Yuhanna 17

 

Yuhanna Bölüm 17

 

Ş. İsa Hizmeti İçin Dua Ediyor (17:1-5)

Şimdi Rab İsa’nın Başkâhinlik duası olarak bilinen bölüme geliyoruz. Bu duada kendininkiler için aracılık etti. Bu gökteki halkı için dua edişinin bir resmidir. Marcus Rainsford bunu çok iyi açıklar:

Dua, kutsanmış Rabbimizin Tanrı’nın sağındaki aracılığının güzel bir örneğidir. Halkına karşı bir söz yok; başarısızlıklarını ya da yetersizliklerini belirten bir şey yok… Yok. Onlardan sadece Baba’nın amacındakiler, O’nunla birlik içinde olanlar ve lütfetmek için gökten gelmiş Olan’ın doluluğunun alıcıları olarak söz etti. Rab’bin halkı için bütün özel dilekleri ruhsal şeylerle ilgilidir; hepsinin kaynağı göksel bereketleri işaret eder. Rab, onlar için zenginlik, onur, dünyasal güç ya da büyük terfiler istemiyor, tersine ciddi bir şekilde onların kötülükten korunabilmeleri, dünyadan ayrılabilmeleri, görev için etkin olabilmeleri ve cennetteki eve sağ salim gelebilmeleri için dua ediyor. Can esenliği gerçek esenliğin kanıtıdır. 1

17:1   Saat gelmişti. Düşmanları birçok kez saati gelmediği için O’nu yakalayamamışlardı. Ama şimdi Rab’bin öldürülmesinin zamanı gelmişti. Kurtarıcı, “Oğlunu yücelt” diye dua etti. Çarmıh üzerindeki ölümüne bakıyordu. Mezarda kalsaydı, dünya O’nun diğerleri gibi bir insan olduğunu düşünecekti. Ancak Tanrı O’nu ölümden dirilterek yüceltirse, bu O’nun Tanrı’nın Oğlu ve dünyanın Kurtarıcısı olduğunun bir kanıtı olacaktı. Tanrı bu ricaya Rab İsa’yı üçüncü gün dirilterek ve sonra O’nu cennete götürüp yücelik ve onurla taçlandırarak karşılık verdi.

“Ki, Oğul da seni yüceltsin” diye Rab devam etti. Bunun anlamı 2.ve 3. ayetlerde açıklanır. İsa, Baba’yı O’na iman edenlere sonsuz yaşam vererek yüceltir. Tanrısız insanların, Rab İsa’yı kabul ettikten sonra olumlu yakarışlarıyla İsa’ya tanıklık etmeleri Tanrı’ya büyük yücelik getirir.

17:2   Çarmıhtaki kurtarma işinin sonucu olarak, Tanrı, Oğlu’na insanlık üzerinde yetki verdi. Bu yetki, O’na, Baba’nın O’na vermiş olduklarına sonsuz yaşam verme hakkını kazandırdı. Burada bize yine, dünyanın kuruluşundan önce Tanrı’nın Mesih’e ait olanları belirlediği anımsatılır. Ancak, Tanrı’nın, İsa Mesih’i kabul edecek herkese kurtuluşu sunduğunu da anımsayın. Kurtarıcı’ya iman ederek kurtulamayacak hiç kimse yoktur.

17:3   Burada sonsuz yaşamın nasıl elde edildiğine dair basit bir açıklama var. Bu, Tanrı’yı ve İsa Mesih’i tanıyarak olur. Tek gerçek Tanrı, sahte tanrılar olan putların karşıtıdır. Bu ayet, İsa Mesih’in gerçek Tanrı olmadığı anlamına gelmez. O’nun ve Baba Tanrı’nın adından sonsuz yaşamın ortak kaynağı olarak söz edilmesi onların eşit olduğunu gösterir. Rab burada, kendisinden İsa Mesih diye söz eder. Bu ayet, İsa’nın kendisinin hiçbir zaman Mesih olduğunu iddia etmediği suçlamasını çürütür.

