Yuhanna 14

14
Yuhanna Bölüm 14

 

J. İsa: Yol, Gerçek ve Yaşam (14:1-14)

14:1   Bazıları, 1’inci ayeti 13’üncü bölümün son ayetiyle birleştirir ve Petrus’a söylendiğini düşünür. Rab’bi yadsıyacak olmasına karşın, yine de onun için bir teselli sözü vardı. Ancak, Grek dilindeki çoğul takısı, bunun bütün öğrencilere söylendiğini gösterir; bundan dolayı 13’üncü bölümden sonra kısa bir süre durmalıyız. Buradaki düşünce şöyle görünüyor: “Gidiyorum ve beni göremeyeceksiniz. Ama yüreğiniz sıkılmasın. Tanrı’ya, O’nu görmemenize rağmen iman edin. Şimdi bana da aynı şekilde iman edin.” İşte Tanrı’yla kendisini eşit kılan önemli bir iddia daha.

14:2   Baba’nın evi, yaşanacak çok yerin olduğu cenneti belirtir. Orada bütün kurtulanlar için yer vardır. Öyle olmasa Rab onlara söylerdi; onlara olmayacak umutlar vermezdi. “Size yer hazırlamaya gidiyorum” tümcesinin iki anlamı olabilir. Rab İsa çarmıha kendininkilere bir yer hazırlamak için gitti. Kefaret eden ölümü sayesinde inanlılara orada yer sözü verilir. Ama, Rab cennete de yer hazırlamak için geri gitti. Bu yer hakkında çok şey bilmiyoruz, ama Tanrı’nın her çocuğu için hazırlık yapıldığını biliyoruz: “Hazırlanmış kişiler için hazırlanmış bir yer!”

14:3   3’üncü ayet, Rab’bin havada yine geleceği, iman ederek ölmüş olanların diriltileceği, yaşayanların değiştirileceği ve kanla satın alınmış bütün topluluğun cennete, eve götürüleceği zamanı belirtir (1Se.4:13-18; 1Ko.15:51-58). Bu, Mesih’in bilinen görkemli gelişidir. Gittiği gibi yine gelecektir. Arzusu, kendininkileri sonsuzluk boyunca yanında tutmaktır.

14:4-5   Cennete gidiyordu ve onlar da cennetin yolunu biliyordu, çünkü onlara birçok kez anlatmıştı.

Tomas’ın, Rab’bin sözlerindeki anlamı kavramadığı anlaşılıyor. Petrus gibi, yeryüzündeki bir yere yolculuğu düşünmüş olabilir.

14:6   Bu güzel ayet, cennete giden yolun, Rab İsa Mesih’in kendisi olduğunu açıklar. Sadece yolu göstermiyor; yol O’dur. Kurtuluş bir Kişidedir. O Kişiyi kabul edin ve kurtuluşa sahip olun. Hıristiyanlık Mesih’tir. Rab İsa, birçok yoldan sadece biri değildir. Tek Yol’dur. O’nun aracılığı olmadan Baba’ya kimse gelemez. Tanrı’ya giden yol değildir: On Emir, Altın Kural, düzenler, kilise üyeliği aracılığıyla değil, Mesih ve yalnızca Mesih aracılığıyla mümkündür. Bugün birçok kişi içten olduğunuz sürece neye iman ettiğinizin önemli olmadığını söylüyor. Bütün dinlerde iyi şeylerin bulunduğunu ve sonunda herkesin cennete gittiğini söylemekteler. Ama İsa, “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez” demiştir.

O zaman gerçek Rab’dir. Yalnızca gerçeği öğreten değil, gerçektir. Gerçeğin beden almasıdır. Mesih’e sahip olanlar Gerçeğe sahiptir. Gerçek Mesih’ten başka bir yerde bulunmaz.

İsa Mesih yaşamdır. Ruhsal ve sonsuz yaşam kaynağıdır. O’nu kabul edenler sonsuz yaşama kavuşurlar, çünkü O Yaşam’dır.

