Yeşu 2

B. Eriha’daki Casuslar (2. Bölüm)

2:1a   İstila hazırlıkları içindeki Nun oğlu Yeşu, Akasya Korusu’ndan (Şittim) Eriha’ya iki casus gönderdi. Bu, Yeşu’nun iman eksikliğini göstermiyordu; aksine askeri bir stratejiydi. Tüm ülkeyi dolaşmaları gerekmiyordu. Daha önceki yıllarda bunu yapmışlardı, ama şimdi ileriye doğru bir adım atarak yalnızca bakacaklardı.

2:1b-24   Casuslar Rahav adındaki bir fahişenin evinde saklandılar. Keil ve Delitzsch’in işaret ettikleri gibi, ‘Böyle bir kişinin evine girmeleri kuşku uyandırmayacaktı.’ 1 Öyküden anlaşıldığına göre, Rahav Rab’bin Yahudi halkı için yaptığı harika mucizeleri işitmişti (8-11. ayetler). Kadın, Yahudiler’in Tanrısı’nın gerçek Tanrı olduğu sonucuna varmıştı. Bu nedenle O’na güvenmiş ve gerçekten tövbe etmişti. İmanının gerçekliğini, casusları, ülkesine ihanet etme pahasına koruyarak kanıtladı.

Casuslar, Rahav’a evinin penceresine kırmızı bir ip astığı taktirde kendisinin ve ailesinin canını esirgeyeceklerine söz verdiler. Eriha’ya saldırdıklarında Rahav ve ev halkı dışarı çıkmayarak evde kalmalıydı (6-21. ayetler). Kırmızı ip bize bir evin kan aracılığıyla korunduğunu (İlk Fısıh’ta olduğu gibi, Çık.12) düşündürüyor.

Eriha kralının elçileri Rahav’a, casusların nerede olduklarını sorduklarında kadın, casusların kentten ayrılmış olduklarını söyledi (5. ayet). Eriha halkı Şeria’ya giden yolda casusları ararken, Rahav onları batıdaki dağlara doğru gönderdi. Orada üç gün saklandıktan sonra casuslar Şeria’dan geçerek kaçtılar ve Yeşu’ya çok gizli bir haber ulaştırdılar (22-24. ayetler).

Rahav’ı aklayan, ‘sözleri’ değil, ‘işleriydi’ (Yak.25). Kutsal Kitap onun yalanından değil, imanından söz eder (4, 5. ayetler) (İbr.11:31). Yakup aynı zamanda onun işini bir iman işi olarak tanımlar (Yak.25). Rahav, casusların yaşamlarını kurtarmak için kendi yaşamını tehlikeye attı, çünkü onların Tanrısı’nın gücüne ve egemenliğine inanmıştı. Bu nedenle Rabbimiz’in gününde, İsrail ulusunun dışında kalan bazıları, O’nun yüceliğine tanık olanlardan daha fazla iman göstereceklerdi (Luk.7:2-9). Dev iman, bulunduğu her yerde daima ödüllendirilir (6. bölüm), çünkü Tanrı’yı yalnızca iman  hoşnut eder (İbr.11:6).

 