17:4   Rab bu sözleri söylerken sanki ölmüş, gömülmüş ve dirilmiş gibi konuşuyordu. Baba’yı günahsız yaşamı, mucizeleri, elemi, ölümü ve dirilişiyle yüceltmişti. Yapması için Baba’nın O’na vermiş olduğu kurtuluş işini tamamlamıştı. Ryle şöyle der:

Çarmıha gerilme Baba’ya yücelik getirdi. O’nun hikmetini, sadakatini, kutsallığını ve sevgisini yüceltti. Çarmıh, tanrısızları aklarken bile adil kalabilmesini sağlayan bir plan olarak Tanrı’nın bilgeliğini gösterdi. Kadının soyundan gelenin yılanın başını ezeceği vaadini tutarak sadakatini gösterdi. Yasası’ndaki buyrukların yerine getirilmesini bizim yerimize geçen Oğlu’ndaki kutsallığı ile gösterdi. Günahlı insan için İlk ve Son olan Oğlu gibi bir Aracı, bir Kurtarıcı ve bir Dost sağlayarak sevgisini gösterdi.

Çarmıha gerilme Oğul’a yücelik getirdi. Şefkatini, sabrını ve gücünü yüceltti. Bizim için ölmesi, bizim yerimize elem çekmesi, bizim için kendisinin günah ve lanet sayılmasına izin vermesi ve kurtuluşumuzu kendi kanının bedeliyle satın almasıyla çok şefkatli olduğunu gösterdi. Çoğu kişinin alışılmış ölümüyle ölmemesi, bir sözüyle Babasının meleklerini çağırıp özgür kalabilecekken, akıl almaz acı ve ıstıraplara gönüllü olarak teslim olması, O’nun ne kadar sabırlı olduğunu gösterdi. Bütün dünyanın suçunun ağırlığını taşıması, Şeytan’ı alt etmesi ve onu avından mahrum etmesi O’nun ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. 2

17:5   Mesih dünyaya gelmeden önce Baba’yla yaşıyordu. Melekler Rab’be baktıklarında Tanrılığın bütün yüceliğini gördüler. O açıkça, herkesin gözünde Tanrı’ydı. Ama insanların arasına geldiğinde Tanrılığın yüceliği gizlendi. Hala Tanrı olmasına rağmen seyircilerin çoğu O’nun Tanrı olduğunu göremediler. O’nu sadece marangozun Oğlu olarak gördüler. Kurtarıcı burada Baba’nın yanındaki yüceliğinin geri verilmesi için dua ediyor. “Beni yanında yücelt” sözleri, “beni cennetteki huzurunda yücelt. Beden alışımdan önce seninle paylaştığım asıl yücelik yeniden başlasın” anlamındadır. Burada açıkça Mesih’in önceden varolduğu öğretilmektedir.

T. İsa Öğrencileri İçin Dua Ediyor (17:6-19)

17:6   İsa, Baba’nın adını öğrencilere açıklamıştı. Kutsal Yazılarda “ad” kişiyi, niteliklerini ve karakterini ifade eder. Mesih, Baba’nın gerçek doğasını tamamen açıklamıştı. Öğrenciler, Oğul’a dünyadan verilmişti. İnsanlığın iman etmeyen kalabalığından koparılmışlar ve Mesih’e ait olmak için ayrılmışlardı. J.G.Bellet şöyle yazmıştır: “Dünya olmadan önce, onlar seçilerek Baba’ya ait olmuşlardı ve Baba’nın armağanı olarak ve kanla satın alınarak Mesih’in oldular.”

Rab, “Senin sözüne uydular” dedi. Bütün başarısızlıklarına ve yetersizliklerine rağmen, O’nun öğretişine iman edip itaat ettiklerine güvendi (itimat etti). “Halkına karşı bir tek söz yok” diye yazıyor Rainsford, “Yaptıklarına ya da yapacaklarına örneğin O’nu terk edeceklerine  ilişkin hiç bir ima yok.”

17:7-8   Kurtarıcı, Babasını mükemmel bir şekilde temsil etmişti. Öğrencilere kendi yetkisiyle konuşup eyleme geçmediğini, sadece Baba’nın kendisine bildirdiği gibi yaptığını açıkladı. Bu nedenle, Baba’nın Oğul’u göndermiş olduğuna iman ettiler.

Dahası, Mesih görevini kendisi başlatmadı. Baba’nın isteğine itaat ederek geldi. O, Yehova’nın kusursuz Hizmetkarı idi.

17:9   Başkâhin olarak öğrenciler için dua etti; dünya için istekte bulunmadı. Bu, Mesih’in hiçbir zaman dünya için dua etmediği anlamına gelmez. Çarmıhta, “Baba onları bağışla; çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar” diye dua etti.

Ama burada, Tanrı’nın tahtı önünde inanlıları temsil eden biri olarak dua ediyordu. Oradaki duası yalnızca kendisininkiler için olabilir.

