Yuhanna 21

21
Yuhanna Bölüm 21

 

X. SON SÖZ: DİRİ OĞUL KENDİSİNE AİT OLANLARLA BİRLİKTE (Bölüm 21)

A. Mesih Öğrencilerine Celile’de Görünüyor (21:1-14)

21:1   Yer şimdi Taberiye gölüdür. Öğrenciler Celile’de olan evlerine gitmek için kuzeye yolculuk ettiler. Rab İsa onları orada karşıladı. İsa kendisini bu şekilde gösterdi ifadesi Yuhanna’nın, Mesih’in onlara nasıl göründüğünü tanımlamak üzere olduğu anlamındadır.

21:2   O zaman öğrencilerin yedisi birlikteydi: Petrus, Tomas, Natanyel, Yakup ve Yuhanna (Zebedi’nin oğulları) ve adını bilmediğimiz iki kişi daha.

21:3   Simun Petrus balık tutmak için göle gitmeye karar verdi, diğerleri de onunla gitmek için anlaştılar. Bazı Kutsal Kitap öğrencilerinin bu yolculuğun Tanrı isteği olmadığını hissetmelerine ve dua etmeden yola çıkmalarına rağmen, bu verilecek en doğal karar gibi göründü. O gece bir şey tutamadılar. Bir geceyi hiç balık tutamadan geçiren ilk balıkçılar onlar değillerdi! Bu olay, Tanrı’nın yardımı olmaksızın özellikle canlar kazanma konusunda insan çabalarının boşluğunu resmeder.

21:4   Sabahleyin kıyıya doğru kürek çekerlerken İsa, kendisini tanımamalarına karşın onları bekliyordu. Belki hâlâ oldukça karanlıktı ya da Tanrı’nın gücüyle O’nu tanımaları önlenmişti.

21:5   Rab, “Çocuklar, yiyecek bir şeyiniz yok mu?” diye sorduğunda da O’nu tanımadılar. Düş kırıklığı içinde O’na, “Yok” cevabını verdiler.

21:6   Bildikleri kadarıyla, O yalnızca kıyıda yürüyen bir yabancıydı. Buna rağmen öğüdünü dinlediler, ağı kayığın sağ yanına attılar. O da nesi! Dünyanın balığı. O kadar çoktu ki, ağı çekemediler. Bu, Rab İsa’nın göldeki balıkların yeri konusunda mükemmel bir bilgiye sahip olduğunu gösterir. Bize, hizmetimizi Rab yönlendirdiğinde, ağların hiç boş kalmayacağını da öğretir. Kurtulmaya hazır canların nerelerde olduğunu O bilir ve eğer O’na izin verirsek, bizi onlara yönlendirmek ister.

21:7   Rab’bi, önce Yuhanna tanıdı ve bunu hemen Petrus’a söyledi. Petrus üstlüğünü giydi ve kıyıya gitti. Yüzdü mü, sığ suda mı yoksa suyun üstünde mi yürüdü (bazılarının ileri sürdüğü gibi) belirtilmiyor.

21:8   Öbür öğrenciler, büyük balıkçı teknesinden küçük bir sandala geçerek ağı iki yüz arşın kadar uzakta olan karaya doğru çektiler.

21:9   Kurtarıcı, onlara kahvaltı hazırlamıştı: Izgara balık ve ekmek. Bu balıkları Rab mı yakaladı yoksa bir mucizeyle mi elde etti bilmiyoruz. Ancak kesinlikle, O’nun bizim zavallı çabalarımıza ihtiyacının olmadığını öğreniyoruz. Şüphesiz cennette, pek çok kişinin Müjde’yi duyurma ve kişisel tanıklık aracılığıyla kurtulduğunu, yine birçok kişinin de Rab’bin kendisi tarafından insan yardımı olmadan kurtarıldığını öğreneceğiz.

21:10   Onlara şimdi balık ağını çekmelerini söyledi: Pişirmek için değil, saymak için. Böyle yaparken, “başarının sırrının O’nun buyruğuyla çalışmak ve O’nun Sözüne tam itaat ederek eyleme geçmek olduğunu” anımsayacaklardı.

