Yeşu 1

  YORUM

I. VAAT EDİLEN ÜLKENİN İŞGALİ (1-12. Bölümler)

A. Şeria Irmağı’nı Geçme Hazırlıkları (1. Bölüm)

1:1-9   Rab, Nunoğlu Yeşu’ya önündeki göreve ilişkin ciddi bir sorumluluk yükledi. Ülke, İsrail’e vaat edilmişti, ama onu mülk edinmeliydiler; ülkenin sınırları, güneydeki Negev’den kuzeydeki Lübnan’a ve batıdaki Akdeniz’den doğudaki Fırat Irmağı’na kadar uzanmaktaydı (3, 4. ayetler). Yeşu güçlü, çok cesur ve itaatkâr olmalıydı. Ancak o zaman, yani yüreklerimizi ve zihinlerimizi Tanrı’nın sözüyle doldurduğumuzda ve O’na itaat ettiğimizde kesin başarıdan emin olabiliriz (8. ayet).

Yeşu’ya üç kez Rab tarafından güçlü ve çok cesur olması söylendi (6, 7, 9. ayetler). Önündeki görevin büyüklüğü ve süresi, böylesine inatçı bir halka önderlik etmenin getireceği baskılar, akıllı ve güvenilir bir ruhsal rehber olan Musa’nın yokluğu, Yeşu’nun zihnini yormaktaydı. Ama Rab ona önce güç sağlamadan hiçbir göreve çağırmazdı. Yeşu’nun güçlü olması için üç iyi nedeni vardı: Tanrı’nın vaadi (5, 6. ayetler), kesin bir zafer; Tanrı’nın sözü (7, 8. ayetler), güvenilir bir rehber; Tanrı’nın varlığı (9. ayet), destekleyici bir güç.

T. Austin Sparks şöyle yazar:

Burada imanın gerçek savaşı görülür. Bizim kim olduğumuz değil, O’nun kim olduğu; ne hissettiğimiz değil, O’nun gerçekleri önemlidir. 1

1:10-18   Halk, Kenan ülkesine yapacakları yolculuk için kendilerine kumanya hazırlamalıydı. Şeria’nın doğusuna yerleşen iki buçuk oymağa gelince; erkeklere, Yeşu tarafından ülkenin fethi için yardımcı olmaları gerektiği hatırlatıldı. Ondan sonra ailelerinin yanına geri dönebilirlerdi (12-15). Bunu hemen kabul ettiler (16-18. ayetler). Geri dönecek olan öldürülecekti.

Bazı ilahilerde, Şeria Irmağı’nı geçiş ölüme, Kenan ülkesi ise cennete benzetilir. Ancak, Kenan’da çatışma vardı. Cennette çatışma olmayacaktır. Aslında Kenan ülkesi bizim şimdiki ruhsal mirasımızı resmeder. Bu mirasın tümü bizimdir, ama Tanrı sözüne itaat ederek, vaatlere yapışarak ve imanın iyi savaşını sürdürerek bu ruhsal mirasa sahip çıkmamız gerekir.

 

Kutsal Kitap

1 RAB, kulu Musanın ölümünden sonra onun yardımcısı Nun oğlu Yeşuya şöyle seslendi:
2 ‹‹Kulum Musa öldü. Şimdi kalk, bütün halkla birlikte Şeria Irmağını geç. Size, İsrail halkına vereceğim ülkeye girin.
3 Musaya söylediğim gibi, ayak basacağınız her yeri size veriyorum.
4 Sınırlarınız çölden Lübnana, büyük Fırat Irmağından -bütün Hitit ülkesi dahil- batıdaki Akdenize kadar uzanacak.
5 Yaşamın boyunca hiç kimse sana karşı koyamayacak; nasıl Musa ile birlikte oldumsa, seninle de birlikte olacağım. Seni terk etmeyeceğim, seni yüzüstü bırakmayacağım.
6 ‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.
7 Yeter ki, güçlü ve yürekli ol. Kulum Musanın sana buyurduğu Kutsal Yasanın tümünü yerine getirmeye dikkat et. Gittiğin her yerde başarılı olmak için bu yasadan ayrılma, sağa sola sapma.
8 Yasa Kitabında yazılanları dilinden düşürme. Tümünü özenle yerine getirmek için gece gündüz onu düşün. O zaman başarılı olacak ve amacına ulaşacaksın.
9 Sana güçlü ve yürekli ol demedim mi? Korkma, yılma. Çünkü Tanrın RAB gideceğin her yerde seninle birlikte olacak.››
10 Bunun üzerine Yeşu, halkın görevlilerine şöyle buyurdu:
11 ‹‹Ordugahın ortasından geçip halka şu buyruğu verin: ‹Kendinize kumanya hazırlayın. Çünkü Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girip orayı mülk edinmek için üç gün sonra Şeria Irmağını geçeceksiniz.› ››
12 Yeşu, Ruben ve Gad oymaklarına ve Manaşşe oymağının yarısına da şöyle dedi:
13 ‹‹RABbin kulu Musanın, ‹Tanrınız RAB bu ülkeyi size verip sizi rahata erdirecek› dediğini anımsayın.
14 Kadınlarınız, çocuklarınız ve hayvanlarınız Şeria Irmağının doğusunda, Musanın size verdiği topraklarda kalsın. Ama sizler, bütün yiğit savaşçılar, silahlı olarak kardeşlerinizden önce ırmağı geçip onlara yardım edin.
15 RAB sizi rahata erdirdiği gibi, onları da rahata erdirecek. Onlar Tanrınız RABbin vereceği ülkeyi mülk edindikten sonra siz de mülk edindiğiniz topraklara, RABbin kulu Musanın Şeria Irmağının doğusunda size verdiği topraklara dönüp oraya yerleşin.››
16 Önderler Yeşuya, ‹‹Bize ne buyurduysan yapacağız›› diye karşılık verdiler, ‹‹Bizi nereye gönderirsen gideceğiz.
17 Her durumda Musanın sözünü dinlediğimiz gibi, senin sözünü de dinleyeceğiz. Yeter ki, Musayla birlikte olmuş olan Tanrın RAB seninle de birlikte olsun.
18 Sözünü dinlemeyen, buyruklarına karşı gelip başkaldıran ölümle cezalandırılacaktır. Yeter ki, sen güçlü ve yürekli ol.››

1. T. Austin Sparks, What is Man? s.104.