Yuhanna 16

 

Yuhanna Bölüm 16

 

16:1   Genel olarak öğrencilerin Yahudi halkının umudunu Mesih’in kendi egemenliğini kurup Roma’nın gücünü yıkacağı umudunu benimsemiş olmaları mümkündür. Oysa, bunun yerine Rab onlara öleceğini, yeniden dirileceğini ve cennete geri gideceğini anlattı. Kutsal Ruh gelecek ve öğrenciler Mesih’in tanıkları olarak evlerinden ayrılacaklardı. Nefret edilecekler ve elem çekeceklerdi. Rab bunların hepsini düş kırıklığına uğramasınlar, sendeleyip düşmesinler ya da şoke olmasınlar diye önceden anlattı.

16:2-3   Yahudilerin çoğu tarafından havra dışı edilmek, olabilecek en kötü şeylerden biri olarak görülürdü. Buna rağmen bu, İsa’nın öğrencileri olan bu Yahudilerin başına gelecekti. İsa Mesih inancından o kadar çok nefret edilecekti ki, onu ezmeye çalışanlar Tanrı’yı hoşnut ettiklerini sanacaktı. Bu, bir kişinin ne kadar içten, hevesli ve buna rağmen hatalı olabileceğini gösterir.

Konunun temelinde Mesih’in Tanrılığını tanımamaları yatar. Yahudiler O’nu kabul etmediler ve böyle yaparak Baba’yı kabul etmeyi reddettiler.

16:4   Rab, öğrencileri bu dertler geldiğinde etkilenmemeleri için yine önceden uyardı. Rab’bin zulmü önceden bildirdiğini hatırlayacaklar; her şeyin O’nun yaşamları için olan planının bir parçası olduğunu bileceklerdi. Rab daha önceden bunlar hakkında çok konuşmamıştı, çünkü onlarla birlikteydi. Onların canını sıkmaya ya da zihinlerinin öğreteceklerinden başka şeylere kaymasına neden olmaya gerek yoktu. Ama şimdi, onlardan ayrılacağı için önlerinde duran yolu onlara anlatması gerekiyordu.

Ö. Gerçeğin Ruhunun Gelişi (16:5-15)

16:5   5’inci ayet, öğrencilerin Rab’bin başına geleceklerle daha fazla ilgilenmemelerinden kaynaklanan düş kırıklığını ifade ediyor gibi görünüyor. Genel olarak nereye gittiğini sormuş olmalarına karşın, çok ilgilenmiş görünmediler.

16:6   O’nunkinden çok, kendi gelecekleriyle ilgiliydiler. O’nun önünde çarmıh ve mezar duruyordu. Onların önünde ise Mesih’e hizmetlerinden dolayı karşı karşıya kalacakları sıkıntılar vardı. O’nunkinden çok, kendi dertlerinden dolayı yürekleri elemle doldu.

16:7   Bununla birlikte, yardımsız ve tesellisiz bırakılmayacaklardı. Mesih, Yardımcıları olması için Kutsal Ruh’u gönderecekti. Yardımcının gelmesi öğrencilerin yararına olacaktı. Onlara yetki ve cesaret verecek, öğretecek ve Mesih’i onlara, şimdiye kadar olandan daha gerçek yapacaktı. Yardımcı, Rab İsa cennete gidip yüceltilinceye kadar gelmeyecekti. Kutsal Ruh elbette ki, bundan önce dünyada bulunmuştu, ama şimdi yeni bir şekilde geliyordu: Dünyayı suçlamak ve kurtulanlara hizmet etmek için.

