Yeşu 22

D. Şeria’nın Doğusundaki Sunak (22. Bölüm)

22:1-9   Şeria’nın batısındaki ülke bölüştürüldüğünde, Yeşu Rubenliler’e, Gadlılar’a ve Manaşşe oymağının yarısına, Şeria’nın doğusundaki topraklarına önceden kabul edilmiş olduğu gibi geri dönmelerine izin verdi. Aynı zamanda onlara kazandıkları savaşların ganimetinden düşen paylarını da almalarını söyledi.

Kenanlılar’la savaşmak için ailelerinden ayrılmalarından bu yana yedi yılı aşkın bir zaman geçmişti. Ülke güvenliğe alınıncaya kadar savaşın zorluklarına katlanmışlardı. Bizler de Komutanımız tarafından zorluklara dayanmaya ve Tanrı’nın Krallığı’nın yeryüzünde genişlemesi için iman savaşını sürdürmeye çağrılırız (1Ti.6:12; 2Ti.2:3). Bu tür bir fedakârlık kolay değildir, ama Tanrı’yı hoşnut eder. Bugün savaş alanında ateşli bir gayrete sahip kişilere ihtiyaç vardır:

Diğerleri ödülü kazanmak için savaşır ve kanlı denizlerde yolculuk yaparken,

Ben rahatlığın çiçekli yatakları üstünde göklere mi taşınmalıyım?

Eğer egemenlik süreceksem, elbette savaşmalıyım;

Cesaretimi arttır, Rab;

Sözün tarafından desteklenen zahmeti taşıyıp, ‘acıya dayanacağım’.

Isaac Watts

22:10,11   Bu adamlar eve dönerlerken, Şeria’nın kıyısında bir sunak yapmaya karar verdiler. Diğer 9,5 oymak bunu duyduklarında çok kızdılar. Şilodaki sunağa rakip bir sunak olmasından korktular. Zaman içinde putperest bir sunağa dönüşebileceğini ve Tanrı’nın bu yüzden tüm ulusu cezalandıracağını düşündüler.

22:12-20   Şeria’nın doğusundaki oymaklara savaş ilan etmeden önce, İsrailoğulları kendilerini temsil etmesi için bir kurul gönderdiler ve topraklarının murdar olduğunu düşündükleri takdirde onlara Şeria’nın batısında toprak önerdiler (19. ayet).

Sunağı yapan adamlarla ilgilenen Pinehas ve diğerleri, İsrail’in, Peor’un (17. ayet; Say.25) ve Akan’ın günahı nedeniyle İsrail’in nasıl acı çektiğini hatırladılar (20. ayet; 7. Bölüm).

Bu sunağı refahları için başka bir tehdit olarak gördüler, şiddetle karşılık vermelerinin nedeni buydu. Halk olarak, günahın tüm kampı kirlettiğini ve Tan-rı’nın bireylerin davranışlarından ulusu sorumlu tuttuğunu öğrenmişlerdi.

22:21-29   Sonra Rubenliler’le Gadlılar ve Manaşşe oymağının yarısı bunun bir kurban sunağı olmadığını açıkladılar. Basit bir anıt sunağıydı; gelecekteki kuşaklara, Şeria’nın doğusundaki oymakların İsrail ulusuna ait olduklarına tanıklık ediyordu.

22:30-34   Diğer oymaklar bu açıklamadan hoşnut kaldılar ve savaşın yönü değişti. Doğudaki oymaklar sunağa Tanık adını verdiler; Şeria’nın her iki yanındaki oymaklar arasında, Rab’bin gerçek Tanrı olduğuna tanıklık ediyordu.

 