14:7   Rab, bir kez daha Baba ve kendi arasında var olan gizemli birliği öğretti. Öğrenciler İsa’yı gerçekten tanımış olsalardı, Baba’yı da tanıyacaklardı; çünkü Rab, Baba’yı insanlara gösterdi. Artık, özellikle Mesih’in dirilişinden sonra, öğrenciler İsa’nın, Oğul Tanrı olduğunu anlayacaklardı. O zaman Mesih’i tanımanın Baba’yı tanımak olduğunu ve Rab İsa’yı görmenin Tanrı’yı görmek olduğunu anlayacaklardı. Bu ayet Tanrı ve Rab İsa’nın aynı Kişi olduğunu öğretmez. Tanrı’da üç ayrı Kişilik vardır, ama Tanrı tektir.

14:8   Filipus, Rab’den Baba’yı göstermesini istedi ve istediği tek şey bu olacaktı. Rab’bin olduğu, yaptığı ve söylediği her şeyin Baba’yı gösterdiğini anlamadı.

14:9   Filipus uzun zamandır Rab ile birlikteydi. İlk çağrılan öğrencilerden biriydi (Yu.1:43). Yine de, Mesih’in Tanrılığı ve Baba’yla birliği gerçeğini henüz sezememişti. İsa’ya baktığında, Baba’yı mükemmel olarak gösterene baktığını bilmiyordu.

14:10-11   “Benim Baba’da, Baba’nın da bende” sözleri, Baba ve Oğul arasındaki birliğin yakınlığını tanımlar. Ayrı kişilikler olmalarına rağmen, nitelikleri ve istekleri bakımından birdirler. Bunu anlayamazsak, cesaretimizi kaybetmemeliyiz. Hiçbir ölümlü zihin Tanrı’yı anlamayacaktır. Asla bilmeyeceğimiz şeyleri bilme konusunda onur payını Tanrı’ya vermeliyiz. O’nu tamamen anlasaydık, O’nun kadar büyük olurduk! İsa konuşmak ve mucizeleri yapmak için güce sahipti, ama dünyaya Yehova’nın Hizmetkarı olarak geldi; sözlerinde ve işlerinde Baba’ya kusursuz olarak itaat etti.

Öğrenciler O’nun Baba’yla bir olduğuna, O’nun bu gerçeğe kendi tanıklığından dolayı iman etmelidirler. Ama iman etmezlerse, o zaman kesinlikle yaptığı işlerden dolayı iman etmeleri gerekir.

14:12   Rab O’na iman edenlerin O’nun yaptığı mucizelerin aynısını, hatta daha büyüklerini yapacağını önceden bildirdi. Elçilerin İşleri kitabında, elçilerin Kurtarıcı’nınkine benzer fiziksel iyileştirme mucizeleri yaptıklarını okuruz. Pentikost gününde üç bin kişinin Rab’be gelmesi gibi daha büyük mucizeleri de okuruz. Rab’bin daha büyükleri ifadesiyle belirttiği, şüphesiz müjdenin dünya çapında açıklanması, birçok canın kurtulması ve kilisenin bina edilmesidir. Canları kurtarmak, bedenleri iyileştirmekten daha büyüktür. Rab göğe yükseldiğinde yüceltildi ve Kutsal Ruh yeryüzüne gönderildi. Elçiler bu daha büyük mucizeleri Ruh’un gücü aracılığıyla yaptılar.

14:13   Öğrencilerin, Rab’bin onları bırakıyor olmasına rağmen, O’nun adıyla Baba’ya dua edebileceklerini ve dileklerini alabileceklerini bilmeleri kendileri için ne büyük bir teselli olmuş olmalı. Bu ayet, bir inanlının Tanrı’dan istediği herhangi bir şeyi alabileceği anlamına gelmez. Vaadin anlaşılmasındaki anahtar sözler şunlardır: “Benim adımla her ne dilerseniz.” İsa’nın adıyla istemek sadece O’nun adını duanın sonuna eklemek değildir. O’nun düşüncesi ve isteğine göre dilemektir. Tanrı’yı yüceltecek, insanlığı bereketleyecek ve bizim ruhsal iyiliğimiz için olacak şeyleri istemektir.

