Yeşaya 44

44:1-5   Bu ayetlerde Rab’bin halkına duyduğu sevginin yürek atışlarını işitiriz. Günahlarına rağmen sevgisi sönmemiştir. Onları Yakup (topuk tutan ve hileci), İsrail (Tanrı’yla güreşir ve Tanrı Prensi) ve Yeşurun (dürüst) olarak adlandırır. Onları yaratan, şekil veren ve seçen onlara yardım edecektir. Kutsal Ruh vaadi Pentikost Günü’nde kısmen gerçekleşmiştir, ama tam olarak gerçekleşmesi Mesih’in ikinci gelişinde olacaktır. Sonra, susamış toprak hem sözcük hem de mecazi anlamıyla, suya doyacaktır. İsrail soyu gelişecek ve kendilerini İsrail, Yakup ve Rab’bin adıyla özdeşleştirmekten utanmayacaklardır (5’inci ayet aynı zamanda ulusların da kendilerini Rab ve halkıyla özdeşleştirecekleri anlamına gelebilir. Mezmur 87:4, 5’e bakınız).

44:6-8   İsrail’in Kralı olan Rab eşsizdir ve tek gerçek Tanrı’dır. Sözde tanrıları geleceği önceden bildirmeye çağırır. Önbildiriler özellikle İsrail halkıyla ilgili olmalıdır. Halkı O’nun üstünlüğüne uzatılan dillerden korkmamalıdır. Halkı, O’nun geleceği önceden bildirdiğine ve tek Tanrı olduğuna tanıktır. Kendisinden başka kaya tanımaz; O tanımazken İsrail nasıl tanıyabilirdi?

44:9-11   Putlara biçim verenler sonunda utanç içinde kalacak, hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Putlar yararsız ve güçsüzdür.

44:12-17   Burada zengin bir adam için put yapan bir demirciyi görürüz. Arzu edilen biçimi verebilmek için uğraşmaktadır. Ama sonra ara vermek için durması gerekir; yemeğe içmeye ve dinlenmeye ihtiyacı vardır. Eğer bir put yapıcısının gücü böylesine çabuk tükenirse, yaptığı cansız putun gücü ne kadar olabilir?

Ya da yoksul biri için tahta put yapan bir marangozu görürüz. Marangoz, tahta parçasına bir insan figürü biçimi verene kadar uğraşır. Belki de o tahta parçasını sağlayan ağacı kendisi dikmiştir. Ağacın bir bölümünü kendisini ısıtmak için yakıt olarak, bir bölümünü yiyeceğini pişirmek için, bir bölümünü ise bir tanrı yapmak için kullanmaktadır. Sonra da kendi yarattığı bir tanrının önünde yere kapanıp tapınır.

44:18-20   Tanrı, görmeyi reddettikleri için putperestlerin gözlerini kapatmıştır. Efendileri olan ağacın aynı zamanda hizmetkârları olduğunu düşünmezler. Ağacın bir bölümüne tapınırken, bir bölümünü de evlerindeki günlük işler için kullanmaktadırlar! Kül kadar değersiz olanla beslenir, aldanan yürekleriyle saptırılırlar. Kendilerini esaretten kurtaramaz ve ellerinde tuttukları tanrının bir yalan olduğu gerçeğiyle asla yüzleşmezler.

44:21-23   İsrail, kendisini asla unutmayan Tanrı’nın, Yaratıcısı olduğunu hatırlamaya çağrılır. O’nun kulu olduğunu unutmamalıdır. Tanrı, yüzünü onlardan saklamasına neden olan isyanlarını bulut gibi silmiştir; onları tutsaklıktan kurtarmıştır ve kendisine dönmeye davet etmektedir. Bütün yaratılış ezgi söylemeye ve sevinçle bağırmaya çağrılır, çünkü Rab, Yakup’u kurtarmıştır.

44:24-27   Tanrı sadık kalan halka kendisini Kurtarıcı, RAB, Koruyucu ve Yenileyen olarak sunar. Falcılarla alay eder, bilgelerin bilgilerini saçmalığa dönüştürür. Kendi peygamberlerinin önbildirileri olan Yeruşalim ve Yahuda’nın yenileneceğini, halkının Koreş’in buyruğuyla tutsaklıktan geri getirileceğini onaylar.

44:28   Koreş’le ilgili bu önbildiri dikkat çekicidir, çünkü O’ndan adıyla kendisi doğmadan yaklaşık 150-200 yıl önce söz etmektedir. Tanrı’nın onu “çobanım” olarak adlandırılması da şaşırtıcıdır.

Koreş’in tekrar, Tanrı’nın halkını Babil’den kurtarmak ve tapınağın yeniden inşa edilmesine yetki vermek üzere görevlendirildiği söylenir. Yahudi tarihçisi Yosefus şöyle yazar:

Koreş bunu (tapınağın inşa edilmesi) kendi zamanından 210 yıl önce Yeşaya’nın yazdığı önbildirilerin bulunduğu kitabı okuyarak öğrenmiştir… Yeşaya bunları tapınak yıkılmadan 140 yıl önce bildirmişti. Bu nedenle Koreş bu önbildirileri okuduğunda, onların tanrısal karakterine hayran kalmış, bu yapılanları yerine getirmek için istek ve gayret duymuştur. 1

 