17:10   Baba ve Oğul arasındaki mükemmel birlik burada gösterilir. Sadece insan olan biri, bu sözleri içtenlikle söyleyemezdi. Tanrı’ya “benim olan her şey senindir” diyebiliriz, ama “seninkiler de benimdir” diyemeyiz. Oğul Baba’yla eşit olduğu için bunu söyleyebilirdi. Bu ayetlerde (6-19), İsa yoksul ve geç kavrayan sürüsünü sunar ve her bir kuzuya çok renkli bir giysi giydirerek, “Ben onlarda yüceltildim” der.

17:11   Rab İsa, yine göğe alınışını önceden yaşar. Sanki gitmişçesine dua etti. Kutsal Baba unvanına dikkat edin. Kutsal, son derece yüksek Olan’dan söz eder. Baba ise samimi yakınlığı belirtir.

İsa’nın “bir olsunlar” duası inanlı birliğinin özelliğini belirtir. Baba ve Oğul’un manevi benzerlikteki birlikleri gibi inanlıların da bu anlamda birleşmeleri gerekir, ki Rab İsa gibi olsunlar.

17:12   Kurtarıcı, öğrencilerle birlikte olduğu sürece onları Baba’nın adında, yani gücü ve yetkisiyle ve gerçekle esirgeyip korudu. İsa, “Mahva giden adam olan Yahuda’dan başka” “içlerinden hiçbiri mahvolmadı” dedi. Bu, Yahuda’nın, Baba tarafından Oğul’a verilenlerden biri olduğunu ya da onun içten bir imanlı olduğunu ifade etmedi. Bu cümle şu anlama gelir: “Bana verdiklerini esirgeyip korudum, hiçbiri kaybolmadı, ama Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adam kayboldu.” “Mahva giden adam” unvanı Yahuda’nın sonsuz felakete ya da lânete hapsedildiğini ifade eder. Yahuda peygamberliği yerine getirmek için Mesih’i ele vermeye zorlanmadı, ama Kurtarıcı’yı ele vermeyi seçti ve bu eylemiyle de Kutsal Yazı yerine geldi.

17:13   Rab niçin öğrencilerinin huzurunda dua ettiğini açıkladı. Sanki onlara şöyle diyordu: “Bunlar Tanrı’nın önünde, her zaman dileyeceğim isteklerdir. Ama şimdi bunları dünyada, sizin işiteceğiniz şekilde söylüyorum ki, “Sevincime” büyük ölçüde ortak edilesiniz ve Baba’nın yanında sizin esenliğinizi arttırmak için nasıl görevlendirildiğimi daha iyi anlayabilesiniz.

17:14   Rab, Tanrı’nın sözünü öğrencilere verdi, onlar da kabul etti. Sonuç olarak, dünya onlara karşı yüz çevirip onlardan nefret etti. Rab İsa’nın özelliklerine sahiptiler ve bu nedenle de dünya onları hor gördü. Dünyanın düzenine uymadılar.

17:15   Rab, Baba’nın inanlıları hemen cennete götürmesini istemedi. Lütufta büyümeleri ve Mesih için tanıklık etmeleri için burada kalmalıydılar. Ama Mesih’in duası onların kötü olandan korunmaları içindi. Kaçış değil, koruma.

17:16   Mesih dünyadan olmadığı gibi, inanlılar da dünyadan değildir. Bazı dünyasal eğlencelerle ilgilenmek ya da İsa’nın adının benimsenmediği dünyasal kurumlara girmek için ayartıldığımızda bunu anımsamalıyız.

17:17   Kutsal kıl, bir tarafa ayırmak anlamındadır. Tanrı’nın Sözü’nün inanlılar üzerinde kutsal kılıcı bir etkisi vardır. Onu okur ve ona itaat ederlerken Efendi’nin kullanımına uygun kaplar olarak bir kenara ayrılırlar. İşte Rab İsa’nın burada dua ettiği şey buydu. Tanrı için dünyadan bir kenara ayrılmış ve Tanrı tarafından kullanılabilir bir halk istiyordu. İsa, “Senin sözün gerçektir” dedi. Bugün birçoklarının söylediği gibi “Senin sözün gerçeği içerir” demeyip “Senin sözün GERÇEKTİR” dedi.

