Vaiz Giriş


VAİZ

Yazar

William MacDonald


Bu kitap, Tanrı Sözü’nün zenginliğini açık ve kolay anlaşılır hale getirmek için hazırlanan bir Kutsal Kitap yorumudur. Samimi, saygılı, adanmış ve ilmi bir şekilde yazılmıştır. Kişisel tapınma zamanlarınızda ve grupça yapılan Kutsal Kitap çalışmalarınızda kullanmak için uygun bir seçenektir.


This is a Bible commentary that makes the riches of God’s Word clear and easy for you to understand. It is written in a warm, reverent, and devout and scholarly style. It is a good choice for your personal devotions and group Bible study.

© 1995 by William MacDonald, Believer’s Bible Commentary
Christian Missions in Many Lands, Inc.
PO Box 13, Spring Lake, NJ 07762
USA
— All Rights Reserved —


Giriş

“Bir ölümlünün acı ve zevklerinin, başarı ya da başarısızlıklarının ve üzüntülerinin böylesine ateşli biçimde incelendiği daha iyi bir eser tanımıyorum. Şiirsel nitelikli hiçbir yazıda ruhsal aydınlatma için böylesine etkili bir ifade kullanılmamıştır.” – E. C. Stedman

I. KUTSAL YAZILAR’DAKİ YERİ

Vaiz; yazarlığı, tarihi, konusu ve Tanrıbilime ilişkin düşünceleriyle çok tartışılan bir Kutsal Kitap bölümüdür. Ancak, eşsizliği asla sorgulanamaz.

Bu kitabın, Tanrı sözünün diğer bölümleriyle uyuşmuyor gibi görünmesinin nedeni, “güneş altındaki” insan mantığını sunuyor olmasıdır. “Güneş altında” ifadesi, Vaiz bölümünü anlamak için en önemli anahtar olmuştur. Bu ifadenin 22 kez tekrarlandığı gerçeği, yazarın genel bakışını belirtmektedir. Araştırmaları, yeryüzüyle sınırlıdır. Yaşam bilmecesini çözmek için dünyayı iyice inceler. Bütün araştırmasını, Tanrı’nın yardımı olmaksızın, kendi aklıyla yapmıştır.

Eğer “güneş altında” anahtarı sürekli akılda tutulmazsa, kitabı inceleme konusunda büyük zorluklar ortaya çıkabilir. Kutsal Yazılar’ın diğer bölümleriyle çakışan garip öğretişler ortaya koyan ve sorgulanabilir bir ahlâkı savunan bir izlenim yaratacaktır.

Ama Vaiz Kitabı’nın Tanrı’nın değil, insan bilgeliğinin bir özeti olduğunu hatırlarsak, o zaman neden vardığı bazı sonuçların gerçek, bazılarının yarı gerçek, bazılarınınsa tamamıyla yanlış olduğunu anlayacağız.

Şimdi bazı örneklere bakalım.

Vaiz 12:1 her çağdaki gençler için doğru ve güvenilirdir. Yaratıcılarını gençliklerinde hatırlamalıdırlar. 1’inci bölümün 4’üncü ayeti yalnızca yarı gerçektir; bir kuşağı diğerinin izlediği doğrudur, ancak yeryüzünün sonsuza kadar kaldığı doğru değildir (Bk. Mez.102:25-26; Pet.3:7-10). Bunu izleyen diğer ifadelere bakıldığında, tamamıyla yanlış oldukları görülür: “İnsan için yemekten, içmekten ve yaptığı işten zevk almaktan daha iyi bir şey yoktur” (2:24); “Çünkü insanların başına gelen hayvanların da başına geliyor” (3:19); “Ölüler hiçbir şey bilmiyor” (9:5).

Eğer Tanrı açıklama yapmasaydı, büyük olasılıkla biz de aynı sonuçlara varırdık.

Vaiz Kitabı ve Esinleme

“Güneşin altında” ifadesinden çıkarılan sonuca göre, Vaiz Kitabı’ndaki ifadelerin bazılarının yalnızca yarı gerçek, bazılarınınsa tamamıyla yanlış olması Vaiz Kitabı’nın Tanrı tarafından esinlenmiş olduğu gerçeğini değiştirmez.