Mesih’in adıyla istemek için O’nunla yakın bir ilişki içinde yaşamamız gerekir. Değilse, O’nun tutumunu bilemeyiz. O’na ne kadar yakın olursak, arzularımız da o kadar O’nunkiyle aynı olur. Baba Oğul’da yüceltilir, çünkü Oğul sadece Baba’nın gözünde hoş olan şeyleri arzu eder. Bu yapıdaki duaların sunulması ve yanıtlanması, Tanrı’ya büyük bir yücelik getirilmesine neden olur.

14:14   Vaadin vurgulanması Tanrı’nın halkı için kuvvetli bir yüreklendirme sağlaması için tekrarlanır. O’nun isteğinin odağında yaşayın, Rab’le yakın bir ilişki içinde yürüyün, Rab’bin arzulayacağı bir şey dileyin ve dualarınız yanıtlansın.

K. Başka Bir Yardımcı Vaadi (14:15-26)

14:15   Rab İsa, öğrencilerinden ayrılmak üzereydi ve onlar üzülecekti. O’na olan sevgilerini nasıl ifade edebileceklerdi? Yanıt, O’nun buyruklarını yerine getirmekti. Gözyaşlarıyla değil, itaatle. Rab’bin buyrukları bize İncil’in ilk dört bölümünde ve Yeni Antlaşma’nın diğer bölümlerinde vermiş olduğu öğretişlerdir.

14:16   Rabbimizin burada dileme olarak çevrilen sözcüğü kullanışı, alt düzeydeki birinin üstündekine dua edişi değil, kendisiyle eşit birinden ricada bulunuşu şeklindedir. Rab, Baba’dan başka bir Yardımcı göndermesini dileyecekti. Yardımcı (Paraklitos) sözcüğü birinin başkasının yanına yardım etmek için çağrılması anlamındadır. Savunman (1Yu.2:1) olarak da çevrilmiştir. Rab İsa Savunmanımız ya da Yardımcımızdır ve Kutsal Ruh ise başka bir Yardımcı’dır: Farklı yapıdaki bir başkası değil, aynı benzer doğadan biridir. Kutsal Ruh sonsuza dek inanlılarla birlikte olacaktı. Eski Antlaşma’da Kutsal Ruh, insanların üzerine değişik zamanlarda geldi, ama sık sık onlardan ayrıldı. Şimdi ise sonsuza dek kalmak üzere gelecekti.

14:17   Kutsal Ruh, Gerçeğin Ruhu olarak adlandırılır, çünkü öğretişi gerçektir ve gerçek olan Mesih’i yüceltir. Dünya, Kutsal Ruh’u göremediğinden kabul edemez. İman etmeyenler iman etmeden önce görmek isterler; elektrik ve rüzgârı görmeden onlara inanmalarına karşın. Kurtulmamış olanlar Kutsal Ruh’u tanımaz ve anlamazlar. Onları günahlı oldukları konusunda ikna edebilir, ama yine de O’nun Kutsal Ruh olduğunu bilmezler. Öğrenciler Kutsal Ruh’u biliyorlardı. O’nu kendi yaşamlarında etkin olduğu için tanımışlar ve Rab İsa aracılığıyla çalışırken görmüşlerdi.

“Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.” Pentikost gününden önce Kutsal Ruh insanların üzerine inmiş ve onlarla yaşamıştı. Ancak Pentikost gününden beri, bir kişi Rab İsa’ya iman ettiğinde Kutsal Ruh sonsuza dek o kişinin yaşamında kalır. Bugün Davut’un, “Kutsal Ruh’unu benden alma” duası geçerli değildir. Kutsal Ruh üzülebilir, sıkıştırılabilir ya da engellenebilir, ama hiçbir zaman bir inanlıdan alınmaz.

14:18   Rab öğrencilerini öksüz ya da perişan durumda bırakmayacaktı. Onlara yine gelecekti. Bir anlamda, dirilişinden sonra onlara geldi, ama burada söylenmek istenenin bu olduğu şüphelidir. Diğer bir anlamda, onlara Pentikost gününde Kutsal Ruh’un Kişiliğinde geldi. Buradaki gerçek anlam bu ruhsal gelişidir. Üçüncüsü ise bu çağın sonunda onlara, seçilmiş olanları cennetteki eve götüreceği zamanki görkemli gelişidir.

