Yaratılış 37

Ç. Yusuf (37:1 – 50:26)

1. Yusuf’un Köle Olarak Satılması (37. Bölüm)

37:1-17   “Yakup soyunun öyküsü” sözleri, çok ani yazılmış gibidir. Yakup’un öyküsü (25-35. bölümler) Esav’ın soyu tarafından yarıda kesilir (36. bölüm), daha sonra, Yakup’un oğlu Yusuf vurgulanarak, 37. bölümden kitabın sonuna kadar öykü devam eder.

Yusuf, Rab İsa Mesih’in Eski Antlaşma’daki en güzel simgelerinden biridir; ancak Kutsal Kitap, Yusuf’u hiçbir zaman bir simge olarak nitelendirmez.

A. W. Pink, Yusuf ve İsa arasında yüz bir benzerlik sıralamıştır. 1 Ada Habershon ise, yüz yirmi bir benzerlik bulmuştur. Örneğin, babası Yusuf’u severdi (3. ayet); Yusuf kardeşlerinin günahını paylardı (2. ayet); kardeşleri ondan nefret ettiler ve onu düşmanların eline verdiler (4, 26-28. ayetler); haksız yere ceza gördü (39. bölüm); yüceltildi ve dünyanın kurtarıcısı oldu, çünkü tüm dünya ekmek için ona gelmişti (41:57); kardeşleri tarafından reddedildiği dönemde diğer uluslardan bir gelin aldı (41:45).

Uzun renkli giysi (ya da kollu uzun elbise) babasının özel sevgisini belirten bir simgeydi; bu, kardeşlerinin kıskançlık ve nefretini uyandırdı. Yusuf’un ilk rüyasında, Yusuf’un demeti kalkıp dikildi, kardeşlerinin on bir demeti ise Yusuf’un demetinin çevresine toplanıp önünde eğildiler; bir gün kardeşlerinin onun önünde eğileceklerine ilişkin bir önbildiriydi. İkinci düşünde, güneş, ay ve on bir yıldız Yusuf’un önünde eğildi. Güneş ve ay, Yakup ve Lea’yı (Rahel ölmüştü) temsil ediyordu ve on bir yıldız, Yusuf’un erkek kardeşleriydi (9-11. ayetler).

37:18-28   Yusuf bir gün, babası tarafından, kardeşlerinden haber getirmesi için gönderildiğinde, kardeşleri onu öldürmek için düzen kurdular. Ama Ruben’in önerisine uyarak Yusuf’u, Dotan yakınlarındaki bir kuyunun içine atmayı kabul ettiler. Yemek yemek için oturduklarında, Mısır’a giden bir İsmaili kervanı gördüler ve Yahuda Yusuf’u onlara satmayı önerdi; böyle de yaptılar. Bu bölümde İsmailoğulları aynı zamanda Hakimler 8:22-24’de olduğu gibi, Midyanlılar diye de adlandırılırlar. Midyanlı tüccarlar yaklaştıklarında Yusuf’un kardeşleri Yusuf’u kuyudan çıkarttılar ve onu tüccarlara sattılar.

37:29-36   Tüm bunlar olup biterken Ruben orada değildi. Geri döndüğünde dehşete düştü, çünkü Yusuf’a ne olduğunu açıklama sorumluluğu kendisindeydi. Kardeşler Yusuf’un uzun ve renkli giysisini bir tekenin kanına buladılar ve umursamaz bir tutumla Yakup’a götürdüler; Yakup, doğal olarak Yusufun öldürüldüğünü düşündü. Yakup daha önce, erkek kardeşinin tüylü kollarına benzemek için bir oğlak derisi kullanarak babasını daha önce bir kez aldatmıştı (27:16-23). Şimdi Yusuf’un giysisinin üzerindeki bir tekenin kanı aracılığıyla kendisi aldatılmaktaydı. Midyanlılar, bilmeden Yusuf’u Mısır’a götürerek onu firavunun muhafız birliği komutanı Potifar’a satarak Tanrı’nın amaçlarını yerine getirdiler. Tanrı, insan gazabını bile kendisine övgüye çevirir ve gazabından kurutulanı çevresine toplar (bk. Mez.76:10).