Kitap, esinlenmiş Tanrı sözünün bir bölümüdür. Tanrı, bu kitabın Kutsal Kitap’ta bulunmasını buyurmuştur. Kutsal Kitap’ta yer alan diğer bölümlerin bütünüyle Tanrı esini olduğuna nasıl inanıyorsak, aynı şeyin Vaiz için de geçerli olduğuna inanabiliriz (Bk. Eski Antlaşma’ya Giriş, sayfa 11).

Ama Kutsal Kitap’ın esinlenmiş bölümleri Şeytan’ın ya da insanın gerçek olmayan ifadelerini de içerir. Örneğin, Yaratılış 3:4’te Şeytan, Havva’ya bahçenin ortasındaki ağacın meyvesinden yerse ölmeyeceğini söyler. Bu bir yalandı, ama Kutsal Kitap’ta Şeytan’ın başlangıçtan beri yalancı olduğu yazılıdır. Dr. Chafer’in gözlemlediği gibi:

Esin, Şeytan’ın (insanın) yalanını kaydedebilir. Ama bu tutum, yalanı haklı çıkarmaz ya da kutsal kılmaz. Yalnızca söyleneni –iyi ya da kötü– eksiksiz kaydeder. 1

Vaiz Kitabı’nın Kötüye Kullanımı

Vaiz, insan mantığını “güneş altında” sunduğu için, kuşkucuların ve sapmış mezheplerin en sevdiği kitaplardan biridir. Bu kitabı, imansızlıklarını ya da sapkın öğretişlerini kanıtlamak amacıyla büyük bir hevesle kullanırlar. Örneğin, ölümden sonra canın uyuduğu ve kötülerin öldükleri zaman yok edildikleri öğretisini bu kitaptaki ayetlerle açıklarlar. Canın ölümsüzlüğünü ve sonsuz ceza öğretişini inkâr etmek için ayetlerin anlamını çarpıtırlar.

Ancak anahtarı asla kapının deliğine yerleştirmezler. Kurbanlarına hiçbir zaman Vaiz’in güneş altındaki insanın bilgeliğini açıkladığını ve bu nedenle Hıristiyan imanının öğretişlerini kanıtlayan bölümler için geçerli bir kaynak olmadığını söylemezler.

II. KİTABIN YAZARI

17. yüzyıl başına kadar Yahudiler’in çoğu ve Hıristiyanlar, Vaiz Kitabı’nı Süleyman’ın yazdığına inandılar. Bundan bir yüzyıl önce genellikle tutucu sayılan Martin Luther, Süleyman’ın yazarlığını reddetti, ama o bir istisnaydı.

Bugün Kutsal Kitap bilginlerinin çoğunun, Vaiz Kitabı’nın Süleyman tarafından değil, ama Süleyman’a özgü bir bilgelik üslubuyla sunularak aldatma amacı gütmeden yazınsal bir hile olarak yazıldığına inandıklarını öğrenmek, tutucular dahil olmak üzere bazı kişileri şaşırtacaktır.

Süleyman’ın Yazarlığı Konusundaki Sorun

Kral Süleyman’ın yazarlığını reddedenlerin ileri sürdükleri temel kanıt dilbilimi ile ilgilidir. Pek çok uzman, kitabın içerdiği sözcükler ve dilbilgisi yapılarının Babil sürgününe ya da sonrasına kadar varolmadığını söylerler.

Müjdecilerin çoğu için Süleyman’ın ağzından konuşma fikri, yasadışı yazınsal bir hile gibi görünmektedir.

Bunu onaylayan ya da onaylamayan kanıtlar uzun ve kapsamlıdır; bu nedenle burada onlara değinmeyeceğiz. Süleyman’ın yazarlığı hakkında ileri sürülen itirazların hiçbirinin başa çıkılmaz olmadıklarını söylemekle yetineceğiz. Gleason Archer gibi güvenilir bilginler, kitabı Süleyman’ın yazdığına inanmanın hâlâ mümkün olduğunu belirtmektedirler. 2

Süleyman’ın Yazarlığına İlişkin Kanıtlar

Geleneksel görüşe yaygın olarak inanılmasa da, tam olarak reddedilmediğinden, Süleyman’ın yazarlığını kabul etme fikrinin güvenilir olduğunu düşünüyoruz.