14:19   İman etmeyen hiç kimse Rab İsa’yı gömülmesinden sonra görmedi. Dirildikten sonra yalnızca O’nu sevenlere göründü. Ancak göğe çıkışından sonra bile öğrencileri O’nu imanla görmeye devam ettiler. Bu, “ama siz beni göreceksiniz” sözlerinin anlamıdır. Dünya artık O’nu daha fazla göremezken, öğrenciler O’nu görmeye devam edeceklerdi. “Ben yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.” Öğrenciler diriliş yaşamını dört gözle bekliyordu. Bu O’na iman eden herkes için yaşam sözü olacaktı. Ölseler bile, bir daha ölmemek üzere yeniden dirileceklerdi.

14:20   “O gün”, Kutsal Ruh’un inişini belirtir. Öğrencilere, Oğul ve Baba arasında nasıl yaşamsal bir bağ varsa, Mesih ve kutsalları arasında da harika bir yaşam ve ilgi birliği olacağı gerçeğini öğretecekti. Mesih’in nasıl inanlıda ve inanlının da aynı zamanda Mesih’te olduğunu açıklamak zordur. Ateşteki maşa bilinen örnektir. Yalnızca maşa ateşte değil, ateş de maşadadır. 1 Ancak bu tüm hikâyeyi anlatmaz. İnanlıdaki Mesih demek, Mesih’in yaşamı ile inanlı arasında bağlantı olması anlamındadır. Aslında Kutsal Ruh aracılığıyla inanlıda yaşar. Mesih’teki inanlı ise, Tanrı’nın önünde, Mesih’in kişiliğinin ve işlerinin tüm değerlerinde duran kişi anlamındadır.

14:21   Rab’be duyulan sevginin gerçek kanıtı O’nun buyruklarına itaat etmektir. O’na itaat etmek istemeyip O’nu sevmekten söz etmek boştur. Bir bakıma Baba bütün dünyayı seviyor. Ancak Oğlu’nu sevenlere karşı özel bir sevgisi vardır. Onlar Mesih tarafından da sevilirler ve kendisini onlara özel bir şekilde gösterir. Kurtarıcı’yı ne kadar çok seversek O’nu o kadar iyi tanırız.

14:22   Burada sözü edilen Yahuda, haininkiyle aynı ada sahip olma talihsizliğini taşıyordu. Ancak Tanrı’nın Ruh’u şefkatle onu Yahuda İskariyot’tan ayırdı. Rab’bin dünyaya görünmeden öğrencilere nasıl görünebileceğini anlayamadı. Kuşkusuz Kurtarıcı’nın gelişini zafer kazanan bir Kral ya da sevilen bir Kahraman olarak düşünmüştü. Rab’bin kendisini kendininkilere ruhsal bir şekilde göstereceğini anlamadı. O’nu Tanrı’nın Sözüne iman ederek göreceklerdi.

Aslında bugün, Tanrı’nın Ruh’uyla Mesih’i, yeryüzündeyken O’nu tanımış olan öğrencilerinden daha iyi tanıyabiliriz. Buradayken, kalabalığın önünde bulunanlar O’na arkadakilerden daha yakındı. Ama bugün imanla, her birimiz O’nunla çok yakın bir ilişkinin (arkadaşlıktan, birliktelikten) tadını çıkarabiliriz. Mesih’in, Yahuda’nın sorusuna verdiği yanıt, izleyicilerine vaat ettiği görünme ile Tanrı Sözü arasındaki bağı gösterir. Söze itaat etme, Baba ve Oğul’un gelişi ve onlarla birlikte yaşamalarıyla sonuçlanacaktır.

14:23   Eğer bir kişi Rab’bi gerçekten severse, O’nun yalnızca bazı buyruklarını değil, bütün öğretişlerini yerine getirmek isteyecektir. Baba, Oğlu’na sorusuz ya da şartsız itaat etmeye istekli olanları sever. Hem Baba hem de Oğul, böylesine sevecen ve itaatkâr olan yüreklere özellikle yakındır.

14:24   Öte yandan O’nu sevmeyenler O’nun sözlerine uymazlar. Onlar yalnızca Mesih’in sözlerini reddetmekle kalmayıp Baba’nınkileri de reddederler.