21:11   Kutsal Kitap ağdaki balık sayısını tam olarak verir: Yüz elli üç balık. Bu sayının anlamıyla ilgili birçok ilginç açıklama yapılmıştır. (1) O zamanki dünyadaki dillerin sayısı, (2) Müjde ağının yayılacağı dünyadaki ırk ve kabile sayısı. (3) Celile gölündeki ya da dünyadaki çeşitli balık türlerinin sayısı. Şüphesiz Müjde’nin yayılmasıyla kurtulacak olanların çeşitliliğinden söz eder; her kabile ve ulustan bazıları. Balıkçılar ağın yırtılmamış olmasının olağanüstü bir olay olduğunu biliyorlardı. Bu, “Tanrı’nın yollarıyla yürütülen Tanrı işinin Tanrı’nın kaynaklarından hiç bir zaman yoksun kalmayacağının” bir kanıtıdır. Tanrı ağın yırtılmaması için gerekeni yapacaktır.

21:12   Kahvaltı daveti işitilir ve öğrenciler Rab’bin hazırlamış olduğu iyi şeyleri paylaşmak için kömür ateşinin etrafına toplanırlar. Petrus kömür ateşini gördüğünde düşüncelere dalmış olmalı. Rab’bi yadsıdığında ısındığı ateşi acaba anımsamış mıdır? Öğrenciler, Rab’bin huzurunda büyük bir ciddiyetle tuhaf bir huşu duydular. O orada dirilmiş bedeniyle duruyordu. O’na sormak istedikleri birçok soru vardı. Ancak cüret edemediler. Kişiliğini saran belirli gizemi hissetmelerine rağmen, O’nun Rab olduğunu biliyorlardı.

21:13   İsa onlara kahvaltı sundu. Öğrenciler herhalde O’nun birkaç ekmek ve balıkla beş bin kişiyi nasıl doyurduğunu anımsamışlardır.

21:14   Yuhanna, İsa’nın öğrencilerine görünüşünü üçüncü kez aktarmaktadır. Matta, Markos ve Luka kısımlarından anlaşıldığına göre İsa’nın, öğrencilerine göründüğü başka zamanlar da oldu. Yuhanna kısmında öğrencilerine dirildiği akşam, bir hafta sonra ve Celile gölünün kıyısında göründüğü kaydedilmiştir.

B. Petrus’un Ruhsal Açıdan Yenilenmesi (21:15-17)

21:15   Rab önce onların fiziksel gereksinimleriyle ilgilendi. Isınıp doydukları zaman, Petrus’a döndü ve ruhsal konularla uğraştı. Petrus Rab’bi herkesin önünde üç kez inkâr etmişti. O zamandan beri tövbe etmiş ve Rab’le ilişkisi yenilenmişti. Bu ayetlerde Petrus’un ruhsal açıdan yenilendiği Rab tarafından herkesin önünde kabul edilir.

Bu ayetlerde, sevgi için iki ayrı sözcüğün kullanıldığına işaret edilmiştir. 15’inci ayeti şöyle açıklayabiliriz: “Yuhanna Oğlu Simun, 1 beni, diğer öğrencilerin sevdiğinden daha çok mu seviyorsun?” Petrus, “Evet, Rab sana düşkün olduğumu biliyorsun.” Petrus, artık diğer öğrenciler Rab’bi bıraksa bile, kendisinin O’nu terk etmeyeceğiyle övünmeyecekti. Dersini almıştı.

İsa, “Kuzularımı otlat” dedi. Mesih’e olan sevgi, pratikte sürüsündeki genç kuzularını otlatmakla gösterilir. Konuşmanın, balıkçılıktan çobanlığa dönmüş olduğunu görmek ilginçtir. Birincisi Müjde’nin duyurulmasından söz ederken, ikincisi öğretişi ve sürünün bakımıyla ilgilidir.

21:16   Rab, ikinci kez Petrus’a, O’nu sevip sevmediğini sordu. Petrus ikinci kez, gerçekten kendisine güvenmeyerek, “Sana düşkün olduğumu biliyorsun” karşılığını verdi. Bu defa ona, “Koyunlarımı güt” dedi. Mesih’in sürüsünde kuzular ve koyunlar vardır; bunların Çoban gibi seven birinin sevecen ilgisine ihtiyaçları vardır.

21:17   Petrus nasıl Rab’bi üç kez inkâr ettiyse, kendisine O’nu kabul etmesi için aynı şekilde üç kez fırsat verildi.

