Yeremya 4

3. Kuzeyden Gelecek Yıkım (4:5-31)

4:5-13   RAB’be dönecek olanlar için Mesih gelecek ve uluslar O’nda bereketleneceklerdir. Rab şimdi Yahuda ve Yeruşalim’deki insanları, tekrar pişman olmaları ve putlarını terk etmeleri konusunda uyarır. Aksi taktirde Tanrı, düşmanı (Babil) bir aslan, kuru sıcak rüzgar, bulutlar, kasırga ve kartallar olarak gönderecektir. 10’uncu ayet, Yeremya’nın, Tanrı’nın daha önceki esenlik vaatleriyle şimdiki yargı tehditleri arasında bağlantı kurma konusundaki yetersizliğini ifade eder. Peygamber, Tanrı’nın sadık olduğunu biliyordu, ama ışıkta bildiği şeyden, karanlıkta kuşkulanma hatasını yaptı. Sıkıntı ve hayal kırıklığı zamanlarında, kesin olan şeyleri sorgulamaya eğilim gösteririz. Hıristiyanlar için izlenmesi gereken en iyi yol, inançlarımıza inanmak ve kuşkularımızdan da gerçekten kuşkulanmaktır. İnançlarımızdan kuşkulanmak ve kuşkularımıza inanmak zarar verir.

4:14-18   Yahuda, kötülüğünden dönmek için acele etmelidir, çünkü kuzeydeki Dan ve Efrayim dağlarından kötü haberler gelmeye başlamıştır bile. Kuşatmacılar Yeruşalim’in tepesine binmeye hazırdır. Çünkü Yahuda başkaldırmıştır ve günahı büyüktür.

4:19-22   19-21’inci ayetlerde, peygamberin halkına olan sevgisi ifade edilir: “Ah, içim, içim!” ifadesinin anlamı “acıdan kıvranıyorum”dur. Yaklaşmakta olan savaşı, yıkım ve perişanlığı düşündüğünde yüreği çarpmaktadır. 21’inci ayetteki, “ne zamana dek düşman sancağını görmek, boru sesini duymak zorunda kalacağım?” sorusuna Rab, 22’nci ayette şöyle karşılık verir, “Halkım akılsızdır, beni tanımıyor.”

4:23-31   Yeremya burada bir görümünü anlatır. Yahuda’nın üzerine gelen felaketi görür. RAB her yerin harap edileceği konusunda uyarır, yine de bu yıkım son olmayacaktır. Tanrı’nın cezalandırma konusundaki değişmez amacı, Yeruşalim’in yapmacık güzelliği ya da ilk çocuğunu doğuran bir kadının çektiği acının feryatlarıyla engellenmeyecektir.

 