14:25   Rabbimiz öğrencileriyle birlikteyken onları belirli bir dereceye kadar yetiştirdi. Onlara daha fazla gerçeği açıklayamazdı, çünkü anlayamazlardı.

14:26   Ama Kutsal Ruh daha çok açıklayacaktı. O, Pentikost gününde Mesih’in adıyla Baba tarafından gönderildi. Ruh, Mesih’in adıyla, yani yeryüzünde O’nun işlerini temsil etmek için geldi. Kendisini yüceltmek için değil, insanları Kurtarıcı’ya çekmek için geldi. Rab “Size her şeyi öğretecek” dedi. Bunu öncelikle elçilerin sözlü hizmetleri aracılığıyla ve sonra da bugün elimizde olan Tanrı’nın Sözü aracılığıyla yaptı. Kutsal Ruh, Kurtarıcı’nın öğretmiş olduğu her şeyi hatırlatacaktır. Aslında Rab İsa, Yeni Antlaşma’nın geri kalan bölümünde Kutsal Ruh tarafından geliştirilen tüm öğretişi, başlangıç şeklinde sunmuş gibi görünüyor.

L. İsa Öğrencilerine Esenliğini Bırakıyor (14:27-31)

14:27   Ölmek üzere olan birisi genellikle malını sevdiklerine bırakmak için vasiyet yazar. Burada Rab İsa da aynı şeyi yapıyordu. Ne var ki, maddi şeyler değil, paranın satın alamayacağı bir şey vasiyet etti: Esenlik, günahın affedilmesinden ve Tanrı’yla barışmaktan kaynaklanan bir vicdan esenliği. Mesih bunu verebilir, çünkü bunu Golgota’da bizzat kendi kanıyla satın aldı. Dünyanın verdiği gibi vermiyor: Azıcık, bencilce ve kısa bir süre için. Esenlik armağanı sonsuza kadardır. O zaman bir inanlı neden sıkılsın ya da korksun?

14:28   İsa zaten onlara, onlardan nasıl ayrılacağını ve daha sonra tekrar beraber olmaları için nasıl geri gelip onları alacağını anlatmıştı. Eğer O’nu sevselerdi bu, onların sevinmesine neden olacaktı. Bir bakıma elbette ki, O’nu seviyorlardı. Ama O’nun kim olduğunu tam olarak değerlendiremediler ve bu nedenle de sevgileri olması gerektiği kadar büyük değildi.

“Baba’ya gideceğim için sevinirdiniz. Çünkü Baba benden üstündür.” Bu ayet, ilk anda İsa’nın Baba Tanrı’yla olan eşitliği konusunda öğretmiş olduklarıyla çelişir gibi görünür. Ama hiç çelişki yoktur ve metin anlamını açıklar. İsa burada yeryüzündeyken, nefret edildi ve aşağılandı, eziyet edildi ve kovalandı. İnsanlar O’na küfür etti, O’nu yerdi ve O’na tükürdü. Yaratıklarının elinden korkunç saygısızlıklara katlandı.

Baba Tanrı, insanlardan böylesine kaba bir davranış görmedi. Günahkârların kötülüğünden uzak bir yer olan cennette yaşıyordu. Rab İsa cennete geri döndüğünde, saygısızlıkların asla girmeyeceği bir yerde olacaktı. Bu nedenle İsa, Baba’ya gittiğini söylediğinde öğrenciler sevinmeliydi, çünkü Baba bu anlamda O’ndan üstündü. Baba Tanrı olarak değil, ama zulmedilmek üzere insan olarak hiç dünyaya gelmediği için üstündü. Tanrılıkla ilgili özellikler söz konusu olduğunda, Oğul ve Baba eşittir. Ancak İsa’nın insan olarak burada yeryüzünde aldığı alçakgönüllü konumu düşündüğümüzde, Baba Tanrı’nın bu noktada O’ndan üstün olduğunu anlarız. Kişiliği açısından değil, konumu açısından üstündü.

14:29   Rab, korkak öğrenciler için endişe ettiğinden, gelecekte olacakları onlara gücenmemeleri, cesaretsizliğe kapılmamaları ya da korkmamaları için değil, inanabilsinler diye açıkladı.

