Yasa’nın Tekrarı 20

L. Savaşla İlgili Yasalar (20. Bölüm)

20:1-8   20. bölüm, Tanrı halkı için savaş konusunda yazılmış olan bir elkitabıdır. Kâhinler, halk düşmana karşı savaşırken, halkı teşvik etmekle yükümlüydüler. Askerlik hizmetinin dışında bırakılan çeşitli gruplar bulunmaktaydı:

  1. Yeni bir ev yapmış olanlar;
  2. bağ dikenler ve üzümünü toplamamış olanlar;
  3. bir kızla nişanlanmış ve henüz evlenmemiş olanlar;
  4. korkan ve cesaretini yitirenler.

Yahudi yazarlar, savaşa gitmeme konusundaki bu özgürlüğün, yalnızca gönüllü yapılan savaşlar için geçerli olduğu konusunda fikir birliğine sahiptirler. Tanrı’nın buyurmuş olduğu Amalek ve Kenanlılar’a karşı yapılan savaşlarda tüm erkekler savaşmak zorundaydı. 1

20:9   Her orduda bulunması gereken organizasyon ve rütbe düzeni nedeniyle, görevliler halkı yönetmesi için komutanlar atadılar.

20:10-20   Diğer uluslardan farklı olarak İsrail, Yehova’nın yönetimindeki ordusunda rütbelere yer vermeliydi. Bu rütbeler, İsrail’in sevecen bir Tanrı’nın yönetimi altındaki kutsal bir halk oluşunun yansımasıydı. Savaş gerekliydi, ama Rab, savaşın neden olduğu kötülüğü kontrol edecekti. Bu kuralları takdir etmek için Asurlular gibi diğer ulusların zalim uygulamalarını araştırmak yeterli olacaktır. 2 Buyruklar, savaşın nasıl sürdürüleceğine ilişkin verilmişti:

  1. Yakındaki ve uzaktaki kentler (10-18). Ülkedeki kentler, tehlike oluşturan, tamamen kötü yola sapmış ve yıkıma uygundular. Ülkenin dışındaki, ama İbrahim’e vaat edilen bölgeye dahil kentlere saldırılmadan önce barış önerilmeliydi. Barışı reddettikleri takdirde, yalnızca erkekler öldürülecekti; kadınlar ve çocuklar esirgenmeliydi. Bu kentler, İsrail’i kirletme konusunda İsrail sınırları içindeki kentler kadar büyük tehdit oluşturmuyorlardı.
  2. Ürün veren ve vermeyen ağaçlar (19, 20). Buradaki ilke, İsrail’in yıkım getiren bir savaşa girmemesiydi. Ülkenin toptan yıkımına neden olmak yerine, yararlı olanı korumalıydılar.
 

Kutsal Kitap

1 ‹‹Düşmanlarınızla savaşmaya gittiğinizde, atlar, savaş arabaları ve sizden daha kalabalık bir ordu görürseniz onlardan korkmayın. Sizi Mısırdan çıkaran Tanrınız RAB sizinledir.
2 Savaşa başlamadan önce kâhin gelip askerlere seslenecek.
3 Onlara şöyle diyecek: ‹Ey İsrailliler, dinleyin! Bugün düşmanlarınızla savaşmaya gidiyorsunuz. Cesaretinizi yitirmeyin, korkmayın. Onlardan yılmayın, ürkmeyin.
4 Çünkü sizi zafere kavuşturmak üzere sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşmaya gelen Tanrınız RABdir.›
5 ‹‹Görevliler askerlere şöyle diyecekler: ‹Yeni ev yapıp da içinde oturmayan biri var mı? Evine geri dönsün. Yoksa savaşta ölebilir, evine bir başkası yerleşir.
6 Bağ dikip de üzümünü toplamayan var mı? Evine dönsün. Olur ya, savaşta ölür, üzümü bir başkası toplar.
7 Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›
8 ‹‹Görevliler konuşmalarını şöyle sürdürecekler: ‹Aranızda korkan, cesaretini yitiren var mı? Evine dönsün. Öyle ki, kardeşlerinin yürekleri onunki gibi ürpermesin.›
9 Görevliler askerlere seslenmeyi bitirince, orduya komutanlar atayacaklar.
10 ‹‹Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin.
11 Barış önerinizi benimser, kapılarını size açarlarsa, kentte yaşayanların tümü sizin için angaryasına çalışacak, size hizmet edecekler.
12 Ama barış önerinizi geri çevirir, sizinle savaşmak isterlerse, kenti kuşatın.
13 Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin.
14 Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi yağmalayabilirsiniz. Tanrınız RABbin size verdiği düşman malını kullanabilirsiniz.
15 Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.
16 ‹‹Ancak Tanrınız RABbin miras olarak size vereceği bu halkların kentlerinde soluk alan hiçbir canlıyı yaşatmayacaksınız.
17 Tanrınız RABbin size buyurduğu gibi, onları -Hitit, Amor, Kenan, Periz, Hiv ve Yevus halklarını- tümüyle yok edeceksiniz.
18 Öyle ki, ilahlarına taparken yaptıkları iğrençliklere uymayı size öğretemesinler, siz de Tanrınız RABbe karşı günah işlemeyesiniz.
19 ‹‹Bir kentle savaşırken, kenti ele geçirmek için kuşatma uzun sürerse, ağaçlarına balta vurup yok etmeyeceksiniz. Ağaçların ürünlerini yiyebilirsiniz, ama onları kesmeyeceksiniz. Çünkü kırdaki ağaçlar insan değil ki kuşatma altına alasınız.
20 Yalnız ürün vermediğini bildiğiniz ağaçları kesip yok edebilirsiniz. Sizinle savaşan kenti ele geçirene dek kesilen ağaçları kuşatma işinde kullanabilirsiniz.››

1. Henry, “Deuteronomy,” 1:806.

2. Bazı ayrıntılar için Yunus bölümünün giriş kısmına bakınız.