Bu kitabı Süleyman’ın yazdığına ilişkin dolaylı kanıtları 1:1, 12’de yazardan, “Yeruşalim’de Krallık yapan Davut oğlu Vaiz” olarak söz edilişinde görürüz. “Oğul” sözcüğü daha sonraki bir kuşağa da işaret edebilecekken, bu ifadeler, Kral Süleyman’ın bilinen biyografisiyle karşılaştırıldıklarında kesin ayrıntılar olarak büyük önem taşırlar.

Yazar, bir zamanlar kral olduğundan söz ettiği için pek çok kişi bu ifadeyi yazarın artık kral olmadığına ilişkin bir kanıt olarak kabul eder. Bundan dolayı yazarın Süleyman olamayacağını, çünkü onun bir kral olarak öldüğünü söylerler. Çıkarılan bu sonuç gereksizdir. İlerlemiş yaşında yazdığından, uzak geçmişi bu şekilde belirtmesi imkansız olurdu.

Vaiz Kitabı’ndaki kesin tarihsel referanslar, Süleyman’dan başka hiç kimseye uymazlar.

Süleyman Yeruşalim’de krallık yapıyordu:

  1. Büyük bilgeliğe sahipti (1:16);
  2. serveti büyüktü (2:8);
  3. kendisinden hiçbir zevki esirgememişti (2:3);
  4. pek çok kölesi vardı (2:7);
  5. büyük binalar yaptırmasıyla ve kenti güzelleştir-me programıyla ünlenmiş biriydi (2:4-6).

Yahudi geleneği 3 Vaiz Kitabı’nın yazarlığını Süleyman’a atfeder. Hıristiyan bilginler de yüzyıllar boyunca aynı düşünceyi izlemişlerdir.

Dilbilimi ile ilgili kanıtlara göre Süleyman’ın yazar olamayacağı gerçeği, İbrani dili uzmanları tarafından ciddi biçimde tartışılmış ve bizim bu kitabın yazarlığıyla ilgili geleneksel Yahudi-Hıristiyan görüşünü seçmemizde önemli rol oynamıştır.

III. TARİH

Eğer Kral Süleyman’ı yaklaşık İ.Ö. 930 yılındaki yazar olarak kabul edersek, yalnız kendi çıkarını gözeterek sürdürdüğü yaşamının sonunda, hayal kırıklığına uğradığı ileri yaşlarında Vaiz Kitabı’nı yazdığını varsayabiliriz.

Eğer Süleyman “Vaiz” olarak reddedilirse, o zaman “bu kitap için belirlenen tarihler yaklaşık bin yılın ötesine geçmektedir.” 4

Pek çok bilginin “son” İbrani dönemi içinde yazıldığını düşündüğü Vaiz Kitabı, genellikle Babil sürgününden sonraki dönemin tarihini yansıtır (yaklaşık İ.Ö. 350-250). Bazı müjdeciler ise Pers dönemini tercih ederler (yaklaşık İ.Ö. 450-350).

Doğruluğu kabul edilmeyen Vaiz adındaki başka bir kitap yaklaşık İ.Ö. 190’da yazıldığından, Vaiz Kitabı’nın yazılmış olabileceği en geç tarih, İ.Ö. 250-200’dür. Ölü Deniz Tomarları (İ.Ö. 2. yüzyıl) kitabın bazı bölümlerini içerir.

IV. ÖN OLAYLAR VE KONULAR

Vaiz Kitabı’nı Süleyman’ın yazdığını kabul etmek, kitabın tarihi zeminini ve konusunu güvenle izlemeyi kolaylaştırır.

Süleyman’ın Arayışı

Süleyman yaşamının bir döneminde insanın varoluşunun gerçek anlamını bulmak için araştırmaya girişti. İyi yaşamı keşfetmeye kararlıydı. Kendisine bol bilgelik bağışlandığından ve büyük servete sahip olduğundan (1Kr.10:14-25; 2Kr.9:22-24), Kral Süleyman, kalıcı doyumu bulabilecek tek insanın kendisi olabileceğini düşünmüştü.

