedir. Ne var ki, anlatım ilerlerken, okuyucuya büyük sıkıntı dönemine ait bazı büyük şahsiyetleri ve olayları tanıtmak için sık sık kesintiler yapılır. Bazı yazarlar bunlara parantez veya ek der. Belli başlı parantezlerden bazıları şunlardır:

  1. Mühürlenmiş 144.000 Yahudi kutsal (7:1-8).
  2. Bu dönemin diğer uluslardan oluşan imanlıları (7:9-17).
  3. Melek ve küçük tomar (10.bölüm).
  4. İki tanık (11:3-12).
  5. İsrail ve ejderha (12.bölüm).
  6. İki canavar (13.bölüm).
  7. Siyon Dağı’nda Mesih’le birlikte 144.000 kişi (14:1-5)
  8. Sonsuz Müjde’yi getiren melek (14:6-7)
  9. Babil’in yıkılışının ilk ilanı (14:8).
  10. Canavara tapanlara uyarı (14:9-12).
  11. Yerin ve asmanın ürünü (14:14-20).
  12. Babil’in yıkılışı (17:1, 19:3).

Kitaptaki Simgeler

Vahiy’de kullanılan dilin büyük kısmını simgeler oluşturur. Sayılar, renkler, mineraller, mücevherler, canavarlar, yıldızlar ve kandillerin hepsi kişileri, nesneleri veya gerçekleri temsil etmek için kullanılırlar.

 İyi ki bu simgelerin bazıları kitapta net bir biçimde açıklanır. Örneğin, yedi yıldız yedi topluluğun melekleridir (1:20); büyük ejderha İblis ya da Şeytan’dır (12:9). Diğer simgelerin anlamlarına ilişkin ipuçları Kutsal Kitap’ın diğer kısımlarında bulunur. Dört canlı yaratık (4:6), Hezekiel 1:5-14’deki dört canlı yaratıkla hemen hemen aynıdır. Hezekiel 10:20’de bunlar Keruvlar olarak adlandırılırlar. Pars, ayı ve aslan (13:2) bize Daniel 7’de Yunanistan, İran ve Babil imparatorluklarını belirten bu vahşi hayvanları anımsatır. Diğer simgeler Kutsal Yazılar’da net olarak açıklanmıyor gibi görünmektedir. Bu nedenle bizim de bunları yorumlarken son derece dikkatli olmamız gerekir.

Kitabın Konusu

Tüm Kutsal Kitap çalışmasında olduğu gibi, Vahiy bölümünü çalışırken de inanlılar topluluğuyla İsrail arasındaki farkı daima aklımızda tutmalıyız. İnanlılar topluluğu, ruhsal bereketlerle bereketlenen ve Mesih’in yüceliğini O’nun Gelini olarak paylaşmaya çağrılan göksel bir halktır. İsrail ise Tanrı’nın İsrail ülkesini vaat ettiği yeryüzündeki eski halkı, Mesih’in yönetimi altında olan yeryüzündeki krallığıdır. Gerçek topluluktan ilk üç bölümde söz edilir, ama 19:6-10’da yer alan Kuzu’nun düğün şölenine kadar görünmez. Büyük sıkıntı dönemi (4:1; 19:5) ise aslında Yahudi özelliklerine sahiptir.

Bu giriş bölümünü bitirmeden önce, tüm imanlıların Vahiy bölümünü yukarıda belirtildiği gibi yorumlamadığını söylemekte fayda vardır. Kimi, kitabın içindeki olayların imanlılar topluluğunun ilk dönemlerinde tamamen yerine geldiğini düşünür. Kimi de Vahiy bölümünün Yuhanna’nın döneminden sona dek topluluk çağının daimi bir resmini sunduğunu öğretir.

Kitap, Tanrı’nın çocuklarının hepsine, geçici şeyler için yaşamanın ne kadar akılsızca olduğunu öğretir. Bizi, mahvolana tanıklık etmememiz konusunda uyarır ve yine bizi Rab’bin dönüşünü sabırla beklemek için teşvik eder. İmanlı olmayanlara gelince, Kurtarıcı’yı reddedenleri bekleyen korkunç sona dair Vahiy bölümü son derece ciddi bir uyarıda bulunmaktadır.

 

ANA HATLAR
      Bölüm
I. YUHANNA’NIN GÖRMÜŞ OLDUĞU OLAYLAR 1.
  A. Giriş ve Selamlama 1:1-8
  B. Yargıç Giysileri İçindeki Mesih’in Görümü 1:9-20
II. OLAN OLAYLAR: RABBİMİZ’DEN MEKTUPLAR 2, 3.
  A. Efes’teki Kiliseye 2:1-7
  B. İzmir’deki Kiliseye 2:8-11
  C. Bergama’daki Kiliseye 2:12-17
  Ç. Tiyatira’daki Kiliseye 2:18-29
  D. Sart’taki Kiliseye 3:1-6
  E. Filadelfya’daki Kiliseye 3:7-13
  F. Laodikya’daki Kiliseye 3:14-22
III. BUNDAN SONRA OLACAK OLAYLAR 4-22.
  A. Gökteki Taht 4.
  B. Mühürlü Tomar ve Kuzu 5.
  C. Altı Mührün Açılışı 6.
  Ç. Büyük Sıkıntıda Kurtulanlar 7.
  D. Yedinci Mühür ve Yedi Borazanın Başlangıcı 8, 9.
  E. Melek ve Küçük Tomar 10.
  F. İki Tanık 11:1-14
  G. Yedinci Borazan 11:15-19
  Ğ. Sıkıntı Dönemindeki Anahtar Şahsiyetler 12-15.
  H. Tanrı’nın Öfkesi ve Yedi Tas 16.
  I. Büyük Babil’in Yıkılışı 17, 18.
  İ. Mesih’in Gelişi ve Bin Yıllık Egemenliği 19:1 – 20:9.
  J. Şeytan’ın Yargılanması ve İman Etmeyenler 20:10-15
  K. Yeni Gök ve Yeni Yeryüzü 21:1 – 22:5
  L. Son Uyarılar, Teselliler, Davetler ve Öğütler 22:6-21

1. Müjde ve Vahiy’de kullanılan fiil ekkentesan’dır; Eski Antlaşma’nın Grekçe çevirisindeki Zekeriya bölümünde ise katorchesanto’dur.

2. İbranice ve Grekçe’deki alfabelerin harflerinin sayısal değeri vardır. Örneğin, alef ve alfa 1, beth ve beta 2 gibi. Bu nedenle, her isim sayılıp toplanır. İsa’nın Grekçe adının (Iesous) toplamı ilginçtir ki, 888 eder (Sekiz, yeni başlangıcın ve di­rilişin rakamıdır). Canavarın adının harflerinin sayısının 666 olduğuna inanılır. Kü­çük bir uyarlamayla “Neron Sezar”ın yazılışı da, bu sistemle 666 yapılabilir. Başka adlar da 666 yapılabilir, ancak bu spekülasyondan sakınmak gerekir.