Bu defa Petrus, İsa’nın Tanrı olduğu için her şeyi bildiği gerçeğine baş vurdu. Üçüncü kez, “Sana düşkün olduğumu biliyorsun” dedi. Kendisine son kez, bunu Mesih’in koyunlarını otlatarak göstermesi söylendi. Bu metinde altı çizilen nokta, Mesih’e hizmet etmek için bizi harekete geçiren tek nedenin O’na duyduğumuz sevgi oluşudur.

C. İsa Petrus’un Ölümünü Önceden Bildiriyor (21:18-23)

21:18   Petrus’un gençken çok serbest bir yaşamı vardı. İstediği yere gitti. Ama Rab ona, yaşamının sonunda yakalanacağını, bağlanacağını ve öldürülmeye götürüleceğini söyledi.

21:19   Bu, 18’inci ayeti açıklar. Petrus Tanrı’yı şehit olarak yüceltecekti. Rab’bi inkâr edene O’nun uğruna yaşamını vermesi için cesaret verilecekti. Bu ayet bize, yaşarken olduğu gibi ölürken de Tanrı’yı yüceltebileceğimizi anımsatır. Bundan sonra İsa, “Ardımdan gel!” dedi. Bunu derken yürümeye başlamış olmalı.

21:20   Petrus, Rab’bi izlemeye başlamış görünüyor. Sonra arkasına dönüp Yuhanna’nın da kendilerini izlediğini gördü. Yuhanna burada durup kendisini, Fısıh yemeğinde İsa’nın göğsüne yaslanıp O’nu ele verecek olanı soran kişi olarak tanımlar.

21:21   Petrus, Yuhanna’yı görünce aklından geçen düşünce herhalde şuydu: “Yuhanna ne olacak? O da şehit olarak mı ölecek? Yoksa Rab geri gelene kadar sağ mı kalacak?” Rab’be Yuhanna’nın geleceğini sordu.

21:22   Rab’bin yanıtı, Petrus’un Yuhanna’nın son günleriyle ilgilenmemesi gerektiğiydi. O, Mesih’in İkinci Gelişine kadar yaşasa bile, bu Petrus için fark etmemeliydi. Hıristiyanlık hizmetindeki birçok hata, öğrencilerin Rab’den daha çok birbirleriyle meşgul olmasından kaynaklanır.

21:23   Rab’bin sözleri yanlış aktarıldı. Geri geldiğinde Yuhanna’nın hâlâ sağ olacağını söylememişti. Öyle olsa bile, “Bundan Petrus’a ne?” dedi. Birçokları burada İsa’nın Yuhanna’yla İkinci Gelişini birleştirmesi ve Yuhanna’nın son günleri oldukça ayrıntılı tanımlayan Vahiy kısmını yazma ayrıcalığına sahip kişi olduğu gerçeğini önemli bulur.

Ç. Yuhanna’nın İsa’ya Son Tanıklığı (21:24-25)

21:24   Yuhanna, yazdıklarının doğruluğuna kişisel tanıklığını ekledi. Bazıları bunu, Efes’teki kilisenin ihtiyarlarının Yuhanna’nın Müjde’sine tanıklığı olarak anlar.

21:25   25’inci ayeti hiç çekinmeden, kelimesi kelimesine olduğu gibi yorumlayabiliriz. İsa Tanrı’dır ve bu nedenle de sonsuzdur. Sözlerinin anlamına ya da işlerinin sayısına sınır yoktur. Yeryüzündeyken de, güneş, ay ve yıldızları tutan O’ydu. Kim evrenin devamlılığının nasıl sürdüğünü açıklayabilir? Yeryüzündeki mucizelerinde bile sadece en yalın tanımlamayı görürüz. Çok kolay bir şifa verirken bile kontrol ettiği sinirleri, kasları, kan hücreleri ve diğer öğeleri bir düşünün. Tohumları, balıkları, hayvan yaşamını yönlendirişini düşünün. İnsan işlerindeki rehberliğini düşünün. Evrendeki atomik yapının her ayrıntısındaki denetimini düşünün. Dünyanın böylesine sınırsız ayrıntıları tanımlayan kitapları içine sığdırabilmesi mümkün olur muydu? Yanıt kesin bir “Hayır” dır.

Böylece, Yuhanna yorumumuzun sonuna geliriz. Belki neden Kutsal Kitap’ın en sevilen kısımlarından biri olduğunu şimdi biraz daha iyi anlıyoruz. İnsanın Yuhanna kısmını, Çarmıhta sunulan kutsanmış Kişiye yeniden aşık olmadan derin düşünerek ve dua ederek okuması çok zordur.

