Yeremya 20

IV. YAHUDA’NIN SİVİL YÖNETİCİLERİNE VE DİN ÖNDERLERİNE İLİŞKİN ÖNBİLDİRİLER (20-23. Bölümler)

A. Paşhur’a İlişkin Önbildiri (20:1-6)

Rab’bin Tapınağı’nın baş görevlisi Paşhur, Yeremya’nın dövülmesine ve tomruğa vurulmasına neden oldu. Ertesi gün özgür bırakılan peygamber, Paşhur’a kendisinin, ailesinin, bütün Yeruşalim ve Yahuda’nın yıkımını duyurdu. Babil Kralı kendilerini tutsaklığa taşıyacaktı. Paşhur’un adı Magor-Missaviv (her yer dehşet içinde) olarak değiştirildi.

B. Yeremya’nın Tanrı’ya Yakınması (20:7-18)

7-18’inci ayetlerde Yeremya hoşa gitmeyen görevinden pişmanlık duyar. Görevine ilişkin kendisini ikna eden, Tanrı’dır. Hoşa gitmeyen Babil tutsaklığına ilişkin çağrıyı duyurmaktan vazgeçmek ister, ama yapamaz. Tanrı’nın sözü içindedir, ateş gibi yanmaktadır. Arkadaşlarının kendisine karşı düzen kurduklarını işitir, ama davasını Rab’be bırakır. Bazen Rab’bi över, bazen de doğduğuna pişman olacak kadar yüreksizleşir.

 

Kutsal Kitap

1 RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,
2 onun dövülüp RABbin Tapınağının Yukarı Benyamin Kapısındaki tomruğa vurulmasını buyurdu.
3 Ertesi gün Paşhur kendisini tomruktan salıverince, Yeremya ona, ‹‹RAB sana Paşhur değil, Magor-Missaviv adını verdi›› dedi,
4 ‹‹RAB diyor ki, ‹Seni de dostlarını da yıldıracağım. Dostlarının düşman kılıcıyla düştüğünü gözlerinle göreceksin. Bütün Yahudayı Babil Kralının eline teslim edeceğim; onları Babile sürecek ya da kılıçtan geçirecek.
5 Bu kentin bütün zenginliğini -ürününü, değerli eşyalarını, Yahuda krallarının hazinelerini- düşmanlarının eline vereceğim. Hepsini yağmalayıp Babile götürecekler.
6 Sana gelince, ey Paşhur, sen de evinde yaşayanların hepsi de Babile sürüleceksiniz. Sen de kendilerine yalan peygamberlik ettiğin bütün dostların da orada ölüp gömüleceksiniz.› ›› gelir. Aynı ifade 20:10da da geçer.
7 Beni kandırdın, ya RAB,
Ben de kandım.
Bana üstün geldin, beni yendin.
Bütün gün alay konusu oluyorum,
Herkes benimle eğleniyor.
8 Çünkü konuştukça feryat ediyor,
Şiddet diye, yıkım diye haykırıyorum.
RABbin sözü yüzünden bütün gün yeriliyor,
Gülünç duruma düşüyorum.
9 ‹‹Bir daha onu anmayacak,
Onun adına konuşmayacağım›› desem,
Sözü kemiklerimin içine hapsedilmiş,
Yüreğimde yanan bir ateş sanki.
Onu içimde tutmaktan yoruldum,
Yapamıyorum artık.
10 Birçoğunun, ‹‹Her yer dehşet içinde!
Suçlayın! Suçlayalım onu!›› diye fısıldaştığını duydum.
Bütün güvendiğim insanlar düşmemi gözlüyor,
‹‹Belki kanar, onu yeneriz,
Sonra da öcümüzü alırız›› diyorlar.
11 Ama RAB güçlü bir savaşçı gibi benimledir.
Bu yüzden bana eziyet edenler tökezleyecek,
Üstün gelemeyecek,
Başarısızlığa uğrayıp büyük utanca düşecekler;
Onursuzlukları sonsuza dek unutulmayacak.
12 Ey doğru kişiyi sınayan,
Yüreği ve düşünceyi gören Her Şeye Egemen RAB!
Davamı senin eline bırakıyorum.
Onlardan alacağın öcü göreyim!
13 Ezgiler okuyun RABbe!
Övün RABbi!
Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.
14 Lanet olsun doğduğum güne!
Kutlu olmasın annemin beni doğurduğu gün!
15 ‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren,
Onu sevince boğan adama lanet olsun!
16 RABbin acımadan yerle bir ettiği
Kentler gibi olsun o adam!
Sabah feryatlar,
Öğlen savaş naraları duysun!
17 Çünkü beni annemin rahminde öldürmedi;
Annem mezarım olur,
Rahmi hep gebe kalırdı.
18 Neden ana rahminden çıktım?
Dert, üzüntü görmek,
Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?