16:8   Kutsal Ruh, dünyayı günah, doğruluk ve yargı konusunda suçlayacaktı. Bu genel olarak, O’nun her bir günahkârın yaşamında bu şeylere karşı içten bir bilinçlilik yaratacağı anlamında kabul edilir. Bu doğru olmakla birlikte, bu kısımdaki öğretiş değildir. Kutsal Ruh, dünyayı O’nun burada olması nedeniyle suçlar. O değil, Rab İsa burada olmalı ve egemenlik sürmelidir. Ancak dünya O’nu reddettiği için Babasının yanına geri dönmüştür. Kutsal Ruh, reddedilmiş bir Mesih’in yerine buradadır ve bu da dünyanın suçunu açığa vurur.

16:9   Ruh, dünyayı Mesih’e iman etmeme günahından ötürü suçlar. İsa iman edilmeye layıktı. O’nda, insanların O’na iman etmesini imkânsız kılacak hiçbir şey yoktu. Ama reddettiler. Dünyadaki Kutsal Ruh’un varlığı, onların suçunun tanığıdır.

16:10   Kurtarıcı doğru olduğunu iddia etti, ama insanlar O’nda cin olduğunu söyledi. Son söz ise Tanrı’nındı. Aslında şöyle dedi: “Oğlum doğrudur ve ben bunu O’nu ölümden dirilterek ve cennete geri götürerek kanıtlayacağım.” Kutsal Ruh, Mesih’in doğru ve dünyanın yanlış olduğu gerçeğine tanıklık eder.

16:11   Kutsal Ruh’un varlığı dünyayı gelecek yargı konusunda da suçlar. Burada bulunması, İblis’in çarmıhta yargılanmış olduğu ve Kurtarıcı’yı reddeden herkesin gelecekte bir gün onun korkunç yargısını paylaşacağı gerçeğini yansıtır.

16:12   Rab’bin öğrencilere söyleyeceği daha çok şey vardı, ama bunları anlayamazlardı. Bu öğretimde önemli bir ilkedir. İleri derecedeki gerçekler verilmeden önce öğrenimde belirli bir gelişmenin olması gerekir. Rab hiçbir zaman öğrencilerini öğretişiyle bunaltmadı. Onlara öğütlerini teker teker, sırayla verdi.

16:13   Rab’bin başladığı iş, Gerçeğin Ruhu tarafından sürdürülecekti. Kutsal Ruh, elçileri her gerçeğe yöneltecekti. Bir anlamda, tüm gerçek, yaşamları süresince elçilere teslim edilmişti. Onlar da gerçeği, sırayla yazıya döktüler ve bugün biz gerçeğe Yeni Antlaşma’da sahibiz. Yeni Antlaşma, Eski Antlaşma’ya eklenerek insana verilen yazılı Tanrı esinini tamamladı. Ancak, Ruh’un, Tanrı halkını tüm zamanlarda her gerçeğe yönelttiği, elbette ki doğrudur. Bunu Kutsal Yazılar aracılığıyla yapar. Yalnızca Baba ve Oğul tarafından verilen şeyleri konuşacaktır. “Gelecekte olacakları size bildirecek.” Bu elbette Yeni Antlaşma’da, özellikle geleceğin gözler önüne serildiği Esinleme kitabında yerine gelmiştir.

16:14   Kutsal Ruh’un başlıca işi Mesih’i yüceltmek olacaktır. Bu ayet aracılığı ile bütün öğretiş ve vaazları sınayabiliriz. Mesih’i öven bir anlam taşıyorsa Kutsal Ruh’tandır. “Benim olandan alacaktır” sözü, Mesih’e ait büyük gerçeklerden alacaktır anlamına gelir. Bunlar inanlılara açıkladığı şeylerdir. Konu hiçbir zaman tükenmez!

16:15   Baba’nın bütün nitelikleri Oğul’a da aittir. Mesih’in 14’üncü ayette sözünü ettiği şey budur. Ruh, elçilere görkemli gerçekleri, hizmetleri, görevleri, lütufları ve Rab İsa’nın doluluğunu açıkladı.