Kutsal Kitap

1 Nun oğlu Yeşu Şittimden gizlice iki casus gönderdi. ‹‹Gidip ülkeyi, özellikle de Erihayı araştırın›› dedi. Böylece yola çıkan casuslar, Rahav adında bir fahişenin evine gidip geceyi orada geçirdiler.
2 Bu arada Eriha Kralına, ‹‹Ülkemizi araştırmak üzere bu gece İsrail halkından buraya adamlar geldi›› diye haber verildi.
3 Bunun üzerine Eriha Kralı, Rahava, ‹‹Sana gelip evinde kalan o adamları dışarı çıkar›› diye haber gönderdi, ‹‹Çünkü onlar ülkemizi araştırmak için geldiler.››
4 İki adamı saklamış olan Rahav, ‹‹Adamların bana geldikleri doğru›› dedi, ‹‹Ama ben nereli olduklarını bilmiyordum.
5 Karanlık basar basmaz, kentin kapısı kapanmak üzereyken çıktılar. Nereye gittiklerini bilmiyorum. Hemen peşlerinden giderseniz yetişirsiniz.››
6 Aslında kadın onları dama çıkarmış, oraya sermiş olduğu keten saplarının altına gizlemişti.
7 Kralın adamlarıysa casusları Şeria Irmağının geçitlerine giden yol boyunca kovaladılar. Onlar kentten çıkar çıkmaz kapı sürgülenmişti.
8 Damdaki adamlar yatmadan önce kadın yanlarına çıktı.
9 ‹‹RABbin bu ülkeyi size verdiğini biliyorum›› dedi, ‹‹Sizden ötürü dehşete kapıldık; ülkede yaşayan herkesin korkudan dizlerinin bağı çözüldü.
10 Çünkü Mısırdan çıktığınızda RABbin Kızıldenizi önünüzde nasıl kuruttuğunu, Şeria Irmağının ötesindeki Amorlu iki krala -Sihon ve Oga- neler yaptığınızı, onları nasıl yok ettiğinizi duyduk.
11 Bunları duyduğumuzda korkudan dizlerimizin bağı çözüldü. Sizin korkunuzdan kimsede derman kalmadı. Çünkü Tanrınız RAB hem yukarıda göklerde, hem de aşağıda yeryüzünde Tanrıdır.
12-13 Size iyilik ettiğim gibi, siz de aileme iyilik edeceğinize lütfen RAB adına ant için. Annemi, babamı, erkek ve kız kardeşlerimle ailelerini ölümden kurtarıp hepimizi sağ bırakacağınıza ilişkin bana güvenilir bir işaret verin.››
14 Adamlar, ‹‹Eğer bu yaptıklarımızı açığa vurmazsanız, yerinize ölmeye hazırız›› dediler, ‹‹RAB bu ülkeyi bize verdiğinde sana iyilik edip sözümüzü tutacağız.››
15 Kent surlarında bir evde oturan Rahav, adamları iple pencereden aşağı indirdi.
16 Onlara, ‹‹Dağa çıkın, yoksa sizi kovalayanlarla karşılaşabilirsiniz›› dedi, ‹‹Onlar dönene kadar üç gün orada saklanın. Sonra yolunuza devam edersiniz.››
17 Adamlar Rahava, ‹‹Bize içirdiğin andı tutmasına tutarız›› dediler,
18 ‹‹Ama ülkeye girdiğimizde şu kırmızı ipi bizi indirdiğin pencereye bağla. Anneni, babanı, kardeşlerinle babanın bütün ev halkını yanına, kendi evine topla.
19 Evinin kapısından dışarıya çıkan, kendi kanından sorumlu olacak; böyle biri için sorumluluk kabul etmeyiz. Ama seninle birlikte evinde olan herhangi birine gelecek zarardan biz sorumluyuz.
20 Ancak bu yaptıklarımızı açığa vurursan, içirdiğin ant bizi bağlamaz.››
21 Kadın, ‹‹Dediğiniz gibi olsun›› diye karşılık verdi. Onları yola çıkarıp uğurladıktan sonra kırmızı ipi pencereye bağladı.
22 Adamlar ayrılıp dağa çıktılar; kendilerini kovalayanlar dönünceye dek üç gün orada kaldılar. Kovalayanlar yol boyu onları aradılarsa da bulamadılar.
23 İki adam geri dönmek üzere dağdan indi. Irmağı geçip Nun oğlu Yeşunun yanına vardılar ve başlarından geçen her şeyi ona anlattılar.
24 Yeşu’ya, ‹‹RAB gerçekten bütün ülkeyi elimize teslim etti›› dediler, ‹‹Orada yaşayan herkesin korkudan dizlerinin bağı çözüldü.››

1. C.F. Keil ve Franz Delitzsch, “Joshua”, Biblical Commentary on the Old Testament, VI:34.