17:18   Baba, Rab İsa’yı insanlara Tanrı’nın karakterini açıklaması için dünyaya gönderdi. Rab dua ederken, kısa süre sonra Babasının yanına geri gideceğini hatırladı. Ama gelecek kuşakların Tanrı’yla ilgili tanıklığa gereksinimleri olacaktı. Bu iş, Kutsal Ruh’un gücü aracılığıyla inanlılar tarafından yapılmalıdır. İnanlılar, elbette ki, Tanrı’yı hiçbir zaman Mesih gibi mükemmel bir şekilde temsil edemezler, çünkü asla Tanrı’yla eşit olamazlar. Ancak inanlılar da aynı şekilde Tanrı’yı dünyaya açıklamak için buradadırlar. Bu nedenle İsa onları dünyaya gönderdi.

17:19   Kutsal kılmak mutlaka kutsal olmak anlamına gelmez. O kişisel karakterinden dolayı kutsaldır. Buradaki düşünce, Baba’nın O’nu yapması için gönderdiği göreve ayırmış olmasıdır – özverili ölümü. Kendisi dünyanın dışında kalarak ve yüceliğe girerek ayırması anlamına da gelebilir. Vine, “Kendisini ayırması ve gücü bizim örneğimizdir” der. Dünyadan ayrılmalı ve O’ndaki payımızı bulmalıyız.

U. İsa Bütün İnanlılar İçin Dua Ediyor (17:20-26)

17:20   Başkâhin şimdi duasını öğrencilerinin dışındaki kişilere yöneltti. Henüz doğmamış kuşaklar için dua etti. Aslında bu ayeti okuyan her inanlı, “İsa 1900 yıl önce benim için dua etti” diyebilir.

17:21   Dua inanlılar arasındaki birlik içindi, ama bu defa günahkârların kurtuluşu düşünülüyordu. Mesih’in dua ettiği birlik konusu, somut kilise birliği değildi. Aksine ortak manevi benzerliğe dayanan bir birlikti. İnanlılar Tanrı’nın ve Mesih’in karakterini sergilemede bir olsunlar diye dua ediyordu. Bu, Dünyanın, Tanrı’nın O’nu göndermiş olduğuna iman etmesine neden olacaktı. Dünyaya, “Baba’nın Mesih’te görüldüğü gibi Mesih’i inanlılarda görüyorum” dedirtecek olan birlik buydu.

17:22   11’inci ayette Rab, topluluktaki birlik için dua etti. 21’nci ayetteki, tanıklıktaki birlikti. Şimdiki ise yücelikteki birliktir. Bu, kutsalların yüceltilmiş bedenlere kavuşacakları zamanı özlemle beklemeleridir. “Bana verdiğin yücelik” diriliş ve göğe çıkışın yüceliğidir.

Biz bu yüceliğe daha sahip değiliz. Tanrı’nın düşünceleri bize verilmiştir, ama Kurtarıcı dönüp bizi cennete götürünceye kadar ona sahip olmayacağız. Mesih yeryüzünde egemenliğini kurmak için döndüğünde dünyaya gösterilecektir. O zaman dünya, Baba ile Oğul ve Oğul ile halkı arasındaki önemli birliği anlayacak ve İsa’nın Tanrı’dan Gönderilmiş Olan olduğuna iman edecek, ama o zaman çok geç olacak.

17:23   Dünya, yalnızca İsa’nın Oğul Tanrı olduğunu anlamakla kalmayıp inanlıların Tanrı tarafından Mesih’in Tanrı tarafından sevildiği gibi sevildiğini de anlayacaklar. Bu kadar çok sevilmemiz inanılmaz gibi görünüyor, ama gerçek!

17:24   Oğul, halkının kendisiyle birlikte yücelik içinde olmasını arzular. Ne zaman bir inanlı ölse, bir anlamda bu O’nun duasına yanıttır. Bunu anlasaydık, üzüntümüzde bir tesellimiz olurdu. Ölmek, Mesih’le birlikte olmaya gitmek ve O’nun yüceliğini görmektir. Bu yücelik yalnızca dünya var olmadan önce Tanrı’yla birlikte sahip olduğu tanrısal yücelik değildir. Kurtarıcı olarak da kazandığı yüceliktir. Bu yücelik, dünyanın kuruluşundan önce Tanrı’nın Mesih’i sevdiğinin bir kanıtıdır.

17:25   Dünya, Tanrı’nın İsa’da açıklanışını görmedi. Ancak birkaç öğrenci gördü ve Tanrı’nın İsa’yı göndermiş olduğuna iman etti. Çarmıha gerilişinin arifesinde tüm insanlık içinde yalnızca birkaç sadık kişi vardı ve onlar bile İsa’yı bırakmak üzereydiler!