Ancak Süleyman’ın arayışında aldanmasına yol açan bir unsur vardı. Süleyman bu arayışı tek başına yapıyordu. Yaşamdaki doyumu keşfetmek için kendi zekasının yeterli olacağını umuyordu; ancak bu arayışı, Tanrı açıklamasını temel almıyordu. Bu, Tanrı’dan hiçbir yardım almayan bir adamın araştırması olacaktı. Yaşamda, “güneşin altında bulunan” en iyi şeylerin ardından gidecekti.

Süleyman’ın Bulguları

Süleyman’ın yaşamın anlamını arayışı kasvetli bir biçimde sona erdi. “Yaşam boştu ve rüzgarı yakalamaya kalkışmaktı” (1:14). Güneş altındaki yaşam, harcanan çabaya değmezdi. Aradığı kalıcı doyumu bulamadı. Bütün varlığına ve bilgeliğine rağmen iyi yaşamı keşfedemedi.

Elbette ki, vardığı sonuç doğruydu. Eğer bir kişi güneşin üstüne çıkamazsa, sürdüğü yaşam boş ve anlamsızdır. Dünyanın sunduğu her şey bir araya gelse bile insan yüreğini doyuramaz. Pascal şöyle der: “İnsanın yüreğinde ancak Tanrı’nın doldurabileceği biçiminde bir boşluk bulunur.” Augustine de şu gözlemde bulunur: “Ey Rab, sen bizi kendin için yarattın. Yüreklerimiz sende dinlenmedikçe huzur bulamayacaktır.”

Süleyman’ın deneyimi, Rab İsa’nın şu sözlerindeki gerçeği kanıtlıyordu: “Bu sudan her içen yine susayacak” (Yu.4:13). Bu dünyanın suyu kalıcı doyum sağlayamaz.

Süleyman’ın gerçeği arayışı yalnızca geçici bir dönem için sürmüştür ve biyografisindeki bölümlerden yalnızca bir tanesidir. Gerçeği aramaya başladığında kaç yaşında olduğunu bilmiyoruz, ancak büyük olasılıkla yaşlı bir adamdı (1:12; 11:9). Süleyman sonunda yaşamın anlamını güneşin üstünde aramaya başladı; bunun kanıtını, Kutsal Kitap’ın üç kitabında ona daha geniş bölümler atfedildiği gerçeğinde görüyoruz. Yine de yaşamının son yıllarında günah ve başarısızlıklar yer almaktaydı. Bu durum bize, bir imanlının ciddi biçimde günaha düşebileceğini ve Rab İsa’nın örneği olarak düşünülen kişilerin mükemmel olamayacaklarını hatırlatır. 5

Süleyman ve Tanrı

Süleyman’ın Tanrı’ya inandığı açıktır. Doyum aradığı zamanlarda da O’na inanıyordu. Vaiz Kitabı’nda Tanrı’dan 40 kez söz eder. Ancak bu onun o dönemde adanmış bir imanlı olduğu anlamına gelmez. Kullandığı Elohim sözcüğü, Tanrı’yı En Güçlü Olan Yaratıcı olarak açıklar. Tanrı’dan bir kez bile Yehova ve insanla antlaşma yapan Tanrı olarak söz etmez.

Bu önemli bir gözlemdir. Güneş altındaki insan, bir Tanrı olduğunu bilebilir. Pavlus’un bize Romalılar 1:20’de hatırlattığı gibi:

Tanrı’nın görünmeyen nitelikleri –sonsuz gücü ve Tanrılığı– dünya yaratılalı beri O’nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur.

Tanrı’nın varlığı yaratılıştan beri açıktır. Ateizm bir bilgelik işareti değil, kasıtlı bir körlüktür. Şimdiye kadar yaşamış en bilge kişi olan Süleyman, kendi aklıyla gerçeği ararken bile, Üstün Bir Varlık gerçeğini kabullenmişti.

Ama her şeyi yaratan bir Tanrı olduğunu herkes bilse de, Tanrı’yı Yehova olarak yalnızca özel açıklamayla tanıyabiliriz. Bu nedenle, bu kitapta Tanrı için tekrarlanan referanslar, kurtaran imanla eşit tutulmamalıdırlar. Kanıtladıkları tek şey, yaratılışın Tanrı’nın varlığına tanıklık ettiği ve bunu inkâr edenlerin akılsız olduklarıdır (Mez.14:1; 53:1).