P. Elem Sevince Dönüşür (16:16-22)

16:16   16’ncı ayetin zaman dilimi tam olarak belli değildir. Rab’bin üç gün onlardan uzak olacağı ve dirilişinden sonra yine onlara görüneceği anlamına gelebilir. Cennete, Baba’ya geri gideceği ve kısa bir süre sonra (şimdiki çağ) onlara geri geleceği (İkinci Gelişi) anlamına da gelebilir. Ya da, O’nu kısa bir süre fiziksel gözleriyle görmeyecekleri, ama Pentikost gününde Kutsal Ruh’un verilmesinden sonra O’nu daha önce hiç görmedikleri bir şekilde imanla algılayacakları anlamında da olabilir.

16:17   Öğrencilerinin kafaları karıştı. Kafalarının karışmasına neden olan, Kurtarıcı’nın 10’ncu ayette “Babama gidiyorum ve artık beni görmeyeceksiniz” sözleridir. Şimdi “Kısa süre sonra beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz” diyordu. Bu ifadeleri uygun bir şekilde birbirleriyle bağdaştırmadılar.

16:18   Birbirlerine “kısa süre” sözünün anlamını sordular. Ne gariptir ki, bugün biz de aynı soruna sahibiz. Dirilişinden önceki üç günü mü, Pentikost’tan önceki kırk günü mü ya da tekrar gelişinden önceki 1900 yıldan fazla zamanı mı belirttiğini bilmiyoruz.

16:19-20   Rab İsa, Tanrı olduğundan onların düşüncelerini okuyabilirdi. Sorularıyla onların şaşkınlığından tamamen haberdar olduğunu gösterdi.

Onların sorununa doğrudan yanıt vermedi, ama “kısa süre” konusunda daha fazla bilgi verdi. Dünya, Rab İsa’yı çarmıha germeyi başarmış olduğu için sevinecek, ama öğrenciler ağlayıp yas tutacaktı. Ancak, bu yalnız kısa bir süre için olacaktı. Elemleri sevince dönüşecek ve bu sevinç ilk olarak dirilişle, ikinci olarak da Ruh’un gelişiyle gerçekleşecekti. Sonra Rab İsa geri geldiğinde tüm zamanlardaki inanlılar için elem sevince dönüşecektir.

16:21   Hiçbir şey bir annenin çocuğunun doğumundan sonra doğum sancısını hızla unutuşundan daha olağanüstü değildir. Öğrenciler için de böyle olacaktı. Rablerinin yokluğundan kaynaklanan elemleri, O’nu yine gördüklerinde çabucak unutacaklardı.

16:22   Rab’bin, “Sizi yine göreceğim” sözlerinin belirttiği zamanla ilgili bilgisizliğimizi yine ifade etmemiz gerekiyor. Bu, dirilişini mi, Pentikost gününde Ruh’u gönderişini mi yoksa ikinci gelişini mi belirtiyor? Üç durumda da sonuç, geri alınamaz bir sevinçtir.

R. Baba’ya İsa’nın Adıyla Dua Etme (16:23-28)

16:23   Öğrenciler şimdiye kadar bütün soru ve istekleriyle Rab’be gelmişlerdi. O gün bedensel olarak artık onlarla olmayacak, böylece O’na daha fazla soru soramayacaklardı. Bu onların gidebilecekleri hiç kimsenin kalmayacağı anlamına mı geliyordu? Hayır, o gün Baba’dan dileme ayrıcalıkları olacaktı, İsa’nın hatırı dileklerini karşılayacaktı. Dilekler, biz layık olduğumuz için değil, Rab İsa layık olduğu için verilecekti.

16:24   Bundan önce, öğrenciler hiç Baba Tanrı’ya Rab’bin adıyla dua etmemişlerdi. Şimdi dilemeye davet edildiler. Yanıtlanmış dua aracılığıyla sevinçleri tamamlanacaktı.