Kutsal Kitap

1 ‹‹Şimdi, ey kulum Yakup soyu,
Seçtiğim İsrail halkı, dinle!
2 Seni yaratan, rahimde sana biçim veren,
Sana yardım edecek olan RAB şöyle diyor:
‹Korkma, ey kulum Yakup soyu,
Ey seçtiğim Yeşurun! verilen bir addır.
3 ‹‹ ‹Susamış toprağı sulayacak,
Kurumuş toprakta dereler akıtacağım.
Çocuklarının üzerine Ruhumu dökecek,
Soyunu kutsayacağım.
4 Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen
Kavaklar gibi boy atacaklar.›
5 ‹‹Kimi, ‹Ben RABbe aitim› diyecek,
Kimi Yakup adını alacak,
Kimi de eline ‹RABbe ait› yazıp
İsrail adını benimseyecek.››
6 RAB, İsrailin Kralı ve Kurtarıcısı,
Her Şeye Egemen RAB diyor ki,
‹‹İlk ve son benim,
Benden başka Tanrı yoktur.
7 Benim gibi olan var mı? Haber versin.
Ezeli halkımı var ettiğimden beri olup bitenleri,
Bundan sonra olacakları söyleyip sıralasın,
Evet, gelecek olayları bildirsin!
8 Yılmayın, korkmayın!
Size çok önceden beri söyleyip açıklamadım mı?
Tanıklarım sizsiniz.
Benden başka Tanrı var mı?
Hayır, başka Kaya yok;
Ben bir başkasını bilmiyorum.››
9 Putlara biçim verenlerin hepsi boş insanlardır.
Değer verdikleri nesneler hiçbir işe yaramaz.
Putların tanıkları onlardır;
Ne bir şey görür ne de bir şey bilirler.
Bunun sonucunda utanç içinde kalacaklar.
10 Kim yararsız ilaha biçim vermek,
Dökme put yapmak ister?
11 Bakın, bu putlarla uğraşanların hepsi utanacak.
Onları yapanlar salt insan.
Hepsi toplanıp yargılanmaya gelsin.
Dehşete düşecek, utanacaklar birlikte.
12 Demirci aletini alır,
Kömür ateşinde çalışır,
Çekiçle demire biçim verir.
Güçlü koluyla onu işler.
Acıkır, güçsüz kalır, su içmeyince tükenir.
13 Marangoz iple ölçü alır,
Tahtayı tebeşirle çizer.
Raspayla tahtayı biçimlendirir,
Pergelle işaretler, insan biçimi verir.
İnsan güzelliğinde,
Evde duracak bir put yapar.
14 İnsan kendisi için sedir ağaçları keser,
Palamut, meşe ağaçları alır.
Ormanda kendine bir ağaç seçer.
Bir çam diker, ama ağacı büyüten yağmurdur.
15 Sonra ağaç odun olarak kullanılır.
İnsan aldığı odunla hem ısınır,
Hem tutuşturup ekmek pişirir,
Hem de bir ilah yapıp tapınır.
Yaptığı putun önünde yere kapanır.
16 Odunun bir kısmını yakar,
Ateşinde et kızartıp karnını doyurur.
Isınınca bir oh çeker,
‹‹Isındım, ateşin sıcaklığını duyuyorum›› der.
17 Artakalan odundan kendine bir ilah,
Oyma put yapar;
Önünde yere kapanıp ona tapınır,
‹‹Beni kurtar, çünkü ilahım sensin›› diye yakarır.
18 Böyleleri anlamaz, bilmez.
Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki,
Görmez, anlamazlar.
19 Durup düşünmez, bilmez,
Anlamazlar ki şöyle desinler:
‹‹Odunun bir kısmını yakıp
Ateşinde ekmek pişirdim, et kızartıp yedim.
Artakalanından iğrenç bir şey mi yapayım?
Bir odun parçasının önünde yere mi kapanayım?››
20 Külle besleniyorlar.
Aldanan yürekleri onları saptırıyor.
Canlarını kurtaramaz,
‹‹Sağ elimdeki şu nesne aldatıcı değil mi?›› diyemezler.
21 ‹‹Ey Yakup soyu, ey İsrail,
Söylediklerimi anımsayın, çünkü kulumsunuz.
Size ben biçim verdim, kulumsunuz;
Seni unutmam, ey İsrail.
22 İsyanlarınızı bulut gibi,
Günahlarınızı sis gibi sildim.
Bana dönün, çünkü sizi kurtardım.››
23 Sevinçle haykırın, ey gökler,
Çünkü bunu RAB yaptı.
Haykırın, ey yerin derinlikleri.
Ey dağlar, ey orman, ormandaki her ağaç,
Sevinç çığlıklarına katılın.
Çünkü RAB Yakup soyunu kurtararak
İsrailde görkemini gösterdi.
24 Sizi kurtaran,
Size rahimde biçim veren RAB diyor ki,
‹‹Her şeyi yaratan,
Gökleri yalnız başına geren,
Yeryüzünü tek başına seren,
Sahte peygamberlerin belirtilerini boşa çıkaran,
Falcılarla alay eden,
Bilgeleri geri çeviren,
Bilgilerini saçmalığa dönüştüren,
Kulunun sözlerini yerine getiren,
Ulaklarının peygamberlik sözlerini gerçekleştiren,
Yeruşalim için, ‹İçinde oturulacak›,
Yahuda kentleri için, ‹Yeniden kurulacak,
Yıkıntılarını onaracağım› diyen;
Engine, ‹Kuru! Sularını kurutacağım› diyen,
Koreş için, ‹O çobanımdır,
Her istediğimi yerine getirecek›,
Yeruşalim için, ‹Yeniden kurulacak›,
Tapınak için, ‹Temeli atılacak› diyen RAB benim.››

1. Flavius Josephus, Antiquities, xi.2.