14:30   Rab ele verileceği zamanın yaklaşmakta olduğunu ve kendininkilerle daha çok konuşmak için zamanı kalmadığını biliyordu. Şeytan o zaman bile yaklaşıyordu, ancak Kurtarıcı düşmanın O’nda günahın hiçbir belirtisini bulamayacağını biliyordu. Mesih’te İblis’in kötü ayartmalarına karşılık verecek hiçbir şey yoktu. İsa’nın dışında herhangi birinin, Şeytan’ın kendisinde hiçbir şey bulamayacağını söylemesi gülünç olurdu.

14:31   Bu ayeti şöyle açıklayabiliriz: “Ele verilişim yakın. Çarmıha gönüllü olarak gideceğim. Baba’nın benim için olan isteği budur. Bu, dünyaya Babamı ne kadar çok sevdiğimi gösterecektir. Bu nedenle şimdi karşı çıkmadan gidiyorum.” Rab, bununla öğrencilerine kalkmalarını ve O’nunla gelmelerini söyledi. Bu noktada, üst kattaki odadan ayrılıp ayrılmadıkları açık değil. Belki konuşmanın geri kalanı yürürlerken yapıldı.

 

Kutsal Kitap

1 “Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrı’ya iman edin, bana da iman edin.
2 Babam’ın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.
3 Gider ve size yer hazırlarsam, siz de benim bulunduğum yerde olasınız diye yine gelip sizi yanıma alacağım.
4 Benim gideceğim yerin yolunu biliyorsunuz.”
5 Tomas, “Ya Rab, senin nereye gideceğini bilmiyoruz, yolu nasıl bilebiliriz?” dedi.
6 İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.
7 Beni tanısaydınız, Babam’ı da tanırdınız. Artık O’nu tanıyorsunuz, O’nu gördünüz.”
8 Filipus, “Ya Rab, bize Baba’yı göster, bu bize yeter” dedi.
9 İsa, “Filipus” dedi, “Bunca zamandır sizinle birlikteyim. Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba’yı görmüştür. Sen nasıl, ‘Bize Baba’yı göster’ diyorsun?
10 Benim Baba’da, Baba’nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor.
11 Bana iman edin; ben Baba’dayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.
12 Size doğrusunu söyleyeyim, benim yaptığım işleri, bana iman eden de yapacak; hatta daha büyüklerini yapacaktır. Çünkü ben Baba’ya gidiyorum.
13 Baba Oğul’da yüceltilsin diye, benim adımla dilediğiniz her şeyi yapacağım.
14 Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım.”
15 “Beni seviyorsanız, buyruklarımı yerine getirirsiniz.
16 Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı*, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
17 (SEE 14:16)
18 Sizi öksüz bırakmayacağım, size geri döneceğim.
19 Az sonra dünya artık beni görmeyecek, ama siz beni göreceksiniz. Ben yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.
20 O gün anlayacaksınız ki, ben Babam’dayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim.
21 Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni seveni Babam da sevecektir. Ben de onu seveceğim ve kendimi ona göstereceğim.”
22 Yahuda İskariot değil O’na, “Ya Rab, nasıl olur da kendini dünyaya göstermeyip bize göstereceksin?” diye sordu.
23 İsa ona şu karşılığı verdi: “Beni seven sözüme uyar, Babam da onu sever. Biz de ona gelir, onunla birlikte yaşarız.
24 Beni sevmeyen, sözlerime uymaz. İşittiğiniz söz benim değil, beni gönderen Baba’nındır.
25 “Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.
26 Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.
27 Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.
28 Size, ‘Gidiyorum, ama yanınıza döneceğim’ dediğimi işittiniz. Beni sevseydiniz, Baba’ya gideceğim için sevinirdiniz. Çünkü Baba benden üstündür.
29 Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.
30 Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın egemeni geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur.
31 Ama dünyanın, Baba’yı sevdiğimi ve Baba’nın bana buyurduğu her şeyi yerine getirdiğimi anlamasını istiyorum. Haydi kalkın, buradan gidelim.”

1. Bilinen diğer örnekler, kuşun havada, havanın kuşta ve balığın suda suyun balıkta olmasını içerir.