Vaiz Kitabı’na Duyulan Gereksinim

Şu sorunun yöneltilmesi kaçınılmazdır: “Tanrı güneşin üstüne asla yükselemeyen bir kitabı Kutsal Kitap’ta neden bulundursun?”

Her şeyden önce bu kitap, hiç kimse Süleyman’ın kasvetli deneyimlerini ve ulaşamayacağı doyumunu aramakla vakit kaybetmesin diye Kutsal Kitap’a eklenmiştir.

Doğal insan, içgüdüsüyle mal, mülk, eğlence, yolculuk, uyuşturucu, içki ya da cinsel zevklerle mutlu olacağını düşünür. Ama bu kitabın verdiği mesaj, her birimizden daha bilge ve varlıklı olan birinin, bütün bunları bu yaşamda denedikten sonra başarısızlığa uğradığı yönündedir. Bu nedenle bizler, acı ve hayal kırıklığı yaşamamıza gerek kalmadan, tek doyumu sağlayabilecek olan güneşin üstündeki Rab İsa Mesih’e bakabiliriz.

Bu eşsiz kitap, henüz Müjde’yi kabullenmeye hazır olmayanlar açısından farklı bir değere sahiptir. Dr. W. T. Davison şöyle der:

Vaiz Kitabı ve Mesih’in Müjdesi arasındaki zıtlığı uzun uzadıya konuşmaya gerek yoktur. Belki de yeni Müjde’nin daha önceki bir çağın Bilgelik Edebiyatını boş ya da yararsız hale getirmediğinde ısrar etmek gerekebilir. Bu edebiyat türü o zaman için görevini yerine getirmiştir ve halen de getirmektedir. İnsan yaşamında, insanın İsa’nın ayakları dibinde oturmaya hazır olmadığı zamanlar vardır ve bunu yapmadan önce Vaiz’in okuluna gitmesi daha iyi olacaktır. Yüreğin gerçekten doldurulabilmesi için önce boşaltılması gerekir. Günümüzdeki Vaiz, asla eskimeyecek olan dersi sık sık tekrarlamalıdır: “Tanrı’dan korkun ve buyruklarını yerine getirin, çünkü insanın görevi budur.” İnsanın bunu nasıl yapacağını öğrenmesi için Mesih’e gelmesi ve daha ileri aşamalı dersler için yol hazırlayan bu dersi öğrenmesi gerekir. 6

 

ANA HATLAR
      Bölüm
I. ÖNSÖZ: GÜNEŞ ALTINDAKİ HER ŞEY BOŞTUR 1:1-11
II. HER ŞEY BOŞTUR 1:12 – 6:12
  A. Zihinsel Uğraşların Boşluğu 1:12-18
  B. Zevk, Prestij ve Servet Bolluğunun Boşluğu 2.
  C. Yaşam ve Ölüm Döngüsünün Boşluğu 3.
  Ç. Yaşamdaki Eşitsizliklerin Boşluğu 4.
  D. Din ve Politikanın Boşluğu 5:1-9
  E. Geçici Zenginliklerin Boşluğu 5:10 – 6:12
III. GÜNEŞ ALTINDAKİ YAŞAM İÇİN ÖĞÜT 7:1 – 12:8
  A. Güneş Altında İyi ve Daha İyi Olan 7.
  B. Güneş Altındaki Bilgelik 8.
  C. Güneş Altındaki Yaşamdan Keyif Almak 9.
  Ç. Güneş Altındaki Bilge ve Akılsız 10.
  D. Güneş Altında İyiyi Yaymak 11:1 – 12:8
IV. SON SÖZ: GÜNEŞ ALTINDAKİ EN İYİ ŞEY 12:9-14

1. L. S. Chafer, Systematic Theology, I:83.

2. Gleason Archer, A Survey of Old Testament Introduction, s.478-488.

3. Megillah 7a; Sabbath 30.

4. W. Graham Scroggie, Know Your Bible, I:143.

5. Süleyman’ın genellikle, Bin Yıllık Dönem’de barış içinde egemenlik sürecek olan Mesih’i simgelediği kabul edilir.

6. Scroggie, Know Your Bible, I:144.