16:25   Rab’bin verdiği öğretişlerin birçoğunun gerisindeki anlam her zaman kolay anlaşılmıyordu. Benzetmeler ve örnekler kullandı. Bu bölümde bile anlamın kesin olduğundan her zaman emin olamayız. Kutsal Ruh’un gelişiyle Baba hakkındaki öğretiş daha netleşmiştir. Elçilerin İşleri ve Mektuplarda, gerçekler artık benzetmeler aracılığıyla değil, doğrudan ifadelerle açıklanır.

16:26   “O gün” ile kastedilen, içinde yaşadığımız Kutsal Ruh’un çağıdır. Ayrıcalığımız Baba’ya Rab İsa adıyla dua etmektir. “Sizin için Baba’dan istekle bulunacağımı söylemiyorum,” yani dualarımızı yanıtlamak için Baba’ya ısrar etmesi gereksizdir. Rab O’na yalvarmak zorunda kalmayacaktır. Ancak yine de Rab İsa’nın, Tanrı’yla insan arasındaki Aracı olduğunu ve Tanrı’nın tahtının önünde halkı için dua ettiğini anımsamalıyız.

16:27   Baba öğrencileri seviyordu, çünkü onlar Mesih’i kabul etmiş, O’nu sevmiş ve O’nun Tanrılığına iman etmişti. Bu nedenle Rab’bin Baba’ya yalvarmasına gerek yoktu. Kutsal Ruh’un gelişiyle, Baba’yla alışılmamış yakın bir ilişkinin tadını çıkaracaklardı. O’na güvenle yaklaşabileceklerdi, çünkü Oğlu’nu seviyorlardı.

16:28   Rab burada, Baba Tanrı’yla olan eşitliğini yineledi. Sadece Tanrı tarafından gönderilmiş bir peygambermiş gibi, “Tanrı’dan çıkıp geldim” demedi, ama “Baba’dan çıkıp geldim” dedi. Bu, Baba Tanrı ile eşit olduğu, sonsuz Baba’nın sonsuz Oğlu olduğu anlamına gelir. Gelişinden önce Baba ile birlikteydi. Göğe çıkışında ise dünyayı bırakıp Baba’ya döndü. Bu Yücelikler Rabbinin kısa bir özyaşam öyküsüdür.

S. Büyük Sıkıntı ve Esenlik (16:29-33)

16:29-30   İsa’nın öğrencileri şimdi ilk kez O’nu anlayabildiklerini düşündüler. O’nun artık örnek kullanmadığını söylediler.

Şimdi O’nun kişiliğindeki gizeme ulaştıklarını düşündüler. O’nun her şeyi bildiğinden ve Tanrı’dan geldiğinden emin oldular. Ama O Baba’dan çıkıp geldiğini söylemişti. Bunun anlamını anladılar mı? İsa’nın, Tanrı’nın uknumlarından biri olduğunu anladılar mı?

16:31   İsa, bu soruyla imanlarının hâlâ kusurlu olduğunu hatırlattı. O’nu sevdiklerini ve  iman ettiklerini biliyordu, ama onlar O’nun gerçekten bedende görünen Tanrı olduğunu biliyorlar mıydı?

16:32   İsa kısa bir süre sonra yakalanacak, yargılanacak ve çarmıha gerilecekti. Öğrencilerin hepsi O’nu bırakıp evlerine kaçacaktı. Ama İsa terk edilmeyecekti, çünkü Baba O’nunla birlikte olacaktı. Anlamadıkları, Baba Tanrı ile olan bu birlikti. Kendi yaşamlarını kurtarmak için kaçtıklarında, O’na güç verecek olan, Babası ile olan bu birliğiydi.

16:33   Öğrencilerle yaptığı bu konuşmanın amacı, esenliğe sahip olmaları içindi. Nefret edildikleri, kovalandıkları, zulmedildikleri, yalan yere suçlandıkları ve hatta işkence edildikleri zaman O’nda esenlikleri olabilirdi. O Golgota’daki çarmıhta dünyayı yendi. Büyük sıkıntılarına rağmen kazanan tarafta oldukları güvencesine dayanabilirlerdi.