 

Kutsal Kitap

1 Yakup babasının yabancı olarak kalmış olduğu Kenan ülkesinde yaşadı.
2 Yakup soyunun öyküsü: Yusuf on yedi yaşında bir gençti. Babasının karıları Bilha ve Zilpadan olan üvey kardeşleriyle birlikte sürü güdüyordu. Kardeşlerinin yaptığı kötülükleri babasına ulaştırırdı.
3 İsrail Yusufu öbür oğullarının hepsinden çok severdi. Çünkü Yusuf onun yaşlılığında doğmuştu. Yusufa uzun, renkli bir giysi yaptırmıştı.
4 Yusufun kardeşleri babalarının onu kendilerinden çok sevdiğini görünce, ondan nefret ettiler. Yusufa tatlı söz söylemez oldular.
5 Yusuf bir düş gördü. Bunu kardeşlerine anlatınca, ondan daha çok nefret ettiler.
6 Yusuf, ‹‹Lütfen gördüğüm düşü dinleyin!›› dedi,
7 ‹‹Tarlada demet bağlıyorduk. Ansızın benim demetim kalkıp dikildi. Sizinkilerse, çevresine toplanıp önünde eğildiler.››
8 Kardeşleri, ‹‹Başımıza kral mı olacaksın? Bizi sen mi yöneteceksin?›› dediler. Düşlerinden, söylediklerinden ötürü ondan büsbütün nefret ettiler.
9 Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. ‹‹Dinleyin, bir düş daha gördüm›› dedi, ‹‹Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler.››
10 Yusuf babasıyla kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası onu azarladı: ‹‹Ne biçim düş bu?›› dedi, ‹‹Ben, annen, kardeşlerin gelip önünde yere mi eğileceğiz yani?››
11 Kardeşleri Yusufu kıskanıyordu, ama bu olay babasının aklına takıldı.
12 Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.
13 İsrail Yusufa, ‹‹Kardeşlerin Şekemde sürü güdüyorlar›› dedi, ‹‹Gel seni de onların yanına göndereyim.›› Yusuf, ‹‹Hazırım›› diye yanıtladı.
14 Babası, ‹‹Git kardeşlerine ve sürüye bak›› dedi, ‹‹Her şey yolunda mı, değil mi, bana haber getir.›› Böylece onu Hevron Vadisinden gönderdi. Yusuf Şekeme vardı.
15 Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.
16 Yusuf, ‹‹Kardeşlerimi arıyorum›› diye yanıtladı, ‹‹Buralarda sürü güdüyorlar. Nerede olduklarını biliyor musun?››
17 Adam, ‹‹Buradan ayrıldılar›› dedi, ‹‹ ‹Dotana gidelim› dediklerini duydum.›› Böylece Yusuf kardeşlerinin peşinden gitti ve Dotanda onları buldu.
18 Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.
19 Birbirlerine, ‹‹İşte düş hastası geliyor›› dediler,
20 ‹‹Hadi onu öldürüp kuyulardan birine atalım. Yabanıl bir hayvan yedi deriz. Bakalım o zaman düşleri ne olacak!››
21 Ruben bunu duyunca Yusufu kurtarmaya çalıştı: ‹‹Canına kıymayın›› dedi,
22 ‹‹Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki kuyuya atın, ama kendisine dokunmayın.›› Amacı Yusufu kurtarıp babasına geri götürmekti.
23 Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılar
24 ve onu susuz, boş bir kuyuya attılar.
25 Yemek yemek için oturduklarında, Gilat yönünden bir İsmaili kervanının geldiğini gördüler. Develeri kitre, pelesenk, laden yüklüydü. Mısıra gidiyorlardı.
26 Yahuda, kardeşlerine, ‹‹Kardeşimizi öldürür, suçumuzu gizlersek ne kazanırız?›› dedi,
27 ‹‹Gelin onu İsmaililere satalım. Böylece canına dokunmamış oluruz. Çünkü o kardeşimizdir, aynı kanı taşıyoruz.›› Kardeşleri kabul etti.
28 Midyanlı tüccarlar oradan geçerken, kardeşleri Yusufu kuyudan çekip çıkardılar, yirmi gümüşe İsmaililere sattılar. İsmaililer Yusufu Mısıra götürdüler.
29 Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.
30 Kardeşlerinin yanına gidip, ‹‹Çocuk orada yok›› dedi, ‹‹Ne yapacağım şimdi ben?››
31 Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.
32 Giysiyi babalarına götürerek, ‹‹Bunu bulduk›› dediler, ‹‹Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?››
33 Yakup giysiyi tanıdı, ‹‹Evet, bu oğlumun giysisi›› dedi, ‹‹Onu yabanıl bir hayvan yemiş olmalı. Yusufu parçalamış olsa gerek.››
34 Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.
35 Bütün oğulları, kızları onu avutmaya çalıştılarsa da o avunmak istemedi. ‹‹Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas tutarak gideceğim›› diyerek oğlu için ağlamaya devam etti.
36 Bu arada Midyanlılar da Yusuf’u Mısır’da firavunun bir görevlisine, muhafız birliği komutanı Potifar’a sattılar.

1. Arthur W. Pink, Gleanings in Genesis, s.343-408.