Kutsal Kitap

1 ‹‹Eğer geri dönersen, ey İsrail,
Eğer bana geri dönersen›› diyor RAB,
‹‹İğrenç putlarını gözümün önünden uzaklaştırır,
Bir daha yoldan sapmazsan;
2 ‹RABbin varlığı hakkı için› diyerek
Sadakatle, adaletle, doğrulukla ant içersen,
Uluslar Onun aracılığıyla kutsanacak,
Onunla övünecekler.››
3 RAB Yahuda ve Yeruşalim halkına şöyle diyor:
‹‹İşletilmemiş toprağınızı sürün,
Dikenler arasına ekmeyin.
4 Ey sizler, Yahuda halkı ve Yeruşalimde yaşayanlar,
Kendinizi RABbe adayın,
Bunu engelleyen her şeyi yüreğinizden uzaklaştırın.
Yoksa yaptığınız kötülüklerden ötürü
Öfkem ateş gibi yağacak,
Her şeyi yiyip bitirecek
Ve söndüren olmayacak.›› yüreğinizden uzaklaştırın››: İbranice ‹‹Kendinizi de yüreğinizi de RAB için sünnet edin››.
5 ‹‹Yahudada duyurun,
Yeruşalimde ilan edin,
‹Ülkede boru çalın!› deyin,
‹Toplanın› diye haykırın,
‹Surlu kentlere kaçalım!›
6 Siyona giden yolu gösteren
Bir işaret koyun!
Güvenliğiniz için kaçın!
Durmayın!
Üzerinize kuzeyden felaket,
Büyük yıkım getirmek üzereyim.››
7 Aslan ininden çıktı,
Ulusları yok eden yola koyuldu.
Ülkenizi viran etmek için
Yerinden ayrıldı.
Kentleriniz yerle bir edilecek,
İçlerinde yaşayan kalmayacak.
8 Onun için çula sarının,
Dövünüp haykırın,
Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.
9 ‹‹O gün›› diyor RAB,
‹‹Kral da önderler de yılacak,
Kâhinler şaşkına dönecek,
Peygamberler donakalacak.››
10 O zaman, ‹‹Ah, Egemen RAB›› dedim, ‹‹ ‹Esenlikte olacaksınız› diyerek bu halkı da Yeruşalimi de tam anlamıyla aldattın. Çünkü kılıç boğazımıza dayandı.››
11 O zaman bu halka ve Yeruşalime, ‹‹Çöldeki çıplak tepelerden halkıma doğru sıcak bir rüzgar esiyor, ama harman savurmak ya da ayırmak için değil›› denecek,
12 ‹‹Benden gelen bu rüzgar çok daha güçlü olacak. Şimdi bu halka yargılarımı bildiriyorum.››
13 İşte düşman bulut gibi ilerliyor;
Savaş arabaları kasırga sanki,
Atları kartallardan daha çevik.
Vay başımıza! Mahvolduk!
14 Ey Yeruşalim, yüreğini kötülükten arındır ki,
Kurtulasın.
Ne zamana dek yüreğinde kötü düşünceler barındıracaksın?
15 Dandan bir ses bildiriyor,
Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!
16 ‹‹Uluslara duyurun,
Yeruşalime bildirin:
‹Uzak bir ülkeden gelen ordu çevresini kuşatacak,
Yahuda kentlerine karşı
Savaş naraları atacaklar.
17 Bir tarlayı koruyanlar gibi
Kuşatacaklar Yeruşalimi.
Çünkü Yeruşalim bana başkaldırdı› ›› diyor RAB.
18 ‹‹Kendi davranışların, kendi yaptıkların
Başına gelmesine neden oldu bunların.
Cezan bu.
Ne acı!
Nasıl da yüreğine işliyor!››
19 Ah, içim, içim!
Acıdan kıvranıyorum.
Ah, yüreğim, yüreğim çarpıyor.
Sessiz duramıyorum!
Çünkü boru sesini, savaş naralarını işittim!
20 Felaket felaketi izliyor,
Bütün ülke viran oldu.
Bir anda çadırlarım,
Perdelerim yok oldu.
21 Ne zamana dek düşman sancağını görmek,
Boru sesini duymak zorunda kalacağım?
22 ‹‹Halkım akılsızdır,
Beni tanımıyor.
Aptal çocuklardır,
Akılları yok.
Kötülük etmeyi iyi bilir,
İyilik etmeyi bilmezler›› diyor RAB.
23 Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu,
Göğe baktım, ışık yoktu.
24 Dağlara baktım, titriyorlardı,
Bütün tepeler sarsılıyordu.
25 Baktım, insan yoktu,
Gökte uçan bütün kuşlar kaçmıştı.
26 Baktım, verimli toprak çöle dönmüş,
Bütün kentler yıkılmıştı.
Bütün bunlar RABbin yüzünden,
Onun kızgın öfkesi yüzünden olmuştu.
27 RAB diyor ki,
‹‹Bütün ülke viran olacak,
Ama onu büsbütün yok etmeyeceğim.
28 Bu yüzden yeryüzü yasa gömülecek,
Gök kararacak;
Çünkü ben söyledim, ben tasarladım.
Fikrimi değiştirmeyecek,
Verdiğim karardan dönmeyeceğim.››
29 Her kentin halkı,
Atlılarla okçuların gürültüsünden kaçıyor.
Kimi çalılıklara giriyor,
Kimi kayalıklara tırmanıyor.
Bütün kentler terk edildi,
Oralarda kimse yaşamıyor.
30 Ey sen, viran olmuş kent,
Kırmızı giysiler giymekle,
Altın süsler bezenmekle,
Gözüne sürme çekmekle ne elde edeceksin?
Kendini böyle güzelleştirmen boşuna.
Oynaşların seni küçümsüyor,
Canını almak istiyorlar.
31 Sancı çeken kadının haykırışını,
İlk çocuğunu doğuran kadının çektiği acıyı,
Ellerini uzatmış, soluğu kesilmiş Siyon kızının,
‹‹Eyvah! Katillerin karşısında bayılıyorum››
Diye haykırdığını işitir gibi oldum.