Yaratılış 33

33:1-11   Esav yaklaştıkça, Yakup’un korkusu çoğaldı ve ev halkını, en çok sevdiklerini en iyi koruyacak şekilde sıraya dizdi ve kendisi hepsinin önüne geçti. Yakup, ağabeyine yaklaşırken yedi kez yere kapandı. Ne var ki Esav onu koşarak karşıladı. Kucakladı, boynuna sarıldı ve öptü. Sonra Yakup’un eşlerine ve çocuklarına iyi davrandı. Yakup’un çok değerli armağanı olan hayvan sürülerini önce nazikçe reddetti, ama sonra kabul etmeye razı oldu. Yakup ağabeyine “Efendim” olarak hitap etmekle yersiz bir alçalma gösterdi. Bazı kişiler, bunun dalkavukluk olduğunu ve Yakup’un abarttığını düşünürler; Esav’a, “Senin yüzünü görmek, Tanrı’nın yüzünü görmek gibi” dedi. Bazı kişiler ise, burada sözü edilen Tanrı yüzünün barışık bir yüz anlamına geldiğini düşünürler.

33:12-17   Esav birlikte geri dönmelerini teklif ettiğinde Yakup, bunun imkansız olacağını söyledi, çünkü çocukları ve sürüsündeki yavrular çok yavaş yürümekteydiler. Yakup, Esav’a kendisiyle Seir’de (Edom) buluşmayı vaat etti; aslında ağabeyiyle buluşmaya niyeti yoktu. Esav adamlarının bazılarını Yakup’un ev halkı ile birlikte gitmek üzere arkasında bırakmayı teklif ettiğinde, Yakup yine korku ve kuşku duyduğu için reddetti.

33:18-20   Seir Dağı’na, güneye doğru gitmek yerine, Yakup kuzeybatıya yöneldi. Sonunda Şekem’e vardı ve orada yerleşti. Şekem’de, (belki de gurur nedeniyle) bir sunak dikti, sunağa “ElEloheİsrail” (Tanrı, İsrail’in Tanrısı) adını verdi. Yirmi yıl önce Tanrı, Yakup’a Beytel’de göründüğünde, Yakup, RAB kendi Tanrı’sı olduğu takdirde, O’na varlığından ondalık vereceğine ve Beytel’i Tanrı’nın evi olarak bina edeceğine söz vermişti (28:20-22). Şimdi Beytel’e geri dönmek yerine, kırk beş kilometre uzaklıktaki Şekem’in verimli arazisine yerleşiyordu; belki de bunu hayvan sürülerini düşünerek yaptı (Şekem dünyayı temsil eder). Tanrı birkaç yıl sonra Yakup’a konuştu ve verdiği sözü yerine getirmesini istedi (35. bölüm). Bu arada 34. bölümdeki trajik olaylar gelişmektedir.

 

Kutsal Kitap

1 Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.
2 Cariyelerle çocuklarını öne, Leayla çocuklarını arkaya, Rahelle Yusufu da en arkaya dizdi.
3 Kendisi hepsinin önüne geçti. Ağabeyine yaklaşırken yedi kez yere kapandı.
4 Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.
5 Esav kadınlarla çocuklara baktı. ‹‹Kim bu yanındakiler?›› diye sordu. Yakup, ‹‹Tanrının kuluna lütfettiği çocuklar›› dedi.
6 Cariyelerle yanlarındaki çocuklar yaklaşıp eğildiler.
7 Ardından Lea çocuklarıyla birlikte yaklaşıp eğildi. En son da Yusufla Rahel yaklaşıp eğildi.
8 Esav, ‹‹Karşılaştığım öbür topluluğun anlamı neydi?›› diye sordu. Yakup, ‹‹Efendimi hoşnut etmek için›› diye yanıtladı.
9 Esav, ‹‹Benim yeterince malım var, kardeşim›› dedi, ‹‹Senin malın sana kalsın.››
10 Yakup, ‹‹Olmaz, eğer sevgini kazandımsa, lütfen armağanımı kabul et›› diye karşılık verdi, ‹‹Senin yüzünü görmek Tanrının yüzünü görmek gibi. Çünkü beni kabul ettin.
11 Lütfen sana gönderdiğim armağanı al. Tanrı bana öyle iyilik yaptı ki, her şeyim var.›› Armağanı kabul ettirinceye kadar diretti.
12 Esav, ‹‹Haydi yolumuza devam edelim›› dedi, ‹‹Ben önünsıra gideceğim.››
13 Yakup, ‹‹Efendim, bilirsin, çocuklar narindir›› dedi, ‹‹Yanımdaki koyunların, sığırların yavruları var. Hayvanları bir gün daha yürümeye zorlarsak hepsi ölür.
14 Efendim, lütfen sen kulunun önünden git. Ben hayvanlarla çocuklara ayak uydurarak yavaş yavaş geleceğim. Seirde efendime yetişirim.››
15 Esav, ‹‹Yanımdaki adamlardan birkaçını yanına vereyim›› dedi. Yakup, ‹‹Niçin?›› diye sordu, ‹‹Ben yalnızca seni hoşnut etmek istiyorum.››
16 Esav o gün Seire dönmek üzere yola koyuldu.
17 Yakupsa Sukkota gitti. Orada kendine ev, hayvanlarına barınaklar yaptı. Bu yüzden oraya Sukkot adını verdi.
18 Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.
19 Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.
20 Orada bir sunak kurarak El-Elohe-İsrail adını verdi. ağırlığı ve değeri bilinmeyen bir para birimiydi. gelir.