Yeremya 8

2. Yahuda’nın Günah Karşısındaki Duyarsızlığı (8. Bölüm)

8:1-7   Gök cisimlerine tapanların kemikleri Babilliler tarafından mezarlarından çıkarılacak ve gök cisimlerinin önüne serilecektir. Yaşayanlar, ölümü yaşama yeğleyeceklerdir. Düşen ve tekrar kalkanların, günah işleyen ve tövbe edenlerin aksine, Yahuda Rab’be geri dönmeyi reddetmiştir. Buyrukları dinlemeyen halk leylek, kumru, kırlangıç ve turnayla karşılaştırılır. Gökteki bu hayvanlar bile göç etme yasalarına itaat ederler.

8:8-12   Halk Rab’bin yasasına sahip olduğunu ve bilge kişiler olduklarını düşünmektedir. Ama bilginlerin, peygamber ve kâhinlerin hepsi yasayı kötüye kullanmakta ve onu reddetmektedirler. Açgözlü ve yalancıdırlar, sorunlarla üstünkörü ilgilenirler. Utanmazlıkları nedeniyle cezalandırıldıklarında sendeleyip düşeceklerdir.

8:13-17   Tanrı onları büsbütün yok edecektir. Üzerinde üzüm kalmayan asmaya, incir kalmayan incir ağacına döneceklerdir. Halk kentte mahvolmaya terk edilmiştir. Büyüden etkilenmeyen engereklere benzeyen Babil ordusu yaklaşmaktadır.

8:18-22   Yüreği baygın peygamber, sürgündeki Yahudiler’in “Tanrı nerede” dediklerini duyar gibidir. Tanrı buna, kendisini neden putlar ve yabancı ilahlar için terk ettiklerini sorarak karşılık verir. Halk kurtuluşa asla kavuşamayacağını düşünerek yas tutar. Yeremya, halkının umutsuz ricası nedeniyle ağlar. 22’nci ayet ünlü bir ilahinin kaynağıdır: “Gilat’ta merhem vardır.”

Gilat’ta yaralıları iyileştirecek olan merhem var;

Günahtan hastalanmış cana şifa olacak merhem, Gilat’ta!

 

Kutsal Kitap

1 ‹‹ ‹O zaman, diyor RAB, Yahuda krallarıyla önderlerinin, kâhinlerin, peygamberlerin, Yeruşalimde yaşamış olanların kemikleri mezarlarından çıkarılacak.
2 Toplanmayacak, gömülmeyecek kemikler, toprağın üzerinde gübre gibi olacaklar. Yeruşalim halkının sevdiği, kulluk ettiği, izlediği, danıştığı, taptığı güneşin, ayın, gök cisimlerinin önüne serilecekler.
3 Bu kötü ulustan bütün sağ kalanlar, kendilerini sürdüğüm yerlerde yaşayanlar, ölümü yaşama yeğleyecekler. Her Şeye Egemen RAB böyle diyor.›
4 ‹‹Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: ‹‹ ‹İnsan yere düşer de kalkmaz mı,
Yoldan sapar da geri dönmez mi?
5 Öyleyse neden bu halk yoldan saptı?
Neden Yeruşalim sürekli döneklik ediyor?
Hileye yapışıyor,
Geri dönmeyi reddediyorlar.
6 Dikkatle dinledim,
Ama doğru söylemiyorlar.
Kimse, ne yaptım, diyerek kötülüğünden pişmanlık duymuyor.
Savaşta seğirten at gibi
Herkes kendi yoluna gidiyor.
7 Gökteki leylek bile
Belli mevsimlerini bilir.
Kumru da kırlangıç da turna da
Göç etme zamanını gözetir.
Oysa halkım buyruklarımı bilmez.
8 ‹‹ ‹Nasıl, biz bilge kişileriz,
RABbin Yasası bizdedir, diyebiliyorsunuz?
İşte, bilginlerin yalancı kalemi
Yasayı yalana çevirmiş.
9 Bilgeler utandırıldı,
Yıldırılıp ele geçirildi.
RABbin sözünü reddettiler.
Nasıl bir bilgelikmiş onlarınki?
10 Bundan ötürü karılarını başkalarına,
Tarlalarını sahiplenecek yeni kişilere vereceğim.
Küçük büyük herkes kazanç peşinde,
Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.
11 Esenlik yokken,
Esenlik, esenlik, diyerek
Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.
12 Yaptıkları iğrençliklerden utandılar mı?
Hayır, ne utanması?
Kızarıp bozarmanın ne olduğunu bile bilmiyorlar.
Bu yüzden onlar da düşenlerin arasında yer alacak,
Cezalandırıldıklarında sendeleyip düşecekler› diyor RAB.
13 ‹‹ ‹Onları büsbütün yok edeceğim, diyor RAB,
Ne asmada üzüm kalacak,
Ne incir ağacında incir.
Yaprakları solup kuruyacak.
Onlara ne verdiysem,
Ellerinden alınacak.› ››
14 ‹‹Neden burada oturup duruyoruz?
Toplanalım da surlu kentlere kaçalım,
Orada ölelim!
Tanrımız RAB bizi ölüme terk etti,
Bize zehirli su içirdi.
Çünkü Ona karşı günah işledik.
15 Esenlik bekledik, iyilik gelmedi.
Şifa umduk, yılgınlık bulduk.
16 Düşman atlarının hırıltısı
Dan bölgesinden duyuluyor,
Aygırlarının kişnemesinden
Bütün ülke titriyor.
Ülkeyi ve içindeki her şeyi,
Kenti ve orada yaşayanları
Yok etmeye geliyorlar.››
17 ‹‹Bakın, aranıza yılanlar,
Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim,
Sizi sokacaklar›› diyor RAB.
18 Üzüntüm avutulamaz,
Yüreğim baygın,
19 Ülkenin en uzak köşelerinden
Halkımın feryadını dinleyin:
‹‹RAB Siyonda değil mi?
Kralı orada değil mi?››
RAB, ‹‹Putlarıyla,
İşe yaramaz yabancı ilahlarıyla
Neden öfkelendiriyorlar beni?›› diyor.
20 ‹‹Ürün biçme zamanı geçti,
Yaz sona erdi,
Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.
21 Halkımın yarasından ben de yaralandım.
Yasa büründüm, dehşete düştüm.
22 Gilat’ta merhem yok mu,
Hekim yok mu?
Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?