 

Kutsal Kitap

1 Bundan sonra İsa Taberiye Gölü’nün kenarında öğrencilerine yine göründü. Bu da şöyle oldu: Simun Petrus, “İkiz” diye anılan Tomas, Celile’nin Kana Köyü’nden Natanel, Zebedi’nin oğulları ve İsa’nın öğrencilerinden iki kişi daha birlikte bulunuyorlardı.
2 (SEE 21:1)
3 Simun Petrus ötekilere, “Ben balık tutmaya gidiyorum” dedi. Onlar, “Biz de seninle geliyoruz” dediler. Dışarı çıkıp tekneye bindiler. Ama o gece bir şey tutamadılar.
4 Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, O’nun İsa olduğunu anlamadılar.
5 İsa, “Çocuklar, balığınız yok mu?” diye sordu. “Yok” dediler.
6 İsa, “Ağı teknenin sağ yanına atın, tutarsınız” dedi. Bunun üzerine ağı attılar. O kadar çok balık tuttular ki, artık ağı çekemez olmuşlardı.
7 İsa’nın sevdiği öğrenci, Petrus’a, “Bu Rab’dir!” dedi. Simun Petrus O’nun Rab olduğunu işitince üzerinden çıkarmış olduğu üstlüğü giyip göle atladı.
8 Öbür öğrenciler balık dolu ağı çekerek tekneyle geldiler. Çünkü karadan ancak iki yüz arşın kadar uzaktaydılar.
9 Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.
10 İsa onlara, “Şimdi tuttuğunuz balıklardan getirin” dedi.
11 Simun Petrus tekneye atladı ve tam yüz elli üç iri balıkla yüklü ağı karaya çekti. Bu kadar çok balık olduğu halde ağ yırtılmamıştı.
12 İsa onlara, “Gelin, yemek yiyin” dedi. Öğrencilerden hiçbiri O’na, “Sen kimsin?” diye sormaya cesaret edemedi. Çünkü O’nun Rab olduğunu biliyorlardı.
13 İsa gidip ekmeği aldı, onlara verdi. Aynı şekilde balıkları da verdi.
14 İşte bu, İsa’nın ölümden dirildikten sonra öğrencilere üçüncü görünüşüydü.
15 Yemekten sonra İsa, Simun Petrus’a, “Yuhanna oğlu Simun, beni bunlardan daha çok seviyor musun?” diye sordu. Petrus, “Evet, ya Rab” dedi, “Seni sevdiğimi bilirsin.” İsa ona, “Kuzularımı otlat” dedi.
16 İkinci kez yine ona, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sordu. O da, “Evet, ya Rab, seni sevdiğimi bilirsin” dedi. İsa ona, “Koyunlarımı güt” dedi.
17 Üçüncü kez ona, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sordu. Petrus kendisine üçüncü kez, “Beni seviyor musun?” diye sormasına üzüldü. “Ya Rab, sen her şeyi bilirsin, seni sevdiğimi de bilirsin” dedi. İsa ona, “Koyunlarımı otlat” dedi.
18 “Sana doğrusunu söyleyeyim, gençliğinde kendi kuşağını kendin bağlar, istediğin yere giderdin. Ama yaşlanınca ellerini uzatacaksın, başkası seni bağlayacak ve istemediğin yere götürecek.”
19 Bunu, Tanrı’yı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, “Ardımdan gel” dedi.
20 Petrus arkasına döndü, İsa’nın sevdiği öğrencinin kendilerini izlediğini gördü. Bu öğrenci, akşam yemeğinde İsa’nın göğsüne yaslanan ve, “Ya Rab, sana kim ihanet edecek?” diye soran öğrencidir.
21 Petrus onu görünce İsa’ya, “Ya Rab, ya bu ne olacak?” diye sordu.
22 İsa, “Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?” dedi. “Sen ardımdan gel!”
23 Bu yüzden kardeşler arasında o öğrencinin ölmeyeceğine dair bir söylenti çıktı. Ama İsa Petrus’a, “O ölmeyecek” dememişti. Sadece, “Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?” demişti.
24 Bütün bunlara tanıklık eden ve bunları yazan öğrenci budur. Onun tanıklığının doğru olduğunu biliyoruz.
25 İsa’nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek tek yazılsaydı, sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı.

1. NU metni Petrus’un babasının adına Yunus yerine Yuhanna der (ayet 16,17).