Kutsal Kitap

1 Bundan sonra Yeşu, Ruben ve Gad oymaklarıyla Manaşşe oymağının yarısını topladı.
2 Onlara, ‹‹RABbin kulu Musanın size buyurduğu her şeyi yaptınız›› dedi, ‹‹Benim bütün buyruklarımı da yerine getirdiniz.
3 Bugüne dek, bunca zaman kardeşlerinizi yalnız bırakmadınız; Tanrınız RABbin sizi yükümlü saydığı buyruğu yerine getirdiniz.
4 Görüyorsunuz, Tanrınız RAB, kardeşlerinize söylediği gibi, onları rahata kavuşturdu. Şimdi kalkın, RABbin kulu Musanın, Şeria Irmağının ötesinde size mülk olarak verdiği topraklardaki evlerinize dönün.
5 RABbin kulu Musanın size verdiği buyrukları ve Kutsal Yasayı yerine getirmeye çok dikkat edin. Tanrınız RABbi sevin, tümüyle gösterdiği yolda yürüyün, buyruklarını yerine getirin, Ona bağlı kalın, Ona candan ve yürekten hizmet edin.››
6 Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.
7 Musa Manaşşe oymağının yarısına Başanda toprak vermişti. Yeşu da oymağın öbür yarısına Şeria Irmağının batısında, öbür kardeşleri arasında toprak vermişti. Bu oymakları kutsayıp evlerine gönderirken,
8 ‹‹Evlerinize büyük servetle, çok sayıda hayvanla, altın, gümüş, tunç, demir ve çok miktarda giysiyle dönün›› dedi, ‹‹Düşmanlarınızdan elde ettiğiniz ganimeti kardeşlerinizle paylaşın.››
9 Böylece Rubenlilerle Gadlılar ve Manaşşe oymağının yarısı, Kenan topraklarındaki Şilodan, İsraillilerin yanından ayrıldılar; RABbin buyruğu uyarınca, Musa aracılığıyla yurt edindikleri Gilat topraklarına -kendi mülkleri olan topraklara- dönmek üzere yola çıktılar.
10 Rubenlilerle Gadlılar ve Manaşşe oymağının yarısı, Şeria Irmağının Kenan topraklarında kalan kesimine varınca, ırmak kıyısında büyük ve gösterişli bir sunak yaptılar.
11 Rubenlilerle Gadlılar ve Manaşşe oymağının yarısının Kenan sınırında, Şeria Irmağı kıyısında, İsraillilere ait topraklarda bir sunak yaptıklarını
12 duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.
13 Ardından İsrailliler Kâhin Elazarın oğlu Pinehası Gilat bölgesine, Rubenlilerle Gadlılara ve Manaşşe oymağının yarısına gönderdiler.
14 İsrailin her oymağından birer temsilci olmak üzere on oymak önderini de onunla birlikte gönderdiler. Bunların her biri bir İsrail boyunun başıydı.
15 Gilat topraklarına, Rubenlilerle Gadlılara ve Manaşşe oymağının yarısına gelen temsilciler şunları bildirdiler:
16 ‹‹RABbin topluluğu, ‹Bugün kendinize bir sunak yaparak RABbe başkaldırdınız, Onu izlemekten vazgeçtiniz› diyor, ‹İsrailin Tanrısına karşı bu hainliği nasıl yaparsınız?
17 Peorun günahı bize yetmedi mi? RABbin topluluğu onun yüzünden felakete uğradı. Bugüne dek kendimizi bu günahtan temizleyebilmiş değiliz.
18 Bugün RABbi izlemekten vaz mı geçiyorsunuz? Eğer bugün RABbe isyan ederseniz, O da yarın bütün İsrail topluluğuna öfkelenir.
19 Eğer size ait olan topraklar murdarsa, RABbin Tapınağının bulunduğu RABbe ait topraklara gelip aramızda mülk edinin. Kendinize, Tanrımız RABbin sunağından başka bir sunak yaparak RABbe ve bize karşı isyan etmeyin.
20 Zerah oğlu Akan RABbe adanan ganimete ihanet ettiğinde, bütün İsrail topluluğu RABbin öfkesine uğramadı mı? Akanın günahı yalnız kendisini ölüme götürmekle kalmadı!› ››
21 Rubenlilerle Gadlılar ve Manaşşe oymağının yarısı, İsrail boy başlarına şöyle karşılık verdiler:
22 ‹‹Tanrıların Tanrısı RAB, tanrıların Tanrısı RAB her şeyi biliyor; İsrail de bilecek. Eğer yaptığımızı, RABbe isyan etmek ya da Ona ihanet etmek için yaptıysak, ya RAB, bugün bizi esirgeme!
23 Eğer sunağı, RABbi izlemekten vazgeçip yakmalık sunular ve tahıl ya da esenlik sunuları sunmak için yaptıysak, RAB bizden hesap sorsun.
24 Bunu yaparken kaygımız şuydu: Oğullarınız ilerde bizim oğullarımıza, ‹İsrailin Tanrısı RAB ile ne ilginiz var?
25 Ey Rubenliler ve Gadlılar, RAB Şeria Irmağını sizinle bizim aramızda sınır yaptı. Sizin RABde hiçbir payınız yoktur› diyebilir, oğullarımızı RABbe tapmaktan alıkoyabilirler.
26 Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,
27 yalnız sizinle bizim aramızda ve bizden sonra gelecek kuşaklar arasında bir tanık olması için yaptık. Böylece RABbin Tapınağında yakmalık sunularla, kurbanlarla ve esenlik sunularıyla RABbe tapınacağız. Oğullarınız da ilerde bizim oğullarımıza, ‹RABde hiçbir payınız yok› diyemeyecekler.
28 Şöyle düşündük: İlerde bize ya da gelecek kuşaklarımıza böyle bir şey diyecek olurlarsa, biz de, ‹Atalarımızın RAB için yaptığı sunağın örneğine bakın› deriz. ‹Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değildir bu. Sizinle bizim aramızdaki birliğin tanığıdır.›
29 RABbe isyan etmek, bugün RABbi izlemekten vazgeçmek, yakmalık sunu, tahıl sunusu ya da kurban sunmak için Tanrımız RABbin sunağından, tapınağının önündeki sunaktan başka bir sunak yapmak bizden uzak olsun.››
30 Kâhin Pinehas ve onunla birlikte olan topluluk önderleri, yani İsrailin boy başları, Rubenlilerle Gadlıların ve Manaşşelilerin söylediklerini duyunca hoşnut kaldılar.
31 Bunun üzerine Kâhin Elazarın oğlu Pinehas, Rubenlilerle Gadlılara ve Manaşşelilere, ‹‹Şimdi RABbin aramızda olduğunu biliyoruz›› dedi, ‹‹Çünkü Ona ihanet etmediniz. Böylece İsraillileri Onun elinden kurtardınız.››
32 Kâhin Elazarın oğlu Pinehas ve önderler, Rubenlilerle Gadlıların bulunduğu Gilat topraklarından Kenan topraklarına, İsraillilerin yanına dönüp olan biteni anlattılar.
33 Anlatılanlardan hoşnut kalan İsrailliler Tanrıya övgüler sundular. Rubenlilerle Gadlıların yaşadıkları toprakların üzerine yürüyüp savaşmaktan ve orayı yakıp yıkmaktan bir daha söz etmediler.
34 Rubenliler’le Gadlılar, ‹‹Bu sunak RAB’bin Tanrı olduğuna sizinle bizim aramızda tanıktır›› diyerek sunağa ‹‹Tanık›› adını verdiler.