Kutsal Ruh’un gelişiyle de yeni dayanma güçleri ve düşmanla karşılaşmak için yeni cesaretleri olacaktı.

 

Kutsal Kitap

1 “Bunları size, sendeleyip düşmeyesiniz diye söyledim.
2 Sizi havra dışı edecekler. Evet, öyle bir saat geliyor ki, sizi öldüren herkes Tanrı’ya hizmet ettiğini sanacak.
3 Bunları, Baba’yı ve beni tanımadıkları için yapacaklar.
4 Bunları size şimdiden bildiriyorum. Öyle ki, saati gelince bunları size söylediğimi hatırlayasınız. Başlangıçta bunları size söylemedim. Çünkü sizinle birlikteydim.”
5 “Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, ‘Nereye gidiyorsun?’ diye sormuyor.
6 Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.
7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı* size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim.
8 O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyayı suçlu olduğuna ikna edecektir:
9 Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler;
10 doğruluk konusunda, çünkü Baba’ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz;
11 yargı konusunda, çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.
12 “Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.
13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.
14 O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.
15 Baba’nın nesi varsa benimdir. ‘Benim olandan alıp size bildirecek’ dememin nedeni budur.
16 “Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.”
17 Öğrencilerinden bazıları birbirlerine, “Ne demek istiyor?” diye sordular. “‘Kısa süre sonra beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz’ diyor. Ayrıca, ‘Çünkü Baba’ya gidiyorum’ diyor.”
18 Onun için, “Bu ‘kısa süre’ dediği nedir? Söylediklerini anlamıyoruz” deyip durdular.
19 İsa kendisine soru sormak istediklerini anladı. Onlara dedi ki, “‘Kısa süre sonra beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz’ dememi mi tartışıyorsunuz?
20 Size doğrusunu söyleyeyim, siz ağlayıp yas tutacaksınız, dünya ise sevinecektir. Kederleneceksiniz, ama kederiniz sevince dönüşecek.
21 Kadın doğum yapacağı zaman ağrı çeker. Çünkü saati gelmiştir. Ama doğurunca, dünyaya bir çocuk getirmenin sevinciyle çektiği acıyı unutur.
22 Bunun gibi, siz de şimdi kederleniyorsunuz, ama sizi yine göreceğim. O zaman yürekten sevineceksiniz. Sevincinizi kimse sizden alamaz.
23 O gün bana hiçbir şey sormayacaksınız. Size doğrusunu söyleyeyim, benim adımla Baba’dan ne dilerseniz, size verecektir.
24 Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.
25 “Size bunları örneklerle anlattım. Öyle bir saat geliyor ki, artık örneklerle konuşmayacağım; Baba’yı size açıkça tanıtacağım.
26 O gün dileyeceğinizi benim adımla dileyeceksiniz. Sizin için Baba’dan istekte bulunacağımı söylemiyorum.
27 Çünkü beni sevdiğiniz ve Baba’dan çıkıp geldiğime iman ettiğiniz için Baba’nın kendisi sizi seviyor.
28 Ben Baba’dan çıkıp dünyaya geldim. Şimdi dünyayı bırakıp Baba’ya dönüyorum.”
29 Öğrencileri, “İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun” dediler.
30 “Şimdi senin her şeyi bildiğini anlıyoruz. Kimsenin sana soru sormasına gerek yok. Tanrı’dan geldiğine bunun için iman ediyoruz.”
31 İsa onlara, “Şimdi iman ediyor musunuz?” diye karşılık verdi.
32 “İşte, hepinizin evlerinize gitmek üzere dağılacağınız ve beni yalnız bırakacağınız saat geliyor, geldi bile. Ama ben yalnız değilim, Baba benimle birliktedir.
33 Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!”