17:26   Rab İsa, Baba’nın adını öğrencileriyle birlikteyken onlara bildirmişti. Bu, onlara Baba’yı açıkladığı anlamındadır. Sözleri ve işleri Baba’nın sözleri ve işleriydi. Baba’nın mükemmel bir ifadesini Mesih’te gördüler. İsa, Baba’nın Adını, Kutsal Ruh’un hizmeti aracılığıyla bildirmeye devam etmektedir. Kutsal Ruh, Pentikost gününden beri inanlılara Baba Tanrı hakkında öğretmektedir. Özellikle Tanrı’nın Sözü aracılığıyla Tanrı’nın nasıl olduğunu bilebiliriz. İnsanlar Baba’yı, Rab İsa’nın açıkladığı şekilde kabul ettiklerinde, Baba’nın sevgisinin özel amaçları olurlar. Rab İsa inanlıların içinde yaşadığından, Baba onlara biricik Oğluna baktığı gibi bakar ve davranır. Reuss şöyle der:

Dünya yaratılmadan önce, Oğul’un kişiliğinde yeterli amaca sahip olan Tanrı sevgisi (ayet 24), yeni ruhsal dünya yaratıldığından beri bu amacına Oğul’la birleşmiş olan herkeste ulaşır. 3

Ve Godet şunları ekler:

Tanrı’nın Oğlunu yeryüzüne gönderirken kesin arzusu, kendisi için tüm insanlığın ortasında tam O’na benzeyen çocuklardan oluşan bir aile kurmaktı. 47

Rab İsa inanlıda olduğu için, Tanrı onu Mesih’i sevdiği gibi sevebilir.

Tanrı için çok, o kadar çok değerliyim ki
Daha değerli olamam;
Bana olan sevgisi,
Oğluna olan sevgisiyle aynıdır!
   — Catesby Paget

Mesih’in, halkı için dilediklerine Rainsford şöyle değinir:

…ruhsal şeyleri, göksel bereketleri belirtir. Zenginlikler, onurlar ya da dünyasal etki değil, kötülükten kurtulma, dünyadan ayrılma, görev için uygunluk ve güvenlik içinde cennete varma. 4

 

Kutsal Kitap

1 İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle dedi: “Baba, saat geldi. Oğlun’u yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin.
2 Çünkü sen O’na bütün insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O’na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin.
3 Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih’i tanımalarıdır.
4 Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim.
5 Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt.
6 “Dünyadan bana verdiğin insanlara senin adını açıkladım. Onlar senindiler, bana verdin ve senin sözüne uydular.
7 Bana verdiğin her şeyin senden olduğunu şimdi biliyorlar.
8 Çünkü bana ilettiğin sözleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar, beni senin gönderdiğine iman ettiler.
9 Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar senindir.
10 Benim olan her şey senindir, seninkiler de benimdir. Ben onlarda yüceltildim.
11 Ben artık dünyada değilim, ama onlar dünyadalar. Ben sana geliyorum. Kutsal Baba, onları bana verdiğin kendi adınla koru ki, bizim gibi bir olsunlar.
12 Kendileriyle birlikte olduğum sürece, bana verdiğin kendi adınla onları esirgeyip korudum. Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adamdan başka içlerinden hiçbiri mahvolmadı.
13 “İşte şimdi sana geliyorum. Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları ben dünyadayken söylüyorum.
14 Ben onlara senin sözünü ilettim, dünya ise onlardan nefret etti. Çünkü ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller.
15 Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, kötü olandan* korumanı istiyorum.
16 Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller.
17 Onları gerçekle kutsal kıl. Senin sözün gerçektir.
18 Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.
19 Onlar da gerçekle kutsal kılınsınlar diye kendimi onların uğruna adıyorum.
20 “Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.
21 (SEE 17:20)
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.
24 Baba, bana verdiklerinin de bulunduğum yerde benimle birlikte olmalarını ve benim yüceliğimi, bana verdiğin yüceliği görmelerini istiyorum. Çünkü dünyanın kuruluşundan önce sen beni sevdin.
25 Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.
26 Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, ben de onlarda olayım diye senin adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim.”

1. Marcus Rainsford, Our Lord Prays for His Own. s.173.

2. Ryle, John, III.:40,4.

3. F.L.Godet, Commentary on the Gospel of John, II:345

4. Rainsford, Our Lord Prays, s.173.